Meme kanserinde ağrısız kitleler tehlikeli olabilir. Prof. Dr. Nilüfer Avcı, erken tanı...

Kanserde kan testi biyopsiyi değiştirebilir: İspanya’nın Vall d’Hebron Onkoloji Enstitüsü’nden (VHIO) araştırmacılar, tümör dokusu alınmasına gerek kalmadan, yalnızca kan örneğinden kansere özgü proteinleri ve bağışıklık hücrelerini tanımlayarak kişiselleştirilmiş immünoterapi (bağışıklık sistemini kanserle savaştıran tedavi) tasarlanabileceğini gösterdi. Cancer Discovery dergisinde yayımlanan çalışma, cerrahi biyopsinin yerini alabilecek daha az invaziv bir yöntemin kapısını aralıyor.
Araştırmacılar, kanser hücrelerinin kana saldığı dolaşan tümör DNA’sı (ctDNA) adlı genetik materyali analiz ederek neoantijen adı verilen kansere özgü proteinleri tanımladı. Neoantijenler, sağlıklı hücrelerde bulunmayan ve bağışıklık sisteminin saldırı hedefi olabilen anormal proteinlerdir. Çalışmada, altı metastatik kanser hastasının kan örneklerinden elde edilen ctDNA analizi, doku biyopsisiyle saptanan neoantijenlerin yüzde 63 ila yüzde 97’sini yakaladı; üstelik biyopsi ile kaçırılan ek neoantijenleri de ortaya çıkardı.
“Kana erişerek, farklı tümör lezyonlarında bulunan neoantijenleri ve onları tanıyan T hücrelerini belirleyebiliyoruz. Bu bize kanserin tüm vücuttaki tablosunu daha geniş bir perspektifle sunuyor ve kanserin tedaviden kaçmasını zorlaştıran T hücresi tedavileri geliştirmemizi sağlıyor.”
Bu sözler, çalışmanın kıdemli yazarı ve VHIO Tümör İmmünolojisi grubu lideri Dr. Alena Gros tarafından söylendi. Çalışmanın ilk yazarı Dr. Andrea Garcia-Garijo ise biyopsiye ihtiyaç duymayan yaklaşımın, cerrahi işlem geçiremeyen veya tümörüne ulaşılamayan hastalar için kritik olduğunu vurguladı.
69 hastalık genişletilmiş kohortta ctDNA, hastaların yaklaşık yüzde 46’sında tespit edilebildi. Kolorektal (kalın bağırsak) kanser hastalarında bu oran yüzde 82’ye yükseldi; bu da kan tabanlı yöntemin özellikle çok mutasyonlu tümörlerde güçlü olduğunu gösteriyor. Araştırmacılar, yöntemin klinik kullanımına geçmeden önce daha geniş hasta gruplarında doğrulanması gerektiğini belirtiyor.

Kan testi biyopsiyi tamamen değiştirebilir mi? Henüz hayır. ctDNA her hastada tespit edilemiyor; ancak tümörü DNA salmayan hastalar dışında, biyopsiyi tamamlayıcı veya alternatif olarak kullanılabilir.
Bu yöntem hangi kanser türlerinde daha etkili? Kolorektal kanser başta olmak üzere, yüksek mutasyon yüküne sahip tümörlerde ctDNA tespit oranı en yüksek. Melanom, meme ve baş-boyun kanserlerinde de umut verici sonuçlar alındı.
Kan testi ne zaman klinikte kullanılacak? Çalışma bir kanıt kavramı aşamasında. Daha geniş ve çeşitli hasta kohortlarında doğrulama yapıldıktan sonra klinik uygulamaya geçebilir.
VHIO ekibinin çalışması, cerrahi biyopsinin tek başına kişiselleştirilmiş kanser tedavisinin başlangıç noktası olduğu döneme işaret ediyor. Kanın hem tümör mutasyonlarını hem de bağışıklık yanıtını aynı anda ortaya koyabilmesi, tedavi kararlarının daha hızlı ve daha az yük getiren bir biçimde alınmasını mümkün kılabilir. Biyopsi, uzun süre hassas onkolojinin zorunlu adımı sayılırken artık bu rolü çok daha basit bir şeyle paylaşmaya hazırlanıyor: bir tüp kan.
Yorum Yapın