SGK, 119'u yerli üretim 131 ilacı geri ödeme listesine aldı. 6'sı kanser,...

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre her yıl milyonlarca kadına meme kanseri tanısı konuluyor. Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Ömür Karakoyun Çelik, ailesinde kanser öyküsü bulunmayan kadınların da risk altında olduğunu belirterek erken tanının hayat kurtardığını vurguladı.
Prof. Dr. Çelik, meme kanserinin gelişiminde genetik değişiklikler, yaş, hormonal faktörler, yaşam biçimi ve çevresel etkenlerin rol oynayabildiğini ifade etti. Kanserin çoğu zaman tek bir nedene bağlı olarak ortaya çıkmadığını, yıllar içinde gelişebildiğini belirtti. BRCA1 ve BRCA2 genlerindeki kalıtsal değişikliklerin riski belirgin ölçüde artırabildiğini, meme kanserlerinin yaklaşık yüzde 5 ila 10’unun kalıtsal yatkınlıkla ilişkili olduğunu kaydetti.
“Bilinen risk faktörleri bulunmayan kadınlarda da meme kanseri gelişebilir. Hastalık, kişinin kendisine yeterince iyi bakmadığı ya da bağışıklık sisteminin zayıf olduğu anlamına gelmez.”
Ailede meme kanseri öyküsü bulunmamasının hastalığa karşı güvence oluşturmadığını vurgulayan Çelik, tanı alan kadınların büyük çoğunluğunda belirgin bir aile öyküsü bulunmadığına dikkat çekti. Özellikle annesinde, kız kardeşinde, teyzesinde veya anneannesinde meme kanseri bulunan kadınların aile öykülerinin dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini, baba tarafından gelen öykünün de önemli olduğunu söyledi.

Çelik, meme kanseri tedavisinde cerrahi, radyoterapi (ışın tedavisi) ve sistemik tedavi yöntemlerinin kullanıldığını, hastalığın erken evrede tespit edilmesinin tedavi başarısını artırdığını belirtti. Türkiye’deki ulusal tarama programı kapsamında 40-69 yaş arasındaki kadınlara iki yılda bir mamografi önerildiğini aktardı. Yeni gelişen bir kitle, meme başından kanlı akıntı veya açıklanamayan değişiklikler fark edilmesi durumunda vakit kaybetmeden hekime başvurulması gerektiğini sözlerine ekledi.
Ailede kanser yoksa meme kanseri riski taşımıyor muyum? Hayır. Tanı alan kadınların büyük çoğunluğunda belirgin bir aile öyküsü bulunmuyor. Tüm kadınlar risk altında ve düzenli tarama şart.
Mamografi ne sıklıkla yaptırılmalı? Türkiye’de 40-69 yaş arası kadınlar için iki yılda bir mamografi öneriliyor. Yüksek riskli kadınlarda tarama daha erken yaşta başlayabilir.
Meme kanserinden korunmak mümkün mü? Riski tamamen ortadan kaldırmak her zaman mümkün değil, ancak sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz, sigaradan uzak durma ve düzenli tarama ile erken tanı sağlanabiliyor.
Prof. Dr. Çelik’in açıklamaları, meme kanserinin yalnızca ailesel yatkınlığı olan kadınları tehdit etmediğini gösteriyor. Erken tanı ve düzenli mamografi taramaları, tedavi başarısını artırırken bazı durumlarda memenin korunmasına da olanak tanıyor. Kadınların vücutlarındaki değişiklikleri takip etmesi ve tarama programlarını aksatmaması, hayati önem taşıyor.
Yorum Yapın