NCI Pediatrik Onkoloji Şube Başkanı Dr. Brigitte Widemann, çocuk kanserinde yapay zeka...

Kudüs İbrani Üniversitesi araştırmacıları, yaklaşık 10 bin tümör örneğini inceleyerek uzun kodlamayan RNA (lncRNA) olarak bilinen genetik bölgelerden üretilen 1.782 mikropeptit belirledi. British Journal of Cancer’da yayımlanan çalışma, bu küçük proteinlerin kanserin ilerlemesiyle ilişkili olabileceğini gösteriyor. Araştırma, kanserin gizli proteinleri olarak tanımlanabilecek bu moleküllerin gelecekte hem biyobelirteç hem de tedavi hedefi olarak kullanılabileceğine işaret ediyor.
Mikropeptitler, çok küçük (10-100 amino asit uzunluğunda) proteinlerdir ve uzun kodlamayan RNA’lardan üretilir. Uzun kodlamayan RNA’lar, genetiğin “çöp DNA” olarak adlandırılan bölgelerinden okunur ve protein üretmedikleri düşünülürdü. Ancak araştırmacılar, yapay zeka destekli yapısal modelleme ve ribozom profilleme (ribozomların hangi RNA’yı okuduğunu gösteren teknik) yöntemleriyle bu bölgelerde 478 genden toplam 1.782 adet yüksek güvenilirlikte mikropeptit saptadı. Bunların 314’ü, kanserin evre ilerlemesiyle doğrudan ilişkilendirildi.
“Büyük kanser veri setlerini hesaplamalı ve yapay zeka tabanlı araçlarla bir araya getirerek, gözden kaçan yüzlerce mikropeptiti sistematik olarak ortaya çıkardık. Umarız bu tümör odaklı katalog, diğer araştırmacılara bu moleküllerden hangilerinin kanser ilerlemesinde anlamlı roller oynadığını araştırmada yardımcı olur.”
Çalışma, mikropeptitlerin yalnızca bir katalog niteliğinde olduğunu vurguluyor; moleküllerin biyolojik işlevlerinin laboratuvar çalışmalarıyla doğrulanması gerekiyor. Yine de bulgular, kanser biyolojisinin bilinenden çok daha karmaşık olduğunu ortaya koyuyor. Prof. Michal Linial, uzun kodlamayan RNA’ların kansere katkısının düşünülenden daha fazla olabileceğini belirtiyor. Mikropeptitler gelecekte hem biyobelirteç (hastalığın teşhisinde kullanılan işaretleyici) hem de terapötik hedef olarak kullanılabilir.
Mikropeptitler kanser tedavisinde nasıl kullanılabilir? Mikropeptitler, tümör hücrelerinin yüzeyinde görünerek bağışıklık sisteminin fark edebileceği hedefler sunabilir; bu da yeni immünoterapi (bağışıklık sistemini kanserle savaştıran tedavi) stratejilerine yol açabilir.
Bu çalışma hangi dergide yayımlandı? British Journal of Cancer’da (DOI: 10.1038/s41416-026-03556-1) yayımlandı ve Kudüs İbrani Üniversitesi’nden Stav Zok ile Prof. Michal Linial tarafından yürütüldü.
“Çöp DNA” kansere neden oluyor mu? “Çöp DNA” olarak adlandırılan uzun kodlamayan RNA bölgeleri daha önce işlevsiz sanılıyordu. Bu çalışma, bu bölgelerden üretilen mikropeptitlerin kanser ilerlemesiyle ilişkili olabileceğini gösteriyor.
Çalışma, kanserin gizli proteinleri olarak adlandırılabilecek mikropeptitlerin sistematik bir kataloğunu sunarak tümör biyolojisi araştırmalarına yeni bir yön çiziyor. Laboratuvar doğrulamaları bekleniyor olsa da, keşif kanserde erken tanı ve hedefe yönelik tedavilerin geleceği için umut verici bir adım.
Yorum Yapın