<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kanser Hastalığına Dair Ne Varsa Hepsi burada &#187; Kemoterapi Rehberi</title>
	<atom:link href="http://www.kanserliyiz.com/kemoterapi-rehberi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kanserliyiz.com</link>
	<description>Kanser,Hastalık,Akciğer,Akciğer kanseri,Alternatif Tıp,Alçı,Anilin,Apoptosis,Asbest,Bağışıklık sistemi,Cerrahi,doktor, bebek isimleri, beden dili, hekim, hastalık, sağlık, cinsel, şifalı bitkiler, bitki, herbal, halk, saglik, yemek tarifleri, akademi, ilkyardım, ideal weight, kilo, kalori,kanser,terim,terimler,medikal,bitkiler, akciğer kanseri,toraks, tümör, Göğüs, akciğer, kanser, dernek, akdk, ulusal, oncology, onkoloji, akdk2008, chemotherapy, kemoterapi, metastas, takd, sigara, sağlık, tıp, medikal, medical, kongre, congress, derneği, cancer</description>
	<lastBuildDate>Mon, 21 May 2012 23:11:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
		<item>
		<title>Kemoterapide beslenme nasıl olmalı?</title>
		<link>http://www.kanserliyiz.com/kemoterapide-beslenme-nasil-olmali.html</link>
		<comments>http://www.kanserliyiz.com/kemoterapide-beslenme-nasil-olmali.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Mar 2012 23:56:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kemoterapi Rehberi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanserliyiz.com/kemoterapide-beslenme-nasil-olmali.html</guid>
		<description><![CDATA[Kemoterapi kilo kaybı, bulantı, kusma, ishal, kabızlık, anemi, ağız yaraları, halsizlik, saç dökülmesi, ödem gibi yan etkilere neden oluyor. Tedavi sürecinde doğru beslenmek yan etkilerin azaltılmasında önemli rol oynuyor. İSTANBUL &#8211; Kemoterapi, insan vücudundaki hücrelerin kontrolsüz çoğalmalarını engellemek amacıyla, doğal veya yapay maddelerden oluşan ilaçlarla yapılan bir tedavi biçimi. Kemoterapide kullanılan ilaçlar, hem yan etkilere [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h4>Kemoterapi kilo kaybı, bulantı, kusma, ishal, kabızlık, anemi, ağız yaraları, halsizlik, saç dökülmesi, ödem gibi yan etkilere neden oluyor. Tedavi sürecinde doğru beslenmek yan etkilerin azaltılmasında önemli rol oynuyor.</h4>
<p><a href="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2012/03/sagliklibeslenme.hlarge.jpg"><img title="sagliklibeslenme.hlarge" style="border-right: 0px; border-top: 0px; display: inline; margin: 10px 10px 0px 0px; border-left: 0px; border-bottom: 0px" height="283" alt="sagliklibeslenme.hlarge" src="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2012/03/sagliklibeslenme.hlarge_thumb.jpg" width="424" align="left" border="0" /></a> İSTANBUL &#8211; Kemoterapi, insan vücudundaki hücrelerin kontrolsüz çoğalmalarını engellemek amacıyla, doğal veya yapay maddelerden oluşan ilaçlarla yapılan bir tedavi biçimi. Kemoterapide kullanılan ilaçlar, hem yan etkilere hem de bazı besin öğelerinin eksikliğine neden olabiliyor. Tedavi sırasında çeşitli sindirim sistemi rahatsızlıkları ve tat almada değişiklikler görülebiliyor. Universal İtalyan Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Meltem Şeniz Toksoy, kemoterapi sürecinde görülebilen yan etkilerin kilo kaybı, bulantı-kusma, ishal, kabızlık, anemi, ağız yaraları, halsizlik, saç dökülmesi ve ödem olabileceğini söylüyor. </p>
<p>Kemoterapi sırasında ve sonrasındaki beslenmenin, tedavi başarısında etkili olduğunu vurgulayan Toksoy, bu süreçte beslenmede dikkat edilecek noktaları şu şekilde özetliyor: </p>
<p>•Mide rahatsızlıkları yaşamamak için aşırı sıcak ve soğuk besinler tüketilmemeli.    <br />•İştahsızlık nedeniyle oluşabilecek kilo kaybını önlemek amacıyla küçük porsiyonlar ve sık aralıklarla beslenilmeli.     <br />•İçerisinde yapay madde bulunduran besinlerden ve içeceklerden uzak durulmalı.     <br />• Aşırı yağlı yiyecekler ve kızartmalar tüketilmemeli.&#160; <br />• Kan değerleri düşük olduğunda kırmızı et tüketilebilir ancak; normal şartlarda haftada 2 defa kırmızı et diğer günlerde de tavuk ve balık tüketilmeli.     <br />• Bolca su içilmeli (özellikle kemoterapi alındığı gün 3 litre kadar sıvı alınmalı).     <br />•Çay, kahve yerine bitki çayları tercih edilmeli.     <br />• Çorba, yoğurt gibi sıvı besinleri tüketmeye özen gösterilmeli. Kola, gazoz, portakal suyu, greyfurt suyu gibi gazlı ve asitli içeceklerden uzak durulmalı.     <br />• Bol bol sebze ve meyve tüketilmeli.     <br />• Sebzelerden özellikle kükürtlü olanlar ile ıspanak, pazı, roka, brokoli, maydanoz, dereotu, lahana, sarımsak, soğan, turp, kereviz, brokoli gibi antioksidan açısından yüksek olan yeşil yapraklılar tercih edilmeli. </p>
<p><b><strong>KİLO KAYBINA DİKKAT</strong></b>    <br />Beslenme ve Diyet Uzmanı Meltem Şeniz Toksoy&#8217;a göre, kemoterapi sürecindeki yan etkilere bağlı olarak iştahsızlık ve kilo kaybı da ortaya çıkabilir. Toksoy’un bu konudaki önerileri ise şöyle: </p>
<p>• İdeal kiloda olmaya dikkat edilmeli.    <br />• En az 10 bardak su ve çeşitli bitki çayları da tüketilebilir.     <br />• Günde 4 porsiyon meyve tüketmeye özen gösterin.     <br />• Günde 2 porsiyon sebze tüketilmeli. Özellikle brokoli, lahana, sarımsak, soğan, turp, kereviz, yeşil yapraklı sebzeler, domates, baklagiller, kırmızıbiber, roka ve maydanoz tüketmeye çalışılmalı.     <br />• Balık, tavuk gibi et grubu besinleri ızgara veya haşlama olarak tercih edilmeli.    <br />• Yağ ve tuz içeriği düşük besinler tüketmeye özen gösterilmeli.     <br />• Lifli besinlerin tüketimi artırılmalı.     <br />• Alkol ve sigaradan uzak durulmalı, tam ve doğal beslenmeye dayalı bir beslenme şekli benimsenmeli. <a href="http://www.ntvmsnbc.com/id/25329798/" target="_blank">kaynak</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanserliyiz.com/kemoterapide-beslenme-nasil-olmali.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kemoterapi etkisine kına tedavisi</title>
		<link>http://www.kanserliyiz.com/kemoterapi-etkisine-kina-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.kanserliyiz.com/kemoterapi-etkisine-kina-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Feb 2012 22:03:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kemoterapi Rehberi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanserliyiz.com/kemoterapi-etkisine-kina-tedavisi.html</guid>
		<description><![CDATA[Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof.Dr. İdris Yücel, kanser tedavisinde kullanılan bazı kemoterapi ilaçlarının yan etkisi sonucu hastaların el ve ayaklarında çıkan yarayı kına ile tedavi ettiğini söyledi. Prof.Dr. Yücel, &#34;Kınanın hem yara çıkmasını engellediğini, hem de tedavi ettiğini görünce, bilimsel çalışma yaptık. Sonra bunu yaptığımız yayınla bilim dünyasına duyurduk&#34; dedi. Samsun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h4>Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof.Dr. İdris Yücel, kanser tedavisinde kullanılan bazı kemoterapi ilaçlarının yan etkisi sonucu hastaların el ve ayaklarında çıkan yarayı kına ile tedavi ettiğini söyledi.</h4>
<p><a href="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2012/03/erik.jpg"><img title="İçerik" style="border-right: 0px; border-top: 0px; display: inline; margin: 10px 10px 0px 0px; border-left: 0px; border-bottom: 0px" height="304" alt="İçerik" src="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2012/03/erik_thumb.jpg" width="396" align="left" border="0" /></a> Prof.Dr. Yücel, &quot;Kınanın hem yara çıkmasını engellediğini, hem de tedavi ettiğini görünce, bilimsel çalışma yaptık. Sonra bunu yaptığımız yayınla bilim dünyasına duyurduk&quot; dedi. </p>
<p>Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bölümü Başkanı Prof.Dr. İdris Yücel, yaptığı çalışma ile meme ve kalın<a href="http://www.kanserliyiz.com/kanserturleri/bagirsak-kanseri"title="Bağırsak Kanseri" >bağırsak kanseri</a> tedavisinde kullanılan kemoterapi ilaçlarının hastalara yaptığı yan etkiyi kına kullanarak tedavi etti. Fluoropirimidin grubu kemoterapi ilaçlarının kullanımı sonrasında yan etki olarak hastaların el ve ayaklarında yanık gibi yaraların çıktığını belirten Prof.Dr.Yücel, bu yaraların hastayı yürüyemez, ellerini de kullanamaz hale getirdiğini söyledi.</p>
<p>Prof.Dr. Yücel, çıkan yaraların bilinen bir tedavisi olmadığı için tek çözüm olarak ilacı kestiklerini ya da dozunu düşürdüklerini sonuç olarak tedavinin aksamak zorunda kaldığını belirtti. </p>
<p><strong>TESADÜFEN KEŞFEDİLDİ</strong></p>
<p>Kemoterapi gören bir hastasının ayaklarındaki yaralardan şikayet ederek yanına geldiğini ancak ellerine baktığında kına yaktığını ve yara bulunmadığını gördüğünü söyleyen Prof.Dr. Yücel, &quot;Hastanın kınalı ellerinde yara olmadığını görünce, kınanın bir etkisinin olup olmadığını düşündüm. Bunun üzerine bilimsel bir çalışma yaptım. El ve ayaklarında yara çıkan hastalarda kına kullanmaya başladım ve etkili olduğunu gördüm. Çalışma sonucunda kınanın kemoterapi ilaçlarının yan etkisinden kanser hastalarını koruduğunu ve yarayı tedavi ettiğini belirledim&quot; diye konuştu.</p>
<p>Yapılan çalışmanın bilimsel bir araştırma olarak yayınlanıp bilim dünyasına duyurulduğunu söyleyen Prof.Dr. Yücel, &quot;Bizim insanımız kınayı yüzyıllar önce keşfetti. Belki eski çağlarda bir takım el ve ayak yaralarının tedavisinde kullanılmış ama daha sonra gelenekselleşmiş. Biz böyle bir şeyi yeniden keşfettik. Şu an kemoterapi ilaçlarının yan etkisini önlemek için hastalarımızda kına kullanmaya devam ediyoruz&quot; diye konuştu.<a href="http://www.hurriyet.com.tr/saglik/20024421.asp" target="_blank">kaynak</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanserliyiz.com/kemoterapi-etkisine-kina-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kemoterapide robot d&#246;nemi</title>
		<link>http://www.kanserliyiz.com/kemoterapide-robot-dnemi.html</link>
		<comments>http://www.kanserliyiz.com/kemoterapide-robot-dnemi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Jan 2012 17:39:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kemoterapi Rehberi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanserliyiz.com/kemoterapide-robot-dnemi.html</guid>
		<description><![CDATA[Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Kemoterapi Ünitesi, kanser hastalarının tedavisinde kullanılan kemoterapi ilaçlarının hazırlanmasında robotları kullanıyor. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Kemoterapi Ünitesi&#8217;nde tedavi olan hastalar için ilaçlar, tıbbi robotlar tarafından el değmeden hazırlanıyor. Robotlar sayesinde kemoterapi ilaçları, sağlık çalışanları ve hastalar için tam güvenlikli olarak hazırlanırken, ayrıca ilaçtan ve zamandan da tasarruf [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Kemoterapi Ünitesi, <a href="http://www.kanserliyiz.com/"title="kanser" >kanser</a> hastalarının tedavisinde kullanılan kemoterapi ilaçlarının hazırlanmasında robotları kullanıyor.</p>
<p><a href="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2012/01/haber_4f0577211ca0b.jpg"><img title="haber_4f0577211ca0b" style="border-right: 0px; border-top: 0px; display: inline; margin: 10px 10px 0px 0px; border-left: 0px; border-bottom: 0px" height="296" alt="haber_4f0577211ca0b" src="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2012/01/haber_4f0577211ca0b_thumb.jpg" width="364" align="left" border="0" /></a> Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Kemoterapi Ünitesi&#8217;nde tedavi olan hastalar için ilaçlar, tıbbi robotlar tarafından el değmeden hazırlanıyor. Robotlar sayesinde kemoterapi ilaçları, sağlık çalışanları ve hastalar için tam güvenlikli olarak hazırlanırken, ayrıca ilaçtan ve zamandan da tasarruf sağlandığı belirtildi. </p>
