<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kanser Hastalığına Dair Ne Varsa Hepsi burada</title>
	<atom:link href="http://www.kanserliyiz.com/index.php/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kanserliyiz.com</link>
	<description>Kanser,Hastalık,Akciğer,Akciğer kanseri,Alternatif Tıp,Alçı,Anilin,Apoptosis,Asbest,Bağışıklık sistemi,Cerrahi,doktor, bebek isimleri, beden dili, hekim, hastalık, sağlık, cinsel, şifalı bitkiler, bitki, herbal, halk, saglik, yemek tarifleri, akademi, ilkyardım, ideal weight, kilo, kalori,kanser,terim,terimler,medikal,bitkiler, akciğer kanseri,toraks, tümör, Göğüs, akciğer, kanser, dernek, akdk, ulusal, oncology, onkoloji, akdk2008, chemotherapy, kemoterapi, metastas, takd, sigara, sağlık, tıp, medikal, medical, kongre, congress, derneği, cancer</description>
	<lastBuildDate>Thu, 02 Sep 2010 19:04:20 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Mehmet &#214;z&#8217;de kanser ş&#252;phesi</title>
		<link>http://www.kanserliyiz.com/index.php/mehmet-zde-kanser-sphesi.html</link>
		<comments>http://www.kanserliyiz.com/index.php/mehmet-zde-kanser-sphesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Sep 2010 19:04:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanserliyiz.com/index.php/mehmet-zde-kanser-sphesi.html</guid>
		<description><![CDATA[ Sağlıklı yaşam gurusu olarak büyük bir üne sahip olan Dr. Mehmet Öz&#8217;de kolon kanseri riski olduğu açıklandı. Dr. Öz&#8217;ün durumunu ntvmsnbc&#8217;ye değerlendiren Prof. Gökhan Demir, &#34;Kanserde erken tanı için tarama programlarının önemini gösteren çok önemli bir mesajdır&#34; dedi.
İSTANBUL &#8211; People dergisi, sağlıklı yaşam gurusu olarak tanınan Öz&#8217;ün 50&#8242;nci doğum gününde check-up yaptırdığını ve bunun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h4><img style="border-bottom: 0px; border-left: 0px; margin: 10px 10px 0px 0px; display: inline; border-top: 0px; border-right: 0px" title="mehmetozzkanser.hmedium" border="0" alt="mehmetozzkanser.hmedium" align="left" src="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/Mehmetzdekanserphesi_13656/mehmetozzkanser.hmedium.jpg" width="254" height="166" /> Sağlıklı yaşam gurusu olarak büyük bir üne sahip olan Dr. Mehmet Öz&#8217;de kolon kanseri riski olduğu açıklandı. Dr. Öz&#8217;ün durumunu ntvmsnbc&#8217;ye değerlendiren Prof. Gökhan Demir, &quot;Kanserde erken tanı için tarama programlarının önemini gösteren çok önemli bir mesajdır&quot; dedi.</h4>
<p>İSTANBUL &#8211; People dergisi, sağlıklı yaşam gurusu olarak tanınan Öz&#8217;ün 50&#8242;nci doğum gününde check-up yaptırdığını ve bunun neticesinde bağırsağında bir kitleye rastlandığını duyurdu. </p>
<p>Dergi, Öz&#8217;ün büyük bir olasılıkla kanser olduğunu ancak kesin teşhisin yapılacak detaylı tetkikler neticesinde konulacağını duyurdu. </p>
<p>Hürriyet gazetesinin haberine göre People dergisine konuşan Öz, &quot;Benim için sarsıcı oldu. Herşeyi doğru yaptım. Ailemde kanser geçmişi yok. Ama yine de risk altındayım&quot; dedi. Öz ayrıca, çok gergin olduğunu belirterek, neden böyle birşeyin başına geldiğini sorguladığını da ifade etti. </p>
<p>Sağlıklı yaşamla ilgili çok sayıda kitap yazan Öz, bir süre ünlü talk-showcu Oprah Winfrey ile program yapmıştı ve bir süredir de kendi televizyon programını sunuyor.    <br />Sağlıklı beslenme, kötü alışkanlıklardan uzak durma, egzersiz gibi sağlıklı yaşam unsurlarının kanseri önlemede yüzde 30 etkili olduğunu söyleyen Prof. Dr. Gökhan Demir, Dr. Öz&#8217;deki kanser şüphesini <b><strong>ntvmsnbc&#8217;ye</strong></b> değerlendirdi. Prof. Demir, Dr. Öz&#8217;ün kanser şüphesinin verdiği mesajın ne olduğunu şöyle açıkladı:    <br />&quot;Burada çok önemli bir mesaj var. Çünkü son yıllarda toplum olarak, sanki beslenme ve çevresel faktörleri düzenleyebilir ve değiştirebilirsek bu hastalığı ortadan kaldırabileceğimiz gibi bir yanılgı içine itildik. Yani aşırı sağlıklı beslenme, neredeyse yaşama fetişizmi gibi oldu. Halbuki biz biliyoruz ki bütün çevresel faktörler, diyet, egzersiz ve sağlıklı yaşam için yapılan bütün çevresel faktörler kanser riskini yüzde 30 oranında azaltıyor. Yani kuşkusuz azaltıyor ama hastalığın onun dışında oluş mekanizmaları da var, bunlar da genetik ve birbiri üzerine eklenen bünyesel faktörlerdir. O nedenle biz sağlıklı beslenmeyi, sağlıklı yaşamayı, egzersizi tabii ki sürekli uygulamalıyız, bu kanser riskini azaltacak ama ne kadar azaltacak? Bütün bu faktörler ortalama yüzde 30 ya da en fazla yüzde 40 kadar etkilidir.&quot;     <br />İstanbul Bilim Üniversitesi Onkoloji Bilim Dalı başkanı Prof. Dr. Gökhan Demir, çıkarılacak bir diğer mesajın ise tarama programlarının önemi olduğunu söyledi. Sağlıklı yaşam kurallarına özen gösterilmesi gerektiğini vurgulayan Demir, &quot;Ancak bunun hastalık riskini yüzde 30 azalttığının bilincinde olarak erken tanı ve tarama yolunda da uyanık olmalıyız&quot; dedi ve şöyle devam etti:    <br /><b><strong>DR. ÖZ TARAMA YAPTIRMASAYDI TÜMÖR YAKALANMAYACAKTI</strong></b>    <br />&quot;Buradaki önemli bir diğer nokta da sağlıklı yaşam için gerekenleri yapıyoruz diye bir kenarda oturmamamız gerektiğidir. Çünkü kanser, erken yakalandığı zaman tam olarak şifası mümkün olan bir hastalıktır. Bunun için kanser taramalarını düzenli olarak yaptırmamız lazım. Sağlıklı beslenme ve yaşama koşullarını uyguluyor olmamıza rağmen kanser olma riski var ve yine de hastalığın erken tanısı, tedavinin başarısı açısından çok önemli, burada da devreye tarama programlarının önemi giriyor.     <br />Dr. Mehmet Öz, &quot;Ben sağlıklı besleniyorum, sağlıklı yaşıyorum bende tümör olmaz&quot; diye tarama amaçlı kolonoskopi yaptırmamış olsaydı belki bu olay ortaya çıkmayacak, şüpheli tümör yakalanmış olmayacaktı. Yani sağlıklı beslenme, egzersiz ve kötü alışkanlıklardan uzak durmak gibi sağlıklı yaşam olgularını hayatımıza uygulayacağız ama bunun hastalık riskini yüzde 30 azalttığının bilincinde olarak yine erken tanı ve tarama yolunda da uyanık olacağız.&quot;    <br /><b><strong>KOLON KANSERİNDE KİMLER RİSK ALTINDA?</strong></b>    <br />Kolon kanseri toplumda en sık görülen üçüncü kanser türü. Kadınlarda da erkeklerde de genellikle 50 yaş üstünde hastalık riski artıyor. O nedenle hiçbir yakınması olmasa da kadın ve erkeklerin 50 yaşından itibaren kolonoskopik tarama yaptırması öneriliyor.     <br /><b><strong>HASTALIĞIN GELİŞİMİ 10 YIL SÜREBİLİR       <br /></strong></b>Hastalığın uzun bir gelişim süreci olduğunu belirten Prof. Demir, &quot;Yani bir polipten bir kansere kadar geçen süre 10 yıl olarak hesaplanıyor. O nedenle kolonoskopik taramalar hastalığın erken tanısı için çok önemli. Kolon kanserinin bir başka özelliği de erken yakalandığı takdirde tam olarak şifaya kavuşabilen bir hastalıktır. Erken yakalanırsa şifa oranı yüzde 80&#8242;in üzerindedir ama geç kalınırsa ne yazık ki şifası mümkün olmayan hastalıklar grubuna girer&quot; diye konuştu.     <br /><b><strong>BU BELİRTİLERE DİKKAT!</strong></b>    <br />Kalın bağırsak kanserinde En önemli belirtinin dışkılama alışkanlığında değişiklik olduğunu belirten Prof. Dr. Gökhan Demir, uyarıcı olacak diğer ön belirtileri ise şöyle özetledi:    <br />&quot;Mesela sık dışkılama, parça parça dışkılama, dışkının tam boşalmaması hissi, kabızlık, ishal yani bağırsak hareketlerinde ve bağırsak alışkanlıklarında değişiklikler çok önemli belirtilerdir. Bir de kansızlıklar kolon kanserinin ön habercisi olabilir. Halsizlik, çabuk yorulma, çarpıntı ve bunun arkasından ortaya çıkan kansızlık, özellikle kırklı yaşlardan sonra ortaya çıkan anemi, gizli kan kayıpları açısından uyarıcı olmalı ve kolonoskopik tarama mutlaka yapılmalı.&quot;<a href="http://www.ntvmsnbc.com/id/25128340/?ref=f5haber.com" target="_blank">kaynak</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanserliyiz.com/index.php/mehmet-zde-kanser-sphesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Taze kaşarda kanser tehlikesi</title>
