Kanser ilacı olarak geliştirilen CADD522 adlı deneysel molekül, menopoz sonrası kemik erimesini...

Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Penn State ve Vermont Üniversitesi bilim insanları, yarasa genomu analizleriyle Myotis yarasalarının neden kansere bu kadar dirençli olduğunu açıkladı. Nature dergisinde yayımlanan araştırmaya göre bu hayvanların hücreleri, hasarlı DNA’yı onarmaya çalışmak yerine zarar gören hücreyi tamamen ayıklıyor; böylece kansere yol açabilecek mutasyonların birikmesi engelleniyor. Bulgular, insanlarda yaşlanma ve kanser araştırmalarına yeni bir bakış açısı sunuyor.
Araştırma ekibi, Kuzey Amerika’da yaşayan sekiz Myotis türü için şimdiye kadar hazırlanmış en ayrıntılı genom haritalarını çıkardı. Türlerin ortak atası yaklaşık 33 milyon yıl önce yaşıyordu ve ömürleri 7 yıldan 42 yıla kadar değişiyor. Boyutları bir tarla faresiyle hemen hemen aynı olan kahverengi yarasa (Myotis lucifugus) 34 yıla kadar yaşayabiliyor; oysa bir tarla faresi doğada yalnızca birkaç ay dayanıyor.
Analizde, ömürle ilişkili genlerin virüslere karşı savunmada görevli genlerle büyük ölçüde örtüştüğü görüldü. Yani uzun yaşam, bağışıklık sistemi ve kanser direnci aynı evrimsel yolların ürünü. Ekibin laboratuvar deneyleri de çarpıcı bir strateji ortaya koydu: Kahverengi yarasanın hücreleri DNA hasarına aşırı duyarlı ve hasar onarılmak yerine hücre, programlı hücre ölümüyle (apoptoz) elenip yenisiyle değiştiriliyor.
“Kanseri durdurmanın üç ana yolu var: Önlemek, kansere yol açabilecek hasarlı DNA’yı onarmak ya da hasarlı olanı tamamen ortadan kaldırmak. Uzun ömürlü yarasalar üçüncü yolu tercih ediyor.”
Söz, araştırmanın eş başyazarı ve Penn State Üniversitesi biyoloji bölümünden Juan “Manny” Vazquez’e ait. Vazquez’e göre insanların şikâyet ettiği yaşa bağlı hastalıkların tamamı, yarasaların milyonlarca yıl içinde evrimleşerek çözüm geliştirdiği sorunlar.
Aynı “kurtaramıyorsan at” stratejisini filleri, köstebek sıçanlarını ve kambur balinaları koruyor. Araştırmacılar şimdi bu ortak genlerin nasıl düzenlendiğini anlamaya çalışıyor. Çalışma henüz laboratuvar ve hayvan modeli aşamasında; bulguların insan tedavilerine yansıması için daha fazla araştırma gerekiyor. Ancak sonuçlar, kanser, bağışıklık ve yaşlanmayı tek bir çerçevede incelemenin kapısını aralıyor.
Yarasa araştırması kanser tedavisine nasıl katkı sağlayacak? Yaşlanma, bağışıklık ve kanser genlerinin kesişimini göstererek araştırmacılara yeni hedefler sunacak; doğrudan bir ilaç anlamına gelmiyor.
Yarasalar neden bu kadar uzun yaşıyor? Virüslere karşı evrimleşen genleri aynı zamanda DNA hasarını kontrol ediyor ve kanser riskini düşürüyor.
Kansere dirençli başka hayvanlar var mı? Evet. Fil, köstebek sıçanı ve kambur balina da hasarlı hücreleri erken elerek kanser riskini azaltıyor.
Nature’da yayımlanan bu çalışma, kanserin evrimsel biyoloji penceresinden bakıldığında yeni savunma stratejilerinin keşfedilebileceğini gösteriyor. Sıradaki adım, yarasa hücrelerindeki bu mekanizmaların insan hücrelerinde araştırılması.
Yorum Yapın