Akut miyeloid lösemi (AML), yetişkinlerde en sık görülen akut lösemi türüdür ve...

İsveç’in Karolinska Institutet tarafından yürütülen ulusal çaplı bir çalışma, yeni tanı almış 181 çocuk lösemi hastasının yaklaşık yüzde 5’inde hastalığa yatkınlık oluşturan kalıtsal genetik varyantlar tespit etti. Sonuçlar Nature Communications dergisinde yayımlandı ve genetik testlerin hem tedaviyi hem de uzun süreli takibi kişiselleştirmeye olanak tanıdığını ortaya koydu.
Araştırmacılar, İsveç’te yakın zamanda akut lösemi (kan hücrelerinin olgunlaşamadan aşırı çoğaldığı kanser türü) tanısı konan 181 çocuğu üç aşamalı bir yöntemle inceledi: aile öyküsü ve klinik değerlendirme, tüm genom dizilimi (bir kişinin DNA’sının tamamının okunması) ve tümör dokusunun genetik analizi. Dokuz çocuğun lösemiye yatkınlık oluşturan kalıtsal (germline) varyantlar taşıdığı belirlendi; altısında lösemiye özgü sendromlar, üçünde ise daha önce katı tümörlerle ilişkilendirilmiş genlerde nadir varyantlar saptandı.
“Çocukluk çağı lösemisinde germline yatkınlık görece nadirdir; ancak bulunduğunda çocuk açısından büyük sonuçları olabiliyor. Genetik testler hem tedaviyi hem de takibi etkileyen, klinik açıdan önemli bilgiler sağlayabiliyor.”
Bu söz, çalışmaya liderlik eden Karolinska Institutet Moleküler Tıp ve Cerrahi Bölümü’nden Prof. Ann Nordgren ve birlikte kıdemli yazar Klinisyen Genetik Uzmanı Bianca Tesi‘ye ait. Tesi, yararın mevcut kaynaklar ve genetik danışmanlık ihtiyacıyla dengelenmesi gerektiğinin altını çiziyor.
Çocukluk lösemisinde kalıtsal genetik risk, en sık görülen çocukluk kanserinde önemli bir rol oynayabilir. Çocukluk çağı lösemisi, en sık görülen çocukluk kanseridir ve çoğu durumda kalıtsal değil, sonradan ortaya çıkan (somatik) mutasyonlardan kaynaklanır. Ancak aile öyküsünde lösemi veya diğer kanser türleri bulunan çocuklarda TP53, CEBPA, DNMT3A, ETV6, RUNX1 gibi genlerde kalıtsal değişiklikler, hastalık riskini artırabiliyor. Çalışmada dokuz çocuğun altısında yatkınlık, lösemi tanısından önce bilinmiyordu; teşhis sonrası sekiz çocuk özel izleme programına alındı, dördünün tedavisinde değişiklik yapıldı.

Çocukluk lösemisi kalıtsal mıdır? Çoğu vaka kalıtsal değildir; ancak yaklaşık yüzde 4-10 oranında aileden geçen yatkınlık genleri rol oynayabilir.
Genetik test lösemi tedavisini nasıl etkiler? Kalıtsal varyantlar tespit edildiğinde tedavi dozajı veya seçimi değiştirilebilir; çocuk, ikinci kanser riskine karşı özel izleme programına alınır.
Bu çalışmanın sınırlılığı nedir? Analiz önceden belirlenmiş bir gen listesiyle yapıldı; bazı genetik nedenler gözden kaçmış olabilir. Daha büyük çalışmalara ihtiyaç var.
Çalışma, tüm genom diziliminin çocukluk lösemisinde kalıtsal yatkınlığı saptamada işe yaradığını, ancak tanı oranının düşük kaldığını gösteriyor. Yazarlar, genetik testlerin klinik kararları şekillendirebileceğini; ancak kaynak ve genetik danışmanlık dengesi gözetilerek uygulanması gerektiğini vurguluyor. Altı İsveç üniversite hastanesinin ve Genomic Medicine Sweden araştırma gruplarının işbirliğiyle yürütülen çalışma, İsveç Çocuk Kanseri Fonu tarafından desteklendi.
Yorum Yapın