Prostat kanserinde beslenme ve egzersiz genel sagligi ve tedaviye dayanikliligi destekler; MEAL...

OPTIMA adlı faz III klinik çalışma, yüksek riskli erken evre meme kanserli hastaların yaklaşık üçte ikisinin kemoterapiyi güvenle atlayabileceğini gösterdi. Londra Üniversitesi (University College London) liderliğinde yürütülen ve 4.429 hastayı kapsayan çalışma, Prosigna genetik testiyle tümör biyolojisine dayalı tedavi kararının standart kemoterapi yaklaşıyla aynı sonucu verdiğini kanıtladı.
OPTIMA çalışması, östrojen reseptör pozitif (ER-pozitif) ve HER2 negatif erken evre meme kanserli 40 yaş üstü hastaları kapsadı. Katılımcılar iki gruba ayrıldı: standart yaklaşımda herkes kemoterapi artı hormon tedavisi aldı; test yönlendirmeli grupta ise Prosigna Risk of Recurrence (ROR — yineleme riski) skoru 60’ın altında çıkanlara yalnızca hormon tedavisi verildi. Sonuçta, klinik olarak yüksek riskli kabul edilen hastaların yüzde 68’i kemoterapi almadan beş yıllık kansersiz sağkalım oranında yüzde 93,7’ye ulaştı; kemoterapi alan grupta bu oran yüzde 94,9’du. İki sayı istatistiksel olarak birbirine eşdeğer kabul edildi (non-inferiority).
“Her kemoterapi kararı arkasında ‘Gerçekten kemoterapiye ihtiyacım var mı?’ diye soran bir hasta var. OPTIMA bu soruya sağlam kanıtla cevap veriyor.”
Bu söz, çalışmanın baş araştırmacısı Prof. Robert Stein’a (University College London) ait.
Prosigna, tümör dokusundaki gen ekspresyonunu (genlerin çalışma düzeyini) ölçen genomik bir testtir. İçsel alt tipler ve çoğalma skoru gibi biyolojik sinyalleri klinik patolojik faktörlerle birleştirerek yineleme riski skoru üretir. OPTIMA’da ROR skoru 60’ın altında olan hastalar kemoterapiden güvenle kaçınabildi. Bulgular, kemoterapi kararlarında tümör biyolojisinin tek başına yaş ve tümör boyutu gibi klinik faktörlerden daha belirleyici olduğunu gösteriyor.
Bu test hangi hastalar için geçerli? ER-pozitif, HER2 negatif erken evre meme kanserli, lenf düğümü tutulumu 0-9 arası hastalar için geçerlidir.
Kemoterapinin yan etkileri ne kadar azalıyor? Atlanan her kemoterapi döngüsü, sinir hasarı, saç dökülü ve yorgunluk gibi kalıcı yan etki riskini azaltır; çalışmada yüzde 68 hasta bu yükten korundu.
Sonuçlar ne zaman pratikte uygulanır? OPTIMA sonuçları Mayıs 2026’da ASCO (Amerikan Klinik Onkoloji Derneği) yıllık toplantısında sunuldu ve 1A düzey kanıt olarak sınıflandırıldı; klinik rehberlere taşınması bekleniyor.
OPTIMA, meme kanserinde kemoterapi kararının artık tümör biyolojisine dayanarak güvenle azaltılabileceğini gösteren bugüne kadarki en güçlü prospektif kanıtı sunuyor. Yüksek riskli grupta bile her üç hastadan ikisi, tedavi sonuçlarından ödün vermeden kemoterapiden kaçınabiliyor.
Yorum Yapın