AFSÜ akademisyenlerinin böbrek kanseri tedavisinde Sunitinib direncini inceleyen araştırması uluslararası onkoloji kongresinde...

Böbrek kanserinde cerrahi öncesi radyasyon, hastalığın en tehlikeli komplikasyonu olan ana ven tümör trombüsüne karşı umut verici sonuçlar gösterdi. SAbR adı verilen hedefli radyasyon yöntemi, ameliyat riskini azaltırken nüksü de önlüyor. UT Southwestern Medical Center’ın Faz 2 denemesinde, böbrek kanseri (renal hücreli karsinom) hastalarının yüzde 71,4’ü bir yıl içinde nüks yaşamadı; bu oran yalnızca cerrahi ile elde edilen yüzde 55,7’lik geçmiş sonuçların açık şekilde üstündeydi. Bulgular JAMA Oncology dergisinde yayımlandı.
SAbR (stereotaktik ablasyon radyoterapisi), tümöre yüksek dozda ve hassas odaklanmış radyasyon ulaştıran bir tekniktir; SBRT adıyla da bilinir. Böbrek kanseri hastalarının yüzde 4 ila 10’unda tümör, vücudun en büyük damarı olan altta ana venae kava’ya (inferior vena cava) uzanır ve bu durum IVC tümör trombüsü olarak adlandırılır. Kan akışını engelleyebilen hatta kalbe kadar ulaşabilen bu tablo, geleneksel olarak böbrek alınması ve damardan tümörün temizlenmesi ile tedavi edilir; ancak ameliyat risklidir ve nüks oranı yüksektir.
“Bu yaklaşım, IVC tümör trombüsü bulunan böbrek kanseri hastalarının sonuçlarını anlamlı şekilde iyileştirmek için potansiyel bir yol sunuyor.”
Bu sözü, çalışmanın eş liderlerinden ve UT Southwestern Radyasyon Onkolojisi Bölüm Başkanı Dr. Raquibul Hannan söyledi. Dr. Vitalit Margulis ile yürüttükleri denemede 2015-2024 arasında 23 hastaya 3 veya 5 seanslık hedefli radyasyon verildi; ardından 4-14 gün içinde böbrek alınması ve trombektomi yapıldı. Ortalama takip süresi yaklaşık dokuz yıl.
Hastaların yüzde 71,4’ü birinci yılın sonunda nüks yaşamadı ve bu sonuç, önceden belirlenmiş yüzde 55,7’lik benchmark’ı aştı. Daha çarpıcı olan ise bazı hastalarda görülen “abscopal etki” adı verilen bağışıklık yanıtı: Radyasyonun direkt ulaşamadığı bölgelerdeki tümörler, vücudun savunma sisteminin uyanarak başka yerlerdeki kanser hücrelerini tanıması ve saldırması sonucu küçüldü. Hastalardan biri olan 71 yaşındaki Diane Gentry’nin akciğerindeki metastazlar radyasyon veya ilaç olmadan geriledi ve bugün kansersiz yaşıyor.
Bu tedavi kimler için uygundur? Böbrek kanseri teşhisi konmuş ve tümör altta ana venae kava’ya uzanmış (IVC tümör trombüsü) hastalar için tasarlanmıştır. Faz 2 aşamasındadır; henüz standart tedavi değildir.
Yan etkileri var mı? Radyasyonla ilgili ciddi yan etki bildirilmedi. Cerrahi komplikasyon oranı, geleneksel cerrahi ile tutarlı düzeyde kaldı.
Abscopal etki nedir? Lokal radyasyonun bağışıklık sistemini uyandırarak radyasyonun ulaşamadığı bölgelerdeki tümörleri de küçültmesi durumudur; bu çalışmada 3 hastada gözlemlendi.
UT Southwestern ekibinin bulguları, böbrek kanserinin en zorlu komplikasyonunda cerrahi öncesi hedefli radyasyonun etkin ve güvenli olduğunu gösteriyor. Planlanan ulusal deneme, bu stratejinin tedavi yükünü azaltıp daha geniş hasta gruplarına ulaşabileceğini doğrulayacak.
Yorum Yapın