VIR-5500 adlı prostat kanseri ilacı FDA'dan Fast Track tasarısı aldı. Faz 1'de...

Düşük riskli prostat kanseri tanısı alan erkeklerin bir bölümünde, tümörün aslında standart klinik ölçümlerin yakalayamadığı biyolojik agresif özellikler taşıdığı ortaya çıktı. KTH Royal Institute of Technology araştırmacıları, multi-omics (çok katmanlı moleküler) veriyi makine öğrenmesiyle birleştirerek, klinik olarak düşük riskli sınıflandırılan hastalar içinde hızla ilerleyebilen bir alt grubu işaret eden moleküler bir imza geliştirdi.
Çalışma, npj Digital Medicine dergisinde yayımlandı. Araştırmacılar, 498 hastayı kapsayan TCGA-PRAD kohortunda genomik, transkriptomik ve epigenomik verileri makine öğrenmesi modeliyle entegre etti. Analiz, ZNF268 adlı genin bir “master regülatör” olarak devreye girdiğini ortaya koydu: bu genin promoter (başlatıcı) bölgesinin metilasyon yoluyla kapatılması, düşük/orta riskli hastalarda agresif geçişle ilişkili bir oncogenik durumu tetikliyor.
“Bu çalışma, KTH’de yürüttüğümüz veri odaklı hassas tıp araştırmasının tipik bir örneği. Büyük ölçekli moleküler veriyi makine öğrenmesiyle birleştirerek kanserde klinik açıdan önemli soruları ele alıyoruz,” dedi KTH Royal Institute of Technology’de yardımcı doçent Arian Lundberg.
Prostat kanseri, erkeklerde en sık tanı konulan kanser türlerinden biridir. Çoğu düşük riskli tümör çok yavaş büyür ve “aktif izlem” stratejisiyle yönetilir. Ancak bu grubun bir kısmı beklenenden hızlı ilerleyebilir ve standart klinik kriterler bu biyolojik heterojeniteyi tam yakalayamaz. Yeni moleküler imza, bu “gizli agresif” alt grubu erken tanımayı hedefliyor. Çalışmada ZNF268 kaybı olan tümörlerin MAPK, ATR ve PI3K/mTOR inhibitörlerine duyarlılık gösterdiği belirlendi.

Bu moleküler imza şu anda klinik kullanımda mı? Hayır. Yöntem henüz araştırma aşamasında; sonraki adım, laboratuvar deneyleriyle moleküler değişikliklerin tedavi hedefi olarak işe yarayıp yaramadığını test etmek.
ZNF268 geni nedir ve prostat kanserinde nasıl rol oynar? ZNF268, KRAB çinko parmak protein ailesinden bir transkripsiyon regülatörüdür. Çalışma, bu genin epigenetik susturulmasının prostat kanserinde agresif geçişi tetikleyen erken bir olay olduğunu gösteriyor.
KTH ekibinin bulguları, düşük riskli prostat kanseri sınıflandırmasının altında önemli biyolojik çeşitlilik yattığını ve moleküler düzeyde daha hassas risk alt gruplandırmasının mümkün olduğunu gösteriyor. Lundberg, uzun vadede amacın bu bulguları daha hassas risk stratifikasyonuna ve erken hedefli tedaviye dönüştürmek olduğunu belirtiyor.
Yorum Yapın