<p>Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Hakan Bozcuk, kemoterapi ünitelerinin bölgenin önemli merkezlerinden birisi olduğunu söyledi. Günde ortalama 80 ile 100 arasındaki hastaya kemoterapi uyguladıklarını kaydeden Prof.Dr. Bozcuk, hastalarına daha iyi hizmeti verebilmek adına kemoterapi ilaçlarının hazırlanmasında robotik döneme geçtiklerini anlattı.</p>
<p>Robotik sistemin dünyada ve Türkiye&#8217;de yeni uygulanan bir sistem olduğunu hatırlatan Bozcuk, şöyle   <br />konuştu: &quot;Robotik sistemi Türkiye&#8217;de en erken kullanan merkezlerden birisiyiz. Bu robot sayesinde daha önce elle hazırladığımız kemoterapi ilaçlarını çok daha hesaplı, bilimsel, ince ayarlı bir şekilde hastalarımıza verme imkanı bulduk. Robotlar bizim yazmış olduğumuz dozlardaki ilaçları hazırlayarak hastaların kullanımına sunuyor. Bu sayede hem zamandan kazanmış hem de hastalarımıza daha güvenilir ilaçlar sunmuş oluyoruz.&quot;</p>
<p>Robotlardan önce kemoterapi ilaçlarının nasıl hazırlandığını anlatan Prof.Dr. Bozcuk, şunları söyledi:</p>
<p>&quot;Eskiden biz bu ilaçları nasıl yapardık. Hemşirelerimiz ilaçları elle alırdı. Birbirlerine karıştırdıktan sonra uygun çözeltilere ulaştıktan sonra hastalara verirdik. Ama bugün teknolojinin imkanlarını kullanıyoruz. Bunları bizim adımıza artık robotlar yapıyor. Çok daha ince ayarlı, çok daha hassas şekilde ayarlanmış ilaç dozlarını hastalarımız için hijyenik ve daha hızlı hazırlayabiliyoruz. Hastalarda daha iyi ayarlanmış tedaviyi daha hızlı alabiliyor. Hemşirelerimiz ilaç hazırlamada daha fazla zaman kaybederken bugün, bu zamanlarını robotik sistem sayesinde hastalar için kullanıyorlar. Teknolojiyi insan mutluluğu adına kullanabilmek bizler için çok önemlidir.&quot;</p>
<p>Prof.Dr. Hakan Bozcuk, robotik sistemin faydalarından şöyle bahsetti: &quot;Eskiden kemoterapi maruziyetiyle ilgili en azından çalışan personelde bir endişe olabiliyordu. Kemoterapiye maruz kalan kişilerde bir takım rahatsızlıklar olabileceği gibi veriler vardı. Ama bugün içeriden görülen hijyenik ve steril sistemle artık bu maruziyet en aza indirilmiş durumdadır. İlacı hazırlayan personel artık kemoterapinin olumsuz etkilerinden etkilenmiyorlar.&quot;</p>
<p>Hastalarına en iyi hizmeti verebilmek için gelişen teknolojiyi yakından takip ettiklerini ifade eden Prof.Dr. Bozcuk, sözlerine şöyle devam etti: &quot;İnsanların mutluluğunu her şeyin üzerinde tutuyoruz. Robotik sistem maliyetinden daha önemli olan insanlık adına önemli getirileri oluyor. O nedenle Akdeniz Üniversitesi 4 robot ile kemoterapi ilaçlarını hastaları için hazırlıyor. 4 robotu kullanabilmek ve bulundurabilmek bir ayrıcalıktır.&quot;</p>
<p>Türkiye&#8217;nin yanı sıra Avrupa ülkelerinden gelen hastalar içinde tercih edilen bir sağlık merkezi olduklarını anlatan Prof.Dr. Bozcuk, sözlerini şöyle sürdürdü: &quot;Avrupa&#8217;dan özellikle Almanya, İngiltere ve Rusya&#8217;dan gelen hastalar kemoterapi alıyor. Bu da tabiiki sağlığın herkes için olduğunu ortaya koyuyor. Burada köyden gelen bir hastaya olduğu gibi yurt dışından gelen hastalara da aynı hizmeti veriyoruz.&quot;</p>
<p><strong>EN MODERN CİHAZLAR KULLANILIYOR</strong></p>
<p>Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsrafil Kurtcephe ise kemoterapi ünitelerinin kemoterapiye bakışı değiştiren bir merkez olduğunu söyledi. Kemoterapi bölümünün sadece bir hastane gibi değil özel bir birim olarak gördüklerini ifade eden Kurtcephe, şöyle konuştu: &quot;Hastaneye girdiğiniz zaman sizi hemen hayat dolu bir mekan karşılıyor. İnsanı hayata bağlamış ışıltılar ve teknoloji karşılıyor. Türkiye&#8217;de en modern cihazları kullanıyoruz. İnsan eli değmeden kemoterapi ilaçları hazırlanıyor. Üç dakika   <br />gibi bir sürede kemoterapi ilacı hazır hale geliyor. Aileler, çocukları ve yakınları ile birlikte tedavi alabiliyor. Burası loş bir alandan cıvıl cıvıl bir mekanlara dönüşün simgesi haline geldi. İnsanımıza en kaliteli hizmeti vermek için her şeyimizi ortaya koyuyoruz. Kaliteli hizmet anlayışımız, güler yüz ve ileri teknolojimizle hastalarımızın hizmetindeyiz.&quot; <a href="http://www.sabah.com.tr/Yasam/2012/01/05/kemoterapide-robot-donemi" target="_blank">kaynak</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanserliyiz.com/kemoterapide-robot-dnemi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kemoterapinin yan etkileriyle baş etme yolları</title>
		<link>http://www.kanserliyiz.com/kemoterapinin-yan-etkileriyle-bas-etme-yollari.html</link>
		<comments>http://www.kanserliyiz.com/kemoterapinin-yan-etkileriyle-bas-etme-yollari.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 Dec 2011 20:53:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Kemoterapi Rehberi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanserliyiz.com/kemoterapinin-yan-etkileriyle-bas-etme-yollari.html</guid>
		<description><![CDATA[Kemoterapi ve radyoterapide görülen halsizlik, yorgunluk, kansızlık, iştahsızlık, kanama, kabızlık, hafıza değişiklikleri, yutkunma zorluğu, bulantı, kusma, ishal, saç dökülmesi ve enfeksiyon riskinin artması gibi yan etkiler hastanın yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürüyor. İSTANBUL &#8211; Kanser tedavisi gören hastaların kemoterapi ve radyoterapiye bağlı olarak sık karşılaştığı bu sorunlar, hem fiziksel hem de ruhsal yıpranmaya neden olabiliyor. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h4>Kemoterapi ve radyoterapide görülen halsizlik, yorgunluk, kansızlık, iştahsızlık, kanama, kabızlık, hafıza değişiklikleri, yutkunma zorluğu, bulantı, kusma, ishal, saç dökülmesi ve enfeksiyon riskinin artması gibi yan etkiler hastanın yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürüyor.</h4>
<p><a href="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2011/12/yaslibakimi.hmedium1.jpg"><img title="yasli-bakimi.hmedium" style="border-right: 0px; border-top: 0px; display: inline; margin: 10px 10px 0px 0px; border-left: 0px; border-bottom: 0px" height="333" alt="yasli-bakimi.hmedium" src="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2011/12/yaslibakimi.hmedium_thumb1.jpg" width="453" align="left" border="0" /></a> İSTANBUL &#8211; Kanser tedavisi gören hastaların kemoterapi ve radyoterapiye bağlı olarak sık karşılaştığı bu sorunlar, hem fiziksel hem de ruhsal yıpranmaya neden olabiliyor. Ancak yan etkilerin görülme sıklığı ve şiddeti hastadan hastaya değişiklik gösteriyor. Uzm. Dr. Nesrin Canpolat da tedavi yan etkilerinin bütün hastalarda görülmediğini belirterek, kanser tedavisinde sık karşılaşılan yan etkiler ve başa çıkma yöntemlerine ilişkin önerilerini şöyle sıralıyor: </p>
<p><b><strong>ESTETİK GÖRÜNÜM SORUNLARINA ÇÖZÜM ÖNERİLERİ       <br /></strong></b>“Saç ve kirpik dökülmesi özellikle kadınlarda kemoterapinin en rahatsız edici etkileri arasında yer alıyor. Saç dökülmesinin derecesi, ilaç ve doza bağlı olarak değişiklik gösteriyor. Klinik çalışmalar kafa derisini soğutmanın tedavi sonrası saç kaybını önlemede etkili olduğunu gösteriyor. Bunun için özel olarak üretilmiş ve tedavi sırasında uygulanan kepler kullanılıyor. Kafa derisini soğutmada amaç; kafa derisini besleyen damarları daraltarak oradaki kan akımını dolayısıyla saç diplerine giden kemoterapi ilaç miktarını azaltmak ve aynı zamanda hücrelerin metabolizmasını yavaşlatmak. Saçları dökülmüş hastalar için gelişmiş teknolojiler ile hazırlanmış ve kendi saçı görünümünü veren peruklar da yaygın olarak kullanılıyor.</p>
<p>Meme operasyonu geçiren hastalarda; meme kaybı söz konusu ise protez memeler ve özel dolgulu sütyenler ile estetik görünüm korunabiliyor. </p>
<p><b><strong>FİZİK TEDAVİ DESTEKLEYİCİ OLARAK UYGULANIYOR       <br /></strong></b>Beyin, kemik, meme, akciğer ve gırtlak kanserlerinde fizik tedavi uygulamaları tedavinin önemli bir parçasını oluşturuyor. Kanser tedavisinde uygulanan kemoterapi ve radyoterapi sonrasında oluşan solunum sistemi problemleri, yorgunluk ve fiziksel kondisyon kayıplarında da fizik tedavi ve rehabilitasyondan faydalanılıyor. </p>
<p>Hastalığın tüm evrelerinde rehabilitasyon önerilebiliyor. Rehabilitasyon programının etki süresi hastalığın yarattığı komplikasyon ile orantılı olarak değişiyor. Örneğin, kanserin yarattığı komplikasyonlardan yorgunluk, fiziksel kondisyon kaybı, günlük yaşama adaptasyon sıkıntısı gibi durumlarda rehabilitasyonun etkisi kısa sürede görülebiliyor. Ancak <a href="http://www.kanserliyiz.com/kanserturleri/beyin-tumoru"title="beyin tümörü" >beyin tümörü</a> sonrası oluşan inme gibi daha uzun tedavi gerektiren durumlarda düzenli uygulanan rehabilitasyon programı ile tedavinin ilk etkileri 1-2 hafta içerisinde görülmeye başlıyor. Süreç hastanın durumuna göre değişebiliyor. Rehabilitasyon programının yeterliliği hastanın bulunduğu evreye göre değişiyor. Her evrede hasta rehabilitasyon programına alınabiliyor ve genel durumunda iyileşme gözlemlenebiliyor ancak tedavi tam iyileşme için yeterli olmayabiliyor. </p>
<p><b><strong>İŞTAH VE KİLO KAYBINA YÖNELİK BESLENME ÖNERİLERİ       <br /></strong></b>Kemoterapi ve radyoterapi sürecinde ağrı, depresyon, kabızlık, tat alma değişiklikleri, bulantı, yutma güçlüğü gibi faktörlere bağlı olarak iştahsızlık ve kilo kaybı ortaya çıkabilir. İştahta azalma söz konusu ise yenilen miktarların küçük porsiyonlara bölünmesi gerekir. Az az ve sık sık yemek yemenin yanı sıra, ana ve ara öğünlerin oluşturulması kişiye rahatlık sağlar. Ağız içinde oluşan yaralar nedeniyle yemek yemekte güçlük çekiliyorsa, yiyecekleri blenderdan geçirip püre kıvamına getirmek yutmayı kolaylaştırır. Besin tüketimi tamamen kesilmiş ise doktorun veya diyetisyenin önerdiği hazır mamalara başlanabilir. </p>
<p><b><strong>BU DÖNEMDE SAĞLIKLI VE DENGELİ BESLENMENİN İPUÇLARI       <br /></strong></b>• Antioksidan açıdan güçlü olan A, C, E vitaminleri ile çinko ve selenyum minerallerini içeren yiyeceklerin yenmesi bağışıklık sistemini güçlendirir.     <br />• Balık, ceviz, fındık ve badem gibi omega 3 kaynaklarının düzenli tüketilmesi gerekir.     <br />• Çinko, selenyum, protein ve E vitamini kaynağı olan kurubaklagillerin haftada 1-2 kez öğünlere dahil edilmesinde fayda var.     <br />• Her gün 5 porsiyon sebze ve meyve tüketilmesi enerjiyi artırır.     <br />• Kabuklu yenebilen meyvelerin kabuğu soyulmadan yenmesi bağırsak faaliyetlerine katkıda bulunur.     <br />• Günde 25-30 gr posa tüketimi, bağırsakların korunması ve düzenli çalışmasını sağlar. Kansızlık problemi yoksa tam buğday, çavdar ve kepekli ekmeklerin tercih edilmesi posa tüketimini artırır. Ayrıca aç karnına kuru kayısı, incir ve mürdüm eriği yenmesi bağırsakların düzenli çalışmasına yardımcı olur.     <br />• Her gün 1,5 litre su içilmesi gerekir.     <br />• Turşu, salamura, konserve gıda, sosis, salam, sucuk gibi şarküteri ürünleri, hazır meyve suları, kolalı içecekler, çeşme suyu, hazır çorba, ağır yağda pişirilmiş ürünler, direk kömür ya da odun ateşinde yapılan ızgaralar, şeker ve acılı baharatların tüketiminin azaltılmasında fayda var. <a href="http://www.ntvmsnbc.com/id/25304480/" target="_blank">kaynak</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanserliyiz.com/kemoterapinin-yan-etkileriyle-bas-etme-yollari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8216;Kemo Kep&#8217; ile sa&#231;lar artık d&#246;k&#252;lm&#252;yor</title>
