Singapur Ulusal Üniversitesi manyetik darbelerle meme kanserini kemoterapisiz yok etti. Modellerin yüzde...

Singapur Ulusal Üniversitesi’nden (NUS) araştırmacılar, darbeli elektromanyetik alan (PEMF) adı verilen düşük yoğunluklu manyetik darbeler kullanarak, kemoterapiye ihtiyaç duymadan meme kanseri tümörlerini yok etmeyi başardı. Klinik öncesi modellerde yalnızca dört adet 30 dakikalık seans sonrasında tümörlerin yüzde 75’i tamamen ortadan kaldırıldı. Çalışma, Smart Medicine hakemli bilimsel dergisinde yayımlandı.
PEMF tedavisi, vücudun belirli bölgelerine aralıklı ve düşük yoğunluklu manyetik darbeler gönderiyor. Bu darbeler ısı üretmeden ve sağlıklı dokulara zarar vermeden hücrelere nüfuz ediyor. Araştırmacılar, meme kanseri hücrelerinde normalden daha yüksek seviyelerde TRPC1 (Geçici Reseptör Potansiyeli Kanonik 1) proteini bulunduğunu keşfetti. Bu protein, hücre zarında bir “tünel” oluşturarak kalsiyum iyonlarının hücre içine girişine olanak tanıyor.
Kanser hücrelerindeki bu aşırı protein, manyetik darbelerin etkisiyle hücre içinde kalsiyum birikimine ve mitokondriyal (hücrenin enerji üreten organelleri) aşırı yüklenmeye yol açıyor. Bu durum kanser hücrelerini savunmasız hale getirirken sağlıklı hücreler etkilenmiyor. Aynı manyetik darbeler, kemoterapi ilacı doksorubisinin (DOX) etkili dozunu yarıya indiriyor ve dolayısıyla yan etkileri de azaltıyor.
“Çalışmamız, PEMF’lerin tek başına ve ilaçsız bir terapi olarak meme kanseri tedavisindeki potansiyelini göstererek, hastaların kemoterapi ve onun yıkıcı yan etkilerinden kaçınabileceği olası bir geleceği işaret ediyor.”
NUS Sağlık Teknolojisi ve İnovasyon Enstitüsü’nden Doçent Alfredo Franco-Obregón, araştırmanın lideri olarak bu sözleri dile getirdi.
Kanser hücreleri, çevresindeki bağışıklık hücrelerini işe alarak kendi büyümelerine yardım eden bir ortam yaratıyor. Tümörle ilişkili makrofajlar (TAM) olarak adlandırılan bu hücreler, genellikle tümör büyümesini destekleyen M2 tipi “sıhhiye” durumuna dönüşüyor. PEMF tedavisi ise bu hücreleri, kanseri tanıyıp yok eden M1 tipi “asker” duruma yeniden programlıyor.

Sadece 10 dakikalık PEMF maruziyeti, M2 tipi makrofajlardaki TRPC1 kanallarını aktive ederek onları M1 durumuna dönüştürüyor. Yeniden programlanan bu hücreler kanser hücrelerini seçici olarak hedef alırken sağlıklı dokulara zarar vermiyor.
Meme kanseri, dünya genelinde en yaygın kanser türlerinden biri. Vakaların 2023’te 2.3 milyon seviyesinden 2050’ye kadar 3.5 milyona yükseleceği, yıllık ölümlerin ise 764 bin’den yaklaşık 1.4 milyona ulaşabileceği tahmin ediliyor. İlaç direnci, tümör içi hücresel farklılıklar ve tedavi toksisitesi mevcut tedavilerin önündeki başlıca engeller arasında yer alıyor.
PEMF tedavisi insanlarda kullanılıyor mu? Henüz hayır. Sonuçlar yalnızca klinik öncesi modellerde gösterildi. Faz I güvenlik çalışması tamamlandı; Faz II etkinlik çalışmaları önümüzdeki 2-3 yıl içinde planlanıyor.
Bu tedavi kemoterapiyi tamamen ortadan kaldıracak mı? Araştırmacılar, PEMF’in kemoterapi dozunu azaltabileceğini ve yan etkileri sınırlayabileceğini belirtiyor. Ancak ilaçsız tek başına tedavi, henüz klinik kanıt aşamasında.
Hangi kanser türleri için umut verici? Çalışma meme kanserine odaklandı, ancak makrofajların yeniden programlanması çoğu katı tümörde bulunduğu için ekip, PEMF’in diğer kanser türleri için de tamamlayıcı bir tedavi olabileceğini öngörüyor.
NUS ekibinin geliştirdiği manyetik darbe tedavisi, meme kanseri tedavisinde yeni bir kapı aralıyor. Faz II klinik çalışmaları etkinlik kanıtladığı takdirde, daha geniş ölçekli çok merkezli denemeler düzenleyici onay sürecinin temelini oluşturacak. Franco-Obregón, “Amacımız tedavi etkisini azaltmadan hastaların yaşam kalitesini ve bağışıklık sağlığını korumaktır” diye ekledi. Uygun hastalar, yaklaşan klinik çalışmalara doğrudan katılarak bu tedaviye erken erişim sağlayabilir.
Yorum Yapın