Ağız Kanseri

Yanık etlerde kanser riski uyarısı

Yanık etlerde kanser riski uyarısı

Yanık etlerin ve yanmış yağlarda pişirilen gıdaların yemek borusu kanserinin en önemli nedenleri arasında bulunduğu bildirildi. Ankara ...

Bağırsak kanserine karşı aspirin

Bağırsak kanserine karşı aspirin

İngiliz Kanser Dergisi’nde yayınlanan bir araştırmada, bağırsak kanseri teşhisi konan hastalar, teşhisten sonra her gün en az 9 ay ...

Ağız Kanseri Hakkında Sık Sorulan Sorular

Kanser türü hakkında en çok merak edilen soruları ve cevaplarını derledik. Bilgiler bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi kararları hekimle verilmelidir.

Ağız kanseri nedir?

Ağız kanseri, dudaklar, dil, diş etleri, yanak içi ve damak gibi ağız boşluğu dokularında gelişen kötü huylu tümördür. Büyük çoğunluğu skuamöz (yassı) hücreli karsinomdur. Tütün ve alkol kullanımıyla güçlü ilişkili olup erken dönemde tespit edildiğinde tedavi şansı yüksektir.

Ağız kanserinin belirtileri nelerdir?

Belirtiler: ağız içinde veya dilde iyileşmeyen yara, kırmızı veya beyaz (lökoplaki) lezyonlar, ağızda kitle veya kalınlaşma, diş eti kanaması, yutma veya çiğneme güçlüğü, dilde ağrı, ağız kokusunda değişiklik ve boyunda lenf bezi büyümesidir. Ağız içinde geçmeyen herhangi bir değişiklik diş hekimi veya hekim tarafından değerlendirilmelidir.

Ağız kanseri neden olur?

En önemli risk faktörleri tütün (sigara, tütün çiğneme), alkol tüketimi ve ikisinin birlikteliğidir. HPV enfeksiyonu, ağız hijyeninin kötü olması, takma dişlerin tahrişi, aşırı güneşe maruz kalan dudaklar ve düşük meyve-sebze tüketimi de riski artırır.

Ağız kanseri nasıl teşhis edilir?

Ağız boşluğunun tamamının muayenesi (diş hekimi/KBB) ile başlar; şüpheli lezyondan biyopsi alınarak patolojik incelemeyle kesin tanı konur. Erken bulgular genellikle muayenede kolayca görüldüğü için ağız hijyeni ve düzenli kontrol önemlidir.

Ağız kanseri tedavisi nasıldır?

Tedavi evresine göre cerrahi (tümörün çıkarılması, gerekirse boyun lenf nodu diseksiyonu), radyoterapi, kemoterapi ve hedefli/immünoterapi uygulanır. Erken evrede cerrahi genellikle yeterlidir; ileri evrede kombine tedaviler gerekir. Tedavi sonrası konuşma ve yutma rehabilitasyonu önem taşır.