		<link>http://www.kanserliyiz.com/kemo-kep-ile-salar-artik-dklmyor.html</link>
		<comments>http://www.kanserliyiz.com/kemo-kep-ile-salar-artik-dklmyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Nov 2011 11:45:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kemoterapi Rehberi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanserliyiz.com/kemo-kep-ile-salar-artik-dklmyor.html</guid>
		<description><![CDATA[Kemoterapide yaygın görülen yan etkilerden biri olan saç dökülmesi, buzlu kepler sayesinde önemli ölçüde önlenebiliyor. İSTANBUL &#8211; Uzmanlara göre, saç derisi ve kılcal damarları koruyan buzlu şapkalar, yüzde 88 oranında saç dökülmesini önlüyor. Neolife Tıp Merkezi’nden Uzman Doktor Nesrin Canpolat tedavinin amacının; temel olarak kafa derisini belli bir dereceye kadar soğutarak damarları daraltmak ve bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h4>Kemoterapide yaygın görülen yan etkilerden biri olan saç dökülmesi, buzlu kepler sayesinde önemli ölçüde önlenebiliyor.</h4>
<p><a href="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2011/11/KemoKep.hmedium.jpg"><img title="Kemo Kep.hmedium" style="border-right: 0px; border-top: 0px; display: inline; margin: 10px 10px 0px 0px; border-left: 0px; border-bottom: 0px" height="328" alt="Kemo Kep.hmedium" src="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2011/11/KemoKep.hmedium_thumb.jpg" width="437" align="left" border="0" /></a> İSTANBUL &#8211; Uzmanlara göre, saç derisi ve kılcal damarları koruyan buzlu şapkalar, yüzde 88 oranında saç dökülmesini önlüyor.    <br />Neolife Tıp Merkezi’nden Uzman Doktor Nesrin Canpolat tedavinin amacının; temel olarak kafa derisini belli bir dereceye kadar soğutarak damarları daraltmak ve bu yolla kan akımını azaltmak olduğunu belirtiyor. Kan akımındaki azalmaya bağlı olarak saç foliküllerine ulaşan kemoterapi ilacı miktarı da azalıyor ve saç folikülleri minimum seviyede etkileniyor. </p>
<p>Kemoterapi görenlerde normal şartlarda saçlarının tamamen dökülmesi beklenirken, bu yöntem sayesinde dökülme en aza indiriliyor. Böylece kemoterapi gören kişiler peruk, şapka veya başka bir aksesuara ihtiyaç duymadan hayatlarına devam edebiliyor. </p>
<p>Kemo Kep Terapi Sistemi, kişi kemoterapiye başladığında uygulanmaya başlanıyor ve kemoterapi bittikten kısa bir süre sonrasına kadar devam ediyor. Kemo kep kişinin günlük yaşamını etkilemiyor; böylece kişi bu uygulamaya ister evde, ister dışarıda, isterse hastanede devam edebiliyor. Kemo kepin soğukluğu herhangi bir yan etkiye neden olmuyor. Ayrıca kişinin bir sonraki kemoterapiye kadar ekstra bir şey yapmasına gerek kalmadan normal yaşantısına devam etmesine imkan sağlıyor. </p>
<p>Kemoterapi gören kişilerin maruz kaldığı saç dökülmesini önlemek için üretilmiş olan kepler, 15 yıldır başta İngiltere olmak üzere birçok Avrupa ülkesinde, Amerika&#8217;da Uzak Doğu’da kullanılıyor.<a href="http://www.ntvmsnbc.com/id/25294337/" target="_blank">kaynak</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanserliyiz.com/kemo-kep-ile-salar-artik-dklmyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kemoterapide VIP d&#246;nemi başlıyor</title>
		<link>http://www.kanserliyiz.com/kemoterapide-vip-dnemi-basliyor.html</link>
		<comments>http://www.kanserliyiz.com/kemoterapide-vip-dnemi-basliyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 26 Oct 2011 21:03:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kemoterapi Rehberi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanserliyiz.com/kemoterapide-vip-dnemi-basliyor.html</guid>
		<description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, kanser hastaları için tam teşekküllü tedavi merkezleri oluştururken, kemoterapi hizmetinde de VIP uygulaması başlatıyor. Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Orhan Koç, &#34;Artık kemoterapi tedavisinde VIP hizmeti vermeye başladık. Kemoterapi uygulama alanlarımız beş yıldızlı otel lobisi gibi dizayn edilmekte.&#34; dedi. Koç, kemoterapi ilaçlarının el değmeden robotlarla hazırlandığı sistemin de 4 hastanede uygulamaya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sağlık Bakanlığı, <a href="http://www.kanserliyiz.com/"title="kanser" >kanser</a> hastaları için tam teşekküllü tedavi merkezleri oluştururken, kemoterapi hizmetinde de VIP uygulaması başlatıyor.</strong></p>
<p><a href="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2011/10/3266.jpg"><img title="3 (266)" style="border-right: 0px; border-top: 0px; display: inline; margin: 10px 10px 0px 0px; border-left: 0px; border-bottom: 0px" height="328" alt="3 (266)" src="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2011/10/3266_thumb.jpg" width="361" align="left" border="0" /></a> Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Orhan Koç, &quot;Artık kemoterapi tedavisinde VIP hizmeti vermeye başladık. Kemoterapi uygulama alanlarımız beş yıldızlı otel lobisi gibi dizayn edilmekte.&quot; dedi. Koç, kemoterapi ilaçlarının el değmeden robotlarla hazırlandığı sistemin de 4 hastanede uygulamaya konduğunu söyledi.    <br />Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Orhan Koç, yaptığı açıklamada, Türkiye&#8217;de yapılması planlanan 30 şehir hastanesinde tam teşekküllü kanser tanı ve tedavi merkezi oluşturacaklarını söyledi. Bu sisteme, robotik ilaç hazırlama cihazlarını da dahil ettiklerini aktaran Koç; şu anda Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Ankara Abdurahman Yurtaslan Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi, İstanbul Kartal Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Antalya Üniversitesi Hastanesi&#8217;nde uygulamanın başladığını aktardı.     <br />Planlamaları, 2023 yılını hedef alarak yaptıklarını aktaran Koç, &quot;Sağlık bölgelerimizdeki hasta yüküne paralel olarak bu sistemi kurmayı planlıyoruz.&quot; dedi. Kemoterapi ilaçlarının robotla hazırlanması işleminin çok sayıda faydası bulunduğunu aktaran Koç, &quot;Kemoterapi alan hastalarımız, ortalama 3-4 saat bu ilacı almak için hastanede bekliyorlar. Bu alanların modernize edilmesi sürecini başlatmış durumdayız. Bir çok ilimizde, hastalığın sayısına paralel olarak bu mekanları oluşturduk. Artık kemoterapi tedavisinde VIP hizmeti vermeye başladık. Bu salonlarımız 5 yıldızlı otel lobisi gibi dizayn edilmekte, çocuk yaşta hastalarımız buraya istekli gelmekte. Çünkü onların yaşına uygun oyun alanları, donatı alanları oluşturuyoruz. Ayrıca, psikolog arkadaşları çalıştırıyoruz. Bu tedaviyi alan hastalarımızı bir nebze olsun psikolojik boyutta desteklemeyi hedefliyoruz.&quot; diye konuştu.     <br /><strong>&quot;KEMOTERAPİ TEDAVİSİ BODRUM KATLARDA YAPILIYORDU&quot;</strong>    <br />Türkiye&#8217;de ortalama hastane yaşının 40 olduğuna dikkat çeken Koç, &quot;Bu binalarda mekanlar dar olduğu için kemoterapi tedavisi ya hastane servisinin bir odasında ya da bodrum katta bulunan mekanlarda oluşturulmuştu. Biz yeni düzenleme ile bunların standartlarını getirerek, hastanenin yoğunluğunun az olduğu, mevcut hastaların diğer hastalardan yoğunluk olarak en az rahatsız olacağı yerlerde, kendileri açısından en mükemmel bir ortam oluşturmaya çalıştık.&quot; dedi. Bunlarla birlikte daha yapılacak çok şey olduğunu vurgulayan Koç, &quot;Özellikle erken teşhiste ve tedavinin diğer parametrelerinde bir çok eksiğimiz var. Bunları da planlama listemize aldık.&quot; ifadesini kullandı.     <br /><strong>&quot;RAHAT VE HUZURLU BİR ORTAMDA TEDAVİYİ VEREBİLMEK EN İDEAL&quot;</strong>    <br />Numune Hastanesi Başhekimi Nurullah Zengin de kemoterapinin kanserin ilaçla tedavisi anlamına geldiğini belirterek, &quot;Yan etkileri olan bir tedavidir. Hazırlanması özellik ister. Aynı zamanda pahalı da bir tedavidir.&quot; dedi. Olayın psikolojik yönüne de dikkat çeken Zengin, &quot;Kanser tanısı almış hastalar ve yakınlarının stresi de dikkate alındığında, bilinçli bir ekip tarafından rahat, huzurlu bir ortamda bu tedaviyi verebilmek en idealdir. Bu merkezimizde de bunu yapmaya çalıştık.&quot; şeklinde konuştu.     <br /><strong>&quot;İLAÇLAR BİLGİSAYARLI CİHAZLARLA EN HASSAS DOZLARDA HAZIRLANIYOR&quot;</strong>    <br />Kolej Semt Polikliniği&#8217;ndeki Gündüz Kemoterapi Ünitesi&#8217;nde 48 koltuk kapasitesi ve iki ayrı özel oda ile hizmet verdiklerini söyleyen Zengin, &quot;İlaçlarımız dünyada en son sistem olan robotik kemoterapi uygulama sistemi dediğimiz bir sistem ile hazırlanıyor. Tamamen bilgisayarlı cihazlarla ilaçlar en hassas dozlarına varıncaya kadar hazırlanıyor ve özel güvenlik ortamları içerisinde salonumuza getiriliyor.&quot; dedi.     <br />Günde yaklaşık 100 hastaya kemoterapi uygulayabildiklerini aktaran Zengin, &quot;Tecrübeli ekibimiz hastayı karşılıyor. Tedavi öncesi gerekli olan laboratuvar tetkiklerini hasta kabulünün ardından dakikalar içinde yapıyorlar. Kendileri ile sohbet edilerek, nezih bir müzik, arzu ederlerse televizyon seyredebilecekleri bir ortam içinde ilaçlarını alıyorlar. Böyle bir ortamda kendilerini de rahatlatarak, bu ilaç uygulamasını yapmayı planlıyoruz. Bu sistem, çalışanlar açısından da koruyuculuk noktasında önemli. Kemoterapi, çalışanlarımız açısından özel tedbirler alınarak uygulanabilecek yöntem oluyor. Bütün bunlara rağmen az da olsa çalışanların ilaca maruziyeti ve buna bağlı yan etkileri söz konusu olabilir. Yeni sistemde bu ortadan kalkmış oldu. Aynı zamanda iş gücü tasarrufu sağlamış olduk.&quot; şeklinde konuştu.    <br /><strong>&quot;YENİ SİSTEM İLAÇTA TASARRUFU DA SAĞLIYOR&quot;</strong>    <br />Bu sistem ile ilaç tasarrufu da sağladıklarını aktaran Zengin, önceki yöntemlerde her hasta adına yazılmış ilaçları o hasta adına kullandıklarını, ancak artan ilaçları değerlendirme fırsatları olmadığını söyledi. Zengin, şöyle dedi: &quot;Yeni sistem ile birlikte bir hastadan artan ilacı diğer bir hastaya kullanma fırsatımız oluyor. Kanser tedavisini, maliyeti düşünüldüğünde sistem bu noktada da önemli bir tasarruf sağlıyor.&quot; Robotik kemoterapi ilaç uygulamasının dünyada da yeni olduğunu söyleyen Zengin, Numune Hastanesi&#8217;nin bu sistemi Türkiye&#8217;de&#160; uygulayan üçüncü hastane olduğunu ifade etti.     <br />Hastalar ise aldıkları hizmetten son derece memnun olduklarını belirterek, şunları ifade ettiler: &quot;Hemşireler gözümüzün içine bakıyorlar. Çok memnunuz. Hepsinden Allah razı olsun.&quot;     <br />Zaman zaman psikolojik sıkıntılar yaşayabildiklerini kaydeden hastalar, bu durumlarda kendileri ve ailelerinin hastanedeki uzmanlardan yardım aldıklarını ifade ettiler. <a href="http://www.stargazete.com/yasam/kemoterapide-vip-donemi-basliyor-haber-388864.htm" target="_blank">kaynak</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanserliyiz.com/kemoterapide-vip-dnemi-basliyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kanser hastası hamilelere uygulanan kemoterapinin bebeğe zarar vermediği a&#231;ıklandı</title>
		<link>http://www.kanserliyiz.com/kanser-hastasi-hamilelere-uygulanan-kemoterapinin-bebege-zarar-vermedigi-aiklandi.html</link>
