Meme Kanseri – Tedavi Yan Etkileri

Tedavinin yol açtığı neticeler – önlem ve yardım

Hormonların giderilmesinden kaynaklanan semptomlar ve sonuçlar – ne yapmalı?

Hem hormon terapi hem de kemoterapi dolayısıyla az veya da yoğun şekilde adet kesilme sorunları oluşabilmektedir. En sık beliren semptomlar aşırı sıcaklık hisleri, terleme ve uykusuzluk. Bunun sebebi Tamoxifen terapisinde olduğu gibi – kemoterapide ve aromataz engelleyicilerde – östrojenin oluşmasını engellemektir.
Meme kanseri hastalığı diyagnozunda hastaların yaklaşık dörtte biri henüz monopoza ulaşmamıştır ve bu hastalardan yaklaşık üçte ikisinin tedavi dolayısıyla daimi olarak adetlerinin kesileceğini hesaba katmalıdırlar. Menopozun “birden bire” başlaması sözkonusu olduğundan, ilişkin şikayetler kısmen yoğun ve zorlayıcı olabilmektedir. Ama adet kesilme yıllarını geçmiş olan hastalarda da semptomlar yeniden meydana gelebilir veya daha da güçlü olabilmektedir.

Yedek hormon terapisi uygulanmamaktadır

Bir yedek hormon terapisi bu durumda, bir yandan hem meme kanseri riskini, sağlıklı kadınlarda kanıtlanmış olmak üzere arttırdığından, hem de diğer yandan hedeflenen terapi sonucuna – hormonlara bağlı meme kanserinde östrojen etkisine karşı – etkili olabileceğinden, uygun görülmemektedir. Daha yeni araştırmaların sonuçlarına göre, bir yedek hormon terapisinin meme kanseri vakasında da yeniden belirme riskini arttırdığına ilişkin işaretler gerçekten mevcuttur. Uzman kuruluşların güncel önerilerine göre yedek hormon terapisi sadece, başka türlü sorunların düzeltilemediği durumlarda, mümkün olduğu kadar kısa ve en küçük dozajla uygulanmalıdır, ve en iyisi pflaster veya jel olarak. Henüz yeni olan Tibolon adlı bir maddenin daha uygun olup olmaması şu anda halen araştırılmaktadır. Ancak, sağlıklı kadınlarda bu maddenin de meme kanseri riskini arttırdığına dair soru işareti mevcuttur.

Ev dermanları ve hormon içermeyen ilaçlar

Östrojenlerin adet kesilme yılları sorunlarına karşı doğal olarak en etkili maddeler olmalarına rağmen, bazı şikayetler başka yöntemlerle de dindirilebilmektedir. Bu yöntemlerin bazıları ev dermanlarıdır, buna rağmen doktor daima bilgilendirilmelidir. Birçok kadın belirli bir zaman sonra onlara en çok yarayanın ne olduğunu kendileri keşfederler. Terlemeye karşı adaçayı, duygusal sorunlara ve uykusuzluğa karşı kılıç otu (Hypericum perforatum) yardım edebilir. Her iki semptom doktor reçetesi gerektiren antidepresyon ilacı Venlafaxin ile düzeltilebilmektedir. Gestajenler de aşırı sıcaklık hislerine karşı yaramaktadır ve hatta uzun süreli etkilidir. Uzmanlar ancak, meme kanseri hastalarında bu uygulamanın güvenceli olup olmadığına dair hemfikir değildir.
Bitkisel östrojenler üzerinde şüpheler de mevcuttur, lakin mevcut veri toplamı bugüne kadar çeşitli maddelerin etkileme mekanizmasına ilişkin olarak çoğunlukla hücre kütle deneyleri ve teorik düşünceler bazında geliştirilmiştir. Birçok üretici kendi ilaçlarının kullanılmasını hormonlara bağlı meme kanseri vakasında reddetmektedir; yine hücre kütle deneyleri bazında olmakla başka üreticiler kendi ilaçlarının zarar vermediğini savunmaktadır. Bitkisel östrojenleri olan üçüncü bir ürün grubu aslında ilaç değildir, bunlar çoğunlukla eczanerlerde de satılmalarına rağmen, besinleri tamamlayıcı ürünler olmaktadır. Bunların etkisiyle ilgili araştırmalar mevcut değildir, dolayısıyla hakiki ilaçların konumuna geçmeyi yasal olarak talep etmeleri kabul olunmamaktadır.

Östrojenin giderilmesi ve kemiğin çözülmesi – osteoporoz tehlikesi?

