<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kanser Hastalığına Dair Ne Varsa Hepsi burada &#187; Böbrek Kanseri</title>
	<atom:link href="http://www.kanserliyiz.com/kanserturleri/bobrek-kanseri/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kanserliyiz.com</link>
	<description>Kanser,Hastalık,Akciğer,Akciğer kanseri,Alternatif Tıp,Alçı,Anilin,Apoptosis,Asbest,Bağışıklık sistemi,Cerrahi,doktor, bebek isimleri, beden dili, hekim, hastalık, sağlık, cinsel, şifalı bitkiler, bitki, herbal, halk, saglik, yemek tarifleri, akademi, ilkyardım, ideal weight, kilo, kalori,kanser,terim,terimler,medikal,bitkiler, akciğer kanseri,toraks, tümör, Göğüs, akciğer, kanser, dernek, akdk, ulusal, oncology, onkoloji, akdk2008, chemotherapy, kemoterapi, metastas, takd, sigara, sağlık, tıp, medikal, medical, kongre, congress, derneği, cancer</description>
	<lastBuildDate>Thu, 09 Feb 2012 17:19:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2</generator>
		<item>
		<title>B&#246;brek Kanseri</title>
		<link>http://www.kanserliyiz.com/bbrek-kanseri-2.html</link>
		<comments>http://www.kanserliyiz.com/bbrek-kanseri-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Jan 2012 17:23:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Böbrek Kanseri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanserliyiz.com/bbrek-kanseri-2.html</guid>
		<description><![CDATA[Böbrekler, karın üst bölgesinde bulunan ve idrarı oluşturan bir çift organdır. Oluşan idrar üreter adı verilen iki ince borucuk aracılığıyla idrar kesesine aktarılır. Böbrekler sırtta göğüs kafesinin iki yanında yer alırlar ve kuvvetli sırt adaleleri ve alt kaburga kemiklerince dış etkilere karşı korunurlar. Etrafında Gerota kılıfı adı verilen kalınca bir kılıfla kaplı olup ayrıca da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2012/01/nisan2011saglik6resim.jpg"><img title="nisan-2011-saglik-6-resim" style="border-right: 0px; border-top: 0px; display: inline; margin: 10px 10px 0px 0px; border-left: 0px; border-bottom: 0px" height="256" alt="nisan-2011-saglik-6-resim" src="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2012/01/nisan2011saglik6resim_thumb.jpg" width="409" align="left" border="0" /></a> Böbrekler</strong>, karın üst bölgesinde bulunan ve idrarı oluşturan bir çift organdır. Oluşan idrar üreter adı verilen iki ince borucuk aracılığıyla idrar kesesine aktarılır. <strong>Böbrekler</strong> sırtta göğüs kafesinin iki yanında yer alırlar ve kuvvetli sırt adaleleri ve alt kaburga kemiklerince dış etkilere karşı korunurlar. Etrafında Gerota kılıfı adı verilen kalınca bir kılıfla kaplı olup ayrıca da üst yüzeyi tıpkı bir elmanın dış kırmızı kabuğu gibi bir zarla kaplıdır. Ana atardamar (Aorta)dan gelen bir damarla kanlanırken, toplayıcı damarı ana toplar damarlara (Vena Kava) boşalır. Vücutta metabolizma sonrası oluşan zararlı maddeleri ve fazla suyu idrar yoluyla uzaklaştırmak ana görevidir. Bunun yanısıra kan basıncını (<strong>tansiyon</strong>) ayarlamada ve kan yapımında da rol oynarlar. <strong>Böbrek kanseri</strong> genellikle 50-70 yaşları arasında ortaya çıkar. Erkekte kadına göre 2-3 kat daha fazla görülür. <strong>Böbrek kanserinin</strong> nedeni henüz tam olarak bilinmemektedir. <strong>Böbrek kanseri</strong> türlerini iyi huylu ve kötü huylu olmak üzere 2 guruba ayırırız. <strong>Böbrekte</strong> en sık görülen kitle basit böbrek kistleridir. <strong>Böbrek</strong> kisti iyi huylu bir kitle olup <strong>kanserden</strong> tamamen farklıdır. Çoğu zaman raslantısal olarak ortaya çıkan <strong>böbrek</strong> kistleri insan yaşamını hiçbir zaman tehdit etmez. <strong>Böbrek</strong> kisti saptanan hastalar gereksiz yere paniğe kapılırlar ve tedavi arayışı içine girerler. Gerçekte <strong>böbrek</strong>kistleri çoğu zaman tedaviyi bile gerektirmezler, yalnızca izlemek hemen daima yeterli olur. <strong>Böbrek</strong> <strong>kanseri</strong> ise kötü huylu bir kitle olup, <strong>böbrek</strong>kistlerinin aksine insan yaşamı için tehdit oluşturabilmektedir. Renal hücreli <strong>kanser</strong>, <strong>böbrekte</strong> kanı süzen ve idrar oluşturan dokulardan köken alır.<strong>Böbrek kanseri</strong> büyüdükçe etrafında yer alan lenf bezeleri, karaciğer, kalın barsak ve pankreasa yayılabilir. Bunun yanında, ana tümörden kopan tümör parçaları vücudun diğer uzak taraflarına giderek yerleşebilir (Metastaz).&#160; </p>
<p>Böbrek Kanseri Nedenleri</p>
<p>Böbrek kanserinin bilinen risk faktörleri:   <br />Sigara    <br />Aile öyküsü    <br />Diet    <br />Yüksek tansiyon    <br />Şişmanlık    <br />Mesleki risk faktörleri: Çelik endüstrisi, petrol, kadmiyum, kurşun endüstrisi çalışanları ve asbestoza maruz kalanlarda böbrek kanseri riski artmaktadır.    <br />Radyasyon    <br />Diyaliz: Kronik böbrek yetmezliği nedeniyle uzun süreli hemodiyaliz programında olan hastalarda böbrek kisti ve böbrek kanseri riski daha fazladır.    <br />Genetik: Von Hippel-Lindau hastalığı genetik geçişli bir hastalık olup beraberinde iki taraflı böbrek ve diğer bazı organlarda kanser ortaya çıkması söz konusu olabilir. Bu hastalar ve ailesi yakından izlenmelidir. </p>
<p>Böbrek Kanseri Belirtileri</p>
<p>Böbrek kanserleri erken dönemlerinde sıklıkla herhangi bir belirti veya şikayet oluşturmaz. Böbrek kanserinin büyümesi ile birlikte bazı belirtiler ortaya çıkabilir. Bunlar;   <br />İdrarda kan varlığı, gözle görülebilen kanama veya sadece idrar tahlilinde görülebilen mikroskobik kanama şeklinde olabilir.    <br />Böbrek bölgesinde muayenede ele gelen kitle    <br />İştahsızlık    <br />Kilo kaybı    <br />Tekrarlayan ateş    <br />Devamlı olabilen yan ağrısı    <br />Genel halsizlik ve kendini kötü hissetme</p>
<p>Tansiyon yükselmesi, kan değerlerinde normalin altına inme (kansızlık) de böbrek kanserlerinde görülebilir.Yukarda bahsedilen belirtiler böbrek kanseri dışındaki hastalıklarda da gözlenebilir. Bu belirtileri olan kişiler doğru teşhis ve tedavi için en kısa zamanda bir üroloji uzmanına başvurmalıdır.</p>
<p>Ancak unutulmamalıdır ki erken dönem böbrek kanserlerinde hiçbir belirti olmayabilir. Bu nedenle doktora başvurmak için yukarda bahsi geçen belirtilerin ortaya çıkması beklenmemelidir. Zira erken dönemde yakalanan böbrek kanserlerinin tedavi başarısı ve buna paralel olarak da tedavi sonrası yaşam süresi çok daha yüz güldürücü olur.</p>
<p>Böbrek Kanseri Tedavisi</p>
<p>Böbrek tümörünün tedavisi hastanın yaşı, genel sağlık durumu ve kanserin yayılım derecesine (evre) göre belirlenir. Böbrek kanserlerinde birinci basamak tedavi cerrahi yöntemle mevcut kanserli dokunun tamamen çıkarılmasıdır. Ancak unutulmamalıdır ki cerrahi ile tam tedavinin sağlanabilmesinde kanserin derecesi ve evresi çok önemlidir.</p>
<p>Erken saptanabilen böbrek kanserlerinde cerrahi ile tam tedavi sağlama şansı oldukça yüksektir. Kanserin evresi, büyüklüğü ve sayısına göre değişmek üzere ya radikal operasyon ile böbrek, böbrek üstü bezi ve etrafındaki zar ve yağ tabakaları ile birlikte tamamen çıkartılır (radikal nefrektomi) yada kısmi olarak yalnızca tümörün çıkarılması (parsiyel nefrektomi) söz konusu olabilir. Cerrahi teknik cerrah tarafından belirlenmek üzere açık operasyon yada laparoskopik denilen kapalı yöntemle olabilir. Kalan böbrek normal ise, hastalıklı böbreğin alınması böbrek fonksiyonları açısından her hangi bir sorun yaratmaz. Cerrahi tekniğe bağlı olmak üzere hasta genellikle ameliyattan sonra 3-4 günde hastaneden çıkarılabilir. Hastaneden çıktıktan sonra rahatlıkla normal günlük aktiviteye geçilebilir. Çıkarılan örnekler histopatoloji yöntemiyle incelenir ve tümörün cinsi, karakteri ve yayılım derecesi belirlenir. Bu, hem tanıyı kesinleştirir hem de yayılım hakkında bilgi verir. Kanser Gerota kılıfı içinde ise hastaların büyük kısmında başka ek bir tedaviye gerek kalmaz. Eğer tümör kılıfın dışına çıkmışsa yada başka yerde de mevcutsa cerrahi sonrası ek bir tedavi gerekecektir.</p>
