Kanser,Hastalık,Akciğer,Akciğer kanseri,Alternatif Tıp,Alçı,Anilin,Apoptosis,Asbest,Bağışıklık sistemi,Cerrahi,doktor, bebek isimleri, beden dili, hekim, hastalık, sağlık, cinsel, şifalı bitkiler, bitki, herbal, halk, saglik, yemek tarifleri, akademi, ilkyardım, ideal weight, kilo, kalori,kanser,terim,terimler,medikal,bitkiler, akciğer kanseri,toraks, tümör, Göğüs, akciğer, kanser, dernek, akdk, ulusal, oncology, onkoloji, akdk2008, chemotherapy, kemoterapi, metastas, takd, sigara, sağlık, tıp, medikal, medical, kongre, congress, derneği, cancer
kanser ailem kanser vikipedia
 
Karaciğer Kanseri

686973_detay Karaciğerin kendi hücresinden kaynaklanan kötü huylu (habis) tümörlere primer (birincil) karaciğer kanseri diyoruz.Karaciğerin kendi hücrelerinden çıktığı için hepatosellüler (karaciğer hücreli) karsinom adı ile anılır. En sık görülen ve en ölümcül tümörlerden biridir. Karaciğer kanseri gelişimi açısından risk faktörleri nelerdir?

* Hepatit B virüsü enfeksiyonları * Hepatit C virüsü enfeksiyonları *Hepatit D virüsü enfeksiyonları * Aflatoksin (aspergillus flavuszehiri) * Sirozlar * Genetik.konjenital,metabolik hastalıklar *Hemakromatozis, Wilson, Glikojen depo hastalığı * Kimyasallar; Nitritler, hidrokarbonlar, solventler * (Belki de büyük olasılıkla multifaktöryel!)

Karaciğer Kanseri Nedenleri

Etyolojisi bilinmemektedir. Ancak HSK için bazı risk faktörleri mevcuttur: Siroz HSK’li olguların büyük çoğunluğunda (%75-95′inde) risk faktörüdür. Hepatit B enfeksiyonu siroza neden olarak dünyadaki en önemli HSK sebebidir. Hepatit B enfeksiyonu olanlarda olmayanlara göre 20-200 kat daha fazla HSK oluşur. Ayrıca siroz yapan bütün hastalıklar, hepatit C enfeksiyonu, alkol kullanımı, vs. hastalıklar HSK’a yol açabilir.

Postnekrotik sirozlar, alkolik sirozlar, hemokromatosis, alfa-1-antitripsin eksikliğinde kanser olma riski yüksektir. Primer bilier siroz, kardiak siroz, Wilson hastalığında da orta derecede risk vardır. Aspergillus flavus adlı mantar tarafından üretiien Aflatoksin ile kontamine olmuş tahıl ve yer fıstığı yeme sonucu Aflatoksin alınmasıyla HSK gelişme riski vardır. Uzun süreli androjen kullanımında da HSK sıktır. Şistozomiazis ve klonorşiazis denen parazit hastalıklarının sık görülmesi de risk faktörüdür.

Karaciğer Kanseri Belirtileri

Karaciğer Kanseri Belirtileri: Karaciğer kanserinin erken çok özgün bir bulgusu yoktur. O nedenle de tanı konduğunda kanser genellikle büyük boyutlara erişmiş olarak bulunur. Sıklıkla, kilo kaybı, iştahsızlık, halsizlik, çabuk yorulma, sarılık , karında sıvı toplanması gibi bulgular görülür. Bazen karın sağ üst tarafında ağrı dolgunluk hissi olabilir. Kanserin zemininde genellikle kronik bir karaciğer rahatsızlığı (örneğin: siroz) bulunduğundan ve bu hastalıklar da genellikle benzer bulgular verdiğinden olay karışabilir.

