Calgary Üniversitesi araştırmacıları, glioblastom tedavisine yüksek doz B3 vitamini ekleyerek altı ayda...

Stanford Tıp Fakültesi araştırmacıları, lenfomayı (lenf bezi kanseri) besleyen bir proteini kanser hücrelerinin kendi imha mekanizmasını tetikleyen bir “ölüm anahtarına” dönüştüren deneysel bir molekül geliştirdi. Farelerde günde iki kez uygulanan TCIP3 adlı molekül, agresif lenfoma tümörlerini 11 gün içinde tamamen yok etti. Çalışma Cell dergisinde yayımlandı ve yeni bir tedavi stratejisinin temelini oluşturuyor.
Diffüz büyük B-hücreli lenfoma, non-Hodgkin lenfomanın (lenf bezlerinin kanseri) en yaygın formudur ve birçok vakada BCL6 adlı bir protein tarafından sürdürülür. Sağlıklı bağışıklık hücrelerinde BCL6, DNA’ya bağlanarak hücre ölümü ve büyüme durdurma genlerini geçici olarak susturur; bu da bağışıklık hücrelerinin bir enfeksiyon sırasında çoğalmasına olanak tanır.
Ancak lenfomada BCL6 “açık” konumda takılı kalır ve ölüm genlerini kalıcı olarak sustararak kanser hücrelerinin kontrolsüz çoğalmasına izin verir. Stanford ekibi bunu sadece durdurmak yerine, BCL6’nın aktivitesini tersine çevirmeyi başardı.
“Kanserle kendi sebebiyle savaşmaya çalışıyoruz — kanserin itici gücünü alıp onu hücre ölümü mekanizmalarını etkinleştirecek şekilde yeniden kabloluyoruz.”
Bu sözler, çalışmanın kıdemli yazarlarından Gerald Crabtree (Stanford Tıp Fakülitesi Patoloji Profesörü) tarafından söylendi. Araştırmacılar, kimyevi yakınlaştırma (chemically induced proximity) adı verilen bir teknikle TCIP3 adlı iki başlı bir molekül tasarladı. Molekülün bir tarafı BCL6’ya, diğer tarafı ise hücre ölümü genlerini etkinleştiren P300 ve CBP adlı proteinlere bağlanıyor.

BCL6 (B-hücreli lenfoma 6), normal bağışıklık tepkisinde B-hücrelerinin çoğalması için gerekli bir protein. Lenfomada bu protein mutasyona uğrar ve sürekli aktif kalır. Mevcut ilaçlar BCL6’yı bloke etmeye veya parçalamaya çalışırken, TCIP3 bunu yapmak yerine ölüm genlerinin ifadesini “gaz pedalını basmak” gibi aktif olarak artırıyor. Araştırmacılardan Meredith Nix bunu “freni bırakmak ile gaz pedalına basmak arasındaki fark” olarak tanımlıyor.
TCIP3 insanlarda kullanılabilecek mi? Henüz hayır. Molekülün daha fazla kimyasal iyileştirme ve ek hayvan türlerinde test edilmesi gerekiyor; insan klinik denemeleri için henüz erken.
Yan etkileri var mı? Farelerde belirgin toksisite belirtisi görülmedi ve kan testlerinde iltihap artışı tespit edilmedi. Bununla birlikte, molekül lenfomaya dönüşebilen germinal merkez hücrelerini de ortadan kaldırdı.
Bu yaklaşım diğer kanserlerde de işe yarayabilir mi? Evet. Araştırmacılar, aynı moleküler eşleştirme stratejisinin diğer kanser türleri ve romatoid artrit gibi bazı otoimmün hastalıklarda da kullanılabileceğine inanıyor.
TCIP3’ün lenfoma tümörlerini 11 günde yok etmesi, kanser sürücü proteinlerini bloke etmek yerine yeniden programlama fikrinin gücünü gösteriyor. Stanford ekibi ve kurdukları Shenandoah Therapeutics şirketi, molekülü klinik denemelere hazırlamak için çalışıyor. Yaklaşım, sadece lenfoma için değil, diğer kanser sürücü proteinlerini hedefleyen yeni bir tedavi sınıfının önünü açabilir.
Yorum Yapın