		<comments>http://www.kanserliyiz.com/kanser-hastasi-hamilelere-uygulanan-kemoterapinin-bebege-zarar-vermedigi-aiklandi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Sep 2011 12:01:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kemoterapi Rehberi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanserliyiz.com/kanser-hastasi-hamilelere-uygulanan-kemoterapinin-bebege-zarar-vermedigi-aiklandi.html</guid>
		<description><![CDATA[Güçlü kemoterapi ilaçlarının anne karnındaki bebeğe olası olumsuz etkilerini araştıran kanser uzmanları, söz konusu ilaçların bebeğe zarar vermediğini, ancak erken doğum durumunda bebeklerin etkilenebileceğini belirledi. Belçika&#8217;daki Leuven Üniversitesi Hastanesi&#8217;nden Frederic Amant, hamileliklerinin ilk üç ayını geride bırakan kanser hastalarının hamileliği sonlandırma ya da kemoterapiyi erteleme gibi yollara başvurmasına gerek olmadığını belirterek, bu hastalarda erken doğumun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Güçlü kemoterapi ilaçlarının anne karnındaki bebeğe olası olumsuz etkilerini araştıran <a href="http://www.kanserliyiz.com/"title="kanser" >kanser</a> uzmanları, söz konusu ilaçların bebeğe zarar vermediğini, ancak erken doğum durumunda bebeklerin etkilenebileceğini belirledi.</strong>    </p>
<p><a href="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2011/09/354.jpg"><img title="3 (54)" style="border-right: 0px; border-top: 0px; display: inline; margin: 10px 10px 0px 0px; border-left: 0px; border-bottom: 0px" height="296" alt="3 (54)" src="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2011/09/354_thumb.jpg" width="380" align="left" border="0" /></a> Belçika&#8217;daki Leuven Üniversitesi Hastanesi&#8217;nden Frederic Amant, hamileliklerinin ilk üç ayını geride bırakan kanser hastalarının hamileliği sonlandırma ya da kemoterapiyi erteleme gibi yollara başvurmasına gerek olmadığını belirterek, bu hastalarda erken doğumun ise mümkün olduğunca önlenmesi gerektiğini kaydetti.</p>
<p>Pek çok kanserli kadının kemoterapinin bebeğini olumsuz etkileyeceği endişesiyle hamileliğini sonlandırma yolunu seçtiğini, bazı doktorlarınsa aynı nedenlerle kemoterapinin ertelenmesini önerdiğini ya da erken doğumu teşvik ettiğini belirten Amant, hamileliğin 12 ila 14. haftalarından sonra uygulanan kanser tedavisinin bu endişeleri boşa çıkardığını kaydetti.</p>
<p>Bu dönemlerden itibaren uygulanan kemoterapinin, plasentanın sadece bir bölümünden geçmeyi başardığını ve cenine ulaştığını ifade eden Amant, ilaçların bebeğin gelişimi üzerinde herhangi bir etkisinin tespit edilmediğini belirtti.</p>
<p>Araştırma kapsamında, yaklaşık üçte ikisi 37 haftalık süreyi tamamlamadan doğum yapan bir grup kanserli kadını temel alan uzmanlar, bu kadınların bebeklerinde görülen kalıtsal bozukluklarla, büyüme ve gelişme performanslarının genel nüfusla benzerlik gösterdiğini saptadı. Öte yandan, çoğunlukla erken doğan bebeklerin IQ ve davranış testlerinde normal seviyenin altında performans sergilediği kaydedildi.</p>
<p>Uzmanlar, doğum öncesi kemoterapinin çocuklarda ileri yaşlarda doğurganlık problemi ya da kansere yakalanma riski doğurup doğurmadığının saptanması içinse daha çok araştırma yapılması gerektiğini belirtti.<a href="http://www.internethaber.com/kemoterapi-bebege-zarar-vermiyor-374202h.htm?interstitial=true" target="_blank">kaynak</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanserliyiz.com/kanser-hastasi-hamilelere-uygulanan-kemoterapinin-bebege-zarar-vermedigi-aiklandi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kişiye &#246;zel kemoterapi</title>
		<link>http://www.kanserliyiz.com/kisiye-zel-kemoterapi.html</link>
		<comments>http://www.kanserliyiz.com/kisiye-zel-kemoterapi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Sep 2011 18:57:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kemoterapi Rehberi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanserliyiz.com/kisiye-zel-kemoterapi.html</guid>
		<description><![CDATA[ABD&#8217;nin bazı eyaletleri ve Avrupa&#8217;da uygulanan kişiselleştirilmiş kemoterapi uygulamasına yeni bir boyut kattılar! Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Emin Ersoy ve Prof. Dr. Ekmel Tezel ile Hacettepe Üniversitesinden Biyolog Dr. Alper Doğan, dünyada ilk kez ABD&#8217;li bilim adamı Larry Weisanthal tarafından geliştirilen, halen ABD&#8217;nin bazı eyaletleri ve Avrupa&#8217;da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h4>ABD&#8217;nin bazı eyaletleri ve Avrupa&#8217;da uygulanan kişiselleştirilmiş kemoterapi uygulamasına yeni bir boyut kattılar!</h4>
<p><a href="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2011/09/672413_detay1.jpg"><img title="672413_detay" style="border-right: 0px; border-top: 0px; display: inline; margin: 10px 10px 0px 0px; border-left: 0px; border-bottom: 0px" height="301" alt="672413_detay" src="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2011/09/672413_detay_thumb.jpg" width="294" align="left" border="0" /></a> Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Emin Ersoy ve Prof. Dr. Ekmel Tezel ile Hacettepe Üniversitesinden Biyolog Dr. Alper Doğan, dünyada ilk kez ABD&#8217;li bilim adamı Larry Weisanthal tarafından geliştirilen, halen ABD&#8217;nin bazı eyaletleri ve Avrupa&#8217;da uygulanan kişiselleştirilmiş kemoterapi uygulamasına yeni bir boyut kattı.    <br />Bilim adamları, kanser tedavisinde kullanılan kemoterapötik ilaçlarda hasta için en etkili ajanın seçilmesini sağlamak üzere Hacettepe Üniversitesi teknoparkında kurulan şirket aracılığıyla bir yazılım geliştirdi. Hacettepe ve Gazi üniversitelerinde klinikte uygulanmaya başlanan proje, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığınca (KOSGEB) da desteklenerek, kredilendirildi.    <br />Bir yıl içinde bitirilmesi planlanan projede, <a href="http://www.kanserliyiz.com/kanserturleri/meme-kanseri"title="Meme Kanseri" >meme kanseri</a>, baş-boyun ve yumurtalık <a href="http://www.kanserliyiz.com/kanserturleri/tumor"title="Tümör" >tümör</a>ü bulunan 90 hastanın tedavisinde hangi kemoterapötik ajanların etkili olduğu tespit edilecek ve hastaya uygun tedavi yöntemleri izlenecek.    <br /><strong>AMAÇ KEMOTERAPİNİN YAN ETKİLERİNİ AZALTMAK</strong>    <br />2. Minimal İnvaziv Cerrahisi Kongresi’ne katılmak üzere Antalya&#8217;ya gelen Türkiye Laparoskopik ve Endoskopik Cerrahi Derneği Başkanı Prof. Dr. Emin Ersoy, yaptığı açıklamada, günümüzde kanser tedavisinde cerrahi, kemoterapi, radyoterapi ve hormonoterapi gibi tedavilerin başarıyla uygulandığını söyledi. Her gün yeni bir araştırma yapılarak kansere çare arandığı bir dönemde, lenfoma ve benzeri bazı kanser türlerinin tamamına yakınında tedavi sağlanırken, birçok kanser türünde henüz başarılı sonuçlar elde edilemediğini vurgulayan Ersoy, bu nedenle hastaların kaybedildiğini ifade etti.    <br />Kanser hastalarının tedavisinde cerrahinin yerinin inkar edilemez boyutta olduğuna işaret eden Ersoy, &#8221;Cerrahi ile görünebilen tüm kanserli dokuların organizmadan uzaklaştırılması, tedavinin en önemli basamağıdır. Bunların yanı sıra cerrahi sonrasında verilen radyoterapi ve kemoterapinin de tedavideki önemi büyüktür&#8221; dedi.    <br />Kemoterapötik ilaçların, kanserin türüne göre daha önce denenmiş bir takım protokollerle hastalara uygulandığını belirten Ersoy, &#8221;Bu tür ilaçların tümü aynı zamanda organizmaya toksik, ciddi yan etkileri olan ve pahalı ilaçlardır&#8221; diye konuştu.    <br />Kemoterapinin hastalara olan yan etkilerini elemek amacıyla hazırladıkları projenin KOSGEB tarafından desteklenerek, kredilendirildiğini anlatan Prof. Dr. Ersoy, başarılı sonuçlar elde edilmesi durumunda sağlık harcamalarında da büyük tasarruf sağlanacağını söyledi.     <br /><strong>HASTANIN KENDİ KANSERLİ DOKUSU ÇOĞALTILIYOR </strong>    <br />Dünyada ilk kez Kaliforniya&#8217;da kendi enstitüsünde onkoloji çalışmaları yürüten Larry Weisanthal tarafından uygulanmaya konan kişiselleştirilmiş kemoterapi programını Hacettepe ve Gazi üniversitelerinde kliniğe aktardıklarını anlatan Ersoy, hastanın kendisine ait kanserli dokudan alınan örneğin, laboratuvar şartlarında çoğaltıldığını kaydetti.<a href="http://www.haberturk.com/saglik/haber/672413-kisiye-ozel-kemoterapi" target="_blank">kaynak</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanserliyiz.com/kisiye-zel-kemoterapi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kanser tedavisinde sa&#231; d&#246;k&#252;lmeyecek</title>
		<link>http://www.kanserliyiz.com/kanser-tedavisinde-sa-dklmeyecek.html</link>
		<comments>http://www.kanserliyiz.com/kanser-tedavisinde-sa-dklmeyecek.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Sep 2011 10:35:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kemoterapi Rehberi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanserliyiz.com/kanser-tedavisinde-sa-dklmeyecek.html</guid>
		<description><![CDATA[&#34;Kafa derisi soğutma sistemi&#34; kemoterapide saç dökülmesini önleyecek Dünyanın birçok ülkesinde kullanılan ve Türkiye&#8217;de de uygulanmaya başlanan &#8221;Kafa derisi soğutma sistemi&#8221;nin, kemoterapi sırasında meydana gelen saç dökülmelerini önlediği bildirildi. California Üniversitesi Hematoloji ve Onkoloji Profesörü Doktor Hope S. Rugo, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kanser tedavisinde uygulanan kemoterapinin yan etkilerinden biri olan saç dökülmesinin hastaları psikolojik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h4>&quot;Kafa derisi soğutma sistemi&quot; kemoterapide saç dökülmesini önleyecek</h4>
