Amerikalı kolorektal kanser mağduru Ashleigh Parker, Washington'daki Capitol Hill'de federal yetkililerle bir...

Meme kanseri taramasında aşırı teşhis (overdiagnosis) oranının yüzde 5’in altında olduğu, onlarca yıldır dile getirilen yüzde 30-50’lik tahminlerin ise fazla abartılı olduğu ortaya çıktı. Güney Danimarka Üniversitesi (University of Southern Denmark) araştırmacılarının JNCI: Journal of the National Cancer Institute‘ta yayımladığı yeni analiz, mamografi taramasının zararından çok faydası olduğunu gösteriyor.
Aşırı teşhis, taramanın kadının hayatı boyunca hiç belirti vermeyecek veya tehdit etmeyecek bir kanseri saptamasıdır. Bu durum, tarama programlarının en çok tartışılan risklerinden biri olarak yıllarca gündemde kaldı. Önceki çalışmalarda bu oranın yüzde 30-50 civarında olduğu ileri sürülüyordu.
Araştırma ekibi, mamografi alanındaki sekiz büyük randomize tarama denemesini (New York Health Insurance Plan, Malmö, Two-County, Edinburgh, Kanada, Stockholm, Gothenburg ve UK Age) yeniden inceledi. Denemelerdeki aşırı kanser vakaları, Danimarka’nın nüfus tabanlı tarama verileriyle karşılaştırıldı. Danimarka’da bazı bölgelerde tarama 17 yıl önce başladığı için ülke, doğal bir karşılaştırma laboratuvarı sundu.
“Randomize denemeler genellikle aşırı teşhisin büyük bir sorun olduğuna kanıt olarak gösterildi. Çalışmamız, bu yorumın sandığımız kadar net olmadığını ortaya koyuyor.”
Bu sözler, çalışmanın yürütücü isimlerinden Güney Danimarka Üniversitesi ve Lillebælt Hastanesi’nden Prof. Sisse Helle Njor‘a ait. Araştırmacılar, tarama başladığında tanı sayısının ilk başta arttığını, ancak zamanla düşmesi gerektiğini belirtiyor. Çünkü tarama, ileride bulunacak kanserleri öne çekiyor. Önceki yüksek tahminler, bu düşüş tamamlanmadan alınan “anlık görüntülere” dayanıyordu.
Meme kanseri, kadınlarda en sık görülen kanser türüdür ve erken tanı hayat kurtarır. Mamografi (düşük doz X-ışınıyla meme görüntülemesi), tüm dünyada yaygın bir tarama yöntemidir. Aşırı teşhis endişesi, bazı ülkelerde tarama davet mektuplarındaki risk bilgilendirmesini şekillendirdi. Yeni bulgu, bu bilgilendirmenin güncellenmesi gerektiğini işaret ediyor.

Mamografi taraması güvenli mi? Evet. Yeni analiz, aşırı teşhis oranının yüzde 5’in altında olduğunu gösteriyor; taramanın faydası zararından çok daha büyük.
Önceki yüksek oranlar neden yanlış çıktı? Çalışmalar, tarama sonrası tanıların ilk artışını kalıcı olarak yorumladı; oysa bu artış zamanla düşüşle dengeleniyordu.
Bu sonuç tarama programlarını etkileyecek mi? Araştırmacılar, uluslararası tarama kılavuzlarındaki risk bilgilendirmesinin güncellenmesini öneriyor.
Onlarca yıldır meme kanseri taramasının en büyük endişesi olarak gösterilen aşırı teşhis, yeni verilerle çok daha küçük bir risk olarak ortaya çıkıyor. Çalışma, tarama davet mektuplarındaki risk açıklamalarının güncellenmesi için bir çerçeve sunuyor. Kadınların mamografi kararlarını bu yeni veriler ışığında daha bilinçli verebilmesi ise bir sonraki adım.
Yorum Yapın