Üçlü negatif meme kanserinde metilglioksal adlı molekül bağışıklığı baskılayarak metastazları hızlandırıyor; karnozin...

ABD’li bilim insanları, meme kanserinin en agresif alt tipi olan üçlü negatif meme kanserinde AKAP2 adlı bir proteinin büyümenin ve yayılmanın anahtarına dönüştüğünü ortaya çıkardı. Washington Üniversitesi Tıp Fakültesi ile Fred Hutchinson Kanser Merkezi’nin ortak çalışmasında AKAP2 sessize alındığında tümör büyümesinin belirgin biçimde yavaşladığı, akciğerdeki metastaz (kanserin yayılımı) odaklarının azaldığı gözlendi. Araştırma, Journal of Biological Chemistry dergisinde yayımlandı.
AKAP2, hücre içinde sinyal taşıyan proteinleri doğru noktada toplayan bir tür “iskelet” görevi görüyor. Araştırmacılar, üçlü negatif tümörlerde bu proteinin diğer meme kanseri alt tiplerine kıyasla çok daha yüksek düzeyde üretildiğini saptadı. Laboratuvar deneylerinde AKAP2’nin susturulması, kanser hücrelerinin göç hızını neredeyse yarı yarıya düşürdü. Farelere aktarılan üçlü negatif tümörlerde ise büyüme ciddi ölçüde yavaşladı ve akciğerlerde oluşan yeni tümör odakları sayısı azaldı.
Çalışmanın yürütücülerinden, Washington Üniversitesi farmakoloji programı mezunu Kacey Rosenthal sonuçların kendilerini bile şaşırttığını anlattı:
“Üçlü negatif meme kanserinde AKAP2’nin diğer alt tiplere göre daha yüksek düzeyde bulunduğunu ve kanser hücrelerinin hareketiyle büyümesinde rol oynadığını gördük. Büyüme ve hareketlilik üzerindeki etkisinin ölçeği şaşırtıcıydı.”
Bu alt tip, östrojen, progesteron ve HER2 reseptörlerini (hücre yüzeyindeki algılayıcı proteinleri) taşımadığı için hedefli ilaçların çoğu işe yaramıyor. Tedavide kemoterapi ve sınırlı sayıda immünoterapi (bağışıklık sistemini kanserle savaştıran tedavi) seçeneği bulunuyor. Tüm meme kanserlerinin yaklaşık yüzde 15-20’sini oluşturmasına karşın, metastatik vakaların yüzde 40’ından fazlasından sorumlu tutuluyor. Bu yüzden AKAP2 gibi yeni druggable (ilaçlanabilir) hedefler araştırmacılar için büyük değer taşıyor.
AKAP2’yi hedefleyen bir ilaç var mı? Hayır, henüz yok. Çalışma laboratuvar ve hayvan deneyi düzeyinde; AKAP2 şu an için tedavi adayı bir hedef olarak öne çıkıyor.
Bu bulgu hastalara ne zaman yansıyacak? Araştırmacıların uzun vadeli hedefi, hücrenin yalnızca hareket bölmelerini hedefleyen, çekirdeğe zarar vermeyen yeni nesil ilaçlar geliştirmek. Klinik sürece girmesi için yıllar sürebilecek ek çalışmalar gerekiyor.
Üçlü negatif meme kanserinde mevcut tedaviler neler? Cerrahi, kemoterapi ve uygun hastalarda immünoterapi kullanılıyor. Erken tanı, tedavi başarısını belirleyen en önemli etken.
Buluş, üçlü negatif meme kanserinde protein iskeletlerini hedefleyen yeni bir tedavi kapısı aralıyor. Klinik anlamda hazır bir ilaç olmasa da, kısa sürede büyüyüp yayılan bu zorlu alt tipin zayıf noktasını ilk kez bu netlikte ortaya koyuyor. Bir sonraki adım, AKAP2’yi seçici biçimde bloke edecek moleküllerin geliştirilmesi.
Yorum Yapın