Diyabet ilacı SGLT2 inhibitörleri kanser araştırmalarında hızla yayılıyor. Frontiers in Oncology analizine...

AstraZeneca ve HUTCHMED’in ortak geliştirdiği osimertinib (marka adı Tagrisso) ve savolitinib (marka adı Orpathys) ikili tedavisi, EGFR mutasyonlu küçük hücreli dışı akciğer kanserinde (NSCLC) osimertinib direnci gelişen ve MET overekspressyonu (MET proteininin aşırı üretimi) ya da amplifikasyonu (MET geninin kopya sayısının artması) saptanan hastalarda platin bazlı kemoterapiye göre hem yaşam süresini hem de hastalığın ilerlemesiz süresini anlamlı biçimde uzattı. SAFFRON adlı Faz III çalışmanın sonuçları 25 Ekim 2026’da Madrid’deki Avrupa Tıbbi Onkoloji Derneği (ESMO) 2026 Kongresi’nde sunuldu ve aynı gün New England Journal of Medicine dergisinde yayımlandı.
SAFFRON, 29 ülkeden 230 merkezde toplam 338 hastayı kapsayan global bir Faz III denemedir. Hastalar, osimertinib tedavisinden sonra hastalığı ilerleyen ve tümörlerinde yüksek düzeyde MET overekspressyonu veya amplifikasyonu doğrulanan EGFR mutasyonlu ileri evre akciğer kanseri hastalarından oluşuyordu. Çalışmada osimertinib artı savolitinib kombinasyonu, platin-pemetreksed kemoterapisiyle karşılaştırıldı.
Sonuçlar çarpıcı: Kombinasyon kolunda ortalama ilerlemesiz sağkalım 7,6 ay iken kemoterapi kolunda 5,4 aydı; bu, hastalık ilerleme veya ölüm riskinde yüzde 45’lik bir azalma demek. Ortalama genel sağkalım 17,8 aya karşılık 12,9 ay oldu ve ölüm riski yüzde 32 azaldı. Tümör küçülme oranı kombinasyonda yüzde 51 iken kemoterapide yüzde 27’de kaldı. Bir yıl sonra hastalığı ilerlememiş olan hastaların oranı kombinasyon kolunda yüzde 36, kemoterapide ise yalnızca yüzde 10’du.
“Bu sonuçların, EGFR mutasyonlu küçük hücreli dışı akciğer kanserinin osimertinib sonrası MET kaynaklı direnç yaşayan üçte birlik hasta grubu için yeni bir küresel bakım standardı oluşturma potansiyeli var. Osimertinib artı savolitinib, bu ileri evre tedavi ortamında ortalama genel sağkalımı yaklaşık beş ay uzatarak yeni bir klinik referans noktası belirledi ve hasta bakımını yönlendirmek için MET testinin kritik gerekliliğini pekiştirdi.”
EGFR (epidermal büyüme faktörü reseptörü), akciğer kanserlerinin yaklaşık yüzde 10-15’inde mutasyonludur ve osimertinib gibi hedefli ilaçlar bu hastalarda etkili olur. Ancak kanser hücreleri zamanla bu ilaçlara direnç geliştirir; en sık kaçış yollarından biri MET adlı proteini kullanarak EGFR’yi aşmak (bypass etmek)tir. Hastaların yaklaşık üçte birinde osimertinib direnci bu MET mekanizmasıyla ortaya çıkar. SAFFRON, hem EGFR hem de MET yollarını aynı anda bloke ederek bu direnci aşmayı amaçladı.
Bu tedavi onaylandı mı? Henüz hayır. Osimertinib artı savolitinib kombinasyonu araştırma aşamasındadır; AstraZeneca Eylül 2026’da ABD Gıda ve İlaç İdaresi’ne (FDA) onay başvurusu yaptı ancak onay henüz alınmadı. Çin’de kombinasyon, SACHI adlı Faz III çalışma temelinde MET amplifikasyonlu hastalar için onaylıdır.
Yan etkileri neler? En sık görülen yan etki periferik ödem (ayak ve bacaklarda şişme) oldu; kombinasyon kolundaki hastaların yüzde 49’unda görüldü. Derece 3 ve üzeri tedaviye bağlı yan etkiler kombinasyonda yüzde 40, kemoterapide yüzde 52 oranında gerçekleşti; yani kombinasyon daha az ciddi yan etki yarattı.
Kimler bu tedaviden yararlanabilir? EGFR mutasyonu taşıyan, osimertinib tedavisinden sonra hastalığı ilerlemiş ve tümörlerinde MET overekspressyonu veya amplifikasyonu saptanan ileri evre küçük hücreli dışı akciğer kanseri hastaları.
SAFFRON, MET kaynaklı ilaç direncinin hedefli tedaviyle çözülebileceğini gösteren ilk global Faz III çalışma olarak öne çıkıyor. Sonuçların klinik pratiği değiştirme potansiyeli taşıması ve eşzamanlı NEJM yayını, akciğer kanserinde hedefli tedavi direncini aşma alanında yeni bir dönemi müjdeliyor. FDA onayı alınması halinde MET testinin rutinleşmesi, bu hasta grubu için kritik öneme sahip olacak.
Yorum Yapın