		<link>http://www.kanserliyiz.com/index.php/taze-kasarda-kanser-tehlikesi.html</link>
		<comments>http://www.kanserliyiz.com/index.php/taze-kasarda-kanser-tehlikesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Sep 2010 17:43:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanserliyiz.com/index.php/taze-kasarda-kanser-tehlikesi.html</guid>
		<description><![CDATA[ Kötü niyetli firmaların maliyeti düşürmek için çeşitli maddeler katarak ürettikleri taze kaşarlar kanser yapabilir.
Ankara Üniversitesi (AÜ) Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Celalettin Koçak, süt ürünlerinde zaman zaman hilelere başvurulabildiğini belirtti. Taze kaşar peynirinin hileye en açık süt ürünleri arasında olduğunu bildiren Koçak, kaşar peynirindeki hileyi tüketicilerin anlamasının çok zor olduğunu söyledi. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img style="border-bottom: 0px; border-left: 0px; margin: 10px 10px 0px 0px; display: inline; border-top: 0px; border-right: 0px" title="images.jpgr.jpgr" border="0" alt="images.jpgr.jpgr" align="left" src="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/Tazekaardakansertehlikesi_12386/images.jpgr.jpgr.jpg" width="184" height="137" /> Kötü niyetli firmaların maliyeti düşürmek için çeşitli maddeler katarak ürettikleri taze kaşarlar kanser yapabilir.</strong></p>
<p>Ankara Üniversitesi (AÜ) Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Celalettin Koçak, süt ürünlerinde zaman zaman hilelere başvurulabildiğini belirtti. Taze kaşar peynirinin hileye <a name="aspx1"><b>en</b></a> açık süt ürünleri arasında olduğunu bildiren Koçak, kaşar peynirindeki hileyi tüketicilerin anlamasının çok zor olduğunu söyledi.    <br />Kaşar peynirinin sütün pıhtılaştırılıp süzülmesinden sonra fermantasyona bırakılmasıyla elde edilen telemeden yapıldığını anlatan Koçak, ancak <a name="aspx1"><b>insan</b></a> sağlığını hiçe sayan bazı kötü niyetli firmaların, maliyeti düşürmek amacıyla son kullanma tarihi geçmiş, hijyenik olmayan, bozuk ve küflü peynirleri erittikten sonra bitkisel yağlar ve peynir altı suyu katarak taze kaşar peyniri ürettiğini belirtti. Bu yöntemle tüketicinin sağlığıyla oynandığını ve aldatıldığını ifade eden Koçak, şunları kaydetti:    <br />“Türkiye&#8217;de üretilen taze kaşar peynirlerinin büyük bir bölümü bize göre eritme peyniridir. Kaşar peyniri direkt sütten yapılır ancak eritme peyniri direkt sütten değil, peynirden yapılır. Piyasadaki taze kaşar peyniri üreticilerinin bazıları, eritme peynirden taze kaşar peyniri yapma yolunu seçmektedir. Bazı merdiven altı üretim yapan firmalar bu aşamada bozuk, küflenmiş, son kullanma tarihi geçmiş sağlıksız peynirleri, ellerindeki normal peynirin içerisinde eritebilmektedir. Böylelikle sağlıksız peynirler, kaşar peynir içerisinde eritilmektedir.”    <br /><strong>Kansorejen nikotoksinler</strong>    <br />Peynirin içerisinde esas olarak protein ve süt yağı olmasını bekleyen tüketicinin aldatıldığını ve sağlığıyla oynandığını dile getiren Koçak, “Taze kaşar peyniri yapımında küflü peynirlerin kullanılması durumunda, bu peynirler kanserojen nikotoksinler içerebilir” diye konuştu.    <br />Tüketicinin satın aldığı her ürün için bilgi sahibi olma hakkının bulunduğunu bildiren Koçak, her üründe kodekse uygun etiketlerin bulunması gerektiğini vurguladı. Taze kaşar peynirindeki hilelerin çok kolay önlenebileceğini bildiren Koçak, Tarım İl Müdürlüklerinin üretim yerlerinde yapacağı denetimlerle bütün Türkiye&#8217;de bu sorunun bir günde çözebileceğini iddia etti.</p>