<p>Ameliyattan sonra hastalığın derecesine göre gerekirse immünoterapi denilen ek bir tedavi yöntemine başvurulabilir.   <br />Biyolojik tedavi (immunoterapi):    <br />Aslında vücutta da doğal olarak üretilen savunma sisteminin silahları olarak nitelendirilebilecek maddelerin Dışarıdan vücuda verilmesi suretiyle biyolojik yapının daha iyi kullanılması ve güçlendirilmesi amaçlanmaktadır. Bu maddelerin uygulanması doktor tarafından belirlenen bir program dahilinde olmaktadır. Yan etkileri nedeniyle son derece dikkatli ve deneyimli merkezlerde uygulanması uygundur. Biyolojik tedavi sırasında hasta yan etkilerinin izlenebilmesi için çoğu kez hastanede kalır. Bu tedaviler yan etki olarak kas ağrısı, halsizlik, dikkat kaybı, ateş, kusma ve ishale neden olabilir. Hastalar genelde kendilerini çok yorgun hissederler. Bazılarında deri dökülmesi olur. Bu problemler çok ciddi olabilir ama tedavi bitince bu etkiler kaybolur.    <br />Kemik tutulumu olan hastalarda bölgesel ışın tedavisinden de (Radyoterapi) faydalanılır. Radyasyon tedavisi:    <br />Radyasyon tedavisi vücut dışındaki radyoaktif bir kaynaktan gelen yüksek enerji içeren ışınların kanser hücrelerini öldürmek için kullanılmasına dayanır.    <br />Kemoterapi:    <br />Kemoterapi kanserli hücreleri öldürmek için ilaç kullanılmasıdır. Diğer bir çok kanserde etkili olmasına rağmen böbrek kanserinde çok sınırlı bir etki gösterir. Buna rağmen araştırmacılar yeni ilaç ve ilaç kombinasyonlarını denemektedirler.    <br />Hormon tedavisi:    <br />Hormonlarla hücrenin büyümesi kontrol altına alınmaya çalışılır. Hormon tedavisi ilerlemiş böbrek kanserlerinde kullanılır.</p>
<p>Akılda tutulması gereken önemli bir nokta da böbrek kanserlerinde cerrahi tedavi sonrası uzun yıllar boyunca düzenli takiplerin hastalığın kontrolü açısından önemli olduğudur.<a href="http://www.alternatiftedaviler.com/bobrek-kanseri.html" target="_blank">kaynak</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanserliyiz.com/bbrek-kanseri-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8221;Fast food b&#246;brek kanserine davetiye &#231;ıkarıyor&#8221;</title>
		<link>http://www.kanserliyiz.com/fast-food-bbrek-kanserine-davetiye-ikariyor.html</link>
		<comments>http://www.kanserliyiz.com/fast-food-bbrek-kanserine-davetiye-ikariyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 11 Nov 2011 18:47:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Böbrek Kanseri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanserliyiz.com/fast-food-bbrek-kanserine-davetiye-ikariyor.html</guid>
		<description><![CDATA[Sigaranın yanında özellikle fast food tarzı başta olmak üzere sağlıksız beslenme şekillerinin böbrek kanseri için en önemli risk faktörü olduğu bildirildi. Avusturya Viyana Üniversitesi Tıp Fakültesi Onkoloji Bölümü öğretim üyesi ve Böbrek Karsinomu Program Direktörü Prof. Dr. Manuela Schmidinger, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kanser türleri arasında daha ender görülen böbrek kanserinin görülme sıklığının yüz binde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sigaranın yanında özellikle fast food tarzı başta olmak üzere sağlıksız beslenme şekillerinin böbrek kanseri için en önemli risk faktörü olduğu bildirildi.</p>
<p><a href="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2011/11/vft.jpg"><img title="vft" style="border-right: 0px; border-top: 0px; display: inline; margin: 10px 10px 0px 0px; border-left: 0px; border-bottom: 0px" height="326" alt="vft" src="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2011/11/vft_thumb.jpg" width="356" align="left" border="0" /></a> Avusturya Viyana Üniversitesi Tıp Fakültesi Onkoloji Bölümü öğretim üyesi ve Böbrek Karsinomu Program Direktörü Prof. Dr. Manuela Schmidinger, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kanser türleri arasında daha ender görülen böbrek kanserinin görülme sıklığının yüz binde 8,5 olduğunu söyledi. </p>
<p>Özellikle &#8221;in vitro tirozin kinaz ve mTOR inhibütörleri&#8221; çalışmaları gibi metastatik üroteryal ve böbrek hücresi karsinomları konusunda uzmanlaşan Prof. Dr. Schmidinger, böbrek kanserinin nedeni henüz tam olarak bilinmese de uzmanların böbrek kanseri gelişmesi açısından bazı risk faktörleri belirlediklerini, bunların başında da sigara, obezite, son evre böbrek hastalıkları, fazla kahve tüketimi ve beslenme biçiminin geldiğini bildirdi. </p>
<p>Prof. Dr. Schmidinger, hastalığının tanısının ne şekilde konulabildiğine ilişkin soruya, &#8221;Şöyle bir sorun var. Semptomları ancak böbrekteki tümör büyüdükten sonra başlıyor. İlk belirtilerden biri hematüri, yani hastanın idrarından kan gelmesi. Erken evrede ise aslında tesadüfen tanı konulabiliyor. Mesela başka sebeplerden abdominal sonografi yapıldığında tesadüfen böbrek kanseri tanısı koyduğumuz oluyor&#8221; diye konuştu. </p>
<p>-Risk faktörleri neler, nasıl korunmalı?- </p>
<p>Böbrek kanserine yakalanma riskini en aza indirmek için neler yapılması gerektiğine ilişkin soruya Prof. Dr. Schmidinger, &#8221;Sağlıksız beslenme şekillerine dikkat edilmeli, özellikle fast food tarzı beslenmeden uzak durulmalı. Sigara içilmemeli, formumuzu, kilomuzu muhafaza etmeliyiz. 50 yaşından itibaren yılda bir abdominal sonografi, karın bölgesi ultrasonu çektirmeliyiz. Karın bölgesi ultrasonu böbrekteki küçük tümörleri tespit edebilir. Ve sadece ameliyatla tedavi edilebilir&#8221; dedi. </p>
<p>Prof. Dr. Schmidinger, böbrek kanserinin görülme sıklığının gelişmiş batı ülkelerinde daha yüksek olduğuna dikkati çekerek, &#8221;Asya ülkelerinde daha az. Beslenme alışkanlıklarıyla alakalı bir durum. Çünkü gelişmiş ülkelerde obezite daha yaygın. Örneğin en düşük oran Tayland&#8217;da, Filipinler&#8217;de. Batıya yaklaştıkça artıyor. Kanada&#8217;da, ABD&#8217;de, batı Avrupa ülkelerinde çok daha fazla görülüyor&#8221; ifadelerini kullandı. </p>
<p>Böbrek bölgesinde kitle, ağrı, iştahsızlık, genel hastalık hali, kilo kaybı, tekrarlayıcı yüksek ateş, hipertansiyon, anemi gibi belirtiler görüldüğünde doktora danışılması gerektiğine dikkati çeken Prof. Dr. Schmidinger, &#8221;Kanser yayılmışsa, örneğin akciğerlere yayıldıysa öksürük, nefes darlığı, kanlı balgam çıkarma olabilir. Kemik yayılımı olan hastalarda kemik ağrıları, beyin yayılımı olanlarda baş ağrısı, felçler, şuur kaybı gibi bulguların görülebilir&#8221; dedi. </p>
<p>Prof. Dr. Schmidinger, bu şikayetlerin böbrek kanserinin belirtisi olabileceği gibi enfeksiyon gibi başka problemlerden de kaynaklanabileceğini, dolayısıyla böyle durumlarda mutlaka bir üroloji uzmanına görünülmesi gerektiğini söyledi. </p>
<p>-&#8221;Yeni tedavilerde büyük gelişme kaydedildi&#8221;- </p>
<p>Metastatik böbrek kanserinin tedavisinde son 6 yıl itibarıyla çok büyük gelişmeler yaşandığını dile getiren Prof. Dr. Schmidinger, hem standart hem de &#8221;kişiselleştirilmiş&#8221; yöntemlerin bulunduğunu, son dönem çalışmaları özellikle hangi hastalara hangi ilaçların daha uygun olduğu üzerine yoğunlaştırdıklarını dile getirdi. </p>
<p>Prof. Dr. Schmidinger, yakın gelecekte tedavilerin nasıl bir seyir izleyeceğine dair soruya &#8221;Özellikle ilaç endüstrisinde çok büyük gelişmeler var. Bugün kullandığımız ilaçlar, yöntemler daha da geliştiriliyor. Moleküler düzeyde daha etkili olacak ilaçların üretileceği beklentisi içindeyiz&#8221; yanıtını verdi. </p>