<p><a href="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2011/09/kanser09081.jpg"><img title="kanser09081" style="border-right: 0px; border-top: 0px; display: inline; margin: 10px 10px 0px 0px; border-left: 0px; border-bottom: 0px" height="317" alt="kanser09081" src="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2011/09/kanser09081_thumb.jpg" width="387" align="left" border="0" /></a> Dünyanın birçok ülkesinde kullanılan ve Türkiye&#8217;de de uygulanmaya başlanan &#8221;Kafa derisi soğutma sistemi&#8221;nin, kemoterapi sırasında meydana gelen saç dökülmelerini önlediği bildirildi.    <br />California Üniversitesi Hematoloji ve Onkoloji Profesörü Doktor Hope S. Rugo, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kanser tedavisinde uygulanan kemoterapinin yan etkilerinden biri olan saç dökülmesinin hastaları psikolojik olarak çöküntüye uğratan nedenlerin başında geldiğini söyledi.    <br />Özellikle bazı kadın hastaların saçlarının dökülmemesi için tedaviyi reddetmeyi bile göze alabildiğine dikkati çeken Rugo, dünyanın birçok ülkesinde kullanılan &#8221;Kafa derisi soğutma sistemi&#8221;nin kemoterapi sırasında meydana gelen saç dökülmelerini yüzde 85 oranında önlendiğini belirtti.    <br />Yöntemin saç köklerini çevreleyen kan damarlarının daralmasını sağlayarak saç köklerine ulaşan kemoterapi ilaçlarını önemli ölçüde azaltmasıyla saç dökülmesinin önüne geçilebildiğini anlatan Rugo, yöntemin 3 binden fazla çeşitli kemoterapi kombinasyonları gören hasta üzerinde kullanılarak başarısını ortaya koyduğunu aktardı.    <br />Rugo, özellikle tüm erken dönem meme kanserlerinin kemoterapi tedavilerinde kullanılan ilaçların saç dökülmesine neden olduğunu vurgulayarak, &#8221;Bazı kadınlar için saçlarını kaybetme korkusu tedaviden vazgeçecek kadar büyük. Bu durum, tedavinin gecikmesine ve daha az etkili bir seçime neden olabiliyor&#8221; diye konuştu.    <br /><a href="http://www.kanserliyiz.com/kanserturleri/meme-kanseri"title="Meme Kanseri" >Meme kanseri</a> hastalarının saç dökülmesi ve yaşadıkları duygusal stresin tedavi sürecini olumsuz etkilediğine işaret eden Rugo, saç dökülmesinin önlenmesiyle hastaların hayat kalitesinin arttığını ve tedaviye motive olduklarını kaydetti.    <br />Rugo, yöntemin uygulandığı hastaların çoğunun kadın olduğunu, ancak yöntemin erkek hastalar da kullanıldığını dile getirerek, &#8221;Saç dökülmesi önlenince hastanın hayata ve tedaviye bakış açısı pozitif olarak değişiyor. Bu da hastanın iyileşme süresinin daha kısa olmasını ve normal yaşantısına daha hızlı dönmesini sağlıyor&#8221; dedi.     <br /><strong>HOKİT DERNEĞİ BAŞKANI ASLAN</strong>    <br />Hematoloji Onkoloji ve Kemik İliği Transplantasyon Hemşireleri Derneği (HOKİT) Başkanı Ayla Aslan da kanser hastalarının zamanlarının büyük bir kısmını hemşirelerle geçirdiğini dile getirdi.    <br />Aslan, tedavi sırasında hemşirelerin hastaların umutlarını zedeleyecek hiçbir şeye müsaade etmediklerini vurgulayarak, şöyle devam etti:    <br />&#8221;Teknoloji hızla ilerlediği için dünyadaki yenilikleri de takip ederek bunları paylaşmaya çalışıyoruz. &#8216;Kafa derisi soğutma sistemi&#8217; hastalar açısından son derece pozitif bir yöntem, hatta bir müjde diyebiliriz. Hiçbir kanser hastası etrafında kanser hastalığının bilinmesini istemiyor. Bunun en önemli göstergesi olan saçlarının dökülmesiyle de büyük bir çöküntü yaşıyor. Ne tedavisi gördüğünden öte nasıl saçlarının döküldüğü söz konusu oluyor. Yöntem ile beden imajının bozulmaması, hastanın sosyal ve çalışma hayatının yanı sıra tedavinin ilerlemesinde de büyük artı sağlayacağı kanaatindeyim.&#8221;<a href="http://www.haberturk.com/saglik/haber/672330-kanser-tedavisinde-sac-dokulmeyecek" target="_blank">kaynak</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanserliyiz.com/kanser-tedavisinde-sa-dklmeyecek.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kanseri tetikleyen etkenler</title>
		<link>http://www.kanserliyiz.com/kanseri-tetikleyen-etkenler.html</link>
		<comments>http://www.kanserliyiz.com/kanseri-tetikleyen-etkenler.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Sep 2011 15:19:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kemoterapi Rehberi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanserliyiz.com/kanseri-tetikleyen-etkenler.html</guid>
		<description><![CDATA[Hızla artış gösteren kanserde genetik ve çevresel faktörler kadar kişinin beslenme alışkanlıkları da etkili oluyor. İşte o yanlış alışkanlıklar: 1.&#160;&#160;&#160; Yanlış beslenme alışkanlıkları Beslenmede hayvansal besinlerin fazla tüketimi ile doymuş yağ ve proteinin fazla alınması, * Beslenmede çay şekeri ve şeker içeren besinlerin fazla miktarda tüketilmesi, * Yağ ve yağlı besinlerin, kızartmaların fazla tüketilmesi, * [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h4>Hızla artış gösteren kanserde genetik ve çevresel faktörler kadar kişinin beslenme alışkanlıkları da etkili oluyor.</h4>
<p><a href="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2011/09/169925.jpg"><img title="169925" style="border-right: 0px; border-top: 0px; display: inline; margin: 10px 10px 0px 0px; border-left: 0px; border-bottom: 0px" height="253" alt="169925" src="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2011/09/169925_thumb.jpg" width="380" align="left" border="0" /></a> İşte o yanlış alışkanlıklar:     <br /><strong>1.&#160;&#160;&#160; Yanlış beslenme alışkanlıkları     <br /></strong>    <br />Beslenmede hayvansal besinlerin fazla tüketimi ile doymuş yağ ve proteinin fazla alınması,    <br />* Beslenmede çay şekeri ve şeker içeren besinlerin fazla miktarda tüketilmesi,    <br />* Yağ ve yağlı besinlerin, kızartmaların fazla tüketilmesi,    <br />* Sıvı yağlar yerine katı yağların kullanılması,    <br />* Kansere karşı koruyucu olan yağların az veya hiç tüketilmemesi (zeytinyağı, balık, keten tohumu, ceviz, fındık gibi yağlı tohumlar),    <br /><strong>Şişmanlık,</strong>    <br />Kansere karşı koruyucu vitamin, mineralleri içeren besinlerin yetersiz tüketilmesi,    <br /><strong>Az posalı beslenme.</strong>    <br />2.&#160;&#160;&#160; Besinlerin hazırlama, pişirme ve saklanması ile ilgili yapılanyanlış uygulamalar    <br />Hatalı pişirme yöntemleri (kızartma, kavurma, mangal, tütsüleme) ile besinde kanserojen maddelerin oluşması ve bunların vücuda alınması,    <br />* Besinlerin hazırlanmasında yanlış uygulamalar ve vitamin kayıpları,    <br />* Besinlerin uygun olmayan koşullarda saklanması ile özellikle tahıllarda, baharatlarda ve yağlı tohumlarda toksin ve küf oluşumu,    <br />* Besinlerin saklanmasında uygun olmayan kapların kullanılması (deterjan kutuları, plastikler gibi).    <br />3.&#160;&#160;&#160; Kanserojen ağır metallerin besin, hava ve su yolu ilealınması    <br />4.&#160;&#160;&#160;&#160; Katkı maddeleri içeren hazır gıdaların fazla miktarlardatüketilmesi    <br />5.&#160;&#160;&#160; Tuz ve çok tuz içeren besinlerin fazla miktarda tüketilmesi    <br />6.&#160;&#160;&#160;&#160; Alkollü içkilerin fazla tüketilmesi    <br />7.&#160;&#160;&#160; Fiziksel aktivite azlığı ve hareketsizlik    <br /><strong>Kanserden Korunmaya Yönelik&#160; Beslenme     <br /></strong>    <br />Bütün bu olumsuz etkenlere karşı &quot;Kanserden Korunmaya Yönelik bir Beslenme&quot; şekli hayatımızın bir parçası olmalıdır. Bunun içinse ;    <br />* Günlük yağ tüketimimizi sınırlandırmalı ve doymuş yağlar yerine doymamış yağları (zeytinyağı gibi)&#160; tercih etmeliyiz.    <br />* Et tüketimimizi günlük bir porsiyonla sınırlandırmalı ve ağırlıklı olarak beyaz et ve yağsız et tüketmeliyiz.     <br />* Etlerin fazla pişirilerek üzerindeki yanık kısımlarla tüketilmesi son derece tehlikelidir. Ayrıca et endüstrisinde bozulmayı önlemek için ete konan nitratlar ve kesim hayvanlarının hormonlarla beslenmesi de sakıncalıdır. Özellikle sucuk, salam, sosis.. gibi ürünlerden kaçınmalıdır    <br />* Mevsiminde bol miktarda sebze tüketilmeli ve günlük ortalama 3 porsiyon yine mevsiminde meyve tüketilmelidir. Unutulmaması gereken bir nokta ise özellikle koyu renkli sebze ve meyvelerin koruyuculuk özelliğinin daha yüksek olduğudur.    <br />* Ispanak, maydanoz, tere, roka, brüksel lahanası, brokoli, taze fasülye, kabak, salatalık, bezelye gibi yeşil besinler karaciğer enzimleri üzerinde oldukça etkili ve vücutta toksin atımını arttırıcı etki gösteriyorlar. Bu grup besinler yine renklerinden ötürü kansere karşı koruyucu etki göstermekle beraber içerdikleri yüksek miktarlardaki C vitamini içeriğinden ötürü bağışıklık sistemini koruyor. Yeşil renkli besinlerin en önemli özelliği ise süt yoğurt grubu dışında kalsiyum içeriği en yüksek yiyecek içecek grubu olmaları.    <br />* Selenyumdan zengin besinlerden tüketilmelidir: Et, balık, deniz ürünleri, mantar, süt, yumurta, soğan, sarımsak, kabak, lahana, tahıl ürünleri.    <br />* Çinko günlük beslenmede mutlaka yer almalıdır: (Bağışıklık sistemini güçlendirir) Kabuklu deniz ürünleri, balık, ciğer, yumurta vb..    <br />* Manganez ve tam tahıldan ve posadan zengin bir beslenme şekli benimsenmelidir. : Buğday tohumu, tahıl, esmer pirinç ve yumurta sarısı , kbaklagiller vb..    <br />* Özellikle kanser ve bağışıklık sistemi için; Kırmızı üzüm (kurusu da olabilir) ve çekirdeğinde bulunan&#160; resveratrol güçlü bir anti-oksidandır    <br />* Pişirme şekli olarak fırında ve buharda pişirme şekli tercih edilmeli, kızartılmış gıdalardan uzak durulmalıdır. Yanmış et vb besinler ( özellikle mangalda pişirilmiş) tüketilmemelidir.    <br />* Fazla tuz tüketiminden kaçınılmalıdır.&#160; Radyasyonun olumsuz etkilerinden korunmak için kullanılması gereken tuz değil potasyum iyodür&#8217;dür. Dolayısıyla gereksiz tuz tüketiminden kaçınılmalıdır..    <br />* Temiz su kaynakları tüketilmelidir.    <br />* Süt ve yoğurt tüketimi yeterli&#160; ( günde en az&#160; 2 su bardağı ) olmalıdır.     <br /><strong>Kanser Hastalarında Beslenme     <br /></strong>    <br />Kanser hastalarının aldıkları tedaviye (radyoterapi ve kemoterapi) bağlı olarak ortaya çıkan bazı yan etkiler beslenme durumlarını doğrudan yada dolaylı olarak etkileyebilir. Bunları şöyle sıralayabiliriz:&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160; <br />&quot;&#160;&#160;&#160; İştah kaybı    <br />&quot;&#160;&#160;&#160; Kilonuzda değişiklik( artma veya azalma)    <br />&quot;&#160;&#160;&#160; Bulantı ve ağız yaraları    <br />&quot;&#160;&#160;&#160; Ağız ve boğaz kuruluğu    <br />&quot;&#160;&#160;&#160; Koku ve tat duyusunda değişiklik    <br />&quot;&#160;&#160;&#160; Diyare( ishal )    <br />&quot;&#160;&#160;&#160; Laktoz intolarensı    <br />&quot;&#160;&#160;&#160; Kostipasyon (kabızlık)    <br />&quot;&#160;&#160;&#160; Depresyon     <br />&#160;&#160;&#160; Tüm bu yan etkilerden dolayı kanserli hastaların beslenmesi zorlaşır ve bu nedenle kanser hastalarının beslenmeleri ile ilgili alacakları her türlü destek çok önemlidir.    <br /><strong>Beslenme önerileri kanser hastaları için farklı olmalıdır:     <br /></strong>    <br />Beslenme önerileri&#160; sağlıklı bir kişi için genel olarak daha çok sebze ve meyve yenmesi, esmer ekmek tüketilmesi, daha az et yenilmesi, şeker, alkol, yağ ve tuzdan uzak durulmasına yöneliktir. Yani bu beslenme yaklaşımı kanserli hastanın tedavisinden sonraki basamak içinde yer alan genel sağlık önerilerini kapsar.    <br />Kanser hastalarına yönelik özel&#160; beslenme önerileri ise daha fazla protein ve kalori almanız yönündedir.&#160; Burada amaç hastanın&#160; sağlıklı hücrelerini korumaktır.&#160; Bunun için&#160; öneriler&#160; daha çok süt, peynir ve yumurta gibi protein içeriği yüksek gıdalarla destekli bir beslenme modelidir. Bazen de hastanın durumuna göre daha az ve daha çok posa alması gerektiği önerilebilir. Çünkü alınan posa hastanın&#160; ishal veya kabızlığını artırabilir.     <br />Anlaşıldığı üzere kanser hastaları için tedavi süresinde ki&#160; beslenme gereksinmeleri çok farklıdır.    <br /><strong>İŞTAH KAYBI     <br /></strong>    <br />İştah kaybı veya azalması kanser ve tedavisinde en yaygın problemdir. Bu durum alınan tedavi yada hastalığa&#160; bağlı olarak ortaya çıkabilir.&#160; Bunu nedeni ya kanser hücreleri ya da alınan tedavi olabilir. Bazen de tat ve koku kaybı, bulantı ve kusma da iştah kaybına neden olabilmektedir.     <br />İştah kaybını ve buna bağlı yetersiz beslenmeyi&#160; önlemek için siz neler yapabilirsiniz ? ;    <br />* Büyük öğünlerdense gün içerisinde küçük öğünler almaya çalışın. Bu bir seferde çok yemekten daha kolaydır ve sizin çok tok hissetmenizi önler.    <br />*&#160; Yanınızda her zaman yemek isteyebileceğiniz küçük öğünler bulundurun.     <br />* Bazen yemeklerinizde şekil değişiklikleri yapın bu sizin iştahınızı açabilir.     <br />* Yemeklerle beraber aldığınız sıvıları küçük yudumlar şeklinde alın. Çünkü&#160; sıvılar sizin daha çabuk doymanızı sağlar. Daha fazla sıvı almak isterseniz yemeklerden 30-60 dakika önce veya sonra içebilirsiniz.    <br />* Eğer doktorunuz öneriyorsa hafif ve yavaş egzersizler iştahınıza yardımcı olacaktır.Düzenli fiziksel aktivite ile kanserden uzaklaşmak için atılması gereken önemli adımlardan birini atmış olursunuz.    <br />* Yemek yemek sizin için zor olduğunda, kalorisi yüksek sıvı gıdalar içmeyi deneyin.     <br />* Diyetisyeninizin önerdiği ticari hazır ürünlerden yaralanın. Bu ürünler sizin için yüksek protein ve enerji kaynağıdır.     <br /><strong>KİLO KAYBI     <br /></strong>    <br />Bir çok kanser hastası tedavi süresince kilo kaybeder. Bu kanserin vücut üzerindeki bir etkisidir.     <br /><strong>Ne yapabilirsiniz?     <br /></strong>    <br />* Kolay yenebilen ve sindirilebilen yiyecekler seçin.    <br />* Az az ,sık sık varsa bulantınızı bastıracak gıdalar tüketiniz.     <br />* Yemek zamanlarınızı rahat ve stressiz bir hale getirin.     <br />* Yemekten önce gevşemek için zaman ayırın.    <br />* Beslenme&#160; uzmanınızın önerdiği kalorisi ve protein içeriği artırılmış yiyecek yada besin karışımlarını tüketin.    <br /><strong>AĞIZ VE BOĞAZ AĞRISI     <br /></strong>    <br />Radyasyon terapisi, kemoterapi veya enfeksiyonlara bağlı olarak Ağız ağrısı, hassas diş eti ve boğaz ağrısı görülebilir.     <br />Bazı gıdalar yeme ve yutma sırsında ağız ve boğazımızda tahriş yapabilirler. O yüzden gıdalarımızı seçerken dikkatli olmamız gerekir.     <br /><strong>Ne yapabilirsiniz?     <br /></strong>    <br />&quot;&#160;&#160;&#160; Yutması ve çiğnemesi kolay gıdalar seçin.    <br />&quot;&#160;&#160;&#160; Ağzınızda ve boğazınızda tahriş yapabilecek gıdalardan kaçının.    <br />&quot;&#160;&#160;&#160; Portakal,greyfurt, limon ve diğer turunçgiller ve suları    <br />&quot;&#160;&#160;&#160; Domates ve suyu    <br />&quot;&#160;&#160;&#160; Tuzlu ve baharatlı gıdalar sizin için tüketim zorluğu yapabilir ve gerekiyorsa yemeklerinizi;     <br />&quot;&#160;&#160;&#160; küçük parçalar halinde bölün    <br />&quot;&#160;&#160;&#160; iyice yumuşayıncaya kadar pişirin    <br />&quot;&#160;&#160;&#160; püre haline getirmek için blender kullanın    <br />&quot;&#160;&#160;&#160; Daha küçük kaşık kullanın    <br />&quot;&#160;&#160;&#160; İçeceklerinizi içerken kamış kullanmak sizi rahatlatabilir.     <br />&quot;&#160;&#160;&#160; Yemeklerinizi soğuk veya oda ısısında tüketin. Sıcak gıdalar ağzınızı ve boğazınızı tahriş edebilir.    <br />&quot;&#160;&#160;&#160; Eğer diş ve diş etlerinizin hassassa diş hekiminize gidin. O size dişlerinizi temizlemek için farklı birin ürün tavsiye edebilir.    <br />&quot;&#160;&#160;&#160; Yemekleri&#160; uzaklaştırmak için ağzınızı sık sık su ile çalkalayın.    <br /><strong>AĞIZ KURULUĞU&#160; VE TAT DUYUSUNDAKİ DEĞİŞİKLİKLER     <br /></strong>    <br />Kemoterapi ve radyo terapi ağız kuruluğuna neden olabilir. Böyle bir durumda&#160; beraberinde yutma ve çiğneme güçlüğü de görülür. Aynı zamanda&#160; ağız kuruluğu tat duyusunda da değişiklik yapar.tüm bunlar birleştiğinde ise, yeme güçlüğü ve iştah kaybına bağlı besin alımında yetersizlik görülebilir.     <br /><strong>Ne yapabilirsiniz?     <br /></strong>    <br />&quot;&#160;&#160;&#160; Sık aralıklara ve&#160; bir küçük yudumlar halinde su için. Bu sizin daha kolay yutmanızı ve konuşmanızı sağlar.    <br />&quot;&#160;&#160;&#160; Tatlı veya ekşi&#160; yiyecek ve içecekler tüketin.&#160; Bu tip gıdalar ağız salyasını artırmaya yardımcıdır. Örneğin: limonata( ama ağız yarası ve boğaz ağrılarınız varsa bunlar sizin için zararlı olabilir.)    <br />&quot;&#160;&#160;&#160; Sakız çiğnemekte ağız salyasını artırır.    <br />&quot;&#160;&#160;&#160; Yemeklere her seferinde değişik sosların eklenmesi daha kolay yutmanızı sağlayabilir.    <br />&quot;&#160;&#160;&#160; Size güzel görünen ve&#160; güzel kokan besinleri seçin.    <br />&quot;&#160;&#160;&#160; Eğer kırmızı et size kötü geliyorsa onun yerine tavuk veya hindi eti, yada yumurta tüketebilirsiniz.    <br />&quot;&#160;&#160;&#160; Çeşitli baharat ve çeşniler kullanabilirsiniz.(Ağız yaralarınız varsa baharatlı ve çeşnili gıdalardan sakının)    <br />&quot;&#160;&#160;&#160; Değişik görünüm ve renkteki yiyeceklere yer verin.    <br />&quot;&#160;&#160;&#160; Yemek kokuları sizi rahatsız edebilir. O yüzden yemekleriniz oda ısısında servis edin.     <br /><strong>BULANTI VE KUSMA     <br /></strong>    <br />Tedavi esnasında bulantı ve kusma en yaygın karşılaşılan sorunlardan biridir. Doğru gıda seçimi ile bulantı ve kusmaı kontrol edilebilir.    <br /><strong>Ne yapabilirsiniz?     <br /></strong>    <br />&quot;&#160;&#160;&#160; Yemeklerinizi az az ve yavaş yavaş iyi çiğneyerek tüketiniz.    <br />&quot;&#160;&#160;&#160; Midenizi rahatsız etmeyecek tarzda kuru yiyecekleri deneyin.    <br />&quot;&#160;&#160;&#160; Tost, kraker     <br />&quot;&#160;&#160;&#160; Pilav, makarna, haşlanmış patates    <br />&quot;&#160;&#160;&#160; Derisiz haşlama veya fırında tavuk    <br />&quot;&#160;&#160;&#160; Kızarmış, kavrulmuş, yağlı, şekerli, baharatlı ve acı yiyecekler bulantı ve kusmanızı artıracağından&#160; bu tip besinlerden uzak durun.    <br />&quot;&#160;&#160;&#160; İçecekleri yavaş yavaş ve küçük yudumlar halinde için.    <br />&quot;&#160;&#160;&#160; Yemek yedikten sonra&#160; 1 saat dinlenin.    <br />&quot;&#160;&#160;&#160; Kemoterapi ve radyosyon terapisi mide bulantısı yapacağı için tedaviden 1-2 saat önce yemek yemekten kaçının.    <br /><strong>DİYARE (İSHAL)     <br /></strong>    <br />İshale; kemoterapi, radyasyon terapisinin yanı sıra enfeksiyonlar ve besin hassasiyetleri neden olabilir.    <br />İshal sırasında gıdalar barsaktan çok hızlı geçerler. Vitamin, mineral ve su yeteri kadar emilemez. Bu da dehidratasyona, yani vücudun yeteri kadar suya sahip olmaması anlamına gelir. Diyare süresince bol sıvı alınmalıdır. Alınan&#160; sıvıların oda ısısında veya ılık olmasına özen gösterilmelidir.    <br /><strong>Ne yapabilirsiniz?     <br /></strong>    <br />&quot;&#160;&#160;&#160; Tüketebilecekleriniz;    <br />&quot;&#160;&#160;&#160; Yağsız yayla çorbası    <br />&quot;&#160;&#160;&#160; Yoğurt    <br />&quot;&#160;&#160;&#160; Yağsız pirinç veya makarna    <br />&quot;&#160;&#160;&#160; Haşlanmış patates    <br />&quot;&#160;&#160;&#160; Beyaz ekmek    <br />&quot;&#160;&#160;&#160; Haşlama&#160; veya fırında az yağlı kırmızı et, derisiz tavuk veya hindi eti     <br />&quot;&#160;&#160;&#160; Sakınmanız gerekenler;    <br />&quot;&#160;&#160;&#160; Baklagiller, yağlı ve kızartılmış yiyecekler    <br />&quot;&#160;&#160;&#160; Yüksek posa içerikli sebzeler( brokoli, mısır, bezelye, lahana, taza fasulye v.b.)    <br />&quot;&#160;&#160;&#160; Çok sıcak ve soğuk yiyecek ve içeceklerden sakının.    <br />&quot;&#160;&#160;&#160; Kafein içeren içecekleri ve yiyecekleri tüketmeyin (kahve, soda ve çikolata v.b.).    <br /><strong>KONSTİPASYON (KABIZLIK)     <br /></strong>    <br />Bazı kanser ilaçları ve ağrı kesici gibi diğer ilaçlar konstipasyona neden olabilir. Bu sorun daha çok beslenmenizde yeteri kadar posa yer almıyorsa karşılaşacağınız bir sorundur.    <br />&#160;&#160;&#160; Ne yapabilirsiniz?    <br />&quot;&#160;&#160;&#160; Günde 8 bardak sıvı tüketin.Sıvı tüketiminizi arttırmak için bitki çaylarını tüketebilirsiniz(özellikle yeşil çay)    <br />&quot;&#160;&#160;&#160; Birer saat arayla sıcak bir şeyler için.    <br />&quot;&#160;&#160;&#160; Doktorunuz veya fizyoterapistinizle konuştuktan sonra gün içerisinde egzersizler yapın.    <br />&quot;&#160;&#160;&#160; Diyetinize posalı besinler eklenmelidir (pişmiş sebze yemekleri, esmer ekmek, kurubaklagiller v.b.)    <br /><strong>KANSER HASTALARININ TEDAVİLERİ SIRASINDA DİKKAT ETMESİ GEREKEN BESLENME KURALLARI     <br /></strong>    <br />&quot;&#160;&#160;&#160; <a href="http://www.bugun.com.tr/etiket/kanser.aspx">Kanser</a> hastaları tedavi sırasında aldıkları kanser ilaçlarına bağlı olarak zayıf bir bağışıklık sistemine sahiptirler. Bu yüzden kişiler enfeksiyonlar açısından çok dikkat etmek zorundalar dır.     <br />&quot;&#160;&#160;&#160; Bütün çiğ sebzeleri iyice yıkayın. İyice yıkanmadığından şüphe ediyorsanız tüketmeyin.    <br />&quot;&#160;&#160;&#160; Kurubaklagil yemeklerini tüketirken kullandığınız ürünün küflü olmamasına dikkat ediniz.küflü ve böcekli ise tüketmeyiniz    <br />&quot;&#160;&#160;&#160; Ellerinizi ve bıçak, kaşık gibi yemek hazırlarken kullandığınız gıdayla temas eden her şeyi&#160; çok iyi yıkayın. Temizleme işlemi hazırlama öncesi ve sonrasında tekrarlayın.    <br />&quot;&#160;&#160;&#160; Et ve yumurtanın iyi piştiğinden emin olun.    <br />&quot;&#160;&#160;&#160; Çiğ kabuklu deniz ürünlerini tüketmeyin    <br />&quot;&#160;&#160;&#160; Meyve suyu, süt veya yoğurdu&#160; pastörize olarak&#160; ve kapalı kutularda tek kullanımlık olarak tüketin     <br /><strong>DAHA FAZLA PROTEİN VE KALORİ ALMAYA YARDIMCI OLMAK ÜZERE AŞAĞIDAKİ ÖNERİLER DENENEBİLİR.     <br /></strong>    <br />1. ¼ su bardağı yağsız süt tozunu    <br />&quot;&#160;&#160;&#160; 1 su bardağı süte    <br />&quot;&#160;&#160;&#160; 1 kase sütlü mısır gevreği veya kurutulmuş meyve karışımına     <br />&quot;&#160;&#160;&#160; 2 su bardağı patates püresine    <br />&quot;&#160;&#160;&#160; Bir miktar kıymaya    <br />&quot;&#160;&#160;&#160; Kremalı çorbalara,pudinglere ilave edebilirsiniz.    <br />2. Bütün bir yumurtayı;    <br />&quot;&#160;&#160;&#160; Pişecek yiyeceklere çiğ olarak konulabilir. Örneğin; kıymaya, pudinglere, böreklere     <br />&quot;&#160;&#160;&#160; Haşlanmış bir yumurtayı; salatalara, sandviçlere, sebzelere, etlere ekleyebilirsiniz.    <br />3.&#160; Kuru üzüm, hurma, kayısı ve kuru erik gibi kurutulmuş meyveleri kaynar suda yıkadıktan sonra ; kuruyemişlerle, tatlılarla, kurabiyelerle, çöreklerle, keklerle, mısır gevreği ile karıştırarak kombine olarak deneyebilirsiniz.     <br />4. Bal; iyi bir kalori kaynağıdır. Sütlü içeceklere, meyve tatlılarına ve yoğurda ilave edildiğinde mükemmel bir tatlandırıcıdır.     <br />5. Kuruyemişleri; süte, yoğurda, keklere, böreğe, kurabiyelere ve salatalara ekleyebilirsiniz. Yine kuruyemişleri, bal, muz, krem peynir ve ya dondurma gibi gıdaların beraberinde tüketebilirsiniz..     <br />6. Salatalarınızı, peynir, ceviz, yoğurt, fındık veya istediğiniz diğer besinler ile zenginleştirebilirsiniz.<a href="http://www.bugun.com.tr/haber-detay/169925-kanseri-tetikleyen-etkenler-haberi.aspx" target="_blank">kaynak</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanserliyiz.com/kanseri-tetikleyen-etkenler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kanser hastaları nasıl beslenmeli</title>
		<link>http://www.kanserliyiz.com/kanser-hastalari-nasil-beslenmeli.html</link>
		<comments>http://www.kanserliyiz.com/kanser-hastalari-nasil-beslenmeli.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Sep 2011 08:33:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kemoterapi Rehberi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanserliyiz.com/kanser-hastalari-nasil-beslenmeli.html</guid>