<p>Koçak, diğer süt ürünlerinde de farklı hilelerle tüketicin aldatılmaya çalışıldığını, bunların önüne geçilerek dürüst üretim yapan firmaların haksız rekabetten korunacağını sözlerine ekledi.<a href="http://www.hurriyet.com.tr/yasasinhayat/15684279.asp" target="_blank">kaynak</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanserliyiz.com/index.php/taze-kasarda-kanser-tehlikesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kanseri &#246;nlemek i&#231;in bunu yapın&#8230;</title>
		<link>http://www.kanserliyiz.com/index.php/kanseri-nlemek-iin-bunu-yapin.html</link>
		<comments>http://www.kanserliyiz.com/index.php/kanseri-nlemek-iin-bunu-yapin.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Aug 2010 17:43:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanserliyiz.com/index.php/kanseri-nlemek-iin-bunu-yapin.html</guid>
		<description><![CDATA[ Yapılan araştırma, kanseri önleyici uyglamaların hayata geçirilmesinin gerekliliğini bir kez daha ortaya çıkardı.
İngiltere&#8217;de yapılan bir araştırma, yürüyüş yapmanın, göğüs ve bağırsak kanseri vakalarını azaltacağını ortaya koydu.    İngiliz kanser araştırmacıları, insanların daha fazla yürümesi halinde her yıl 10 bin kadar göğüs ve bağırsak kanseri vakasının engellenebileceğini bildirdi.    Dünya Kanser [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img style="border-bottom: 0px; border-left: 0px; margin: 10px 10px 0px 0px; display: inline; border-top: 0px; border-right: 0px" title="115902" border="0" alt="115902" align="left" src="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/Kanserinlemekiinbunuyapn_12383/115902.jpg" width="184" height="123" /> Yapılan araştırma, kanseri önleyici uyglamaların hayata geçirilmesinin gerekliliğini bir kez daha ortaya çıkardı.</p>
<p>İngiltere&#8217;de yapılan bir araştırma, yürüyüş yapmanın, göğüs ve bağırsak kanseri vakalarını azaltacağını ortaya koydu.    <br />İngiliz kanser araştırmacıları, insanların daha fazla yürümesi halinde her yıl 10 bin kadar göğüs ve bağırsak kanseri vakasının engellenebileceğini bildirdi.    <br />Dünya Kanser Araştırma Fonu tarafından yapılan açıklamada, bilimadamlarının, İngiltere&#8217;de insanların daha aktif olmaları halinde 4 bin 600 bağırsak, 5 bin de meme kanseri vakasının engellenebileceğini tahmin ettiği belirtildi.    <br />Sağlık uzmanları, sağlıklı olmak için yapılan fiziksel aktivitelerin kansere yakalanma riskini düşürdüğünü belirterek, fiziksel aktivitelerin, hormon seviyesini düzenleyerek kanser riskini azalttığına inanıyor.     <br />Avrupa&#8217;da kanserlerin yüzde 8&#8242;inin nedeninin fazla kilolar ve obezite olduğu belirtiliyor.<a href="http://www.bugun.com.tr/haber-detay/115902-kanseri-onlemek-icin-bunu-yapin-haberi-ref-f5haber.com.aspx" target="_blank">kaynak</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanserliyiz.com/index.php/kanseri-nlemek-iin-bunu-yapin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İşte kanserin 8 belirtisi</title>
		<link>http://www.kanserliyiz.com/index.php/iste-kanserin-8-belirtisi.html</link>
		<comments>http://www.kanserliyiz.com/index.php/iste-kanserin-8-belirtisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Aug 2010 06:34:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanserliyiz.com/index.php/iste-kanserin-8-belirtisi.html</guid>
		<description><![CDATA[ Kanserle ilgili yapılan bir araştırmanın daha sonuçları açıklandı ve en büyük 8 belirti sıralandı.