<p>Kanser tedavisindeki kemoterapi ve radyoterapi tedavisine yönelik bazı eleştirel yaklaşımların bulunduğunun hatırlatılması üzerine Prof. Dr. Schmidinger, &#8221;Böbrek kanserinde kemoterapi zaten çok aktif bir yöntem değil. Klasik kemoterapide tümörün küçülme oranları yüzde 0-4 aralığında. Aynı durum ışın tedavisi için de geçerli&#8221; dedi. </p>
<p>Schmidinger, yeni tedavilerin, ilaçların geliştirilmesinin çok önemli olduğunu kaydederek, &#8221;Çünkü bu yeni yöntemlerin yanıt oranları yüzde 50&#8242;leri buluyor. Yani hastaların yüzde 50&#8242;sinde primer tümör küçülüyor&#8221; diye konuştu. <a href="http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1200885&amp;title=fast-food-bobrek-kanserine-davetiye-cikariyor" target="_blank">kaynak</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanserliyiz.com/fast-food-bbrek-kanserine-davetiye-ikariyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Obez kadınlarda b&#246;brek kanseri riski daha fazla</title>
		<link>http://www.kanserliyiz.com/obez-kadinlarda-bbrek-kanseri-riski-daha-fazla.html</link>
		<comments>http://www.kanserliyiz.com/obez-kadinlarda-bbrek-kanseri-riski-daha-fazla.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Nov 2011 17:19:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Böbrek Kanseri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanserliyiz.com/obez-kadinlarda-bbrek-kanseri-riski-daha-fazla.html</guid>
		<description><![CDATA[Normal kilolu insanlara göre obezlerde daha sık görülme olasılığı olan böbrek kanseri; kadınları daha çok tehdit ediyor. Bu kanser türünü tetikleyen en önemli nedenler arasında; sigara, sularda bulunan arsenik maddeler, katkı maddeleri ve stres yer alıyor Böbrek tümörlerinin yüzde 80&#8242;ini, renal hücreli karsinomlar (berrak hücreli tip) oluşturur. Tanı konan her üç hastadan birinde, metastaz bulunmaktadır. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h4>Normal kilolu insanlara göre obezlerde daha sık görülme olasılığı olan böbrek kanseri; kadınları daha çok tehdit ediyor. Bu kanser türünü tetikleyen en önemli nedenler arasında; sigara, sularda bulunan arsenik maddeler, katkı maddeleri ve stres yer alıyor</h4>
<p><a href="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2011/11/3308.jpg"><img title="3 (308)" style="border-right: 0px; border-top: 0px; display: inline; margin: 10px 10px 0px 0px; border-left: 0px; border-bottom: 0px" height="292" alt="3 (308)" src="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2011/11/3308_thumb.jpg" width="422" align="left" border="0" /></a> Böbrek tümörlerinin yüzde 80&#8242;ini, renal hücreli karsinomlar (berrak hücreli tip) oluşturur. Tanı konan her üç hastadan birinde, metastaz bulunmaktadır. Sigara kullanımı; bu kanser türünün en önemli nedeni olarak bilinmektedir. </p>
<p><strong>STRESİN ETKİSİ VAR      <br /></strong>Obez kişilerde hastalığın görülme sıklığı da normal kilolulara göre üç kat fazladır. Kadınlarda daha sık görülen böbrek tümörlerinin risk faktörleri arasında hipertansiyon da yer almaktadır. Kistik böbrek hastaları da riskli gruptadır. Büyük üzüntüler ve stresin, böbrek kanseri oluşumunda etkisi olduğu söylenir ama bilimsel olarak ispat edilememiştir.&#160; <br /> Sularda yüksek oranda arsenik bulunması, raf ömrünü uzatmak için fazla miktarda katkı maddesi konan gıdalar, böcek ilaçları ve bitkilere konan kimyasallar da böbrek kanserini tetikleyen etkenler arasındadır. Aşırı alkol ve çeşitli yollarla kimyasallara maruz kalmanın da böbrek kanserine neden olduğu düşünülmektedir.     <br /><strong></strong></p>
<p><strong>YÜKSEK ATEŞ YAPAR&#160; <br /></strong> Böbrek kitlelerinin çoğu, hastalık ileri evrelere ulaşana kadar belirti vermeyebilir. Bu tümörler, böbrekte sınırlı oldukları için tesadüfen teşhis edilir.</p>
<p>İdrardan kan gelmesi ve ağrı; klasik belirtilerdir. Bu belirtiler hastalığın yüzde 50 ilerlediğini gösterir. Yüksek ateş ve sedimantasyon yüksekliği de ilerlemiş böbrek kanseri belirtilerindendir. </p>
<p><strong>METASTAZ YOKSA AMELİYAT YAPILIR     <br /></strong> Böbrekteki tümörün büyüklüğü, hastalığın kötü gelişimini gösterir. Beş yıllık yaşam şansı erken evrelerde yüzde 85 oranındadır. Tedavi edilmeyen vakalarda ise bu oran yüzde 2&#8242;nin altındadır.&#160; <br /> Lokalize hastalıkta ilk yapılan tedavi cerrahidir. Diğer böbrek tam işlev yapıyorsa; hastalıklı böbreğin çıkarılması en yararlı tedavi şeklidir. Çıkartılabilen metastazlar da çıkartılmalıdır.     <br /><strong></strong></p>
<p><strong>KÖK HÜCRE NAKLİ&#160; <br /></strong> Ameliyat yapılamayan metastatik olgularda, gerektiğinde palyatif (hastanın yaşam kalitesinin artırılmasına yönelik bir yaklaşım) amaçlı radyoterapi uygulanabilir. Metastatik vakalarda; 5-FU ve vinblastin gibi kemoterapi ilaçları, yüzde 5&#8242;in üzerinde olumlu yanıt alınan ilaçlardır. Kök hücre nakli de denenmekte ve bazı vakalarda olumlu sonuçlar vermektedir.    <br /><b></b></p>
<p><b>TEŞHİS AŞAMASINDA BT VE MR İŞE YARAR</b>    <br /> Hastalığın teşhisi için kullanılacak görüntüleme yöntemlerinde; intravenöz ürografi ilk tercih olmalıdır. Bu uygulama; tümörler ve tıkanmalar gibi anormalliklerin yanında; böbrek hastalığı belirtilerini de ortaya çıkarabilir.&#160; <br /> Ultrasonografi ise kitlelerin kistik veya solid (içi farklı bir doku ile dolu) olduğunun ayrımında faydalıdır.&#160; <br /> BT (bilgisayarlı tomografi); böbrek kanserleri tanısında en güvenilir yöntemdir.&#160; <br /> Manyetik rezonans (MR) da teşhis aşamasında yararlı olur.    <br /><b></b></p>
<p><b>GÜÇLÜ BAĞIŞIKLIĞA BROKOLİ VE HAVUÇ</b>    <br /> Böbrek tümörlerinin tedavisi sürecinde; bağışıklık sistemini güçlendirmek, hastanın gidişatı bakımından büyük önem taşımaktadır. Ümmin sistemi güçlendirecek gıdalar olarak; beta karotenden zengin gıdalar önerilir.     <br /><strong></strong></p>
<p><strong>YEŞİL ÇAY ŞİFA VERİR&#160; <br /></strong> Karadut, havuç, böğürtlen, ahududu, nar suyu ve Omega 3 içeren gıdalar bu hastalara iyi gelir. Domates suyu, zerdeçal, zencefil, brokoli, lahana ve karnabahar da beslenme programlarına mutlaka dahil edilmelidir.&#160; <br /> Pek çok kanser türü üzerinde faydalı etkisi olan yeşil çay; böbrek tümörlü hastalar için de şifa kaynağıdır. Yeşil çayın, bazı hayvan deneylerinde de yararlı olduğu görüldü. Son zamanlarda acai berry&#8217;nin de yararları tartışma konusu oldu.<a href="http://www.sabah.com.tr/Gunaydin/Saglik/2011/11/02/obez-kadinlarda-bobrek-kanseri-riski-daha-fazla?paging=2" target="_blank">kaynak</a>    <br /><strong>PROF. DR. ERKAN TOPUZ </strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanserliyiz.com/obez-kadinlarda-bbrek-kanseri-riski-daha-fazla.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sigara, b&#246;brek kanseri riskini artırıyor</title>
		<link>http://www.kanserliyiz.com/sigara-bbrek-kanseri-riskini-artiriyor.html</link>
		<comments>http://www.kanserliyiz.com/sigara-bbrek-kanseri-riskini-artiriyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Sep 2011 11:44:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Böbrek Kanseri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanserliyiz.com/sigara-bbrek-kanseri-riskini-artiriyor.html</guid>
		<description><![CDATA[Birçok hastalığın nedeni olarak gösterilen sigara, böbrek kanseri riskini de yüzde 40 oranında yükseltiyor. ANKARA &#8211; Tütün ürünlerinin dışında çalıştıkları ortamda asbestoz, kadmiyum, benzen, kurşun ve trikloroetilen gibi çözücülere maruz kalan kişilerde de böbrek kanseri gelişimi riski artıyor. Üroonkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Levent Türkeri, 12-16 Eylül &#8221;Üroloji Haftası&#8221; dolayısıyla yaptığı açıklamada, her yıl yaklaşık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h4>Birçok hastalığın nedeni olarak gösterilen sigara, böbrek kanseri riskini de yüzde 40 oranında yükseltiyor.</h4>