Karaciğer kanserinin semptomları:

• Bedenin sağ tarafında, özellikle karnın üst kısmında veya sağ kürek kemiğinin etrafında ağrı veya rahatsızlık 
• Göğüs kafesinin altında sağ tarafta sert bir yumru
• Açıklanamayan kilo kaybı
• İştah kaybı
• Sarılık, cildin ve gözün beyaz bölümünün sarı olması

Karaciğer Kanseri Tedavisi

1. Cerrahi rezeksiyon (lobektomi, sag veya sol hepatektomi. vb.) 
2. Karaciger nakli (kadavradan veya canli vericiden ) 
3. Alkol enjeksiyonu (%95 etanol) 
4. Cryotherapi (dondurma), 
5. Devaskülarizasyon (Tümörün kanlanmasini ortadan kaldirmak), 
6. Kemo-embolizasyon (Onkolojik ilaçlar, tümörü besleyen damarin tikanmasi) 
7. Kemoterapi (onkolojik ilaçlar) 
8. Termoterapi (Radiofrequency ablation-RFA)

Tedavi edilemeyen karaciğer kanserinin sonuçları kötüdür. Böyle birvakada beklenen yaşam süresi 6-9 ay kadardır. En etkili yöntem tümörüncerrahi olarak çıkarılmasıdır. Cerrahi tedavi yapılabilmesi ise tümörün evresine ve etrafa yayılım olup olmamasına, hastada bir karaciğer hastalığı var ise bunun derecesine bağlıdır. Karaciğer dışına atlamış bir karaciğer kanserinde cerrahinin yeri yoktur. Cerrahinin başarısı tümörün çapı ile de alakalıdır. Çapı 5cm olanlara kıyasla çok daha iyidir. İdeal şartlarda (5cm, tek, yayılımı yok …) yapılan cerrahi çıkarımlardan sonra beklenen 5 yıllık sağ kalım %60 civarındadır. Cerrahi uygulanamayan vakalarda kemoembolizasyon, kemoterapi, alkolenjeksiyonu, radyofrekans ablasyonu gibi yöntemler kullanılabilir. Uygun vakalarda bunlar cerrahi ile birlikte de kullanılabilir.kaynak


 
Bu yazı Salı, 31 Ocak 2012, 17:34 tarihinde Karaciğer Kanseri kategorisi altında yayımlandı. Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz. Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.
“Karaciğer Kanseri” için 12 Yorum
  • Savaş YUKARIDAKI YAZIYA YORUM YAPMIS

    Sayın Admin,
    Bundan bir önceki yorumumu yayınlamadınız. Bunu da yayınlamayın, önemli değil.Yazdıklarımın gerçek olduğu hakkında; zerre şüpheniz olmasın. Bu yorumu; en fena kanser olan "karaciğer kanseri" başlığı altına yazmamın sebebi; bu konuda yaşadığım. Şöyle ki:
    Geçtiğimiz pazar sabaha karşı 5,30 civarında yatarım. Kalktığımda; telefonumda birinin beni aradığını anlarım ve tanımadığım kişiye "kimsiniz?" mesajı atarım. Hemen aynı numara arar "Ben Ufuk Y. Ankara’dan. Bize dört ay kadar önce ilaç göndermiştiniz. Devamını istiyoruz. Bir litre gönderebilir misiniz?" Evet derim. Öğleden sonra kasabaya gideceğim 1,5 litre göndereyim.
    Gönderir ve köye geldiğimde Ufuk’u ararım: "Uyku sersemliğinden anlayamadım. Bu ilacı size niçin göndermiştim? Ne oldu da; devam kararı aldınız?"
    Hastanın kanser olduğunu, karaciğerinin pankreasa bakan tarafında ur olduğunu, doktorların "en kötü kanser, çok hızlı yayılır" dedikleri türden… Geçenlerde; sizin ilacı kullandıktan sonra; kontrolde "kistin yayılmadığını" öğrendik. Bu kadar sürede (altı ay) bırakın karaciğeri, diğer taraflara da; çoktan yayılmış olması gerektiği… falan. Yayılma olmayışını sizin ilaca bağladık. Devam kararı aldık.
    Ben de ona; dozu iki katı yapın.Aynı şey; şimdi kurtulan ilik kanserlisinde de oldu. Verilen doz durdurdu, ama; yenemedi. Katlayınca; her şey değişti. İki ayı boşu boşuna kaybettik, dedim.
    Anladım ki; ilik ve karaciğer kanserinde doz; akciğer, göğüs, mide, barsak ve kolon kanserine göre yüksek olacak.
    Admin kardeş,
    Siz e-posta adresimi bir kenara not edin. Ben; Maranki, Saracoğlu, Ömer Coşkun değilim. Yani; alternatif tıp (Doktorlara göre; ot-çöp) işim değil. Dolandırmak ise; hiç söz konusu değil. Hasta bedava bir litre alır. Yedi hafta kullanır. Doktora gider, kontrol olur. Doktor: "İyiye gidiyorsun" demezse, devam etmez.Bu davranışın neresi şarlatanlık?
    Karaciğer ve ilikte korkuyordum. Bunlardan sonra; lösemi hariç, hiçbir kanseri ciddi görmüyorum. Şimdi en çok merak ettiğim; lösemi. Bu hastalıkta hiç kullanan olmadı.
    Kolay gelsin.

