CityUHK araştırmacıları, H2BE113K histon mutasyonunun meme kanserinde akciğer metastazını tetiklediğini ve ED2-AD101...

Amerika’da yürütülen yeni bir araştırma, laboratuvar ve hayvan deneylerinde meme kanseri riskini artırdığı saptanan 920 kimyasalın gündelik ürünlerden gıdaya, içme suyundan pestisitlere kadar geniş bir alanda kullanımda olduğunu ortaya koydu. Silent Spring Institute bilim insanlarının Environmental Health Perspectives dergisinde yayımladığı çalışma, bu kimyasalların çoğunun federal düzenlemeler kapsamında olmadığını ve neredeyse tüm insanların vücudunda bulunduğunu gösterdi.
Araştırmacılar 12’den fazla federal veritabanını tarayarak 920 meme kanseri ilişkili kimaysalın (BC-Chems) kullanım alanlarını belirledi. Çalışma 500 kimyasalı tüketici ürünlerinde (boya, kozmetik, saç boyası), 462’sini gıda ve içeceklerde, 485’ini pestisit formülasyonlarında, 162’sini içme suyunda ve 142’sini ilaçlarda saptadı. Bunların 143’ü 2019’da ABD’de 1 milyon pounddan fazla üretilmişti.
Listenin başında bilinen isimler var: bisfenol A (BPA), ftalatlar, parabenler ve diklorometan adlı çözücü. Federal biyoizleme verileri bu kimyasalların test edilen insanların %95’inden fazlasında bulunduğunu gösteriyor.
“Kanser söz konusu olduğunda maruziyetlerimizin tamamını düşünmemiz gerekiyor. İnsanlar yaşamları boyunca yüzlerce kimyasala birden çok kaynaktan maruz kalıyor ve bu maruziyetler birikiyor.”
Bu sözü söyleyen, çalışmanın başyazarı ve Silent Spring Institute araştırmacısı Dr. Jennifer Kay. Çalışmanın diğer başyazarı Ruthann Rudel ise Silent Spring’in Araştırma Direktörü.
Araştırmada pestisit formülasyonlarında 485 meme kanseri ilişkili kimyasal tespit edildi. Ancak bunların yalnızca üçte biri (145 kimyasal) ABD Çevre Koruma Ajansı’na (EPA) etken madde olarak kayıtlı. Geri kalanlar “etkin olmayan” (inert) bileşenler olarak sınıflandırılıyor ve güvenlik testinden geçmiyor.
“EPA, meme kanseri üzerindeki olası etkilerini yeterince dikkate almadan yeni pestisitler onaylamaya devam ediyor.”
2024’teki öncül çalışmada ekip, 920 kimyasalı üç kritere göre belirlemişti: hayvanlarda meme tümörü oluşturmak, laboratuvarda östrojen veya progesteron üretimini artırmak, ya da östrojen reseptörünü aktive etmek. Bu kimyasalların çoğu aynı zamanda DNA hasarı da veriyor.

Bu kimyasallar Türkiye’de de bulunuyor mu? Çalışma ABD verilerine dayansa da BPA, ftalatlar ve parabenler küresel olarak kullanılıyor; Türkiye’deki ürünlerde de benzer maruziyetler beklenebilir.
Ne yapmalıyım? BPA içermeyen ürünleri tercih etmek, içme suyunu filtrelemek, paraben içermeyen kozmetik kullanmak ve organik gıdaları tercih etmek maruziyeti azaltabilir.
Bu kimyasallar kesinlikle meme kanseri mi yapıyor? Hayır; listede olmak insanlarda kesin kanser yaptığını göstermez, daha fazla araştırma gerektiren kimyasalları işaret eder.
Çalışma, meme kanseri vakalarının tüm yaş gruplarında arttığı ve özellikle 40 yaş altı kadınlarda hızlandığı bir dönemde geliyor. Araştırmacılar EPA’nın pestisit onaylarında meme kanseri etkilerini dikkate almasını ve “etkin olmayan” bileşenlerin de test edilmesini istiyor.
Yorum Yapın