Dana-Farber araştırmacıları, p53 mutasyonlarının kanser hücrelerini bağışıklık sisteminden nasıl gizlediğini ve ERAP1...

Moderna ve Merck’in ortak geliştirdiği kişiselleştirilmiş mRNA kanser aşısı intismeran autogene, melanom (cilt kanserinin en tehlikeli türü) hastalarında nüksetme riskini önemli ölçüde azalttı. Aşının Keytruda (pembrolizumab) ilacıyla kombinasyonu, ilacı tek başına kullanmaya göre daha iyi sonuç verdi ve hisse değerinde yüzde 8’lik yükselişe yol açtı.
Moderna ve Merck tarafından 19 Ağustos’ta açıklanan INTerpath-001 adlı Faz 3 klinik çalışmasında, 1.100’den fazla yüksek riskli melanom hastası incelendi. Hastaların bir bölümüne intismeran autogene ve Keytruda kombinasyonu, diğer bölümüne ise yalnızca Keytruda uygulandı. Kombinasyon tedavisi, kanserin nüksetme veya ölüm riskini belirgin şekilde düşürdü.
intismeran autogene, her hastanın tümöründe tespit edilen mutasyonlara göre birebir tasarlanan bir aşıdır ve mRNA teknolojisi kullanılarak üretilir. Çalışmada yeni bir güvenlik sorunu bildirilmedi.
“Bu, kişiselleştirilmiş mRNA kanser aşısı için ilk başarılı Faz 3 sonucudur.”
Melanom, ciltteki pigment üreten hücrelerden (melanosit) kaynaklanan bir kanser türüdür ve cilt kanserleri içinde en yüksek ölüm oranına sahiptir. Erken evrede yakalandığında cerrahi olarak çıkarılabilir, ancak ileri evrelerde yayılma riski yüksektir. Yüksek riskli melanom hastalarında kanserin nüksetme olasılığı, tedavi sonrası takip ve ek tedavilerin önemini artırır. ABD merkezli Moderna şirketi, bu alandaki çalışmasını melanomun yanı sıra akciğer, mesane ve böbrek kanserlerini de kapsayan dokuz klinik denemeyle genişletmiştir.

Kişiselleştirilmiş kanser aşısı nasıl çalışır? Her hastanın tümöründen alınan genetik bilgiye göre özel olarak üretilir; vücudun bağışıklık sistemini kanser hücrelerine yönlendirmeyi amaçlar.
Bu aşı ne zaman onaylanabilir? Faz 3 sonuçları açıklandı ancak düzenleyici onay süreci devam etmektedir; FDA onayı için ek veriler gerekebilir.
Bu tedavi hangi kanser türleri için umut veriyor? Şu an melanom için en ileri düzeyde; akciğer, mesane ve böbrek kanseri çalışmalarına da genişletildi.
Moderna’nın mRNA tabanlı kanser aşısı, COVID-19 ötesinde şirketin onkoloji alanındaki konumunu güçlendiriyor. Hisse değerindeki yükseliş, yatırımcıların bu yeni döneme yönelik beklentilerini yansıtsa da, düzenleyici onay ve uzun vadeli ticari başarı konusunda belirsizlikler devam ediyor. Bir sonraki adım, düzenleyici başvuruların yapılması ve genişleyen klinik programdan yeni verilerin elde edilmesidir.
Yorum Yapın