		<description><![CDATA[Kemoterapi ilaçlarının yan etkilerini azaltmak için tedavi sürecinde iyi bir beslenme planı uygulanmalı. Kanser tedavisinin yan etkileri bir hastadan diğerine değişiklik gösterdiğini belirten Doç. Dr. Duygu Derin, söz konusu yan etkileri en aza indirebilmenin ve yaşam kalitesini artırmanın iyi bir beslenme ile sağlanabileceğini belirtiyor. Doç. Derin, kanser tedavisi sırasında beslenmeyi daha keyifli kılacak ve iştahsızlığı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h4>Kemoterapi ilaçlarının yan etkilerini azaltmak için tedavi sürecinde iyi bir beslenme planı uygulanmalı.</h4>
<p><a href="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2011/09/34.jpg"><img title="3 (4)" style="border-right: 0px; border-top: 0px; display: inline; margin: 10px 10px 0px 0px; border-left: 0px; border-bottom: 0px" height="372" alt="3 (4)" src="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2011/09/34_thumb.jpg" width="372" align="left" border="0" /></a> Kanser tedavisinin yan etkileri bir hastadan diğerine değişiklik gösterdiğini belirten Doç. Dr. Duygu Derin, söz konusu yan etkileri en aza indirebilmenin ve yaşam kalitesini artırmanın iyi bir beslenme ile sağlanabileceğini belirtiyor. Doç. Derin, kanser tedavisi sırasında beslenmeyi daha keyifli kılacak ve iştahsızlığı azaltacak ipuçlarını şöyle sıralıyor:</p>
<p>• Öğün saati olmasa da, acıktığınızda yemek yiyin.   <br />• Günde üç kez büyük porsiyonlarda yemek yemektense, daha küçük porsiyonlarda daha sık yemek yemeyi deneyin.    <br />• Yemek yediğiniz mekâna özen gösterin, hafif ışıklandırma ve müzik eşliğinde canlı ve renkli sofra düzenlerini tercih edin.    <br />• Beslenme şeklinizi değiştirin ve yeni yemek tarifleri deneyin. Yemek yerken aile fertleriniz ve arkadaşlarınızı davet edebilir, hoşlanıyorsanız televizyon veya radyoyu açabilirsiniz.    <br />• Acıktığınızda hazır olması için buzlukta basit yemekleri hazır bulundurun.    <br />• Acıktığınızda atıştırmak için sağlıklı atıştırmalıkları hazır bulundurun.    <br />• Tadını beğendiğiniz ve yemesi kolay olan besinleri seçin.    <br />• Yemeklerinizin kıvamını değiştirmeyi deneyin, soslarla daha yumuşak olmalarını sağlayın.    <br />• Çok baharatlı yemeklerden ve kraker gibi kuru ve sert yiyeceklerden kaçının.    <br />• Yemeğinizi küçük, lokma ebadında parçalara bölün.    <br />• Yiyeceklerin iyi pişirilmiş olmasına dikkat edin. Dışarıdan alacağınız gıdaların da güvenilir olmasına özellikle dikkat edin.</p>
<h6>AĞRIYI AZALTMAK İÇİN DOKTORUNUZA DANIŞIN</h6>
<p>• Çiğ sebze ve meyveleri çok iyi yıkayın.   <br />• Haşlama ve sebze ağırlıklı beslenmeye özen gösterin.    <br />• Doktorunuza boğazınızdaki ağrıyı azaltacak sıvı ilaçlar hakkında danışın. Bu ilaçlar daha kolay yemek yemenizi sağlayacaktır.    <br />• Doktorunuza sıvı besin destekleri hakkında danışın. Bu şekilde kilo kaybetmez ve yeterli kalori alabilirsiniz.    <br />• <a href="http://www.kanserliyiz.com/kanserturleri/akciger-kanseri"title="Akciğer Kanseri" >Akciğer kanseri</a> için tedavi görüyorsanız, tükürük ve balgamınızın yapısının ince kalmasını sağlamak için bol sıvı tüketin.    <br />• Alışkın olduğunuz gıdaların tadı artık hoşunuza gitmiyorsa, yeni yiyecekler deneyin, yemek pişirmede farklı yöntemler kullanın.    <br />• Lokmalarınızı iyice çiğneyin ve yavaş yiyin. İçeceklerinizi de aynı şekilde yavaş için.    <br />• Yağda kızartılmış veya çok yağlı yiyeceklerden uzak durun.    <br />• Öğünler arasında soğuk içecekler için.</p>
<h6>SİNDİRİMİ ZOR OLAN BESİNLERDEN UZAK DURUN</h6>
<p>• Şiddetli bulantı ve kusma durumlarında keskin tadı olmayan yiyecekleri ve sindirmesi kolay olan sıvı gıdaları tercih edin. Ağır tadı olan yiyeceklerden kaçının.   <br />• İshal durumunda sıvı alımınızı (su, açık çay, elma suyu, et suyu) artırın, potasyum yönünden zengin gıdaları (muz, patates, kayısı) tüketmeye özen gösterin, yüksek lif oranlı, çiğ meyve sebze gibi gaz veya kramplara yol açabilecek gıdalar, kafeinli içecekler, fasulye, tam tahıllı ekmekler, tatlılar ve baharatlı yiyeceklerden uzak durun.    <br />• Süt ve süt ürünleri sindirim sisteminizi etkiliyorsa tüketmemeye çalışın veya laktozsuz süt ürünleri kullanın.    <br />• Kabızlık durumunda lifli ve posalı yiyecekleri (tam tahıllı ekmek, müsli, meyve, sebze, kabuklu yemişler, kuru bakliyat) tercih edin.    <br />• Kansızlık (anemi) söz konusu ise yüksek protein değeri taşıyan (et, fıstık ezmesi ve yumurta) ve demir içeren yiyecekleri (et, yeşil yapraklı sebze, kuru fasulye, baklagil) tercih edin.    <br />• İştahsızlık varsa, yemek aralarında yüksek kalorili ve proteinli besinleri yemeye çalışın.    <br />• Kemoterapi görürken, bazı ilaçların etkisini değiştirdiğinden greyfurt yemeyin.    <br />• Beslenmenizde tüm ana besin gruplarından öğeler olmasına dikkat edin. Yemek yiyebileceğiniz zaman, yeterli protein ve kalori içeren yiyecekler tüketin. Bunlar gücünüzü korumaya, vücut dokularınızın bozulmasını önlemeye ve tedavi sırasında zarar gören dokularınızın yenilenmesine yardımcı olur.<a href="http://www.kadinvekadin.net/kanser-hastalari-nasil-beslenmeli-2011-09-22.html" target="_blank">kaynak</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanserliyiz.com/kanser-hastalari-nasil-beslenmeli.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kapari umudu!</title>
		<link>http://www.kanserliyiz.com/kapari-umudu.html</link>
		<comments>http://www.kanserliyiz.com/kapari-umudu.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Sep 2011 16:31:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kemoterapi Rehberi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanserliyiz.com/kapari-umudu.html</guid>
		<description><![CDATA[Kemoterapinin yan etkilerini önlediği belirtildi&#8230; Süleyman Demirel Üniversitesinde (SDÜ) yapılan araştırma, kapari bitkisinin lösemi, lenfoma ve kronik bağırsak iltihaplarında kullanılan bir ilacın karaciğere toksik etkisi ile kemik iliğini baskılayıcı yan etkilerini önlediğini gösterdi. Talasemi Federasyonu Genel Başkanı ve Akdeniz Kan Hastalıkları Vakfı Başkanı Prof. Dr. Duran Canatan, SDÜ Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h4>Kemoterapinin yan etkilerini önlediği belirtildi&#8230;</h4>
<p><a href="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2011/09/fbc193a3d66e.jpg"><img title="ö" style="border-right: 0px; border-top: 0px; display: inline; margin: 10px 10px 0px 0px; border-left: 0px; border-bottom: 0px" height="263" alt="ö" src="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2011/09/thumb.jpg" width="351" align="left" border="0" /></a> Süleyman Demirel Üniversitesinde (SDÜ) yapılan araştırma, kapari bitkisinin <a href="http://www.kanserliyiz.com/kanserturleri/losemi-kankanseri"title="lösemi" >lösemi</a>, lenfoma ve kronik bağırsak iltihaplarında kullanılan bir ilacın karaciğere toksik etkisi ile kemik iliğini baskılayıcı yan etkilerini önlediğini gösterdi.    <br />Talasemi Federasyonu Genel Başkanı ve Akdeniz Kan Hastalıkları Vakfı Başkanı Prof. Dr. Duran Canatan, SDÜ Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Tuğçe Tülümen ile kapari üreticisi Murat Mıhladız, Antalya Gazeteciler Cemiyetinde düzenledikleri basın toplantısında, kapari çayıyla ilgili araştırmanın sonuçları konusunda bilgi verdiler.     <br />Dr. Tülümen, lösemi, lenfoma ve kronik bağırsak iltihaplarında kullanılan ilacın karaciğere toksik etki yaptığını ve kemik iliğini baskıladığını söyledi.    <br />Bu nedenle ilaca bağlı karaciğer hasarının geliştiği durumlarda kemoterapinin kesildiğini belirten Tülümen, bu şekilde kanserin tekrarlayabildiğini kaydetti.     <br />Yaklaşık 1 yıl sürdürülen çalışmada 38 fareye kemoterapi ilacının yanı sıra kapari çayı verdiklerini belirten Tülümen, çayın kan, kemik iliği ve dokularda antioksidan enzim düzeyini belirgin şekilde yükselttiğini söyledi.     <br />Çayın farelerde bağışıklık sistemini güçlendirdiğini ifade eden Tülümen, &#8221;Önce farelere ilacı vererek toksik etki oluşturduk. Ancak kapari ile birlikte ilacı verdiğimizde bu toksik etkileri görmedik&#8221; dedi.     <br />Tülümen, yapılan araştırmaların kaparinin hiçbir yan etkisini göstermediğini de belirterek, özellikle kemoterapi hastalarının kapari çayı içmesinin faydalı olacağını kaydetti.     <br />Araştırmanın Bilimsel Danışmanı Talasemi Federasyonu Genel Başkanı ve Akdeniz Kan Hastalıkları Vakfı Başkanı Prof. Dr. Duran Canatan da kapari çayını destekleyici tedavi olarak hastalarına tavsiye ettiklerini söyledi.     <br />Kendi yakınlarına da kapari çayı ve salamurası gönderdiğini ifade eden Canatan, kapari çayının kanser ilaçlarının toksik etkisi azalttığını ileri sürdü.    <br />Canatan, şöyle konuştu:     <br />&#8221;Kanser tedavisinde en önemli sorun devamlıktır, ilacın kullanımındaki sıkıntıdır. İlacın sürekli kullanımında bir süre sonra karaciğer enzimleri yükselince ki çocuklarda çok görüyoruz, ilacı kesmek zorunda kalıyoruz. Karaciğer rahatlayınca tekrar daha düşük dozda başlıyoruz. Bu süreçte hastalığın tekrarlama riski yüksek. Farelerde karaciğer enzimlerine bakıldı. Kapari alan farelerde ilacın karaciğere toksik etkisini önlediği ortaya çıktı. Kemoterapi ilacı kemik iliğini de baskılıyor. Böylece hastaların beyaz küreleri düşüyor. Beyaz küreler belli bir oranın altına düşerse tedaviye yine ara veriyoruz. Kanser hastalarının özelikle kapari çayını kemoterapi süresince kullanmalarını öneriyoruz.&#8221;    <br />Burdur&#8217;da kapari üretimi yapan Murat Mıhladız da yılda 30 ton kapari ürettiklerini söyledi.     <br />Talepleri karşılayamadıklarını belirten Mıhladız, kapari karpuzu, reçeli ve çayının patentini aldığını, uluslararası patent için de başvuracağını kaydetti. <a href="http://www.haberturk.com/saglik/haber/669425-kapari-umudu" target="_blank">kaynak</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanserliyiz.com/kapari-umudu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kemoterapiden 10 bin kat daha g&#252;&#231;l&#252;</title>
		<link>http://www.kanserliyiz.com/kemoterapiden-10-bin-kat-daha-gl.html</link>
		<comments>http://www.kanserliyiz.com/kemoterapiden-10-bin-kat-daha-gl.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Aug 2011 16:32:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kemoterapi Rehberi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanserliyiz.com/kemoterapiden-10-bin-kat-daha-gl.html</guid>
		<description><![CDATA[Yapılan bir araştırma, limonun kanser hücrelerini öldüren etken maddeleri sayesinde kemoterapiden 10 bin kat daha güçlü olduğunu ortaya koydu. Manavlarda tezgahları süsleyen, suyundan limonata yapılan ve hayatın daha birçok alanında kullanılan limonun, içinde bulunan etken maddeler sayesinde kanser için de en iyi tedavi yöntemi olduğu belirtildi. Dünyanın en büyük ilaç üreticilerinden birinden edinilen bilgiye göre, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yapılan bir araştırma, limonun <a href="http://www.kanserliyiz.com/"title="kanser" >kanser</a> hücrelerini öldüren etken maddeleri sayesinde kemoterapiden 10 bin kat daha güçlü olduğunu ortaya koydu.</p>
