UNC araştırmacıları metastatik meme kanseri hastalarının 30-90 günlük ölüm riskini rutin klinik...

Karın zarına yayılan kanserlerin neden olduğu asit sıvısı (karında biriken özsuyu birikintisi), büyük ölçekli bir uluslararası araştırmayla yeniden okundu. Singapur Ulusal Kanser Merkezi, Singapur Genel Hastanesi ve Çin’deki Westlake Üniversitesi’nin öncülük ettiği ekip, 397 asit örneğini inceleyerek tümörlerin büyümesini ve yayılmasını besleyen proteinleri belirledi. Çalışmada öne çıkan PAI-1 proteinini etkisizleştiren deneysel nanoantikor, laboratuvar ve hayvan modellerinde karın zarındaki tümör büyümesini sınırlandırdı. Sonuçlar Molecular Cancer dergisinde yayımlandı.
Karın zarı (periton), karın duvarını içte kaplayan ve organları saran zardır. Mide, yumurtalık, kalın bağırsak ve apandis tümörleri bu zara yerleştiğinde tabloya peritoneal metastaz yani karın zarına yayılım denir. Hastaların önemli bölümünde karında protein bakımından zengin sıvı birikir; bu birikime malign asit adı verilir. Karın şişliği, ağrı ve nefes darlığına yol açar ve sağkalımı olumsuz etkiler.
Bilim insanları 21 farklı tümör kökeninden gelen 397 hücresiz asit örneğini kütle spektrometresiyle (proteinleri tanıyıp ölçen cihaz) taradı. Analizde pıhtılaşma ve pıhtı çözme sistemi öne çıktı: S100A10, makrofaj göç inhibitör faktör (MIF) ve plazminojen aktivatör inhibitör-1 (PAI-1) gibi, tümör hücrelerinin karın zarına tutunup yayılmasını kolaylaştıran proteinler asit içinde birikmişti. Tek hücreli dizileme, bu proteinlerin tümör çevresindeki farklı hücre topluluklarınca etkin biçimde salgılandığını gösterdi.
Ekip ardından PAI-1’i hedefleyen, klasik antikorların onda biri boyutunda ve deve antikorlarından türetilen tek parçalı bir nanoantikor geliştirdi. Hücre kültürü, hayvan modelleri ve hastalardan alınan tümör dokusundaki testlerde nanoantikor, metastazı besleyen pıhtı çözme programlarını baskıladı; normal dokuya belirgin zarar vermedi.
Bulgular şimdilik preklinik (laboratuvar ve hayvan deneyi) aşamasında. İnsanlarda denenmesi için klinik çalışma sürecinin başlaması ve hangi hastaların PAI-1’e bağımlı tümör taşıdığını gösteren biyobelirteçlerin geliştirilmesi gerekiyor. Karın zarı yayılımında mevcut seçenekler sınırlı: cerrahi ve karın içi ısıtmalı kemoterapi ile sistemik tedavi uygulanıyor.
Karın zarı kanseri nedir? Başka bir organdaki kanserin karın zarına yayılmasıdır; en sık yumurtalık, mide ve kalın bağırsak tümörlerinden kaynaklanır.
Yeni tedavi hastalara ne zaman ulaşabilir? Nanoantikor henüz deneysel; klinik denemeler başlamadan bir zaman çizelgesi verilemez.
Çalışma hangi kanserleri kapsıyor? 21 farklı tümör kökeni incelendi; bulgular mide, yumurtalık ve bağırsak kaynaklı yayılımlarda ortak mekanizmalara işaret ediyor.
Araştırma, kötü gidişatın işareti sayılan asit sıvısını tümörün zayıf noktalarını gösteren bir haritaya dönüştürüyor. PAI-1 üzerinde geliştirilecek ilaçlar, karın zarına yayılmış kanserlerde yeni bir tedavi kapısı aralayabilir. Sonraki adım, nanoantikorun klinik öncesi geliştiriminin tamamlanması.
Yorum Yapın