Prostat kanseri radyoterapisi artık daha kısa sürebilir: Kanada'nın Alberta eyaletinde, Jack Ady...

Mesane kanserinde metastaz süreci, ABD’deki Fred Hutchinson Kanser Merkezi ve Washington Üniversitesi araştırmacıları tarafından yeni bir çalışmayla aydınlatıldı. Nature dergisinde yayımlanan araştırma, yayılan tümörlerin yeni metastazları besleyerek kanserin vücutta yayılmasına neden olduğunu gösterdi. Çalışma, ilk metastazın engellenmesinin hastalığın ilerlemesini durdurabileceğine işaret ediyor.
Araştırma ekibi, ileri evre mesane kanseri hastalarından otopsi programıyla topladıkları 104 tümör örneğini inceledi. Hastaların çoğunda (yüzde 56) tek bir erken metastaz, diğer tüm yayılmaların kaynağı olarak tespit edildi. Yani kanser öncelikle bir organda yayıldıktan sonra, bu ilk metastaz diğer bölgelere tohum saçıyor.
“Bulgumuz, metastazların hastalığın diğer bölgelere yayılması için bir hazırlık noktası işlevi görebileceği yönünde. Bu, metastazın yayılma sırasını anlamamızın erken müdahale fırsatları yaratabileceği anlamına geliyor.”
Bu bulgu, Fred Hutch Kanser Merkezi’nden Dr. Andrew Hsieh tarafından dile getirildi. Ekip, otopsi programıyla (hızlı otopsi yöntemi) her hastadan birden fazla tümör örneği alarak kanserin genetik evrimini adım adım yeniden yapılandırdı.
Mesane kanseri, her yıl dünya genelinde binlerce kişiyi etkileyen bir kanser türüdür. Hastaların yaklaşık yüzde 80’i hayatta kalırken, metastatik (yayılmiş) mesane kanseri tedavisi zor bir hastalıktır. Kanserin farklı alt tipleri (plazmositoid, nöroendokrin, skuamöz) farklı yayılma biçimleri ve tedavi yanıtları gösterir. Araştırmacılar, plazmositoid tipin bağışıklık sistemiyle aktif bir etkileşim içinde olduğunu, skuamöz tipin ise bağışıklık sistemi baskılanmış bir ortam yarattığını belirledi.

Kandaki serbest DNA (cfDNA) analizi, tümör alt tipini ve agresifliğini biyopsi gerektirmeden yansıtabildi. Bu da hastalığın non-invaziv takibine olanak sağlıyor. Plazmositoid tipin Fanconi anemisi yolaklarını kullanarak kemoterapi kaynaklı genetik hasarı azalttığı tespit edildi.
Bu çalışma mesane kanseri tedavisini nasıl etkileyecek? Araştırma, ilk metastazın hedeflenmesinin kanserin yayılmasını yavaşlatabileceğini öne sürüyor. Fred Hutch’ta başlatılan REINFORCE denemesi, radyoterapi veya cerrahi ile metastazların konsolide edilmesini test ediyor.
Kan testiyle mesane kanseri takip edilebilir mi? Evet, çalışma kandaki serbest DNA’nın (cfDNA) tümör alt tipini ve agresifliğini non-invaziv olarak yansıtabildiğini gösterdi. Bu, biyopsi gerektirmeden hastalığın izlenmesine olanak sağlayabilir.
Çalışma klinik pratikte ne zaman kullanılacak? Araştırma temel bilimsel bir çalışma olup klinik uygulamaya doğrudan etkisi henüz yoktur. REINFORCE denemesi gibi klinik çalışmalar bulguları pratikte test edecek.
Washington Üniversitesi ve Fred Hutch ekiplerinin 20 hastanın 104 tümörünü inceleyerek ortaya koyduğu bu çalışma, mesane kanserinde metastazın nasıl gerçekleştiğine dair şu ana kadarki en kapsamlı genetik haritayı sunuyor. Bulgular, metastazların sıralı yayılımını anlamayı ve erken müdahale noktalarını belirlemeyi amaçlıyor. Çalışma, ileri evre mesane kanseri hastaları için yeni tedavi stratejilerinin yolunu açabilir.
Yorum Yapın