EGFR mutasyonlu akciğer kanserinde osimertinib direnci sonrası kemoterapisiz üçlü tedavi umut verdi....

Antidepresan ilaçların kanser immünoterapisinde sağkalımı önemli ölçüde artırabileceğine işaret eden geniş çaplı bir çalışma, PLOS Medicine dergisinde yayımlandı. Seçici serotonin geri alım inhibitörleri (SSRI) kullanan katı tümörlü kanser hastalarının, bağışıklık kontrol noktası inhibitörü tedavisi sırasında iki yılda ölüm riskinin yüzde 37 azaldığı belirlendi. Çalışma, TriNetX elektronik sağlık kayıtı ağından 187 milyondan fazla hastanın verisini tarayarak 3 bin 134 kişiyi analiz etti.
Araştırmacılar, SSRI’ların etkisini serotonin taşıyıcısı (SLC6A4 geninin ürettiği bir protein) üzerinden açıklıyor. Bağışıklık sisteminin kanser hücrelerini yok eden CD8+ T hücreleri üzerinde bulunan bu taşıyıcı, aktif olduğunda hücrelerin tümörle savaşma kapasitesini zayıflatıyor. SSRI’lar bu taşıyıcıyı engelleyerek T hücrelerini yeniden aktive ediyor ve anti-PD-1 immünoterapiyle (bağışıklık sisteminin frenlerini kaldıran modern kanser tedavisi) sinerjik etki gösteriyor.
Çalışmada sertralin, escitalopram ve paroksetin gibi beş farklı SSRI ayrı ayrı incelendi ve hepsinde ölüm riski benzer düzeyde düştü. Bu tutarlılık, etkinin tek bir ilaca değil, sınıfın ortak mekanizması olan serotonin geri alım engellemesine bağlı olduğunu gösteriyor.
“SSRI’lar sadece beynimizi mutlu etmekle kalmıyor; T hücrelerimizi de tümörlerle savaşırken mutlu ediyor,”
diyen Dr. Lili Yang (UCLA), bu ilaçların on yıllardır güvenle kullanıldığını ve kanser tedavisine uyarlanmasının yeni bir terapi geliştirmekten çok daha kolay olacağını vurguladı.
Kanser hastalarının yaklaşık yüzde 20’si antidepresan alıyor. Çalışmada SSRI kullanan hastalarda uzak metastazların da anlamlı şekilde daha az görüldüğü tespit edildi, bu da antidepresanların kanserin yayılmasını yavaşlatıyor olabileceğine işaret ediyor.
SSRI antidepresanlar kanseri tek başına tedavi eder mi? Hayır. Çalışma, SSRI’ların immünoterapi ile birlikte kullanıldığında sağkalımı artırabileceğine dair güçlü bir sinyal sunuyor. Kesin sonuç için prospektif klinik denemeler gerekli.
Hastalar ilacını kendi başına değiştirmeli mi? Hayır. Yazarlar, hastaların hekime danışmadan ilaç başlatmaması veya değiştirmemesi uyarısında bulunuyor.
Hangi kanser türleri kapsanıyor? Çalışma 20 kanser türünü analiz etti; 13’ünde serotonin taşıyıcı gen ifadesinin T hücre iltihabı ile ters ilişkili olduğu görüldü.
Bulgular, on yıllardır depresyon tedavisinde kullanılan ucuz ve jenerik ilaçların kanser immünoterapisinin etkinliğini genişletebileceğini öne sürüyor. Eğer randomize denemeler bu sinyali doğrularsa, immünoterapiden yeterince yararlanamayan milyonlarca kanser hastası için yeni bir umut kapısı açılabilir.
Yorum Yapın