    Bu Yoruma Cevap Yaz   veya   Yeni Bir Yorum Yaz
    • BİRCAN YUKARIDAKI YAZIYA YORUM YAPMIS

      MRB SAVAS BEY SOYLEDIKLERINIZ DIKKATIMI CEKTII BENIM BABAM DA AKCIGER KANSERI NE TUR BI ILAC VERDIGINIZI TAM OLARAK ANLAYAMADIM BENI RICA ETSEM BU KONU DA AYDINLATIRMISINIZ ? LUTFEN …

      Bu Yoruma Cevap Yaz   veya   Yeni Bir Yorum Yaz
    • admin YUKARIDAKI YAZIYA YORUM YAPMIS

      Merhaba Savaş bey,

      sitemiz üzerinden aktif türlü konular ilgili kişilere verdiğiniz yardımdan dolayı çok tşk ederiz.

      fakat bilmenizi isteriz ki aktif şekilde yazılan tüm yorumları okur, değerlendirir ve ona göre iş akışını sağlarız
      amacımız sitemiz üzeriden yardım almak isteyen herkese sağlıklı ve kesin kati bilgiler vermektir,

      fakat tarafınıza veya şahsınıza münasıp hiçbir şekilde bir girişimde bulunmamış hatta ve hatta tarafınızı destekleyerek sizin mevcut konumunuzu yetkili olarak değiştirmişizdir

      kolay gelsin.

      Bu Yoruma Cevap Yaz   veya   Yeni Bir Yorum Yaz
  • savaş YUKARIDAKI YAZIYA YORUM YAPMIS

    sayın savaş bey benim eşüm de akc.ca lütfen imeil adresinizi yazın ulaşalım size

    Bu Yoruma Cevap Yaz   veya   Yeni Bir Yorum Yaz
  • Savaş YUKARIDAKI YAZIYA YORUM YAPMIS

    Sayın Admin’e e-posta adresimi açık yazdığı için teşekkür ederim. Şimdilik bana ulaşan yok. Son yorum adıma yazılmış ise de; benim yorumum değil. Bu son yorumda; "eşinin akciğer kanseri" olduğundan söz edilmekte.
    Biliyorsunuz; onlarca çeşit kanser var. Daha önce de yazdım: doktorlara göre "Ot-çöp" işi benim işim değil. Belki bir yıldan fazla önce, yine bu sitede; bu otun adını filân yazmıştım. Daha sonraları; yakın zamanda yine yazdım. Bunu; nasıl yapılacağını, bunu kullanarak kolon kanserinden kurtulan bir kişiden öğrendim. Şimdiye kadar; 200 litreye yakın, çok çeşitli hastalıklarda; şeker yarasından siroza, ağır yanıktan prostata, ve çeşitli kanserlere…Hatta; romatizmadan kireçlenmeye denedim.Denediğim kişilerin de; tamamına yakınının yüzlerini bile görmedim. Daha bugün okudum, bir uzman diyor ki:"Sigara içmemiş veya az içmiş bir akciğer kanserlisinin kurtulma şansı %10 dur" Halbuki bu ilaçla; 2 de 2 oldu. Yani; %100 oldu.
    Özet: "Şimdiye kadar kullanılan ve kendini tümör olarak gösteren hiç bir kanserde başarısız olmadı." Bu tecrübeler sırasında; bırakın "teşekkür" etmeyi, "iyileştim" bile demeyen insanlarla da karşılaştım. İyileştiklerini; etraflarındaki kişilerden öğrendim. Bu da; bana ders oldu. Çok "enayi" yerine konuldum.Artık; akıllandım. Tedavi olacağını bildiğim hastaya bile; "tedavi olursun" demiyorum. Ya ne yapıyorum? Kullanması gereken ilacın %40 nı; kargo parası ona ait olmak üzere, gönderiyorum. Nasıl kullanacağını, hangi ilaçları asla kullanmaması gerektiğini söyleyip; gönderdiğim ilacı bitirdikten sonra, doktoruna kontrole gitmesini ve yeni durumunu öğrenmesini istiyorum. Kontrolden sonra, doktoru; yayılma durmuş, tümör küçülmeye başlamış, iyiye gidiyorsun, ne kullanıyorsan devam et demez ise; ilacın devamını istemiyor. Der ise; tekrar görüşüyoruz.
    Dikkat ettiyseniz; imalatçı değilim. İlk denemede; doktorların şeker yarası sebebiyle bir bacağını kestikleri (Biraderimin kayın pederi) hastanın; öteki bacağındaki şeker yarasını tedavi edip, kesilmekten kurtarınca; 300 litre kadar yapmıştım. Bunu yaparken de, sadece bu ülkede; yılda bacağı kesilen yaklaşık 8500 kişiyi düşünmüştüm. Düşürülemeyen şeker sebebiyle; sadece bu ülkede, yılda, gözleri kör olan 25-30000, sayısını bilmediğim kadar böbrekleri iflas eden şeker hastaları bile aklıma gelmemişti.Ama, iş; kansere geldi dayandı.
    Sağlıcakla kalın.