<p><a href="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2011/09/sigaraduman.widec_.jpg"><img title="sigara dumanı.widec" style="border-right: 0px; border-top: 0px; display: inline; margin: 10px 10px 0px 0px; border-left: 0px; border-bottom: 0px" height="375" alt="sigara dumanı.widec" src="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2011/09/sigaraduman.widec_thumb.jpg" width="284" align="left" border="0" /></a> ANKARA &#8211; Tütün ürünlerinin dışında çalıştıkları ortamda asbestoz, kadmiyum, benzen, kurşun ve trikloroetilen gibi çözücülere maruz kalan kişilerde de böbrek kanseri gelişimi riski artıyor. </p>
<p>Üroonkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Levent Türkeri, 12-16 Eylül &#8221;Üroloji Haftası&#8221; dolayısıyla yaptığı açıklamada, her yıl yaklaşık 10 bin kişiden birinin böbrek kanserine yakalandığını ve 30 bin kişiden birinin de bu hastalıktan dolayı yaşamını yitirdiğini söyledi. </p>
<p>Böbrek kanserlerinin erken tanı konulmadığı ve etkin bir şekilde tedavi edilmediği takdirde ölüme yol açtığını belirten Türkeri, güncel üroloji uygulamalarında gelişmiş tanı ve tedavi yöntemleri sayesinde erken tanı ve etkin tedavi seçeneklerinin bulunduğunu ifade etti. </p>
<p>Türkeri, böbrek kanserinin henüz çevresine ve başka organlara yayılım yapmadığı erken evrede saptandığında, hastaların yüzde 90&#8242;ından fazlasında 10 yıla varan hastalıksız sağ kalım elde edilebildiğini vurguladı. Böbrek kanserlerinin genellikle kalıtsal nedenlerden değil, kansere neden olan kimyasalların ya da dış etkenlerin etkisi ile meydana geldiğini dile getiren Türkeri, bu etkenler arasında ilk sırada tütün ve tütün ürünlerinin kullanımı bulunduğuna dikkati çekti. Türkeri, &#8221;sigara kullanımının böbrek kanseri riskini yüzde 40 oranında arttırdığını&#8221; ifade ederek, &#8221;Tütün ürünlerinin dışında çalıştıkları ortamda asbestoz, kadmiyum, benzen, kurşun ve trikloroetilen gibi çözücülere maruz kalan kişilerde de böbrek kanseri gelişimi riski yükselmektedir&#8221; diye konuştu. </p>
<p><b><strong>TEK TARAFLI YAN AĞRISINA DİKKAT       <br /></strong></b>Böbrek kanserinin, idrarda kan görülmesi, tek taraflı yan ağrısı, karın bölgesinde hissedilen kitle, yorgunluk, açıklanamayan kilo kaybı ya da ateş, bacaklarda ve ayak bileklerinde şişme gibi belirtilerle kendini gösterdiğini anlatan Türkeri, böbrek kanserinin tedavisinin, tümörün böbreğe sınırlı olması ya da çevreye yayılımının olmasına göre değiştiğini söyledi. Türkeri, hastanın genel sağlık durumunun da tedavi seçiminde önemli rol oynadığını dile getirdi. </p>
<p>Böbrek kanserinde cerrahi uygulama, radyoterapi, kemoterapi gibi yöntemlerin kullanıldığını belirten Türkeri&#8217;nin verdiği bilgiye göre, tümörün böbreğe sınırlı olduğu hastalarda, ameliyat ile böbrek ve ilgili lenf düğümleri çıkartılıyor. Tümörün boyutuna göre, böbreğin bir kısmının çıkartılması da bir seçenek olarak gösteriliyor. Böbrek kanseri tedavisinde radyoterapi sınırlı olarak uygulanıyor ve genellikle böbrek kanserinin metastazlarının tedavisinde kullanılıyor. Yine benzer bir şekilde böbrek kanserleri, geleneksel kemoterapi ilaçlarına genellikle dirençli tümörleri oluşturuyor. </p>
<p>İlerlemiş dönemde tanı konulan tümörlerin tedavisinde de son zamanlarda önemli aşamalar kaydediliyor. Bunda tümörün genetik yapısının daha iyi anlaşılmasının büyük katkısı oluyor. Uygun tedavi için çok sayıda çalışma yürütülüyor. Son yıllarda hedefe yönelik tedaviler olarak adlandırılan ve kanser hücrelerinin büyümesini moleküler düzeyde etkilemeyi amaçlayan tedaviler heyecan uyandırıyor. Bu tedaviler ile tümör hücrelerinin büyümesi ve çoğalması engelleniyor ya da tümör içindeki yeni kan damarlarının gelişimi engellenerek beslenmesi bozuluyor. Bu ilaçlar sayesinde metastatik hastalık varlığında bile hastaların hayatta kalma süreleri anlamlı derecede uzuyor. <a href="http://www.ntvmsnbc.com/id/25249837/" target="_blank">kaynak</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanserliyiz.com/sigara-bbrek-kanseri-riskini-artiriyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>B&#246;brek kanseri i&#231;in umut veren adım</title>
		<link>http://www.kanserliyiz.com/bbrek-kanseri-iin-umut-veren-adim.html</link>
		<comments>http://www.kanserliyiz.com/bbrek-kanseri-iin-umut-veren-adim.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Apr 2010 05:42:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Böbrek Kanseri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanserliyiz.com/bbrek-kanseri-iin-umut-veren-adim.html</guid>
		<description><![CDATA[Bilim adamları, ileri evre böbrek kanseri hastalarına, son yıllarda geliştirilen ve henüz klinik araştırmaları devam eden ilaçların umut verici olduğunu müjdeledi. Yapılan araştırmalarda, böbrek nakli olanlarda kullanılan ve bağışıklık sistemini baskılayan ilaçların, böbrek tümörlerini yokedici etkisi olduğu saptandı. Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı ve Ankara Üniversitesi (AÜ) İç Hastalıkları ve Tıbbi Onkoloji Öğretim Üyesi Prof. Dr. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bilim adamları, ileri evre böbrek kanseri hastalarına, son yıllarda geliştirilen ve henüz klinik araştırmaları devam eden ilaçların umut verici olduğunu müjdeledi.</strong></p>
<p><a href="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2010/04/10353284.jpg"><img style="border-bottom: 0px; border-left: 0px; margin: 0px 15px 0px 0px; display: inline; border-top: 0px; border-right: 0px" title="10353284" border="0" alt="10353284" align="left" src="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/2010/04/10353284-thumb.jpg" width="192" height="240" /></a> Yapılan araştırmalarda, böbrek nakli olanlarda kullanılan ve bağışıklık sistemini baskılayan ilaçların, böbrek tümörlerini yokedici etkisi olduğu saptandı.     <br />Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı ve Ankara Üniversitesi (AÜ) İç Hastalıkları ve Tıbbi Onkoloji Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Demirkazık, böbrek kanserlerinin tedavi şansı bulunmayan kanser türlerinden birisi olduğunu söyledi.    <br />Bu hastalarda, kemoterapi (ilaç) ve radyoterapi (ışın) tedavisi şansının çok fazla olmadığını, bu aşamada ancak yeni geliştirilmiş olan bir kaç ilacın etkili olabildiğini belirten Demirkazık, son yıllarda geliştirilen bazı ilaçların, özellikle ileri evre kötü seyirli böbrek kanseri hastaları için de umut verici olduğunu söyledi.     <br /><strong>TÜRKİYE&#8217;DE RUHSATLI DEĞİL</strong>    <br />İleri evre böbrek kanserlerinde kullanılan ilaç tedavisinin kemoterapiden farklı olduğunu, bunun “hedefe yönelik ilaç tedavisi” olarak adlandırıldığını anlatan Demirkazık, son yıllarda tablet şeklinde kullanılan çeşitli ilaçların geliştirildiğini belirtti.    <br />Demirkazık, “organ nakli olanlarda kullanılan ve bağışıklık sistemini baskılayan ilaçların, böbrek tümörlerinde öldürücü etkisi olduğunun saptandığını” ifade ederek, buna yönelik uluslararası klinik araştırmaların sürdüğünü, Türkiye&#8217;nin bu araştırmaların içinde olduğunu bildirdi.    <br />Kötü seyirli böbrek kanseri hastalarında bundan 4-5 yıl öncesine kadar hiçbir ilaç tedavisinin uygulanamadığını, çünkü böyle bir ilacın bulunmadığına dikkati çeken Demirkazık, “Kimi kemoterapi ilaçları, ileri evre böbrek kanseri hastalarında yüzde 5-10 hastanın birinde etkili olabiliyordu. Günümüzde ise metastazı olan hastaların bile ömürlerinde önemli bir uzama sağlanabiliyor” dedi.    <br /><strong>İKİ İLAÇ GELİŞTİRİLDİ</strong>    <br />Demirkazık, bu alanda ilk olarak iki ilacın geliştirildiğini, bu ilaçların ruhsat aldığını ve hastalarda kullanılmaya başladığını belirterek, son olarak da bu alanda yeni ilaçların geliştirildiği ve ileri evre böbrek kanseri hastalarında kullanılmak üzere klinik çalışmalarının yapıldığını kaydetti.    <br />Anti-tümör etkisi bulunan ve bağışıklık sistemini baskılayıcı özelliği olan yeni ilaçların, dünyada birçok ülkede ruhsat aldığını ifade eden Demirkazık, “İlacın, kullanım alanlarına ilişkin klinik çalışmalar hala devam ediyor. İlaç, Türkiye&#8217;de ruhsatlı değil, ancak en kısa zamanda alacağını düşünüyoruz” diye konuştu.    <br />Son geliştirilen ilaçla ilgili klinik çalışmaların AÜ bünyesinde de devam ettiğini ve hastalara uygulanabildiğini anlatan Demirkazık&#8217;ın verdiği bilgiye göre, bu ilaç hastalığının seyri kötü gidebilen hastalarda uygulanabiliyor.    <br />Bu çalışmaya, ileri evre böbrek kanseri tanısı alan tüm hastalar katılabiliyor. Hastaların bundan yararlanabilmesi için, cerrahi şansı bulunmaması ve radyoterapinin söz konusu olmaması gerekiyor. Öte yandan üniversite bünyesinde meme, akciğer, mide, mesane, kolon, pankreas ve deri kanserinde hasta alımı süren 12 klinik araştırma daha yürütülüyor.<a href="http://www.hurriyet.com.tr/yasasinhayat/14403361.asp?gid=373">kaynak</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanserliyiz.com/bbrek-kanseri-iin-umut-veren-adim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>B&#246;brek kanseri araştırmaları umut veriyor</title>
		<link>http://www.kanserliyiz.com/bbrek-kanseri-arastirmalari-umut-veriyor.html</link>
		<comments>http://www.kanserliyiz.com/bbrek-kanseri-arastirmalari-umut-veriyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Apr 2010 17:35:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Böbrek Kanseri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanserliyiz.com/bbrek-kanseri-arastirmalari-umut-veriyor.html</guid>
		<description><![CDATA[Bilim adamları, ileri evre böbrek kanseri hastalarına, klinik araştırmaları devam eden ilaçların umut verici olduğunu müjdeledi. Yapılan araştırmalarda, böbrek nakli olanlarda kullanılan ve bağışıklık sistemini baskılayan ilaçların, böbrek tümörlerini yok edici etkisi olduğu saptandı. Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı ve Ankara Üniversitesi (AÜ) İç Hastalıkları ve Tıbbi Onkoloji Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Demirkazık, böbrek kanserlerinin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h4><img style="border-bottom: 0px; border-left: 0px; margin: 0px 10px 0px 0px; display: inline; border-top: 0px; border-right: 0px" title="3 (256)" border="0" alt="3 (256)" align="left" src="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/Bbrekkanseriaratrmalarumutveriyor_12186/3256.jpg" width="153" height="180" /> Bilim adamları, ileri evre böbrek kanseri hastalarına, klinik araştırmaları devam eden ilaçların umut verici olduğunu müjdeledi.</h4>
<p>Yapılan araştırmalarda, böbrek nakli olanlarda kullanılan ve bağışıklık sistemini baskılayan ilaçların, böbrek tümörlerini yok edici etkisi olduğu saptandı.   <br />Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı ve Ankara Üniversitesi (AÜ) İç Hastalıkları ve Tıbbi Onkoloji Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Demirkazık, böbrek kanserlerinin tedavi şansı bulunmayan kanser türlerinden birisi olduğunu söyledi.    <br />Bu hastalarda, kemoterapi (ilaç) ve radyoterapi (ışın) tedavisi şansının çok fazla olmadığını, bu aşamada ancak yeni geliştirilmiş olan bir kaç ilacın etkili olabildiğini belirten Demirkazık, son yıllarda geliştirilen bazı ilaçların, özellikle ileri evre kötü seyirli böbrek kanseri hastaları için de umut verici olduğunu bildirdi.    <br /><b><strong>TÜRKİYE&#8217;DE RUHSATLI DEĞİL&#160;&#160; </strong></b>    <br />İleri evre böbrek kanserlerinde kullanılan ilaç tedavisinin kemoterapiden farklı olduğunu, bunun &#8221;hedefe yönelik ilaç tedavisi&#8221; olarak adlandırıldığını anlatan Demirkazık, son yıllarda tablet şeklinde kullanılan çeşitli ilaçların geliştirildiğini belirtti.    <br />Demirkazık, organ nakli olanlarda kullanılan ve bağışıklık sistemini baskılayan ilaçların, böbrek tümörlerinde öldürücü etkisi olduğunun saptandığını ifade ederek, buna yönelik uluslararası klinik araştırmaların sürdüğünü, Türkiye&#8217;nin bu araştırmaların içinde olduğunu bildirdi. Kötü seyirli böbrek kanseri hastalarında bundan 4-5 yıl öncesine kadar hiçbir ilaç tedavisinin uygulanamadığına, çünkü böyle bir ilacın bulunmadığına dikkati çeken Demirkazık, &#8221;Kimi kemoterapi ilaçları, ileri evre böbrek kanseri hastalarında yüzde 5-10 hastanın birinde etkili olabiliyordu. Günümüzde ise metastazı olan hastaların bile ömürlerinde önemli bir uzama sağlanabiliyor&#8221; dedi.    <br />Demirkazık, bu alanda ilk olarak iki ilacın geliştirildiğini, bu ilaçların ruhsat aldığını ve hastalarda kullanılmaya başladığını belirterek, son olarak da bu alanda yeni ilaçların geliştirildiği ve ileri evre böbrek kanseri hastalarında kullanılmak üzere klinik çalışmalarının yapıldığını kaydetti.     <br />Anti-tümör etkisi bulunan ve bağışıklık sistemini baskılayıcı özelliği olan yeni ilaçların, dünyada birçok ülkede ruhsat aldığını ifade eden Demirkazık, &#8221;İlacın, kullanım alanlarına ilişkin klinik çalışmalar hala devam ediyor. İlaç, Türkiye&#8217;de ruhsatlı değil, ancak en kısa zamanda alacağını düşünüyoruz&#8221; diye konuştu.    <br /><b><strong>ARAŞTIRMADAN KİMLER YARARLANABİLİR? </strong></b>    <br />Son geliştirilen ilaçla ilgili klinik çalışmaların AÜ bünyesinde de devam ettiğini ve hastalara uygulanabildiğini anlatan Demirkazık&#8217;ın verdiği bilgiye göre, bu ilaç hastalığının seyri kötü gidebilen hastalarda uygulanabiliyor.    <br />Bu çalışmaya, ileri evre böbrek kanseri tanısı alan tüm hastalar katılabiliyor. Hastaların bundan yararlanabilmesi için, cerrahi şansı bulunmaması ve radyoterapinin söz konusu olmaması gerekiyor.    <br />Öte yandan üniversite bünyesinde meme, akciğer, mide, mesane, kolon, pankreas ve deri kanserinde hasta alımı süren 12 klinik araştırma daha yürütülüyor.<a href="http://www.ntvmsnbc.com/id/25081448/?ref=f5haber.com" target="_blank">kaynak</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanserliyiz.com/bbrek-kanseri-arastirmalari-umut-veriyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>B&#246;brek kanserinde yeni umut</title>
		<link>http://www.kanserliyiz.com/bbrek-kanserinde-yeni-umut.html</link>
		<comments>http://www.kanserliyiz.com/bbrek-kanserinde-yeni-umut.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Apr 2010 14:21:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Böbrek Kanseri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanserliyiz.com/bbrek-kanserinde-yeni-umut.html</guid>
