ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), 19 Ekim 2026'da dostarlimab (Jemperli) adlı...

Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), 19 Ekim 2026’da GSK firmasının Jemperli (dostarlimab-gxly) adlı immünoterapi ilacını, belirli bir genetik özellik taşıyan ileri evre rektal (rektum) kanser hastaları için hızlandırılmış onay yoluyla onayladı. Karar, evre II ve III MSI-H/dMMR tümör biyobelirteci bulunan yetişkin hastaların kemoterapi, radyoterapi ve cerrahi gibi hayatı değiştiren tedavilerden kaçınabilmesini sağlıyor — bu, bu alt tip için onaylanan ilk ve tek immünoterapi oldu.
Jemperli, bağışıklık sisteminin kanser hücrelerini tanımasını ve yok etmesini sağlayan bir PD-1 bloke edici antikordur. Kanser hücreleri normalde PD-1 proteinini bir “kalkan” gibi kullanarak bağışıklıktan kaçar; dostarlimab bu sinyali bloke edip bağışıklık hücrelerinin saldırısını serbest bırakır. MSI-H (mikrosatellit instabilite-yüksek) veya dMMR (uyumsuzluk tamiri yetmezliği) taşıyan tümörler DNA kopyalama hatalarını düzeltemez ve bu yüzden immünoterapiye özellikle duyarlı olur. Rektal kanserlerin yaklaşık %5-10’u bu biyobelirteci taşır.
“Standart rektal kanser tedavisi hayatı değiştiren etkilere sahip. Rektal kanserin belirli tipleri için bu onay, cerrahiyi, radyasyonu ve kemoterapiyi ortadan kaldıran çığır açıcı bir seçenek anlamına geliyor.” — Dr. Angelo de Claro, FDA Onkoloji Mükemmeliyet Merkezi Direktörü
Onay, global AZUR-1 faz II çalışmasının (NCT05723562) ara sonuçlarına dayanıyor. 154 hastaya 6 ay boyunca 3’er hafta arayla 500 mg dostarlimab damar yoluyla verildi. Değerlendirmeye alınan 144 hastanın %68’inde 12 ay boyunca süren klinik tam yanıt (cCR12) gözlendi; yanıt verenlerde tedaviden sonra ortalama 2 yıldan uzun takipte hastalık nüksü bildirilmedi. Hastaların %71’i ek tedavi almadan hastalık ilerlemesi yaşamadı. GSK Bilimsel Direktörü Tony Wood, “On yıllardır tedavi kemoterapi, radyasyon ve cerrahiye dayanıyordu; bu onay daha kişiselleştirilmiş bakıma önemli bir adım” dedi.
Rektal kanser, kalın bağırsağın son bölümünü (rektum) etkileyen bir kolorektal kanser türüdür; her yıl dünya çapında yaklaşık 770 bin kişiyi etkiler. Belirtiler arasında makattan kanama, bağırsak alışkanlıklarında değişiklik ve karın ağrısı bulunur. Evre II-III, kanserin komşu doku veya lenf bezlerine yayıldığını ama uzak organlara gitmediğini gösterir. Klasik tedavi olan kemoterapi+radyasyon+cerrahi; bağırsak, idrar ve cinsel fonksiyonları, doğurganlığı etkileyebilen kalıcı yan etkilere yol açar.

Bu tedavi kimler için uygun? Daha önce tedavi görmemiş, evre II/III MSI-H veya dMMR biyobelirteci taşıyan yetişkin rektal kanser hastaları için — FDA onaylı testle doğrulanması şart.
Yan etkileri neler? En sık yorgunluk (%32), döküntü (%22), ishal (%18) ve kaşıntıdır; hastaların %20’sinde ciddi yan etki görüldü, %3’ünde tedavi kalıcı olarak kesildi. Uzun süreli nüks riski henüz bilinmiyor.
Kemoterapi ve cerrahi gerçekten önleniyor mu? Çalışmada hastaların önemli bir kısmı ek tedavi almadan klinik tam yanıt elde etti; ancak bu hızlandırılmış bir onaydır ve kalıcı faydayı doğrulayacak ek takipler gerekiyor.
Jemperli onayı, biyobelirteke dayalı kişiselleştirilmiş kanser tedavisinde önemli bir dönüm noktası. AZUR-1 verileri ESMO 2026 Kongresi’nde sunulacak; FDA, kalıcı klinik faydanın doğrulanması için ek çalışma şart koştu. Uygun hastalar için kemoterapi, radyasyon ve cerrahinin yan etkilerinden kaçınma olasılığı, rektal kanser tedavisinde yeni bir standartın habercisi olabilir.
Yorum Yapın