Mersin Büyükşehir Belediyesi, kanser tedavisi gören hastalar için 2021'de başlattığı servis hizmetiyle...

Kanserde kişiselleştirilmiş tedavi, tümörün moleküler özelliklerine göre belirlenen kişisel seçenekler ile hastaların tedaviye yüzde 17,5 yanıt vermesini sağladı; standart tedavide bu oran yüzde 10’da kaldı. Nature Medicine’de yayımlanan, 400 hastanın katıldığı çalışmanın sonuçları, moleküler verilerin tedavi seçiminde önemli bir yol haritası olduğunu ortaya koyuyor.
Kişiselleştirilmiş tedavi (hassas tıp), hastalığın türünün yanı sıra hastanın ve tümörün genetik ve biyolojik özelliklerine göre tedavi seçimi yapmayı amaçlayan yaklaşımdır. Aynı kanser türüne sahip iki hastanın aynı ilaca farklı yanıt vermesinin başlıca nedeni, bireylerin genetik ve biyolojik yapılarındaki farklılıklardır. Bir hastada başarılı olan ilaç, başka bir hastada beklenen etkiyi göstermeyebilir, hatta ciddi yan etkilere yol açabilir.
Çalışmanın yürütüldüğü Biruni Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Aslıhan Şengelen, kişiselleştirilmiş tıp uygulamalarının kanser tedavisinden ilaç yan etkilerinin azaltılmasına kadar birçok alanda yeni imkanlar sunduğunu belirtti.
“Tümörün bulunduğu organ, büyüklüğü ve yayılımı tedavi kararlarında önemini koruyor. Ancak artık tümörün moleküler özellikleri de değerlendirmeye dahil ediliyor.”
Yeni nesil DNA dizileme (NGS) teknolojileri, tümördeki genetik değişikliklerin tespitini kolaylaştırıyor. Örneğin akciğer kanserindeki EGFR mutasyonları (epidermal büyüme faktörü reseptörü genindeki değişiklikler) veya meme kanserindeki HER2 düzeyleri (insan epidermal büyüme faktörü reseptörü 2), uygun hastalarda hedefe yönelik tedavilerin belirlenmesine yardımcı oluyor. Böylece yalnızca kanserin türüne değil, tümörün biyolojik özelliklerine göre de tedavi seçenekleri değerlendirilebiliyor.

Kişiselleştirilmiş kanser tedavisi nasıl uygulanır? Hastanın tümör dokusundan alınan örneklerde genetik ve moleküler analiz yapılır; sonuçlara göre en uygun hedefe yönelik ilaç kombinasyonu belirlenir.
Yan etkileri var mı? Kişiselleştirilmiş tedavi yan etkileri azaltmayı hedefler, ancak her hastada aynı yararı garanti etmez; genetik veriler tedavi güvenliğini artırabilir.
Kimler bu yaklaşımdan yararlanabilir? Tümöründe hedef alınabilir moleküler belirteçler saptanan kanser hastaları bu yaklaşımdan yararlanabilir; uygunluk genetik testle belirlenir.
Nature Medicine’deki çalışma, moleküler verilerin tedavi seçiminde önemli bir yol haritası olduğunu gösteriyor. Kişiselleştirilmiş tedavi standart yaklaşıma göre daha yüksek yanıt oranı sağlasa da, genel sağkalım açısından henüz net bir farklılık ortaya konulamadı. Bilim insanları, her hasta için aynı yararı garanti etmediğini, ancak özellikle EGFR ve HER2 gibi belirteçlerin tedavi kararlarında giderek daha fazla yer aldığını vurguluyor. Bir sonraki adım, daha geniş hasta gruplarında bu yaklaşımdan yarar gören alt grupların tanımlanması.
Yorum Yapın