Prostat kanseri ameliyatı sonrası 25 seanslık kısa radyoterapi, 37 seanslık tedaviyle eş...

Harvard T.H. Chan Halk Sağlığı Okulu ve McGill Üniversitesi’nin ortak çalışması, prostat kanseri tanısı almış erkeklerde tanı sonrası yüksek doymuş yağ tüketiminin tüm nedenli ölüm riskini yüzde 24 artırdığını gösterdi. Ancak bu fazladan riskin kaynağı prostat kanseri değil, kardiyovasküler hastalık. JAMA Network Open’da 2 Eylül 2026’da yayımlanan araştırma, 4.884 hastanın 12,8 yıl izlenmesiyle ortaya çıktı.
Health Professionals Follow-up Study (HPFS) kohortundan alınan veriler, en yüksek doymuş yağ tüketen çeyreğin 10 yıllık ölüm riskinin yüzde 26,4’e yükseldiğini, en düşük tüketen çeyrekte ise yüzde 23,4’te kaldığını gösterdi. Her 100 erkekte yaklaşık 3 fazladan ölüm anlamına gelen bu fark, büyük ölçüde kalp ve damar hastalıklarından kaynaklanıyor. Çalışma, doymuş yağ alımı ile prostat kanserine özgü ölüm arasında anlamlı bir ilişki bulamadı.
“Merkezi mesaj basitçe ‘daha az yağ yiyin’ değil; yağın türü ve kaynağı önemli görünüyor. Bazı hayvansal ve doymuş yağların bitkisel ve doymamış yağlarla değiştirilmesi, tanı sonrası uzun vadeli sağlığı destekleyebilir.”
McGill Üniversitesi’nden araştırmacı David P. Labbe‘nin bu değerlendirmesi, çalışmanın ikame analizlerine dayanıyor: Kalorinin yüzde 10’unu hayvansal yağdan bitkisel yağa kaydırmak tüm nedenli ölümde yüzde 16 azalmayla, yüzde 5’ini doymuş yağdan tekli doymamış yağa kaydırmak ise yüzde 20 azalmayla ilişkili bulundu. Harvard Chan School’dan beslenme ve epidemiyoloji profesörü Edward Giovannucci, pratik çıkarımı şu şekilde özetliyor: zeytinyağı, kuruyemiş, tohum ve avokado gibi bitki kaynaklı besinleri, hayvansal veya doymuş yağı yüksek besinlerin yerine daha sık tercih etmek.
Nonmetastatik (yayılım göstermeyen) prostat kanserinde yıllar hatta on yıllar süren bir sağkalım söz konusu olduğundan, hastanın en büyük tehdidi çoğu zaman tümörün kendisi değil, kardiyovasküler hastalık oluyor. ABD’de yaklaşık 3,5 milyon erkek prostat kanseriyle yaşıyor. Harvard Chan School’dan epidemiyoloji profesörü Lorelei Mucci, tanı sonrası diyetin sağkalım bakımının değiştirilebilir bir bileşeni olabileceğini ve kardiyovasküler sağlığı korumanın prostat kanseri bakımının ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguluyor. İzlem boyunca gerçekleşen 3.040 ölümün 803’ü kardiyovasküler kaynaklıyken, prostat kanserine bağlı ölüm sayısı 441’de kaldı.

Prostat kanseri sonrası doymuş yağdan tamamen kaçınmalı mıyım? Hayır. Çalışma tam kaçınmayı değil, doymuş yağın bir kısmını zeytinyağı, kuruyemiş ve avokado gibi bitkisel kaynaklarla değiştirmeyi öneriyor. Yazarlar kısıtlayıcı bir diyet önermediğini özellikle belirtiyor.
Bu diyet prostat kanserimin ilerlemesini yavaşlatır mı? Bu çalışmada doymuş yağ ile prostat kanserine özgü ölüm arasında anlamlı bir ilişki bulunamadı. Gözlenen fayda esas olarak kardiyovasküler ve genel sağkalıma ilişkin.
Hangi yağlar tercih edilmeli? Zeytinyağı, ceviz, badem, fındık, tohum ve avokado gibi bitki kaynaklı tekli doymamış yağlar; tereyağı, iç yağı ve işlenmiş et yerine tercih edilmeli.
1999’dan 2026’ya dört bağımsız kohortta tekrarlanan aynı örüntü, prostat kanseri sonrası beslenme danışmanlığının yalnızca tümör kontrolüyle sınırlı kalmaması gerektiğini gösteriyor. Kardiyovasküler riski de kapsayan bir yaklaşım, daha uzun sağkalımı destekliyor. Öneri kısıtlama değil, ikame: hayvansal ve doymuş yağın bir kısmını zeytinyağı, kuruyemiş ve avokado gibi bitkisel kaynaklarla değiştirmek, hem genel popülasyonda hem de prostat kanseri hastalarında tutarlı biçimde daha uzun sağkalımla ilişkilendiriliyor.
Yorum Yapın