		<description><![CDATA[Yeni uygulanan ilaç tedavileri sayesinde hastaların yaşam sürelerinde anlamlı uzama sağlanıyor. Yeni ajanlar, tümörü tamamen yok edemiyor, ama tümörün gelişmesi uygulanan tedavi ile uzun süre kontrol edilebiliyor. Yeni uygulama ile, tümör üçte bir oranında küçülebiliyor ve yüzde 80 oranında büyümesi kontrol altında tutuluyor. Tıbbi Onkoloji Derneği Başkan Yardımcısı ve Hacettepe Üniversitesi Onkoloji Hastanesi Başhekimi Prof. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img style="border-bottom: 0px; border-left: 0px; margin: 0px 10px 0px 0px; display: inline; border-top: 0px; border-right: 0px" title="050120101547106462164_2" border="0" alt="050120101547106462164_2" align="left" src="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/Bbrekkanserindeyeniumut_F3FE/050120101547106462164_2.jpg" width="253" height="179" /> Yeni uygulanan ilaç tedavileri sayesinde hastaların yaşam sürelerinde anlamlı uzama sağlanıyor. Yeni ajanlar, tümörü tamamen yok edemiyor, ama tümörün gelişmesi uygulanan tedavi ile uzun süre kontrol edilebiliyor. Yeni uygulama ile, tümör üçte bir oranında küçülebiliyor ve yüzde 80 oranında büyümesi kontrol altında tutuluyor.    <br />Tıbbi Onkoloji Derneği Başkan Yardımcısı ve Hacettepe Üniversitesi Onkoloji Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Şuayib Yalçın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kanser tedavisinde her geçen yıl bilim ve teknolojinin gelişmesiyle birlikte yeni tedavi seçeneklerinin ortaya çıktığını söyledi.    <br />Geçmişte hiçbir şekilde tedavi edilemeyen kanser türlerinde ilerlemeler olduğunu ve kısa bir süre içinde yaşamını yitiren kanser hastalarının yaşam kalitelerinin arttığını ifade eden Yalçın, bu hastaların özelikle yaşam sürelerinin uzayabildiğini ve kimi kanser türlerinde kökten başarı sağlandığını vurguladı.    <br />Yalçın, kanser türleri arasında böbrek tümörlerinin tüm kanserlerinin yüzde ikisini oluşturduğunu, Türkiye&#8217;de her yıl yaklaşık 2-3 bin kişiye böbrek kanseri tanısı konulduğunun öngörüldüğünü anlattı. Böbrek kanserlerinin çoğunun, cerrahi operasyonla tedavi edilebildiğini belirten Yalçın, nüks riskinin bir çok hastada az olduğunu, ancak kötü seyreden bazı böbrek tümörlerinin ise metastatik hale gelerek kısa süre içinde hastanın ölümüyle sonuçlanabildiğini bildirdi.    <br /><strong>“YENİ TEDAVİLERDEN FAYDALANMA ŞANSI DOĞUYOR”</strong>    <br />Yalçın, ameliyat şansı kalmamış, kemoterapiye direnç gösteren ileri evre böbrek tümörlerinde son yıllarda özellikle tümörün yapısı ve gelişimi hakkında önemli gelişmeler olduğunu ve yeni tedavi seçenekleri geliştirildiğinin müjdesini verdi.    <br />İleri evre böbrek tümörlerinin bundan birkaç yıl öncesine kadar ilaç tedavisine yanıt vermeyen ve kötü seyirli bir tümör olarak listelendiğini ifade eden Yalçın, ileri evre böbrek tümörlerinde yeni kullanılmaya başlanılan ilaçlarla tedavi başarısının arttığını söyledi.    <br />Uygulanan yeni tedavilerin hastalığın tamamen ortadan kaldırılmasına olanak tanımadığını, ancak tümörün büyümesini engellediğine dikkati çeken Yalçın, şunları kaydetti:    <br />“Maalesef, yeni ajanlar, tümörü tamamen yok edemiyor, ama düne kadar kısa bir süre içinde yaşamını yitiren hastalara, bugün daha uzun ve daha kaliteli bir yaşam olanağı tanıyabiliyor. Tümörün gelişmesi uygulanan tedavi ile uzun süre kontrol edilebilir hale geliyor. Yeni uygulama ile, tümörün yüzde 30-40 oranında küçülmesi ve tümörün büyümesi yüzde 80 oranında kontrol altında tutuluyor.    <br />İleri evre böbrek kanseri hastalarında bundan önce ortalama yaşam süresi önemli ölçüde uzayabiliyor. Hastanın yaşam süresinin uzaması da hastanın bu dönem içinde gelişebilecek ve uygulanacak yeni tedavi seçeneklerinden faydalanma şansını doğuruyor.”    <br /><strong>TEDAVİ İÇİN UYGUN OLDUĞUNUN SAPTANMASI GEREKİYOR</strong>    <br />Prof. Dr. Şuayib Yalçın&#8217;ın verdiği bilgiye göre, hedefe yönelik ajanların bir kısmı Türkiye&#8217;de kullanılıyor. Bu alanda SGK tarafından ödeme kapsamında olan 3-4 ilaç bulunuyor. Bunlara yenilerinin eklenmesi bekleniyor.    <br />Şu anda uluslararası ortak yürütülen faz çalışmaları devam ediyor. Bu kapsamda, Türkiye&#8217;de ruhsatlı olmayan, ancak uluslararası klinik çalışmalar kapsamında hastaya verilebilen ilaçlar bulunuyor.    <br />Hastaların, bu yeni ajanlardan yararlanabilmesi için tümörün evresinin ve bugüne kadar aldığı tedavi şekli önem taşıyor. Tedavi şeklinin seçiminde hastaların durumunu göz önüne alınıyor ve buna göre tedavi planlanıyor. Bu ilaçlar her hasta için uygun olmayabiliyor.<a href="http://www.hurriyet.com.tr/yasasinhayat/14252072.asp?ref=f5haber.com" target="_blank">kaynak</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanserliyiz.com/bbrek-kanserinde-yeni-umut.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>B&#246;brek kanseri &quot;sinsi&quot; geliyor</title>
		<link>http://www.kanserliyiz.com/bbrek-kanseri-sinsi-geliyor-2.html</link>
		<comments>http://www.kanserliyiz.com/bbrek-kanseri-sinsi-geliyor-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Feb 2010 21:58:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Böbrek Kanseri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanserliyiz.com/bbrek-kanseri-sinsi-geliyor-2.html</guid>
		<description><![CDATA[Böbrekler, karnın arka duvarında yerleşmiş olduklarından dolayı çoğunlukla erken evrede belirti vermemektedir. Üroonkoloji Derneği Genel Sekreteri ve Gazi Üniversitesi (GÜ) Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sinan Sözen, böbrek kanserinin sinsi bir hastalık olduğunu belirterek, &#34;Böbrek kanserlerinin yüzde 50’den fazlası rastlantısal olarak saptanıyor&#34; dedi. Yaptığı açıklamada Sözen, her yıl yaklaşık 200 bin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img style="border-bottom: 0px; border-left: 0px; margin: 0px 10px 0px 0px; display: inline; border-top: 0px; border-right: 0px" title="3 (363)" border="0" alt="3 (363)" align="left" src="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/Bbrekkanserisinsigeliyor_1512E/3363.jpg" width="184" height="174" /> Böbrekler, karnın arka duvarında yerleşmiş olduklarından dolayı çoğunlukla erken evrede belirti vermemektedir.</p>
<p>Üroonkoloji Derneği Genel Sekreteri ve Gazi Üniversitesi (GÜ) Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sinan Sözen, böbrek kanserinin sinsi bir hastalık olduğunu belirterek, &quot;Böbrek kanserlerinin yüzde 50’den fazlası rastlantısal olarak saptanıyor&quot; dedi.</p>
<p>Yaptığı açıklamada Sözen, her yıl yaklaşık 200 bin kişinin yeni böbrek kanseri (renal hücreli karsinum) tanısı aldığını, 100 bin hastanın da böbrek kanseri nedeniyle yaşamını yitirdiğini söyledi.</p>
<p>Böbrek kanserlerinin sık görülen ve ölüm oranı yüksek ürolojik tümörlerden biri olduğunu ifade eden Sözen, yetişkinlerde görülen tümörlerin yaklaşık yüzde 3’ünden böbrek kanserlerinin sorumlu olduğunu belirtti. Sözen, böbrek kanserlerinin &quot;ürogenital kanserler içerisinde prostat ve mesane kanserlerinden sonra 3. sırada yer aldığına&quot; dikkati çekti.</p>
<p>Böbrek kanserlerinin sinsi gelişen ve ilerlerken çok fazla belirti vermeyen bir hastalık olduğunu vurgulayan Sözen, &quot;Böbrek kanserlerinin yaklaşık yüzde 50’den fazlası rastlantısal olarak saptanıyor&quot; diye konuştu. Sözen, bu durumun, erken tanı ve tedavi olasılığını olumsuz etkilediğini belirterek, şunları kaydetti:   <br />&quot;Maalesef, olguların ortalama yüzde 20-30’u tanı konulduğunda metastatik bir yapıdadır. Organa sınırlı kalan durumlar da yapılan tedaviye rağmen yüzde 20-40 oranında metastaz gelişmektedir. Tanı almış böbrek kanserleri hastalarının yüzde 40’ı, mevcut hastalıklarından dolayı yaşamlarını yitirmektedir.</p>
<p>Böbrekler, karnın arka duvarında yerleşik olmalarından dolayı genellikle erken evrede belirti vermemektedir. Yan tarafta ağrı, kanlı idrar yapma ve ele kitle gelmesi gibi şikayetler görülebilir. Genellikle ileri evrede kilo kaybı, ateş, gece terlemeleri görülmektedir.&quot;   <br />Hastalığın tedavisinde erken tanının çok önemli olduğunu belirten Sözen, bu gibi belirtilerle karşılaşan kişilerin mutlaka en kısa süre içinde uzman hekime başvurması gerektiği uyarısında bulundu.</p>
<p>Sözen, ultrasonografi ve bilgisayarlı tomografinin kullanımının artmasıyla birlikte rastlantısal saptanan tümör oranının arttığını belirterek, &quot;Yüksek teknolojinin kullanımı ile daha küçük boyutlu ve daha erken evrede saptanan tümörlerin sayısında da belirgin artış görülmektedir&quot; dedi.</p>
