SABIOTEK merkezinde gelistirilen 3D baskili mikroigne yamasi, melanom tedavisinde kemoterapi ve isi...

Lösemi (kan kanseri) türlerinden biri olan Philadelphia kromozomu pozitif akut lenfoblastik löseminde (Ph-pozitif ALL), ponatinib ve blinatumomab ikilisinin oluşturduğu kemoterapisiz tedavi rejimi, geleneksel imatinib artı kemoterapi kombinasyonuna göre hastalık ilerlemesini belirgin şekilde yavaşlattı. GIMEMA ALL2820 adlı faz 3 klinik çalışmanın sonuçları önce 2025 ASH (Amerikan Hematoloji Derneği) Kongresi’nde sunuldu, ardından The New England Journal of Medicine dergisinde yayımlandı.
Çalışmaya yeni tanı almış 236 yetişkin dahil edildi; hastaların yaş aralığı 19–84 arasındaydı. Katılımcıların 158’ine ponatinib (Iclusig) artı blinatumomab (Blincyto), 78’ine ise imatinib (Gleevec) artı kemoterapi verildi. Ortalama 23 aylık takip sonunda, kemoterapisiz kolda olaysız sağkalım (event-free survival) yüzde 87, kontrol grubunda yüzde 71 ölçüldü. Toplam sağkalım ise sırasıyla yüzde 94 ve yüzde 77 oldu.
“GIMEMA ALL2820 çalışmasının ilk sonuçları, randomize bir biçimde kemoterapisiz hedefli yaklaşımın, hemen her son uç noktada konvansiyonel kemoterapi artı tirozin kinaz inhibitöründen üstün olduğunu gösteriyor. Bu strateji artık Ph-pozitif ALL hastalarında standart yaklaşım olarak kabul edilmeli,” dedi çalışmanın başyazarı, Sapienza Üniversitesi’nden Dr. Sabina Chiaretti.
İndüksiyon tedavisinin sonunda tam hematolojik yanıt kemoterapisiz grupta yüzde 94, kontrolde yüzde 79 olarak gerçekleşti. İki blinatumomab döngüsü sonunda minimal rezidüel hastalık (MRD) negatifleşme oranı yüzde 71’e ulaştı; kontrolde bu oran yüzde 49’da kaldı.
Philadelphia kromozomu pozitif ALL, lösemi hücrelerinde BCR-ABL1 adlı anormal bir gen birleşimi bulunan bir alt türdür; yetişkin ALL olgularının yaklaşık dörtte birini oluşturur. Bu gen birleşimi hücrelerin kontrolsüz bölünmesine yol açar. Ph-pozitif ALL geçmişte kötü prognozla bilinirdi; ancak tirozin kinaz inhibitörleri (BCR-ABL’i hedefleyen ilaçlar) ile kemik iliği nakline duyulan ihtiyaç azaldı. Ponatinib bu sınıfın güçlü bir üyesi; blinatumomab ise bir bi-spesifik antikor (T hücrelerini lösemi hücrelerine yönlendiren immünoterapi) ilacıdır.
Ponatinib ve blinatumomab nasıl uygulanır? Ponatinib ağızdan alınan bir tablet, blinatumomab ise damar yoluyla süreli infüzyonla verilen bir immünoterapi ilacıdır; ikisi birlikte kemoterapi yerine kullanılabilir.
Bu tedavinin yan etkileri var mı? Evet; ponatinib yüksek tansiyon ve pıhtı riski, blinatumomab ise sitokin salgılanmasıyla ilişkili ateş ve nörolojik belirtiler taşıyabilir. Çalışmada kemoterapisiz kol, kemoterapi kolundan daha az toksik bulundu.
Kimler bu tedaviden yararlanabilir? Yeni tanı almış, Philadelphia kromozomu pozitif yetişkin ALL hastaları çalışmanın hedef grubuydu; özellikle kemik iliği nakli düşünmeyen hastalar için bir seçenek olabilir.
Çalışma, tedavi grubundaki hastaların yalnızca yüzde 19’unun nakle yönlendiğini de kaydetti. Ph-pozitif ALL’de kemoterapisiz ön hat seçeneğinin standart bakım olabileceğine dair ilk randomize faz 3 kanıt bu çalışmayla geldi.
Yorum Yapın