    Bu Yoruma Cevap Yaz   veya   Yeni Bir Yorum Yaz
  • Savaş YUKARIDAKI YAZIYA YORUM YAPMIS

    Yazdıklarıma ek olarak devam edeyim. "kanserliyiz" sitesine ilk girişim; hiç bir kanserlimiz olmamasına rağmen, belki iki yıl önce oldu. O da; bir doktorun bu sitede yazdığı "Ot-çöp işleri, kanser tedavisini engellemekte…" gibi bir konu idi.Ben de, o yazının altına; "madem öyle, tıp; hakkında "antiproliferatif" özelliği olduğuna dair kesin bilimsel tespit olan bitkiyi niçin görmezden gelir?" gibi bir yorum yazmıştım. Daha sonraları, bu yorumum üzerine yüzlerini görmediğim kanser hastaları/yakınları ile muhatap oldum. İstanbul’dan üç, Tekirdağ’dan bir, Muğla Yatağan’dan iki, Didim ve Fethiye’den toplam sekiz kişi… Kolon kanserinden kurtulan kişinin bana söylediği "doz"u söyleyerek ilaçlarını gönderdim. Netice; sifır!… Şu an; benden 36 km. ötede oturan o kişiyi buldum. Dedim ki: "Sen bana neyi eksik anlattın? Dediğin; "prostat" da doğru çıktı. Ama; kanserde niye böyle oldu?" O da tekrar anlattı. Sanıyordu ki, ben; iyi huylu ur ile kötü huylu uru(metastaz yapabilme özelliği olan) aynı bitki algılasın ve yok etsin, diye anlarım. Mümkün değil. Netice; ek maddeyi söylettim. Biz buna; kimyada "katalizatör" deriz. Sonra; ilk akciğer kanserinde; başarı. Sonrakinde; yine başarı… Halbuki; daha önceki sekiz hastanın yarısı akciğer kanseri idi…
    Demek istediğim; bilgiler, kolay edinilmiyor. Şu anda sahip olduğum bilgileri; 500.000 liraya değişmem. DOZ; Prostatta ne, prostat kanserinde ne? Kemoterapi görmüşünde ne, görmemişinde ne? Basurda ne, şeker yarasında ne? Yumurta yapma güçlüğü çekende ne, sperm sayısı düşük olanda ne? Rahminde, barsağında v.s. içinde yara olanda ne; karaciğer, böbrek yetmezliği olanda ne? Kiloyla ilgisi ne? İki yıla yakındır menopozdaki, nine olmuş kadının; iki aylık kullanımdan sonra; tekrar düzenli adet görmeye başlamasının sırrı ne? Niçin saçlardaki beyazlıklar azalmakta ve yeni çıkan saçlar; eski renginde çıkmakta? Niçin; "doktorun; yaşlılıktan, yapacak bir şey yok" dediği; boyun, göğüs, sırt ve omuzda görülen, sıçramış da yapışmış gibi duran; yaşlılık benleri yok olmakta? Ohooo, daha neler neler…
    Sağlıcakla kalınız…