<p><strong>AİLE ÖYKÜSÜ, RİSKİ 4 KAT ARTIRIYOR</strong>    <br />Böbrek kanserinde genetik faktörlerin önemli bir etken olduğunu anlatan Sözen, &quot;Ailesinde böbrek kanseri hikayesi bulunanlarda böbrek kanseri gelişme riski 4 kat daha fazladır&quot; uyarısında bulundu. Sözen, bu kişilerin, diğer sağlıklı bireylerden çok daha fazla duyarlı olması ve çevresel risk faktörlerinden uzak durmalarını da önerdi.</p>
<p>Sözen, sigara kullanımı, obezite, hareketsiz yaşam, et ve süt ürünlerinin fazla tüketilmesinin de böbrek kanseri riskini artırdığına dikkati çekti.</p>
<p>Böbrek kanseri tedavisinde ise en etkili yöntemin &quot;cerrahi&quot; uygulama olduğunu, bunun açık ya da laparoskopi şeklinde yapıldığını belirten Sözen, laparoskopinin, hastalığın organla sınırlı kalması halinde standart bir tedavi haline geldiğini anlattı.</p>
<p>Küçük böbrek tümörlerinin tedavisinde, organ koruyucu yöntem olan ve sadece tümörlü alanın çıkarılmasını sağlayan &quot;parsiyel nefrektomi&quot;tekniğinin açık ya da laparoskopik olarak başarıyla uygulandığını ifade eden Sözen, şunları kaydetti:   <br />&quot;Son yıllardaki teknolojik gelişmeler, küçük böbrek tümörlerinin tedavisini ayaktan veya hastanede 1 gece kalınacak şekilde başarıyla uygulanabilmesini sağlamıştır. Tümörün dondurularak yok edilmesini sağlayan ’Kriyoablasyon’ veya tümörün ısıtılarak yok olmasına olanak veren ’Radyofrekans ablasyon’ gibi yöntemler, küçük ya da organa sınırlı tümörlerin tedavisinde önemli bir çığır açmıştır.</p>
<p>Böbrek kanserlerinin moleküler biyolojisinin ve genetik özelliklerinin daha iyi anlaşılması ile tümörün biyolojik davranışı önceden tahmin edilmektedir. Buna göre, spesifik olarak belli mekanizma ve yolları hedef alan çeşitli ajanlar geliştirerek metastatik böbrek kanseri tedavisinde daha iyi anti tümör etkinliğe sahip hedefe yönelik tedaviler kullanılmaya başlanmıştır.&quot;<a href="http://milliyet.com.tr/bobrek-kanseri--sinsi--geliyor/kanser/haberdetay/04.02.2010/1140756/default.htm?ver=28" target="_blank">kaynak</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanserliyiz.com/bbrek-kanseri-sinsi-geliyor-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>B&#246;brek kanseri &quot;sinsi&quot; geliyor</title>
		<link>http://www.kanserliyiz.com/bbrek-kanseri-sinsi-geliyor.html</link>
		<comments>http://www.kanserliyiz.com/bbrek-kanseri-sinsi-geliyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Dec 2009 21:15:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Böbrek Kanseri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanserliyiz.com/bbrek-kanseri-sinsi-geliyor.html</guid>
		<description><![CDATA[Böbrekler, karnın arka duvarında yerleşmiş oldukları için çoğunlukla erken evrede belirti vermiyor Üroonkoloji Derneği Genel Sekreteri ve Gazi Üniversitesi (GÜ) Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sinan Sözen, böbrek kanserinin sinsi bir hastalık olduğunu belirterek, &#34;Böbrek kanserlerinin yüzde 50’den fazlası rastlantısal olarak saptanıyor&#34; dedi. Yaptığı açıklamada Sözen, her yıl yaklaşık 200 bin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img style="border-right-width: 0px; margin: 10px 10px 0px 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="bxp52975h" border="0" alt="bxp52975h" align="left" src="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/Bbrekkanserisinsigeliyor_146FA/bxp52975h.jpg" width="223" height="211" /> Böbrekler, karnın arka duvarında yerleşmiş oldukları için çoğunlukla erken evrede belirti vermiyor</strong></p>
<p>Üroonkoloji Derneği Genel Sekreteri ve Gazi Üniversitesi (GÜ) Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sinan Sözen, böbrek kanserinin sinsi bir hastalık olduğunu belirterek, &quot;Böbrek kanserlerinin yüzde 50’den fazlası rastlantısal olarak saptanıyor&quot; dedi. </p>
<p>Yaptığı açıklamada Sözen, her yıl yaklaşık 200 bin kişinin yeni böbrek kanseri (renal hücreli karsinum) tanısı aldığını, 100 bin hastanın da böbrek kanseri nedeniyle yaşamını yitirdiğini söyledi. </p>
<p><strong>ÖLÜM ORANI ÇOK YÜKSEK</strong></p>
<p>Böbrek kanserlerinin sık görülen ve ölüm oranı yüksek ürolojik tümörlerden biri olduğunu ifade eden Sözen, yetişkinlerde görülen tümörlerin yaklaşık yüzde 3’ünden böbrek kanserlerinin sorumlu olduğunu belirtti. Sözen, böbrek kanserlerinin <strong>&quot;ürogenital kanserler içerisinde prostat ve mesane kanserlerinden sonra 3. sırada yer aldığına&quot;</strong> dikkati çekti. </p>
<p>Böbrek kanserlerinin sinsi gelişen ve ilerlerken çok fazla belirti vermeyen bir hastalık olduğunu vurgulayan Sözen, &quot;Böbrek kanserlerinin yaklaşık yüzde 50’den fazlası rastlantısal olarak saptanıyor&quot; diye konuştu. Sözen, bu durumun, erken tanı ve tedavi olasılığını olumsuz etkilediğini belirterek, şunları kaydetti:    <br /><strong>&quot;Maalesef, olguların ortalama yüzde 20-30’u tanı konulduğunda metastatik bir yapıdadır. Organa sınırlı kalan durumlar da yapılan tedaviye rağmen yüzde 20-40 oranında metastaz gelişmektedir. Tanı almış böbrek kanserleri hastalarının yüzde 40’ı, mevcut hastalıklarından dolayı yaşamlarını yitirmektedir</strong>.Böbrekler, karnın arka duvarında yerleşik olmalarından dolayı genellikle erken evrede belirti vermemektedir. Yan tarafta ağrı, kanlı idrar yapma ve ele kitle gelmesi gibi şikayetler görülebilir. Genellikle ileri evrede kilo kaybı, ateş, gece terlemeleri görülmektedir.&quot;     <br />Hastalığın tedavisinde erken tanının çok önemli olduğunu belirten Sözen, bu gibi belirtilerle karşılaşan kişilerin mutlaka en kısa süre içinde uzman hekime başvurması gerektiği uyarısında bulundu. </p>
<p>Sözen, ultrasonografi ve bilgisayarlı tomografinin kullanımının artmasıyla birlikte rastlantısal saptanan tümör oranının arttığını belirterek, <strong>&quot;Yüksek teknolojinin kullanımı ile daha küçük boyutlu ve daha erken evrede saptanan tümörlerin sayısında da belirgin artış görülmektedir&quot;</strong> dedi. </p>
<p><strong>AİLE ÖYKÜSÜ, RİSKİ 4 KAT ARTIRIYOR</strong></p>
<p>Böbrek kanserinde genetik faktörlerin önemli bir etken olduğunu anlatan Sözen, <strong>&quot;Ailesinde böbrek kanseri hikayesi bulunanlarda böbrek kanseri gelişme riski 4 kat daha fazladır&quot;</strong> uyarısında bulundu. Sözen, bu kişilerin, diğer sağlıklı bireylerden çok daha fazla duyarlı olması ve çevresel risk faktörlerinden uzak durmalarını da önerdi. </p>
<p>Sözen, sigara kullanımı, obezite, hareketsiz yaşam, et ve süt ürünlerinin fazla tüketilmesinin de böbrek kanseri riskini artırdığına dikkati çekti.<a href="gazeteport.com.tr/SAGLIK/NEWS/GP_599181?ref=f5haber.com" target="_blank">kaynak</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanserliyiz.com/bbrek-kanseri-sinsi-geliyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hedefe y&#246;nelik ila&#231;lar kanserle yaşamı uzatıyor</title>
		<link>http://www.kanserliyiz.com/hedefe-ynelik-ilalar-kanserle-yasami-uzatiyor.html</link>
		<comments>http://www.kanserliyiz.com/hedefe-ynelik-ilalar-kanserle-yasami-uzatiyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 21 May 2009 14:20:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Böbrek Kanseri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanserliyiz.com/hedefe-ynelik-ilalar-kanserle-yasami-uzatiyor.html</guid>
