Imfinzi ve Imdelltra kombinasyonu, küçük hücreli akciğer kanserinde sağkalımı anlamlı biçimde uzattı....

Apandis kanserinde kemoterapi çoğu hastada şart değil: ABD’nin önde gelen kanser merkezlerinden Texas Üniversitesi MD Anderson Kanser Merkezi’nin JAMA Surgery dergisinde yayımladığı çalışma, ameliyatla alınan lokalize apandis kanserinde tümörün geri dönme oranının yüzde 10’un altında kaldığını, ameliyat sonrası kemoterapinin ise sağkalımı uzatmadığını veya nüks riskini azaltmadığını gösterdi. Uzmanlara göre bu nadir tümör, uzun yıllar başvurulan kolon kanseri protokollerinden farklı bir biyolojiye sahip.
Araştırmacılar, 2000-2024 arasında MD Anderson’da tedavi gören evre 1-3 apandis kanserli 439 hastanın verilerini inceledi. Cerrahi geçiren 202 hastanın yüzde 9,4’ünde, beş yılı aşan ortalama takip süresinde tümör geri döndü. Nüks oranı evre 2 hastalarda yalnızca yüzde 6 iken, evre 3’te yüzde 19,5’e yükseldi. Tümörü geri dönen hastalarda beş yıllık genel sağkalım yüzde 77,2; nüks yaşamayanlarda ise yüzde 95,7 oldu. Ameliyat sonrası uygulanan kemoterapi (ilaçla tümör hücrelerinin yok edilmesi), yüksek riskli sayılan grupta bile bu tabloyu değiştirmedi.
“Uzun süredir apandis kanserinin kolon kanseri gibi davrandığı yönündeki eskimiş görüş hastalarımızın tedavisini yönlendiriyor. Bulgularımız, apandis kanserinin kendine özgü bir biyolojiye sahip olduğunu ve lokalize hastalığı olan hastaların çoğunda nüks riskinin düşük olduğunu ortaya koyuyor.”
sözleri, çalışmanın yürütücüsü olan Gastrointestinal Tıbbi Onkoloji Doçenti Dr. John Paul Shen’e ait. Çalışmada kadeh hücreli tümörlerde TP53, diğer tümörlerde ise GNAS gen mutasyonlarının nüks riskini artırdığı belirlendi; bu da genetik testle kimin yakından izlenmesi gerektiğinin seçilebileceğini gösteriyor.
Apandis (appendiks), kör bağırsağın ucundaki küçük organ parçasıdır; buradan gelişen kanser oldukça nadirdir ve çoğu zaman apandisit şüphesiyle yapılan ameliyonda tesadüfen tanınır. Uzmanlar, her apandis kanserinin aynı olmadığını vurguluyor. Tümörün doku tipi ve genetik özellikleri birlikte değerlendirildiğinde, yüksek riskli hastalar yakın takibe alınırken diğerleri kemoterapinin olası yan etkilerinden korunabiliyor.
Apandis kanseri nasıl anlaşılır? Genellikle apandisit belirtileriyle (karın ağrısı, bulantı) yapılan ameliyonda çıkarılan dokunun patoloji incelemesinde fark edilir.
Ameliyat sonrası kemoterapi kimlere önerilir? Çalışmaya göre nüks riski yüksek genetik profile sahip veya evre 3 hastalarda doktor değerlendirmesiyle düşünülür; standart bir gereklilik değildir.
Apandis kanseri kolon kanseriyle aynı mı? Hayır. Yeni bulgular apandis kanserinin farklı biyolojiye sahip ayrı bir hastalık olduğunu, kolon protokollerinin birebir uygulanmaması gerektiğini gösteriyor.
Bugüne dek yapılmış en kapsamlı lokalize apandis kanseri çalışması, apandis kanserinde kemoterapi şart değil mesajını netleştiriyor ve “her hastaya kemoterapi” yaklaşımının sorgulanmasını sağlıyor. Araştırmacılar bir sonraki adımın, tümör tipi ve genetik özelliklere dayalı kişiselleştirilmiş takip planları olduğuna dikkat çekiyor. Çalışmanın tek merkez verilerine dayandığı, sonuçların bağımsız çalışmalarla doğrulanması gerektiği de belirtiliyor.
Yorum Yapın