AstraZeneca'nın meme kanseri ilacı Etcamah (kamizestrant), ilk basamak tedavide test edildiği SERENA-4...

Meme kanserinde safra asidi birikimi, tümörün vücuda yayılmasına zemin hazırlayan yeni bir mekanizma olarak ortaya çıktı. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Virginia Üniversitesi (UVA) Kanser Merkezi bilim insanları, sağlıksız bağırsak mikrobiyomunun (bağırsakta yaşayan mikroorganizmalar topluluğu) neden olduğu safra asidi birikiminin, hormon reseptörü pozitif (hormonlara duyarlı) meme kanserinin özellikle akciğere yayılmasını kolaylaştırdığını gösterdi. Bulgular Cancer Research dergisinde yayımlandı.
Safra asitleri, karaciğerde üretilen ve yağların sindiriminden sorumlu moleküllerdir. Sağlıklı bir bağırsakta belirli bakteriler bu asitleri dönüştürerek dengede tutar. Ancak uzun süreli antibiyotik kullanımı, kötü beslenme veya obezite gibi etkenlerle bağırsak dengesi bozulduğunda — duruma bilim dilinde disbiyozis deniyor — safra asitleri vücutta birikir. UVA ekibi, bu birikimin göğüs dokusunda iltihabi değişiklikler tetikleyerek kanser hücrelerinin diğer organlara sıçraması için elverişli bir zemin oluşturduğunu saptadı.
“Sağlıksız bir bağırsak mikrobiyomu, safra asitlerinin bileşimini düzenleme yeteneğini yitiriyor. Bu, tüm vücutta meme tümörünün yayılmasını destekleyen bir ortam yaratıyor.” — Dr. Melanie Rutkowski, UVA Tıp Fakültesi
Araştırmanın çarpıcı yanı, sorunun halihazırda onaylı ilaçlarla çözülebilecek olması. Kolesterol düşüren kolestiramin, kolesevelam ve kolestipol gibi safra asidi sekestranları (safra asitlerini bağırsakta bağlayıp vücuttan atılmasını sağlayan ilaçlar), fare deneylerinde kanserin yayılmasını belirgin biçimde azalttı. Bilim insanları, metastatik meme kanseri tanılı hastaların kayıtlarını incelediğinde de bu ilaçları kullanan hastalarda daha uzun hayatta kalma gözlendi. Dr. Rutkowski, şimdi bu ilaçların yayılmayı baştan engelleyip engelleyemeyeceğinin klinik çalışmayla test edileceğini belirtti.
Hormon reseptörü pozitif meme kanseri, metastatik (yayılmış) meme kanserlerinin en yaygın formu; yalnızca ABD’de her yıl 225 bin kadına tanı konuyor. Bu tümörler erken evrede bile lenf düğümlerine ve akciğere yayılma eğilimindedir. Uzmanlar, bulgunun henüz fare modeli ve hasta kaydı analizine dayandığını, ilaç kullanımına karar vermeden önce klinik doğrulamanın şart olduğunu vurguluyor.
Safra asidi seviyesi ölçülebilir mi? Evet, safra asitleri kan testiyle ölçülebiliyor. Araştırmacılar, yüksek seviyetlerin riskli hastaları belirlemede kullanılabileceğini düşünüyor.
Bağırsak sağlığını korumak meme kanseri riskini azaltır mı? Dengeli beslenme ve gereksiz antibiyotik kullanımından kaçınma bağırsak mikrobiyomunu destekler; ancak korunma etkisi henüz kanıtlanmadı.
Kolesterol ilaçları şimdi kullanılmalı mı? Hayır, bu ilaçlar ancak bir klinik çalışmayla doğrulandıktan sonra bu amaçla önerilebilir. Hastalar hekimlerine danışmalı.
Bu keşif, bağırsak sağlığı ile meme kanseri yayılımı arasındaki bağı tek bir mekanizmaya indirerek hem risk belirleme hem de tedavi için yeni bir kapı açıyor. Bir sonraki adım, FDA onaylı safra asidi ilaçlarının yayılmayı önleyip önleyemeyeceğinin insanlarda test edileceği klinik çalışma olacak.
Yorum Yapın