BBC&#8217;de yer alan habere göre, bilim adamları nedenini belirlemenin genelde güç olan ancak kanserle yakından ilişkisi bulunan belirtileri listeleyerek, hastalara bu konularda dikkatli olmalarını önerdi. Bu belirtilerin başında idrarda kan ve anemi (kansızlık) geliyor.
Diğer belirtiler şunlar;     İngiltere&#8217;de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img style="border-bottom: 0px; border-left: 0px; margin: 10px 10px 0px 0px; display: inline; border-top: 0px; border-right: 0px" title="3 (236)" border="0" alt="3 (236)" align="left" src="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/tekanserin8belirtisi_8698/3236.jpg" width="184" height="156" /> Kanserle ilgili yapılan bir araştırmanın daha sonuçları açıklandı ve en büyük 8 belirti sıralandı.</p>
<p>BBC&#8217;de yer alan habere göre, bilim adamları nedenini belirlemenin genelde güç olan ancak kanserle yakından ilişkisi bulunan belirtileri listeleyerek, hastalara bu konularda dikkatli olmalarını önerdi. Bu belirtilerin başında idrarda kan ve anemi (kansızlık) geliyor.</p>
<p><strong>Diğer belirtiler şunlar;     <br /></strong>İngiltere&#8217;de bulunan Keele Üniversitesi&#8217;nde gerçekleştirilen araştırmada, kanserin diğer belirtileri arasında ise rektal kanama, kan öksürmek, göğüste şişlik ve kitle, yutkunma güçlüğü, menopoz sonrası kanama ve olağandışı prostat testleri bulunuyor.</p>
<p><strong>Yaşa göre risk artıyor      <br /></strong>Uzmanlar, söz konusu belirtilerden hangisinin hangi yaş grubu için kanser oluşturduğunu da inceledi. Bunun için bu alanda daha önce yapılmış olan 25 araştırmanın sonuçları kullanan araştırmacılar, hasta 55 yaş altındaysa riskleri &#8216;yirmide bir&#8217; eşiğine getiren sadece iki belirti olduğunu belirttiler. Bunlar prostat muayenesinde anormal sonuçlar çıkması ve göğüste kütle.</p>
<p>55 yaşın üzerindekiler için yutkunma zorluğunun gırtlak kanseri habercisi olabileceği belirlenirken, bu sonucun sadece erkekler için geçerli olduğu ifade edildi. Ancak, idrarda kan görülmesi 60 yaşın üzerindeki hem kadın hem de erkekler için sorun oluşturuyor.</p>
<p>İngiliz Kanser Araştırmaları Derneği, kişinin sağlığında ender görülen değişikliklerin kontrol edilmesi gerektiğini belirtirken, kanser için erken uyarı işaretlerinin sadece bunlardan ibaret olmadığını ifade etti.</p>
<p>Derneğin açıklamasına göre, bu çalışmada öne çıkarılan belirtiler zaten kanserin potansiyel habercileri arasında bulunuyor. Ancak 200&#8242;den fazla kanser tipi varken, bunların göstereceği belirtilerin de çok çeşitli olacağı kaydedildi.<a href="http://samanyoluhaber.com/h_447741_iste-kanserin-8-belirtisi.html?ref=f5haber.com" target="_blank">kaynak</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanserliyiz.com/index.php/iste-kanserin-8-belirtisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Neler mide kanseri yapıyor?</title>
		<link>http://www.kanserliyiz.com/index.php/neler-mide-kanseri-yapiyor.html</link>