<p><a href="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2011/08/397.jpg"><img title="3 (97)" style="border-right: 0px; border-top: 0px; display: inline; margin: 10px 10px 0px 0px; border-left: 0px; border-bottom: 0px" height="264" alt="3 (97)" src="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2011/08/397_thumb.jpg" width="342" align="left" border="0" /></a> Manavlarda tezgahları süsleyen, suyundan limonata yapılan ve hayatın daha birçok alanında kullanılan limonun, içinde bulunan etken maddeler sayesinde kanser için de en iyi tedavi yöntemi olduğu belirtildi. Dünyanın en büyük ilaç üreticilerinden birinden edinilen bilgiye göre, 1970&#8242;ten beri 20&#8242;den fazla farklı laboratuvarda yapılan incelemede, limon ekstresinin 12 kanser tipinde kötü huylu hücreleri yok ettiği ortaya çıktı. Bu kanserler arasında kolon, göğüs, prostat, akciğer ve pankreas kanserlerinin de bulunduğu açıklandı.    <br /><strong>&quot;ANTİDEPRESAN ETKİSİ DE VAR&quot;     <br /></strong>Öte yandan, limon kabuklarında bulunan &#8216;dlimonene&#8217; adlı maddenin çok güçlü bir cilt dostu olduğu belirlendi. Limon kabuğunun aynı zamanda sinir sistemine olumlu etki yaptığı ve bakterileri öldürerek kalbi rahatlattığı kanıtlandı. Ayrıca limonun içeriğinde bulunan polifenollerin kadınların <a href="http://www.kanserliyiz.com/kanserturleri/yumurtalik-kanseri"title="Yumurtalık Kanseri" >yumurtalık kanseri</a> riskini de düşürdüğü belirlendi. Limonun, bakteri enfeksiyonları ve mantarlara karşı antimikrobal spektrum olduğu, kurt ve parazitlere karşı etkili olduğu da kabul ediliyor. Ayrıca yüksek tansiyonu dengeleyen meyvenin, stresle savaşan, sinir bozukluklarına iyi gelen antidepresan etkisi de bulunuyor.<a href="http://www.sabah.com.tr/Yasam/2011/08/25/kemoterapiden-10-bin-kat-daha-guclu" target="_blank">kaynak</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanserliyiz.com/kemoterapiden-10-bin-kat-daha-gl.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kanserliler &#231;ocuk sahibi olabilir mi?</title>
		<link>http://www.kanserliyiz.com/kanserliler-ocuk-sahibi-olabilir-mi.html</link>
		<comments>http://www.kanserliyiz.com/kanserliler-ocuk-sahibi-olabilir-mi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Aug 2011 21:54:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kemoterapi Rehberi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanserliyiz.com/kanserliler-ocuk-sahibi-olabilir-mi.html</guid>
		<description><![CDATA[Kemoterapi, radyoterapi gibi yöntemlerle uygulanan kanser tedavisi, sperm ve yumurta gibi üreme hücrelerini üreten testis ve yumurtalığa hasar verebiliyor. Hemen endişelenmeyin. Gerekli önlemler alındığı takdirde, kanser tedavisi hasar verse bile anne ya da baba olabilirsiniz. Bu yüzden &#8216;kanser hastaları çocuk sahibi olamazlar&#8217; düşüncesi yanlıştır. Eğer, kanser tedavisi öncesinde hastalardan doku ve hücreler alınıp -196 derecede [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h4>Kemoterapi, radyoterapi gibi yöntemlerle uygulanan kanser tedavisi, sperm ve yumurta gibi üreme hücrelerini üreten testis ve yumurtalığa hasar verebiliyor.</h4>
<p><a href="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2011/08/3145.jpg"><img title="3 (145)" style="border-right: 0px; border-top: 0px; display: inline; margin: 10px 10px 0px 0px; border-left: 0px; border-bottom: 0px" height="329" alt="3 (145)" src="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2011/08/3145_thumb.jpg" width="326" align="left" border="0" /></a> Hemen endişelenmeyin. Gerekli önlemler alındığı takdirde, kanser tedavisi hasar verse bile anne ya da baba olabilirsiniz.</p>
<p>Bu yüzden &#8216;kanser hastaları çocuk sahibi olamazlar&#8217; düşüncesi yanlıştır. Eğer, kanser tedavisi öncesinde hastalardan doku ve hücreler alınıp -196 derecede dondurulursa, ileride kullanılmak üzere saklanabiliyor</p>
<p>Çocuklar için de umut oluyor</p>
<p>Bu yenilik çocuk yaştaki kanser hastalarına da umut oluyor. Kanser olan hastanın, evli olduğu durumlarda tüp bebek teknolojisiyle embriyo elde etmek ve bunu aynı şartlarda dondurarak saklamak çok daha başarılı sonuçlar alınmasını sağlıyor.</p>
<p>İyileşme tamamlandığında embriyo annenin rahmine transfer edilerek hamilelik elde ediliyor.<a href="http://www.stargundem.com/saglik/1220444-kanserliler-cocuk-sahibi-olabilir-mi.html" target="_blank">kaynak</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanserliyiz.com/kanserliler-ocuk-sahibi-olabilir-mi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kemoterapide sa&#231; d&#246;k&#252;lmesine son</title>
		<link>http://www.kanserliyiz.com/kemoterapide-sa-dklmesine-son.html</link>
		<comments>http://www.kanserliyiz.com/kemoterapide-sa-dklmesine-son.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Aug 2011 17:49:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kemoterapi Rehberi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanserliyiz.com/kemoterapide-sa-dklmesine-son.html</guid>
		<description><![CDATA[Kanser tedavisi gören hastalar için geliştirilen özel başlık dondurma yöntemiyle saç köklerini kemoterapinin olumsuz etkilerinden koruyor Dondurma etkisi yapan özel şapkalar ile kanser tedavisinin yan etkisi olan saç dökülmesi önlenebiliyor. Kemoterapi sırasında hastaların başına geçirilen soğuk başlıklar saç derisinin ilaçtan hasar görmesini engelliyor. Eksi beş derecede sıvı ile kafa derisine masaj yapan başlıkları en çok [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kanserliyiz.com/"title="kanser" >Kanser</a> tedavisi gören hastalar için geliştirilen özel başlık dondurma yöntemiyle saç köklerini kemoterapinin olumsuz etkilerinden koruyor</p>
<p><a href="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2011/08/3161.jpg"><img title="3 (161)" style="border-right: 0px; border-top: 0px; display: inline; margin: 10px 10px 0px 0px; border-left: 0px; border-bottom: 0px" height="337" alt="3 (161)" src="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2011/08/3161_thumb.jpg" width="371" align="left" border="0" /></a> Dondurma etkisi yapan özel şapkalar ile kanser tedavisinin yan etkisi olan saç dökülmesi önlenebiliyor. Kemoterapi sırasında hastaların başına geçirilen soğuk başlıklar saç derisinin ilaçtan hasar görmesini engelliyor. Eksi beş derecede sıvı ile kafa derisine masaj yapan başlıkları en çok genç ve kadın hastalar kullanıyor. Dünyada yeni yeni geliştirilen bir yöntem Türkiye&#8217;de İtalyan Hastanesi&#8217;nde kullanılmaya başladı. Bu başlıklar kanser hastalarına kemoterapi seansından yarım saat önce takılıyor. Hasta kemoterapi koltuklarında tedaviye hazırlanırken yine başlık onun kafasına masaj yapıyor. Kemoterapi bittikten sonra hasta dinlenirken bu başlıklar yine bir süre daha kafasında kalıyor. <b>     <br />795 GRAM, YÜZDE 80 ETKİLİ </b>    <br />Silikondan yapılan şapkalar her kafa ölçüsüne göre ayrı ayrı takılabiliyor. Toplam 795 gram olduğu için hastanın başını rahatsız etmiyor. Eksi beş derece ısıda tutulan bu sıvı kemoterapinin saç derisine verdiği hasarı önlüyor. İtalyan hastanesi Tıbbi Onkoloğu Doç. Dr. Taflan Salepçi, bu yöntemin kemoterapi kaynaklı saç dökülmesini yüzde 80 dolayında önlediğini söylüyor. Doç. Dr. Salepçi, hastaya hiçbir zararı olmadığının altını çizerken yöntemi şöyle anlatıyor: &quot;Özellikle kadın hastalar için en önemli travma kanser olduğunu öğrenme süreci, ikincisi ise saçların dökülmesidir. O an büyük bir dram yaşanır. Bu yöntem hastaların saçlarının korunmasını sağlıyor. Kullanıp kullanmamak hastanın kendi kararıdır. Daha çok genç ve kadın hastalar tercih ediyor ama erkek hastalardan da talep geliyor. On hastadan yedisi kullanmak istiyor.&quot; <a href="http://www.sabah.com.tr/Yasam/2011/08/19/kemoterapide-sac-dokulmesine-son" target="_blank">kaynak</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanserliyiz.com/kemoterapide-sa-dklmesine-son.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sıcak kemoterapi mi?</title>
		<link>http://www.kanserliyiz.com/sicak-kemoterapi-mi.html</link>
		<comments>http://www.kanserliyiz.com/sicak-kemoterapi-mi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Aug 2011 10:21:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kemoterapi Rehberi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanserliyiz.com/sicak-kemoterapi-mi.html</guid>
		<description><![CDATA[Popülerliği artan ve gittikçe daha fazla uygulanmaya başlanan sıcak kemoterapi tedavisinin etkili olup olmadığı tartışılıyor ABD’de Grey’s Anatomy adlı dizide gösterildikten sonra popülerliği artan ve gittikçe daha fazla uygulanmaya başlanan sıcak kemoterapi tedavisinin etkili olup olmadığı tartışılıyor Hastanelerin özellikle bağırsak ve yumurtalık kanseri tedavisi için önerdiği yöntem, karın bölgesine açık ameliyat yapılarak gerçekleştiriliyor. Doktorlar ilk [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h4>Popülerliği artan ve gittikçe daha fazla uygulanmaya başlanan sıcak kemoterapi tedavisinin etkili olup olmadığı tartışılıyor</h4>
<p><a href="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2011/08/3266.jpg"><img title="3 (266)" style="border-right: 0px; border-top: 0px; display: inline; margin: 10px 10px 0px 0px; border-left: 0px; border-bottom: 0px" height="312" alt="3 (266)" src="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2011/08/3266_thumb.jpg" width="343" align="left" border="0" /></a> ABD’de Grey’s Anatomy adlı dizide gösterildikten sonra popülerliği artan ve gittikçe daha fazla uygulanmaya başlanan sıcak kemoterapi tedavisinin etkili olup olmadığı tartışılıyor    <br />Hastanelerin özellikle bağırsak ve <a href="http://www.kanserliyiz.com/kanserturleri/yumurtalik-kanseri"title="Yumurtalık Kanseri" >yumurtalık kanseri</a> tedavisi için önerdiği yöntem, karın bölgesine açık ameliyat yapılarak gerçekleştiriliyor. Doktorlar ilk olarak, açtıkları karın bölgesindeki <a href="http://www.kanserliyiz.com/kanserturleri/tumor"title="Tümör" >tümör</a>ü temizliyor. Daha sonra 90 dakika boyunca kemoterapi ilaçları içeren sıvıyla bölgeyi yıkıyor.    <br />Sıvı, bölgeye yerleştirilen bir pompalama cihazı yardımıyla yayılıyor. Hemşireler, “kemo banyosu” adı da verilen yöntem çerçevesinde dökülen sıvının daha iyi yayılması için hastayı sallayarak hareket ettiriyor. Sıvının sıcak olmasının etkisini artırdığını düşünen uzmanlar, kanserli hücrelerin ilaçla doğrudan temasının tedaviyi başarılı kıldığını savunuyor.    <br />Milliyet&#8217;te de yer alan habere göre, yöntemle ilgili tek deney ise yaklaşık 10 yıl önce Hollanda’da uygulandı. 105 hastaya yapılan deney çerçevesinde, Hipec adı verilen bu yöntemin normal kemoterapi tedavisine ek olarak uygulanmasının ömrü 12.6 aydan 22.3 aya kadar uzattığı görüldü. Ancak ABD’de tekrarlanmak istenen deney, denek bulunamadığı için ertelendi. Hastanın ömrünü 2 kata kadar uzattığı öne sürülen yöntemle ilgili olarak konuşan Massachusetts Hastanesi Kanser Merkezi’nden Doktor David P. Ryan, “Bu tedaviyi uyguluyoruz, ancak bilimsel olarak bir dayanağı yok” dedi. Washington Hastanesi’nden Dr. Paul Sugarbaker ise, “Sistematik kemoterapiyle hastaların ömrünü uzun süre uzatamıyoruz. Bu yöntem daha etkili” diye konuştu. Yönteme karşı çıkanların ortak düşüncesi ise bu tedavinin hastayı normal kemoterapiden daha fazla yorması. Yaklaşık 9 saat süren ameliyat için 20 bin dolar ile 100 bin dolar arasında bir miktar ödeniyor. Şimdiye kadar yaklaşık 1500 kişiye uygulanan yöntemin yıl sonuna kadar 10 bin hastaya daha uygulanması bekleniyor.<a href="http://www.haberturk.com/saglik/haber/659040-sicak-kemoterapi-mi" target="_blank">kaynak</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanserliyiz.com/sicak-kemoterapi-mi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