    Bu Yoruma Cevap Yaz   veya   Yeni Bir Yorum Yaz
  • Savaş YUKARIDAKI YAZIYA YORUM YAPMIS

    Yazdıklarıma ek olarak devam edeyim. \"kanserliyiz\" sitesine ilk girişim; hiç bir kanserlimiz olmamasına rağmen, belki iki yıl önce oldu. O da; bir doktorun bu sitede yazdığı \"Ot-çöp işleri, kanser tedavisini engellemekte…\" gibi bir konu idi.Ben de, o yazının altına; \"madem öyle, tıp; hakkında \"antiproliferatif\" özelliği olduğuna dair kesin bilimsel tespit olan bitkiyi niçin görmezden gelir?\" gibi bir yorum yazmıştım. Daha sonraları, bu yorumum üzerine yüzlerini görmediğim kanser hastaları/yakınları ile muhatap oldum. İstanbul\’dan üç, Tekirdağ\’dan bir, Muğla Yatağan\’dan iki, Didim ve Fethiye\’den toplam sekiz kişi… Kolon kanserinden kurtulan kişinin bana söylediği \"doz\"u söyleyerek ilaçlarını gönderdim. Netice; sifır!… Şu an; benden 36 km. ötede oturan o kişiyi buldum. Dedim ki: \"Sen bana neyi eksik anlattın? Dediğin; \"prostat\" da doğru çıktı. Ama; kanserde niye böyle oldu?\" O da tekrar anlattı. Sanıyordu ki, ben; iyi huylu ur ile kötü huylu uru(metastaz yapabilme özelliği olan) aynı bitki algılasın ve yok etsin, diye anlarım. Mümkün değil. Netice; ek maddeyi söylettim. Biz buna; kimyada \"katalizatör\" deriz. Sonra; ilk akciğer kanserinde; başarı. Sonrakinde; yine başarı… Halbuki; daha önceki sekiz hastanın yarısı akciğer kanseri idi…
    Demek istediğim; bilgiler, kolay edinilmiyor. Şu anda sahip olduğum bilgileri; 500.000 liraya değişmem. DOZ; Prostatta ne, prostat kanserinde ne? Kemoterapi görmüşünde ne, görmemişinde ne? Basurda ne, şeker yarasında ne? Yumurta yapma güçlüğü çekende ne, sperm sayısı düşük olanda ne? Rahminde, barsağında v.s. içinde yara olanda ne; karaciğer, böbrek yetmezliği olanda ne? Kiloyla ilgisi ne? İki yıla yakındır menopozdaki, nine olmuş kadının; iki aylık kullanımdan sonra; tekrar düzenli adet görmeye başlamasının sırrı ne? Niçin saçlardaki beyazlıklar azalmakta ve yeni çıkan saçlar; eski renginde çıkmakta? Niçin; \"doktorun; yaşlılıktan, yapacak bir şey yok\" dediği; boyun, göğüs, sırt ve omuzda görülen, sıçramış da yapışmış gibi duran; yaşlılık benleri yok olmakta? Ohooo, daha neler neler…
    Sağlıcakla kalınız…

    Bu Yoruma Cevap Yaz   veya   Yeni Bir Yorum Yaz
  • ismail nigar YUKARIDAKI YAZIYA YORUM YAPMIS

    savaş bey benım babamda akciğer kanseri bize ulaşırmısınız…

    Bu Yoruma Cevap Yaz   veya   Yeni Bir Yorum Yaz
    • Savaş YUKARIDAKI YAZIYA YORUM YAPMIS

      Arkadaşlar,
      Yapmayın. Admin e-posta adresimi açık olarak yazdı. Siz, hâlâ bana ulaşmaktan, ya da; benim size ulaşmamdan söz ediyorsunuz…
      Sağlıcakla kalınız.

      Bu Yoruma Cevap Yaz   veya   Yeni Bir Yorum Yaz
Düşüncelerinizi Yazın   

Güvenlik Kodu:
lütfen sol tarafdaki güvelik kodunu kutucuğa yazınız.