Yumurtalık Kanseri

Kanser hücrelerini besliyor

Kanser hücrelerini besliyor

Karın içi birçok hastalığın habercisi olduğu biliniyordu. Bu sorunlara bir yenisi daha eklendi. Chicago Üniversitesi’nden bir ...

Sinsi ilerliyor, belirti vermiyor

Sinsi ilerliyor, belirti vermiyor

Kadınlarda görülen kanserlerin yüzde 45’ini jinekolojik kanserler oluşturuyor. En fazla ölüme yumurtalık kanseri neden oluyor. ...

Yumurtalık Kanseri Hakkında Sık Sorulan Sorular

Kanser türü hakkında en çok merak edilen soruları ve cevaplarını derledik. Bilgiler bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi kararları hekimle verilmelidir.

Yumurtalık (over) kanseri nedir?

Yumurtalık kanseri, kadınlarda yumurta üreten over (yumurtalık) dokusundaki hücrelerin kontrolsüz çoğalmasıyla oluşur. En yaygın türü epitelyal over kanseridir. Üreme çağında doğurganlık sorunları ve menopoz sonrasında karın boşluğunda hızlı yayılım gösterebilen sinsi bir kanserdir.

Yumurtalık kanserinin belirtileri nelerdir?

Belirtiler genellikle geç ortaya çıkar ve klasik başka durumlarla karışır: karın veya pelvik ağrı, şişkinlik ve hassasiyet, iştahsızlık ve kilo kaybı, yorgunluk, tuvalet alışkanlığında değişiklik ve adet düzensizlikleri. Bu "sinsi" seyri nedeniyle belirtilerde geç kalınmaması önemlidir.

Yumurtalık kanseri risk faktörleri nelerdir?

Risk faktörleri: ileri yaş, ailede meme/over veya kalın bağırsak kanseri öyküsü (BRCA1/2 mutasyonları dahil), hiç doğum yapmamış olmak, geç menopoz ve endometriozistir. Doğum kontrol hapı kullanımı ve doğum yapmak riski azaltabilir; ailesel riski olanlar genetik danışma almalıdır.

Yumurtalık kanseri nasıl teşhis edilir?

Teşhis; pelvik muayene, vajinal ultrason ve CA-125 kan testi ile başlar; şüpheli kitle görülürse biyopsi ile kesin tanı konur. Kesin evreleme ve yayılım değerlendirmesi için cerrahi veya ileri görüntüleme gerekebilir. CA-125 yüksekliği tek başına tanı koydurmaz.

Yumurtalık kanseri tedavisi nasıldır?

Tedavi; cerrahi (her iki yumurtalık, tüpler ve gerekirse rahmin çıkarılması), kemoterapi ve bazı durumlarda hedefli biologic ajanların (ör. PARP inhibitörleri) kombinasyonundan oluşur. Erken evrede cerrahi tek başına yeterli olabilir; ileri evre hastalıkta kemoterapi sonrası idame tedavisi uygulanır.