Yozgat Sorgun'da erkeklerde nadir görülen meme kanserine yakalanan 68 yaşındaki Mesut Oğuzhan,...

Meme kanseri tanısı alan kadınların büyük çoğunluğu yalnızca fiziksel tedaviyle değil, görünmeyen psikolojik yükle de karşılaşıyor. Medicana International Ankara Hastanesi Psikoloji Uzmanı Klinik Psikolog Dilara Çiltepe, Ekim ayı meme kanseri farkındalık etkinliklerinde psikoonkolojik desteğin (kanser hastalarına yönelik psikolojik yardım) tedavinin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı. Çevreden duyulan “güçlü ol” beklentisi ise hastalar üzerinde ek bir baskı oluşturuyor.
Çiltepe’nin uyarısına göre kanser tanısının ardından hasta çoğu zaman ne olduğunu tam kavrayamadan kendini bir tedavi sürecinin içinde buluyor. Saç dökülmesi, meme dokusunun kaybı ve ameliyat izleri beden algısını sarsıyor; belirsizlik, kaygı ve korku duygusal dalgalanmalara yol açıyor. Uzman, psikoonkolojik desteğin kişinin duygularını anlamlandırmasına, değişen bedenine uyum sağlamasına ve psikolojik iyi oluşunu korumasına katkı sunduğunu belirtti.
“Güçlü olmak, hiç düşmemek değil; düştüğümüzde yeniden ayağa kalkabilmek için kendimize zaman tanıyabilmektir.”
Çiltepe, iyi niyetle söylenen “Güçlü olmalısın” ve “Moralini yüksek tut” ifadelerinin zamanla hastada güçlü görünme baskısı yarattığını açıkladı. Klinik psikolog, bazen ihtiyaç duyulanın tavsiye değil, anlaşılmak olduğunu; yorulmanın, ağlamanın ve destek istemenin de bu yolculuğun doğal bir parçası olduğunu hatırlattı. Meme kanseri sürecinde kadınlık algısı, özgüven ve beden bütünlüğü hissi sorgulanabilir; ancak duyguların dalgalanması sürece verilen anlaşılır bir tepki olarak değerlendirilmeli.

Psikoonkolojik destek meme kanseri tedavisinin neresinde duruyor? Tedavinin fiziksel aşamalarıyla birlikte yürütülen, hastanın duygusal uyumunu ve psikolojik iyi oluşunu destekleyen tamamlayıcı bir süreçtir.
“Güçlü ol” demek her zaman doğru bir yaklaşım mı? Uzmanlar iyi niyetli olsa da bu ifadenin hastada baskı yaratabileceğini; bazen anlaşılmak için zaman tanınmasının daha sağlıklı olduğunu belirtiyor.
Kime başvurmak gerekir? Klinik psikolog veya psikoonkoloji alanında uzmanlaşmış bir psikolog, hastanın duygusal süreçini profesyonel biçimde destekler.
Meme kanseri tedavisinde fiziksel iyileşme kadar psikolojik dayanıklılık da belirleyici. Dilara Çiltepe’nin hatırlattığı gibi, güçlü olmak düşmemek değil; yeniden ayağa kalkmak için kendine zaman tanımaktır. Erken tanının yanında psikoonkolojik desteğin rutin hale gelmesi, hastaların hem bedenleri hem de ruhlarıyla iyileşmesini kolaylaştırır.
Yorum Yapın