Onkofertilite Araştırmaları Derneği, Adana'da düzenlenen sempozyumda kanser tedavisi gören hastaların üreme potansiyelinin...

Prostat kanseri, erkeklerde akciğer kanserinin ardından en sık görülen ikinci kanser türü olarak Türkiye’de her yıl yaklaşık 18 bin kişiye tanı konuyor. 15 Eylül Prostat Kanseri Farkındalık Günü vesilesiyle Türk Kanser Derneği ve Sağlık Bakanlığı, erkekleri sağlık kontrollerini ertelememeye ve risk faktörlerini bilmeye çağırıyor. Hastalık erken evrede belirti vermediği için düzenli PSA testi (Prostat Spesifik Antijen) ve ürolojik muayene ile yakalanması tedavi başarısını doğrudan artırıyor.
Türkiye’de prostat kanseri vakalarının yüzde 68,1’i erken evrede teşhis ediliyor. Sağlık Bakanlığı verilerine göre her 19 erkekten biri yaşamı boyunca prostat kanseri riski taşıyor. Türk Kanser Derneği’nden Ezgi Polat, erkeklerin risk faktörlerini bilmesinin ve sağlık kontrollerini ertelememesinin erken tanı açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.
“Kontrolü ertelemek fırsat kaybına yol açabilir. Sağlık konusunda çekinme veya ‘bir şeyim yok’ düşüncesiyle kontrollerin aksatılması, erken tanı açısından önemli bir fırsatın kaçırılmasına neden olabilir.”
Prostat kanseri erken dönemde genellikle hiçbir belirti göstermiyor. İdrar yapmada güçlük, idrar akışının zayıflaması, geceleri sık idrara çıkma, idrarda veya menide kan görülmesi gibi şikayetler ortaya çıktığında hekime başvurulması gerekiyor. Ancak bu belirtilerin olmaması, prostat kanseri olmadığı anlamına gelmiyor. PSA değerinin yüksek olması tek başına da kanser tanısı anlamına gelmiyor; iyi huylu prostat büyümesi (BPH) veya enfeksiyon da PSA seviyesini yükseltebiliyor.
Prostat kanserinde en önemli risk faktörü yaş. Kanser 40 yaş altında nadir görülürken 50 yaş sonrasında risk hızla artıyor; her 10 vakadan 6’sı 65 yaş üstü erkeklerde görülüyor. Ailesinde prostat kanseri öyküsü bulunan erkeklerin riski iki katından fazla artıyor. BRCA2 gibi kalıtsal gen değişimleri taşıyanlarda ise değerlendirme daha erken yaşlara çekiliyor. Avrupa Üroloji Birliği’nin 2026 yaklaşımlarında kişiselleştirilmiş ve risk temelli erken tanı öne çıkıyor; ortalama risk grubunda görüşmelerin 50 yaş civarında başlaması önerilirken, aile öyküsü olanlarda 40’lara iniliyor.
Prostat kanseri taramasına ne zaman başlanmalı? Ortalama riskli erkeklerde 50 yaş civarında, birinci derece akrabasında prostat kanseri görülenlerde 40 yaşından itibaren üroloji uzmanına başvurulması öneriliyor.
PSA testi nedir, nasıl yapılır? Kandaki Prostat Spesifik Antijen düzeyini ölçen basit bir kan testidir. Yükselen değerler ileri inceleme gerektirir ancak tek başına kanser tanısı koyurmaz.
Prostat kanserinden korunmak mümkün mü? Kesin bir koruyucu yol yoktur ancak düzenli egzersiz, sağlıklı kilo, dengeli beslenme ve tütünden uzak durma riski azaltmaya yardımcı olur. En önemli adım, risk yaşına gelince hekimle tarama görüşmesini ertelememektir.
15 Eylül Prostat Kanseri Farkındalık Günü, erkeklerin sağlık kontrollerini aksatmaması için bir hatırlatma olarak değerlendirilmeli. Prostat kanseri erken evrede yakalandığında tedavi seçenekleri ve sağkalım oranları belirgin şekilde artıyor. Risk yaşına gelen her erkeğin üroloji uzmanıyla görüşüp kişisel tarama planını oluşturması, bu tablonun en önemli silahı.
Yorum Yapın