Kemoterapi ve radyoterapi, yalnızca kanser hücrelerini değil, vücudun sağlıklı hücrelerinin evrimini de...

ABD’deki Salk Enstitüsü (Salk Institute for Biological Studies) bilim insanları, bağışıklık sisteminin kanser alarmı olan interferonların çok uzun süre aktif kaldığında tümör büyümesini hızlandırdığını gösterdi. Science dergisinde 10 Eylül 2026’da yayımlanan çalışma, hastaların önemli bir bölümünü etkileyen immünoterapi direncine yeni açıklama getiriyor: Alarm proteinleri zamanla ters köşe yapıp kanser hücresinin tarafına geçiyor.
İnterferonlar, bağışıklık sisteminin kanser hücresi belirdiği anda T ve B hücrelerini tümöre çağıran haberci proteinlerdir. Salk ekibi, melanom (deri kanserinin en agresif türü) hücrelerinde interferon II’ye uzun süreli maruziyetin mitokondrileri (hücrenin enerji üreten yapıları) bozduğunu saptadı. Bozulan mitokondrilerin genetik materyali olan mtRNA hücre içine sızıyor; hücre bunu davetsiz misafir sanıp interferon I üretiyor. İki sinyal birleşerek siklooksijenaz 2 (COX-2) enzimini ve prostaglandin E2 adlı yağ esaslı sinyal maddesini yükseltiyor; sonuç, tümör çevresinde bağışıklığı felç eden bir ortam.
“Çalışmamız, interferonların ‘iyi’den ‘kötü’ye nasıl geçtiğinin büyük bir nedenini ve bu geçişi tedavi avantajına çevirmek için nasıl önleyebileceğimizi ortaya koyuyor.”
— Prof. Dr. Gerald Shadel, Salk Enstitüsü, çalışmanın kıdemli yazarı
Anti-PD-1 immünoterapileri (bağışıklık sistemini tümöre karşı serbest bırakan ilaçlar) bugün en yaygın kanser tedavileri arasında; ancak önemli bir hasta grubunda etki etmiyor ya da zamanla direnç gelişiyor. Çalışmanın ilk yazarı Melissa Johnson, kronik interferon maruziyetinin bu direncin büyük etkeni olduğunu vurguluyor. Ekip, fare modelinde prostaglandin E2 üretimini engellediğinde bağışıklık sisteminin tümörü yeniden görmeye başladığını gözlemledi; immünoterapiye dirençli melanomlarda 10 hayvandan 9’unda tümörler tamamen geri çekildi ve geri dönmedi.

Melanom, pigment üreten hücrelerden kaynaklanan ve deri kanserlerinin en ölümcül türüdür. Erken evrede cerrahiyle tam çıkarılabilirken, yayıldığında immünoterapi temel tedavi seçeneğidir. Bilinen en güçlü risk faktörü ultraviyole (güneş) maruziyetidir; benlerdeki biçim, renk veya boyut değişikliği erken tanı için önemli bir uyarı işaretidir.
İmmünoterapi direnci nedir? Bağışıklık sistemini hedefleyen kanser ilaçlarının tümörde etki göstermemesi ya da etkinin zamanla kaybolmasıdır.
Bu buluş hastalara ne zaman yansıyacak? Sonuçlar şimdilik hücre ve fare deneylerinden geliyor; insan tedavisi için ek araştırma ve klinik süreç gerekiyor.
Prostaglandin E2 nedir? İltihap süreçlerinde görev yapan, tümör çevresinde bağışıklık baskılanmasıyla ilişkilendirilen bir yağ maddesidir.
Bulgular, immünoterapi direncinin mitokondri kaynaklı sinyallerle ilişkisini netleştirerek dirençli vakalarda bağışıklık saldırısını sürdürebilecek yeni tedavi hedefleri işaret ediyor. Çalışmanın bir sonraki adımı, bu yolun insan tümörlerinde nasıl susturulabileceğini anlamak olacak.
Yorum Yapın