Dünya Kanser Araştırması Günü'nün 10. yıldönümü Brüksel'de EORTC ve AECC tarafından kutlandı....

Washington Üniversitesi Tıp Fakültesi (WashU Medicine) araştırmacıları, CRISPR gen düzenleme teknolojisini kullanarak kök hücre naklinde donör hücrelerinden CD33 proteinini çıkarmayı başardı. Bu yöntem, akut miyeloid lösemi (AML) ve miyelodisplastik sendrom (MDS) gibi agresif kan kanserlerinde, tedavinin kanser hücrelerini yok ederken sağlıklı hücreleri de yok etmesini önlüyor. 30 hastlık Faz 1/2 deneme Nature Medicine dergisinde yayımlandı.
CAR-T hücre tedavisi (bağışıklık hücrelerinin laboratuvarda kanseri hedefleyecek şekilde programlanması), AML ve MDS gibi kan kanserlerinde daha az başarılı oluyor. Bunun nedeni, CD33 gibi hedef proteinlerin hem kanser hücrelerinde hem de sağlıklı kök hücrelerde bulunması. CRISPR ile CD33 çıkarılmış kök hücreler nakledildiğinde, kanseri hedefleyen tedavi yalnızca kanser hücrelerine saldırırken sağlıklı hücreleri koruyor.
“CD33’ü çıkarılmış kök hücre nakli standart nakit sonuçlarına çok benzer sonuçlar gösteriyor. Gelecekte bunu CD33 hedefli immünoterapilerle birleştirip bu agresif kan kanserlerindeki tedavi seçeneklerini geliştirmeyi umuyoruz.”
AML, kemik iliğindeki kan yapıcı hücrelerin kontrolsüz çoğalmasıyla oluşan hızlı ilerleyen bir lösemi türüdür. MDS ise kemik iliğinin yeterli sağlıklı kan hücresi üretememesiyle karakterize bir hastalıktır. Her iki durumda da kök hücre nakli potansiyel tedavi olabilir, ancak kanserin nüks etme riski yüksektir. CD33 proteininin çıkarılması, nakit sonrası kanseri hedefleyen tedavilerin daha güvenli kullanılmasını sağlıyor.

CRISPR ile CD33 çıkarılmış kök hücre nakli nasıl uygulanıyor? Donör kök hücreleri laboratuvarda CRISPR teknolojisiyle düzenleniyor, CD33 proteini çıkarılıyor ve ardından hastaya naklediliyor. Nakit sonrası CD33 hedefli tedaviler yalnızca kanser hücrelerini etkiliyor.
Bu tedavinin yan etkileri var mı? Yan etkiler standart kök hücre nakline benziyor: anemi, düşük trombosit sayısı, enfeksiyonlar ve graft-versus-host hastalığı. Çalışmada 30 hastanın 7’si vefat etti; dördü kanser ilerlemesi, üçü nakle bağlı komplikasyonlar nedeniyle.
Bu tedavi kimler için uygun? AML ve MDS tanısı almış, yüksek nüks riski taşıyan yetişkin hastalar için geliştiriliyor. Şu anda Faz 1/2 aşamasında; daha geniş çalışmalar planlanıyor.
WashU Medicine ekibinin Nature Medicine‘de yayımladığı bu çalışma, CRISPR gen düzenlemenin kan kanseri tedavisinde yeni bir kapı açtığını gösteriyor. 30 hastlık deneme, gen düzenlenmiş kök hücrelerin güvenle nakledilebildiğini ve CD33 hedefli tedavilere olanak sağladığını doğruladı. Bir hastada, CAR-T hücre tedavisi sonrası bir yıldan uzun süre kansersiz kalındığı görüldü. Sonraki adım, daha geniş klinik çalışmalarla bu yöntemin standart tedavilere entegrasyonunu doğrulamak.
Yorum Yapın