		<description><![CDATA[Hedefe y&#246;nelik ila&#231;lar kanser hastasını tam olarak şifaya kavuşturmuyor ama tansiyon, kalp yetmezliği, diyabet gibi hastanın uzun yıllar hastalıkla beraber yaşamasını sağlıyor. İSTANBUL &#8211; Tıbbi Onkoloji Derneği, T&#252;rk Radyasyon Onkolojisi Derneği ve T&#252;rk Pediatrik Onkoloji Grubu&#8217;nun birlikte d&#252;zenlediği 18. Ulusal Kanser Kongresi Antalya Belek&#8217;te yapıldı. Kongre genel sekreteri ve İstanbul Bilim &#220;niversitesi İ&#231; Hastalıkları Anabilim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/Hedefeynelikilalarkanserleyaamuzatyor_F3B9/22176.jpg"><img style="border-right: 0px; border-top: 0px; margin: 10px 10px 0px 0px; border-left: 0px; border-bottom: 0px" height="240" alt="22176" src="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/Hedefeynelikilalarkanserleyaamuzatyor_F3B9/22176_thumb.jpg" width="323" align="left" border="0" /></a> Hedefe y&#246;nelik ila&#231;lar kanser hastasını tam olarak şifaya kavuşturmuyor ama tansiyon, kalp yetmezliği, diyabet gibi hastanın uzun yıllar hastalıkla beraber yaşamasını sağlıyor.</p>
<p>İSTANBUL &#8211; Tıbbi Onkoloji Derneği, T&#252;rk Radyasyon Onkolojisi Derneği ve T&#252;rk Pediatrik Onkoloji Grubu&#8217;nun birlikte d&#252;zenlediği 18. Ulusal Kanser Kongresi Antalya Belek&#8217;te yapıldı.    <br />Kongre genel sekreteri ve İstanbul Bilim &#220;niversitesi İ&#231; Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. G&#246;khan Demir, b&#246;brek ve karaciğer kanserlerinin sadece kanser h&#252;crelerini izole eden hedefe y&#246;nelik (akıllı) ila&#231;larla tedavi edilebildiğini s&#246;yledi.     <br />ABD&#8217;de mart ayında, ilerlemiş b&#246;brek kanseri hastalarının kullanımı i&#231;in onay alan yeni bir ilacın, t&#252;m&#246;r&#252;n b&#252;y&#252;mesini veya yaşam s&#252;resini 2 kattan fazla uzattığını belirten Demir, ilk kez bir kanser t&#252;r&#252;nde kemoterapi kullanmadan 2 basamak tedavinin etkinliğinin kanıtlandığını vurguladı. </p>
<p>Prof. Demir, B&#246;brek kanserinin tedavisinde kullanılan hedefe y&#246;nelik akıllı molek&#252;llerin, kanserin kronik hastalık şeklinde algılanmasına katkıda bulunduğunu bildirdi. </p>
<p><b><strong>DİYABET GİBİ KRONİKLEŞİYOR       <br /></strong></b>Hedefe y&#246;nelik tedavinin, kanser tedavisinde yepyeni bir yaklaşımı beraberinde getirdiğini belirten Prof. Dr. G&#246;khan Demir, kemoterapiyle sadece kanseri k&#252;&#231;&#252;ltmek ve yok etmenin ama&#231;landığını vurguladı.    <br />Buna karşın hedefli tedavinin kanseri stabilize edebildiğine işaret eden Prof. Dr. Demir, &#8221;Hedefe y&#246;nelik ila&#231;lar kanserin kronik bir hastalık şeklinde algılanmasını sağlıyor. Bu ila&#231;lar hastayı tam olarak şifaya kavuşturmuyor ama tansiyon, kalp yetmezliği, diyabet gibi hastanın uzun yıllar hastalıkla beraber yaşamasını sağlıyor&#8221; diye konuştu.&#160; <a href="http://ntvmsnbc.com/id/24960874/" target="_blank">kaynak</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanserliyiz.com/hedefe-ynelik-ilalar-kanserle-yasami-uzatiyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>B&#246;brek Kanseri</title>
		<link>http://www.kanserliyiz.com/bbrek-kanseri.html</link>
		<comments>http://www.kanserliyiz.com/bbrek-kanseri.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Jan 2009 13:29:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Böbrek Kanseri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanserliyiz.com/bobrek-kanseri/bbrek-kanseri.html</guid>
		<description><![CDATA[B&#246;breklerden k&#246;ken alan bir&#231;ok kanser tipi bulunuyor. Erişkinlerde en sık&#8216;b&#246;brek h&#252;creli kanser&#8217; tipi g&#246;r&#252;l&#252;yor. Bu kanser tipi b&#246;breğin kanı filtre eden ve idrarı oluşturan dokularından kaynaklanıyor. Ancak unutulmamalıdır ki erken d&#246;nem b&#246;brek kanserlerinde hi&#231;bir belirti olmayabiliyor. Bu nedenle doktora başvurmak i&#231;in yukarda bahsi ge&#231;en belirtilerin ortaya &#231;ıkması beklenmemeli. Zira erken d&#246;nemde yakalanan b&#246;brek kanserlerinin tedavi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/BbrekKanseri_D9AD/gkm.jpg"><img style="border-right: 0px; border-top: 0px; margin: 0px 10px 0px 0px; border-left: 0px; border-bottom: 0px" height="235" alt="gkm" src="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/BbrekKanseri_D9AD/gkm_thumb.jpg" width="233" align="left" border="0" /></a> B&#246;breklerden k&#246;ken alan bir&#231;ok kanser tipi bulunuyor.     <br />Erişkinlerde en sık&#8216;b&#246;brek h&#252;creli kanser&#8217; tipi g&#246;r&#252;l&#252;yor. Bu kanser tipi b&#246;breğin kanı filtre eden ve idrarı oluşturan dokularından kaynaklanıyor. Ancak unutulmamalıdır ki erken d&#246;nem b&#246;brek kanserlerinde hi&#231;bir belirti olmayabiliyor. Bu nedenle doktora başvurmak i&#231;in yukarda bahsi ge&#231;en belirtilerin ortaya &#231;ıkması beklenmemeli.     <br /><strong>Zira erken d&#246;nemde yakalanan b&#246;brek kanserlerinin tedavi başarısı ve buna paralel olarak da tedavi sonrası yaşam s&#252;resi &#231;ok daha y&#252;z g&#252;ld&#252;r&#252;c&#252; oluyor. </strong></p>
<p>&#160;</p>
<h4>Risk Fakt&#246;rleri ve Tanı </h4>
<p>B&#246;brek kanseri sigara i&#231;in kişilerde 5 kat daha fazla g&#246;r&#252;l&#252;yor.. </p>
<p><strong>Erken tanı i&#231;in: </strong>Erken d&#246;nemde hi&#231;bir belirti vermeden sinsice gelişebiliyor. Bu nedenle d&#252;zenli aralıklarla doktor kontrol&#252;nden ge&#231;meyi ihmal etmeyin.</p>
<p><strong>Tanı nasıl konuluyor?</strong></p>
<p>Doktorunuz genel sağlık durumu hakkında sorular y&#246;neltiyor ve fiziki inceleme yapıyor. Ardından genel sağlık durumunu değerlendirmek amacıyla kan ve idrar &#246;rnekleri alıyor. B&#246;brek ve &#231;evre organların değerlendirilmesi i&#231;in de &#231;eşitli radyolojik tetkiklerden yararlanabiliyor. Bunlar arasında; ultrasonografi, İVP, bilgisayarlı tomografi, MRI vb. tetkikler yer alıyor. B&#246;brek kanseri &#246;ntanısı konulduktan sonra hastalığın yayılım derecesini anlamak amacıyla doktorunuz ek tetkikler isteyebiliyor.</p>
<h4>Belirtileri Nelerdir? </h4>
<p><strong>B&#246;brek kanserleri erken d&#246;nemlerinde sıklıkla herhangi bir belirti veya şikayet oluşturmuyor. </strong>    <br />B&#246;brek kanserinin b&#252;y&#252;mesiyle birlikte bazı belirtiler ortaya &#231;ıkabiliyor. Bunlar; idrarda kan varlığı, g&#246;zle g&#246;r&#252;lebilen kanama veya sadece idrar tahlilinde g&#246;r&#252;lebilen mikroskobik kanama şeklinde olabiliyor. B&#246;brek b&#246;lgesinde muayenede ele gelen kitle, iştahsızlık, kilo kaybı, tekrarlayan ateş, devamlı olabilen yan ağrısı, genel halsizlik ve kendini k&#246;t&#252; hissetme, tansiyon y&#252;kselmesi, kan değerlerinde normalin altına inme (kansızlık) de b&#246;brek kanserlerinde g&#246;r&#252;lebiliyor.     <br />Bu belirtiler b&#246;brek kanseri dışındaki hastalıklarda da g&#246;zlenebiliyor. Dolayısıyla bu t&#252;r yakınmaları olan kişilerin doğru teşhis ve tedavi i&#231;in en kısa zamanda bir &#252;roloji uzmanına başvurmaları son derece &#246;nem taşıyor.</p>
<h4>Nasıl Tedavi Ediliyor? </h4>
<p>B&#246;brek kanserlerinde birinci basamağı cerrahi y&#246;ntemle mevcut kanserli dokunun tamamen &#231;ıkarılması oluşturuyor. <strong>A</strong><strong>ncak unutulmamalı ki cerrahi y&#246;ntemle tam tedavinin sağlanabilmesinde kanserin derecesi ve evresi b&#252;y&#252;k &#246;nem taşıyor.</strong> Erken saptanabilen b&#246;brek kanserlerinde cerrahi ile tam tedavi sağlama şansı olduk&#231;a y&#252;ksek.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanserliyiz.com/bbrek-kanseri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

<!-- Performance optimized by W3 Total Cache. Learn more: http://www.w3-edge.com/wordpress-plugins/

Minified using disk
Page Caching using disk (enhanced)
Database Caching 2/51 queries in 0.041 seconds using disk
Object Caching 297/601 objects using disk
Content Delivery Network via N/A

Served from: www.kanserliyiz.com @ 2012-02-10 15:58:47 -->
