ABD'de Ulusal Sağlık Enstitüsü'nün (NIH) kanser araştırmalarına yönelik finansman kesintileri, çocukluk çağı...

Amerikalı kolorektal kanser mağduru Ashleigh Parker, Washington’daki Capitol Hill’de federal yetkililerle bir araya gelerek kanser araştırmalarına yönelik devlet finansmanının sürdürülmesi ve klinik deneylere erişimin kolaylaştırılması için mücadele etti. Parker, Amerikan Kanser Derneği Kanser Eylem Ağı (ACS CAN) tarafından düzenlenen yıllık liderlik zirvesinde Mississippi eyaletinin milletvekilleriyle görüştü ve Klinik Deney Modernizasyon Yasası‘nın (S. 4440) desteklenmesi çağrısında bulundu.
Parker, 2019 yılında 48 yaşındayken 4. evre kolorektal kanser (kalın bağırsak ve rektum kanseri) teşhisi aldı. Belirtilerini yaşlanmanın doğal bir parçası sanıyordu; ancak kanser teşhis edildiğinde karaciğerine (vücudun en büyük organı) sıçramış haldeydi. Parker, cerrahi operasyonlar, kemoterapi (ilaçla kanser hücrelerini yok eden tedavi) ve radyoterapi (ışınla tedavi) süreçlerinden sonra kansersiz hale geldi.
“Onkoloğuma baktım ve ona ölecek miyim diye sordum. Hayatımda duyduğum en zor şey, çocuklarıma söylemek oldu.”
Parker, DeSoto Hope adlı destek organizasyonunun kurucularından biridir ve şu anda hastalığın tekrarını izlemek için üç ayda bir kan testi, altı ayda bir tarama yaptırmaktadır. Kanser araştırmalarındaki ilerlemeler sayesinde hayatta kaldığını belirterek, on yıl önce teşhis konmuş olsa hayatta olmayacağını söyledi.

Parker, Senatör Cindy Hyde-Smith ve Roger Wicker ile Temsilci Trent Kelly ile görüşerek, Ulusal Sağlık Enstitüleri (NIH) ve Ulusal Kanser Enstitüsü (NCI) aracılığıyla kanser araştırmalarına ayrılan fonun artırılmasını talep etti. ABD hükümeti her yıl 7.4 milyar doları kanser araştırmalarına ayırıyor. Son otuz yılda bu finansman sayesinde kanser ölüm oranları %34 düştü.
Görüşmelerde gündeme gelen Klinik Deney Modernizasyon Yasası, Senatörler Tim Scott ve Mark Warner tarafından ortak sunulan ve kırsal bölgeler ile düşük gelirli hastaların klinik deneyelere katılımını kolaylaştırmayı amaçlayan iki partili bir yasa tasarısıdır. Parker, “Mississippi’de neredeyse hiç klinik deney yok” diyerek eyaletindeki eksikliğe dikkat çekti.
“Eğer kanser araştırmalarına ayrılan fon kesilirse, klinik deneyler durur ve hastılar baştan başlamak zorunda kalır. Bu, hayat ölüm meselesidir.”
Kolorektal kanser, kalın bağırsak veya rektumda gelişen bir kanser türüdür ve dünya genelinde en sık görülen üçüncü kanser türüdür. Erken tanı, belirtilerin (kanlı dışkı, karın ağrısı, kilo kaybı) görülmesi halinde kolonoskopi ile mümkündür. 45 yaş ve üzeri herkesin düzenli tarama yaptırması önerilir. Ailesinde kanser öyküsü bulunanlar ise daha genç yaşta kontrol ettirmelidir.
Klinik deneye kimler katılabilir? Belirli kanser türüne ve evresine sahip hastalar, başvuran merkezlerde uygunluk değerlendirmesinden sonra klinik deneylere katılabilir.
Klinik deneylere katılım ücretsiz mi? Çoğu klinik deneyde tedavi maliyeti araştırma bütçesinden karşılanır; ancak yol ve konaklama masrafları hastaya ait olabilir. Yasa tasarısı bu engeli kaldırmayı hedefliyor.
Mississippi’de kanser araştırması ne durumda? Mississippi, klinik deney sayısının az olduğu eyaletlerden biridir ve hastalar Houston, Nashville gibi şehirlere gitmek zorunda kalmaktadır.
Ashleigh Parker’ın Capitol Hill’deki çabası, kanser mağdurlarının sesini yasama organına ulaştırma mücadelesinin bir örneğidir. Federal araştırma fonunun sürdürülmesi ve klinik deneylere erişimin genişletilmesi, gelecekteki kanser tedavilerinin temelini oluşturmaktadır. Parker, “Tanrı beni bir sebeple kurtardı; herkesin kanserle aynı şansı ve erişimi olmasını istiyorum” diyerek mücadelesinin süreceğini vurguladı.
Yorum Yapın