Östrojenler kemik yoğunluk strüktürüne olumlu etki sağlamaktadır ve osteoporozu engellemektedir. Bu koruma niteliği kalmadığında, bireysel konuma göre kemik maddesinin kaybı hızlanabilmektedir. Osteoporoza karşı önlem alabilmek için yeterince kalsiyum içeren besinin ve bedensel aktivitenin yanında, vitamin D ve kalsiyumun, bir kombinasyon ilaç terkibi olarak ilaveten verilmesi, faydalı olmaktadır. Osteoporoz mevcut olması durumunda bisfosfonatlar etkilidir. Osteoporoz riskinin artmış olduğunda ve aromataz engelliycileriyle tedavi edildiğinde, önlem olarak bir bisfosfonatın birlikte verilmesi düşünebilir.

Cinselliğin olumsuz etkilenmesi

Birçok durumlarda gözardı edilen bir konu, hormonların giderilmesi dolayısıyla cinsellikte meydana gelen olumsuzluklardır: Cinsel münasebette ağrılar, vajinal mukozanın kuru ve tahriş olması, isteğin (libido) azalması. Hastalar doktorlarıyla bu konuyu görüşmekten çekinmemelidir. Bu durumlarda da nelerin yapılabileceğine ilişkin açık ana hatlar mevcut değildir, bu konuda araştırmalar enderdir. Belirsiz kaydırıcı kremlerin kullanılması yanında, günümüzdeki tecrübe itibariyle küçük dozajlarla yerel sürülecek östogen jelinin veya melheminin kısmen yerel sürülmesiyle vajinanın kuruluğu en etkili şekilde düzeltilebilmektedir. Bu yoldan belirli hormon miktarlarının bedene girmesine rağman, günümüzde bu durum artık pek olumsuz görülmemektedir.
Cinsel arzuların azalması daha büyük sorun teşkil edebilir. Bu durumda aktüel olarak bazı olanakların arasında, erkek hormonu testosteron pflasterinin yarayıp yaramıyacağı incelenmektedir. Umutsuzluklar psikolojiyi ve istekleri olumsuz etkileyebileceğinden, psikoterapi desteği yardımcı olabilmektedir. Bu konuyla ilgili olarak Kanser Bilgilendirme Merkezi burada daha çok bilgi sunmaktadır.

Hamile kalabilmenin olumsuz etkilenmesi

Meme kanseri hastalığından sonra olacak bir hamileliğe karşı tıbbi açıdan engeller görülmemektedir: Hamilelik, güncel bilgilerimize göre hastalık durumunu olumsuz şekilde etkilememektedir ve yeniden oluşma riskini arttırmamaktadır.


Bir kemoterapi, ancak daha önce adetleri olan kadınlarda yumurtalıkların fonksiyonlarının sürekli olarak giderilmesine yolaçabilir, kırk yaşını aşmış olan kadınlarda bu sorun hatta genelde meydana gelmektedir. Tamoxifenle uygulanan bir antihormon terapisi tüm kadınlarda süpürasyonu (yumurtanın olgunlaşması) engellememektedir. Lakin üreticiler terapi sürecinde bir hamilelikten önemle vazgeçilmesini önermektedir ve de doğmamış bebeğe yan etkileri olacağından bu öneri Herceptin tedavisi için de geçerlidir. GnRH-Analogu tedavisi normal aylık adetini tamamen bloke etmektedir. Ancak bu uygulama bir kemoterapide yumurtalığın korunmasına da katkıda bulunabilir: Şu anda kadınların kemoterapiden önce de yumurtalığın böyle durgunlaştırılmasından faydalanıp faydalanmıyacağı incelenmektedir. Gebe kalma yeteneğinin bu şekilde kalacağına yolaçabileceği ümit edilmektedir.


Yumurtalık dokusunun terapiden önce alınıp dondurulması ve tedaviden belirli süre sonra yeniden bedene girilmesi yöntemi şu anda henüz deney evresindedir. Gebe kalabilme hormonuyla uygulanacak bir simülasyon tedavisinin bir normal süpürasyonun (yumurtanın olgunlaşmasının) meydana gelmesinde faydalı olup olmayacağı, bu konunun yoğun olarak bireysel faktörlere bağlı olması dolayısıyla, başarıyla ilgili genel açıklamalarda bulunmak zordur.
İlgili kadınların çocuk isteklerine ilişkin nasıl davranabilecekleri konusunu aydınlatmak amacıyla Kanser Bilgilendirme Merkezi burada bilgi sunmaktadır