Epic Research analizi: kan testinde düşük AST ve ALT değerleri 45 yaş...

Amerika Birleşik Devletleri’nde Wisconsin-Madison Üniversitesi araştırmacıları, laboratuvarda kanser hücrelerini yiyen bağışıklık hücreleri üretmeyi başardı. Genetik mühendisliğiyle güçlendirilen makrofajlar (vücudun “büyük yiyici” anlamına gelen akyuvarları), deney kaplarında yumurtalık kanseri hücrelerinin yüzde 90’ını yok etti. Buluş, katı tümörlere karşı hazır üretilebilir hücre tedavisi umudu olarak Molecular Therapy: Oncology dergisinde yayımlandı.
Kanser hücreleri, yüzeyindeki CD47 proteini sayesinde makrofajlara “beni yeme” sinyali gönderir ve yok edilmekten kaçar. Wisconsin ekibi, bu sinyali okuyan SIRPα reseptörünü CRISPR gen düzenleme teknolojisiyle devre dışı bıraktı; uyarılmış pluripotent kök hücrelerden (neredeyse her hücre tipine dönüşebilen laboratuvar kök hücreleri) “iMacs” adını verdiği makrofajlar üretti. Tümörün fren sinyalini duyamayan bu hücreler, kanser hücrelerini durmaksızın yutmaya başladı.
“Bu çalışma, ‘beni yeme’ freninin kaldırılmasının makrofajları yalnızca kanser hücrelerini tanımakta değil, tümörle tekrar tekrar karşılaştıktan sonra bile aktif kalmalarında da daha güçlü hale getirdiğini gösteriyor.” — Dr. Igor Slukvin, Wisconsin-Madison Üniversitesi Patoloji Profesörü
Normal makrofajlar kanserle birkaç karşılaşma sonrasında yüzey reseptörlerini kaybeder ve yeme yorgunluğu yaşar. SIRPα’sız hücreler ise art arda test turlarında reseptörlerini koruyarak saldırıyı sürdürdü. Ekip ayrıca hücrelere, nöroblastom (çoğunlukla çocuklarda görülen sinir dokusu tümörü) ve melanomda yoğun bulunan GD2 molekülünü hedefleyen CAR reseptörü ekledi; bu yöntem, kan kanserlerindeki CAR-T tedavisinin makrofaj versiyonu olarak değerlendiriliyor.
Laboratuvar sonuçlarına karşın fare deneyleri daha ölçülü bir tablo çizdi: antikorla birlikte verilen hücreler yumurtalık tümörlü farelerde sağkalımı uzattı, tümörleri küçülttü ama tam iyileşme sağlamadı. Portia Smith önderliğindeki ekip, sıradaki adımın insan bağışıklık sistemi taşıyan fare modelleri olduğunu belirtiyor. Çalışma klinik öncesi aşamada; hastalara ulaşması yıllar sürebilecek ek güvenlik ve etkinlik testleri gerektiriyor.
Kanser hücrelerini yiyen hücreler hangi kanserlerde test edildi? Yumurtalık kanseri, nöroblastom ve melanom (cilt kanserinin en agresif türü) üzerinde laboratuvar ve hayvan deneyleri yapıldı.
Bu tedavi şu anda hastalarda kullanılıyor mu? Hayır. Çalışma klinik öncesi aşamada; insan denemeleri başlamadan önce ek testlerin tamamlanması gerekiyor.
Yeni yöntem CAR-T tedavisinden nasıl ayrılıyor? CAR-T hücreleri kan kanserlerinde etkiliyken katı tümörlere zor nüfuz eder. Makrofajlar tümör içine doğal olarak yerleşir ve kök hücreden üretildikleri için her hasta için ayrı üretim gerekmez.
Katı tümörler, immünoterapinin (bağışıklık sistemini kanserle savaştıran tedavilerin) en zorlu sınavı olmaya devam ediyor. Wisconsin ekibinin yaklaşımı, “beni yeme” kalkanını hücrenin kendi içinde etkisizleştirmenin ve sınırsız üretilebilir bir hücre kaynağı yaratmanın önünü açıyor.
Yorum Yapın