Tokat Üniversitesi akademisyeni Doç. Dr. Nazan Göksen Tosun öncülüğünde kanser hücrelerini hedefleyen...

Akut apandisit (apandis iltihabı) nedeniyle apandektomi (apandisin cerrahi olarak alınması) geçiren hastalarda, yalnızca antibiyotikle tedavi edilenlere göre kolorektal kanser (kalın bağırsak ve rektum kanseri) gelişme riskinin yüzde 58 daha düşük olduğu ortaya çıktı. American College of Surgeons (Amerikan Cerrahlar Koleji) 2026 Klinik Kongresi’nde sunulan araştırma, 30 bini aşkın hastayı kapsıyor.
Morehouse School of Medicine (Morehouse Tıp Okulu) cerrahi bölümünden Dr. Valentine Nfonsam öncülüğünde yürütülen çalışmada, 168 sağlık kuruluşundan derlenen TriNetX veritabanı kullanıldı. Apandektomi geçiren 15 bin 616 hastanın yüzde 0,7’sinde sonradan kolorektal kanser teşhis edilirken, yalnızca antibiyotik alan 15 bin 295 hastada bu oran yüzde 1,7’ye ulaştı. Cerrahi grubun kanser riski, antibiyotik grubuna göre yaklaşık üçte bir oranında azaldı.
Araştırmacılar üç olası mekanizma öne sürüyor: Apandektomi, sindirim sisteminin doğrudan incelenmesine olanak tanıyarak gizli bir tümörün erken yakalanmasını sağlıyor; iltihap kaynağını ortadan kaldırıyor; ve apandisin bağırsak mikrobiyomu (bağırsaktaki bakteri topluluğu) ile bağışıklık sistemi üzerindeki rolü kaldırılıyor.
“Bu sonuçlar, her apandisit hastasının kanserden korunmak için ameliyat olması gerektiği anlamına gelmiyor. Antibiyotik tedavisi hâlâ önemli bir seçenek. Ancak cerrahi olmayan tedaviyi tartışırken yalnızca acil dönemi değil, uzun vadeli kanser riskini de göz önüne almalıyız.”
Apandis, ince ve kalın bağırsak birleşiminde bulunan küçük bir organdır ve uzun süre “işe yaramaz kalıntı” olarak görülmüştü. Yeni araştırmalar, lenfoid dokusu aracılığıyla bağırsak bağışıklık sisteminde rol oynayabileceğini düşündürüyor. Bazı durumlarda apandisit, henüz teşhis edilmemiş bir sağ taraf kolon tümörünün apandis drenajını tıkamasının ilk belirtisi olabilir. Kolorektal kanser ise dünya genelinde en sık tanı konan kanser türlerinden biridir ve erken evrede yakalandığında tedavi başarısı önemli ölçüde artar. Çalışma, ACS Clinical Congress 2026 (Amerikan Cerrahlar Koleji 2026 Klinik Kongresi) bilimsel forumunda sunulmuş olup henüz hakem onayından geçmemiştir.

Apandisit olan herkes ameliyat olmalı mı? Hayır. Antibiyotik tedavisi hâlâ geçerli bir seçenektir; ancak uzun vadeli kanser riski değerlendirilirken hastanın yaşı, aile öyküsü ve genetik yatkınlığı dikkate alınmalıdır.
Antibiyotikle tedavi neden daha yüksek kanser riskiyle ilişkili? Apandektomi, cerrahın bağırsağı doğrudan incelemesine ve gizli tümörlerin erken saptanmasına olanak tanır; antibiyotik grubunda bu fırsat yoktur.
Apandisit kolon kanserinin belirtisi olabilir mi? Evet, özellikle ileri yaştaki hastalarda apandisit, altta yatan bir kolon tümörünün ilk işareti olabilir; bu nedenle takip önemlidir.
Çalışma, apandisit tedavisinin kısa vadeli sonuçlarının ötesine bakılması gerektiğini gösteriyor. Cerrahi ve antibiyotik yaklaşımları arasındaki seçim, yalnızca acil dönemi değil, hastanın uzun vadeli kanser profilini de gözeten bireyselleştirilmiş bir karar olmalı. Bulgular, 26-29 Eylül tarihleri arasında Washington’da düzenlenen ACS Clinical Congress 2026’da sunuldu.
Yorum Yapın