Manto hücreli lenfomada üç BTK ilacı 70 çalışmayla karşılaştırıldı: Zanubrutinib ve acalabrutinib,...

Meme kanserinde giyilebilir elektrik alan umudu doğdu: ABD’de Ohio State Üniversitesi Kanser Merkezi (OSUCCC – James) araştırmacıları, vücut dışından giyilebilir bir cihazla verilen düşük yoğunluklu elektrik alanların, en agresif meme kanseri türlerinden üçlü negatif meme kanserinin laboratuvar modellerinde tümör büyümesini yavaşlattığını ve akciğere yayılmayı azalttığını gösterdi. Bulgular Breast Cancer: Targets and Therapy dergisinde yayımlandı; yöntemin insanlarda güvenilirliği ABD Ulusal Sağlık Kurumları (NIH) destekli bir klinik çalışmayla test edilecek.
Yöntem, indüklenmiş elektrik alanı (iEF) adı verilen çok zayıf alanları kullanıyor. Değişken manyetik alanlarla dokunun içinde oluşan bu alanlar, vücuttan akım geçirmeden ve cilde yapışan elektrotlara gereksinim duymadan tümör hücrelerini etkiliyor. Araştırmacılar, alanların kanser hücrelerinin hareket, yayılma ve enerji süreçlerini bozduğunu saptadı.
“İnsanlar elektrik alanları deyince çarpılmayı düşünüyor. Bizim bahsettiğimiz bu değil. Akım vücuttan geçmiyor; giyilebilir bir cihaz, düşük yoğunluklu alanları kontrollü biçimde kanser hücreleriyle etkileştiriyor.”
Sözler, çalışmanın eş yazarlarından, Ohio State Üniversitesi makine ve havacılık mühendisliği profesörü Jonathan Song’a ait. Song, beklenmedik bir bulgunun alanların yalnızca kanser hücrelerini değil, tümör çevresini de bağışıklık sistemi için elverişli hale getirmek olduğunu söylüyor.
Üçlü negatif meme kanseri, tüm meme kanserlerinin yüzde 10-15’ini oluşturuyor. Hormon reseptörleri ile HER2 proteinini taşımaması, hedefli ilaçların çoğunu işe yaramaz bırakıyor. Hastalık sık geri gelebiliyor, akciğer ve beyne yayılma eğilimi taşıyor; kemoterapi tedavideki yerini koruyor.
Fare modellerinde tedavi grubundaki tümörler belirgin biçimde küçük ve hafif çıktı; akciğerdeki metastaz (yayılan tümör odakları) sayısı ve boyutu geriledi. Daha önemlisi, tümör çevresindeki bağışıklık tablosu değişti: kanserle savaşan CD8 pozitif T hücrelerinin yorgunluk sinyalleri azalırken, bağışıklığı yönlendiren dendritik hücreler arttı; tümörü koruyan baskılayıcı hücreler geriledi. Sağlıklı farelerin 30 günlük maruziyetinde kilo, davranış ve organ dokusunda olumsuz değişiklik görülmedi.
Bu tedavi hastalara ne zaman uygulanacak? Bulgunlar henüz preklinik, yani hayvan modellerinden geldi. NIH destekli insan çalışması planlanıyor; takvim için net tarih verilmedi.
Yan etkileri var mı? Hayvanlarda 30 günlük maruziyette belirgin yan etki görülmedi; insanlarda güvenlik, klinik çalışmanın ilk adımı olarak test edilecek.
Mevcut tedavilerin yerine mi geçecek? Hayır. Yöntemin tek başına mı, kemoterapi ya da immünoterapi (bağışıklık sistemini kansere yönlendiren tedavi) ile birlikte mi daha etkili olduğu araştırılacak.
İlaçsız, ameliyatsız ve giyilebilir bir cihazın agresif bir kanseri yavaşlatma ihtimali, tedavi konforunu kökten değiştirebilir. Ancak sıradaki adım insan denemeleri; yöntemin hasta sağlığındaki yeri bu çalışmaların sonunda netleşecek.
Yorum Yapın