		<comments>http://www.kanserliyiz.com/index.php/neler-mide-kanseri-yapiyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Aug 2010 05:28:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanserliyiz.com/index.php/neler-mide-kanseri-yapiyor.html</guid>
		<description><![CDATA[ Uzmanlar çocukluktan başlayan bilinçsiz beslenme alışkanlıkları ile sigara- alkol tüketiminin mide kanserine yol açtığını söyledi…
Uzmanlar çocukluktan başlayan bilinçsiz beslenme alışkanlıkları ile sigara- alkol tüketiminin mide kanserine yol açtığını söyledi…    Mide kanseri, karnın sol üst bölgesinde bulunan midenin herhangi bir bölgesine yerleşebilen, genellikle lenf bezleri karaciğer ve akciğere yayılabilen; tüm kanserler içinde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img style="border-bottom: 0px; border-left: 0px; margin: 10px 10px 0px 0px; display: inline; border-top: 0px; border-right: 0px" title="3 (177)" border="0" alt="3 (177)" align="left" src="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/Nelermidekanseriyapyor_7725/3177.jpg" width="184" height="138" /> Uzmanlar çocukluktan başlayan bilinçsiz beslenme alışkanlıkları ile sigara- alkol tüketiminin mide kanserine yol açtığını söyledi…</p>
<p><strong>Uzmanlar çocukluktan başlayan bilinçsiz beslenme alışkanlıkları ile sigara- alkol tüketiminin mide kanserine yol açtığını söyledi…</strong>    <br />Mide kanseri, karnın sol üst bölgesinde bulunan midenin herhangi bir bölgesine yerleşebilen, genellikle lenf bezleri karaciğer ve akciğere yayılabilen; tüm kanserler içinde en sık görülenler arasında 4. ancak kanserden ölümlerde 2. sırada yer alan bir kanser türüdür. Çeşitli sebeplerden dolayı midenin mukoza zarından tümörler gelişir; bu tümörlerden kötü huylu olanları, kansere neden olmaktadır. Ülkemizde de en sık görülen kanser türleri arasında bulunan mide kanserinden dünyada her yıl yaklaşık 800 bin kişi ölmektedir. mide kanseri Erkeklerde bayanlara kıyasla 3 kat daha fazla görülmektedir. ABD’de mide kanserine ait oranlara bakıldığında yıllık yeni vaka sayısı yaklaşık 25 bin dolayındadır. Etli gıdalara isteksizlik önemli bir mide kanseri belirtisidir    <br /> Erken dönemde olan mide kanserleri çoğu kez başlangıçta belirsiz ve özellikli bir bulgusu yoktur; yani belirti vermeyebilirler. Başlangıçta hazımsızlık ve şişkinlik; özellikle etli gıdalara karşı isteksizlik önemli belirtiler gösterebilmektedirler. Daha geç dönemlerde ise; karın ağrısı, bulantı, kusma, gıda alımından sonra şişkinlik, kilo kaybı görülmektedir. Daha önce herhangi bir şikayeti olmayan 40 yaş üzerinde bir kişide hazımsızlık ve kilo kaybı gibi durumlar bu hastalık açısından değerlendirmeyi gerektiren belirtilerdendir. Mide Kanseri İçin Risk Faktörleri    <br /> Sindirim sistemi organlarından midenin herhangi bir parçasından gelişebilen bir kanser türü olan mide kanserinin oluşumunu tetikleyen birçok neden bulunmaktadır. Mide kanserine neden olabilecek durumları şu şekilde sıralayabiliriz:    <br />• Beslenme tarzı: Beslenme alışkanlığının önemli rol oynadığı mide kanserinde özellikle mangalda pişmiş et ve benzeri gıdalar, aşırı tuzlanmış ve salamura yapılmış sebzeler, mide kanserinin oluşumunda etkin olduğu kabul edilmektedir. Mide kanserinden korunmak amacıyla Akdeniz menüsü tarzında beslenme koruyucu sayılabilecek önlemlerden biridir. Taze ve doğal olan sebze ve meyveler yine mide kanserine karşı koruyucu özelliğe sahiptir.    <br />• Enfeksiyonlar: H.plori, mide kanserine neden olan önemli bir faktör olarak kabul edilmektedir. Tüm mide kanserli olguların %65-85’inde H.plori enfeksiyonu mevcuttur. Diğer taraftan bakıldığında da tüm H.plori enfeksiyonlu olguların %2’sinde mide kanseri vakasına rastlanmaktadır.    <br />• Sigara ve alkol: Sigara, önemli aynı zamanda da önlenebilir bir mide kanseri nedenidir. Sigaranın mide kanserine olan tetikleyici özelliğine bir de alkol ile birlikte tüketiminin eklenmesi mide kanseri olma oranını çok daha fazla artırmaktadır. Bunun için sigara ve alkolden uzak durulması önerilmektedir.    <br />• Genetik: Birçok hastalık gibi mide kanserinde de genetik faktörlerin etkili olabileceği bilinmektedir. Tüm mide kanserli olguların yaklaşık %10’unda genetik faktörler ön planda bulunmaktadır. Hastalığı erken evrede yakalamak tedavi için önemli bir adım    <br /> Mide kanseri tanısında en önemli araç endoskopidir. Risk grubundaki olgulara mutlaka endoskopi uygulaması yapılmalıdır. Endoskopi uygulamasında, ucunda kamera olan bir boru ile mideye girilmesi sağlanır ve gözlemlenen ur oluşumuna biyopsi uygulanmaktadır. Kesin tanı konması için biyopsi kaçınılmazdır. Endoskopinin uygun kullanımı ile hastalığı erken evrede yakalamak mümkün olabilmektedir. Özellikle Japonya da endoskopinin etkin kullanımı; erken tanıyı ve buna bağlı olarak bu hastalıktan kurtularak uzun yaşam sonuçlarını da beraberinde getirmiştir. Bunun dışında kontrastlı grafiler ve bilgisayarlı tomografi mide kanseri tanısını sağlayan diğer önemli araçlardandır. Mide kanseri tanısının ardından uygulanacak olan tedavi multi disipliner yaklaşımı gerektirmektedir; yani ekip çalışması ile başarı sağlanabilmektedir. Cerrahi olarak tümörün uygun bir şekilde çıkarılması hastalığın en önemli ve en belirleyici tedavi şekli olmaktadır. Hastalığın evresine göre kemo-radyoterarpi tedavisi uygulanması önemli bir etkinliğe sahiptir. Eğer lenf bezlerine sıçrama olmuşsa mutlaka kemoterapi yapılmalıdır.<a href="http://www.internethaber.com/neler-mide-kanseri-yapiyor-287964h.htm?interstitial=true&amp;ref=f5haber.com" target="_blank">kaynak</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanserliyiz.com/index.php/neler-mide-kanseri-yapiyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kanseri tetikleyen asbeste yasak</title>
		<link>http://www.kanserliyiz.com/index.php/kanseri-tetikleyen-asbeste-yasak.html</link>
		<comments>http://www.kanserliyiz.com/index.php/kanseri-tetikleyen-asbeste-yasak.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Aug 2010 11:10:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanserliyiz.com/index.php/kanseri-tetikleyen-asbeste-yasak.html</guid>
		<description><![CDATA[ Kansere neden olan asbestin üretimi, kullanımı ve asbest içeren eşyaların piyasaya sunulması yasaklanıyor.
Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan “Bazı Tehlikeli Maddelerin, Müstahzarların ve Eşyaların Üretimine, Piyasaya Arzına ve Kullanımına İlişkin Kısıtlamalar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” Resmi Gazete&#8217;de yayımlandı.   Yönetmelik ile daha önce kısmen yasaklanan asbest kullanımı tamamen yasaklı hale geliyor. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img style="border-bottom: 0px; border-left: 0px; margin: 10px 10px 0px 0px; display: inline; border-top: 0px; border-right: 0px" title="11408617.gifr" border="0" alt="11408617.gifr" align="left" src="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/Kanseritetikleyenasbesteyasak_C73F/11408617.gifr.gif" width="180" height="180" /> Kansere neden olan asbestin üretimi, kullanımı ve asbest içeren eşyaların piyasaya sunulması yasaklanıyor.</strong></p>
<p>Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan “Bazı Tehlikeli Maddelerin, Müstahzarların ve Eşyaların Üretimine, Piyasaya Arzına ve Kullanımına İlişkin Kısıtlamalar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” Resmi Gazete&#8217;de yayımlandı.   <br />Yönetmelik ile daha önce kısmen yasaklanan asbest kullanımı tamamen yasaklı hale geliyor. Yeni uygulama ile Avrupa Birliği ile de tam uyum sağlanıyor. Tüm asbest türlerinin çıkarılmasının, herhangi bir ürün üretiminde kullanılmasının ve&#160; asbest içeren tüm ürünlerin piyasaya arzının yasaklandığı yönetmelik, 31 <b>Aralık</b> 2010 tarihinden itibaren yürürlüğe girecek.<a href="http://www.hurriyet.com.tr/yasasinhayat/15662664.asp" target="_blank">kaynak</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanserliyiz.com/index.php/kanseri-tetikleyen-asbeste-yasak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&quot;Hanımı bırakırım, sigarayı bırakmam&quot;</title>
		<link>http://www.kanserliyiz.com/index.php/hanimi-birakirim-sigarayi-birakmam.html</link>
		<comments>http://www.kanserliyiz.com/index.php/hanimi-birakirim-sigarayi-birakmam.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Aug 2010 15:26:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız Kanseri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanserliyiz.com/index.php/hanimi-birakirim-sigarayi-birakmam.html</guid>
		<description><![CDATA[ Eşiyle birlikte hastaneye giden Yusuf Saybir&#8217;e doktor, &#8217;sigarayı bırak&#8217; dedi. Saybir ise, &#8216;hanımı bırakırım, sigarayı bırakmam&#8217; diye karşılık verdi. İki yıl sonra akciğer kanseri olan Saybir şimdi, &#8216;çok pişmanım&#8217; diyor.
EDİRNE &#8211; Edirne&#8217;de 35 yıldır sigara içen ve akciğer kanseri hastalığına yakalanan Yusuf Saybir, 14 yaşında bir arkadaşına özendiği için sigaraya başladığını, akciğer kanseri hastalığına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h4><img style="border-bottom: 0px; border-left: 0px; margin: 10px 10px 0px 0px; display: inline; border-top: 0px; border-right: 0px" title="3 (239)" border="0" alt="3 (239)" align="left" src="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/Hanmbrakrmsigaraybrakmam_1033A/3239.jpg" width="184" height="140" /> Eşiyle birlikte hastaneye giden Yusuf Saybir&#8217;e doktor, &#8217;sigarayı bırak&#8217; dedi. Saybir ise, &#8216;hanımı bırakırım, sigarayı bırakmam&#8217; diye karşılık verdi. İki yıl sonra akciğer kanseri olan Saybir şimdi, &#8216;çok pişmanım&#8217; diyor.</h4>
<p>EDİRNE &#8211; Edirne&#8217;de 35 yıldır sigara içen ve akciğer kanseri hastalığına yakalanan Yusuf Saybir, 14 yaşında bir arkadaşına özendiği için sigaraya başladığını, akciğer kanseri hastalığına yakalanınca da hayatının karardığını söyledi.&#160;&#160; </p>
<p>Sigarayı bırakamadığı için akciğer kanseri olduğunu ve çok büyük acılar çektiğini anlatan Saybir, &#8221;Kanser olmadan önce hanımla birlikte doktora gittik. Doktor bana sigarayı bırakman gerektiğini, ciğerlerimin kötü durumda olduğunu söylemişti. Ben de ona, &#8216;hanımı bırakırım sigarayı bırakmam&#8217; demiştim. Bir ay sonra tıkandım kaldım. İki yıl sonra da akciğer kanseri olduğum ortaya çıktı. Sigarayı bıraktım ama çoktan iş işten geçmişti. Ben sigarayı bıraktım, hanım beni hiç bırakmadı. Her zaman yanımda oldu, bana moral verdi. </p>
<p>Akciğer kanseri hastalığına yakalanınca büyük acılar çektim. Şimdi sigara içmiyorum. Şu anda, &#8217;seni idam edeceğiz&#8217; deseler bile, yine sigara içmem. Neler çektiğimi bir ben bilirim, bir Allah. Ben de herkes gibi arkadaş kurbanı oldum. Sigara içenlerin aklı varsa sigarayı hemen bıraksınlar. Benim çektiğim acıları onlar çekmesin. Ben biraz şanslıydım, doktorum benimle çok ilgilendi, acılarımızı hafifletti. Beni hayata tekrar döndürdü&#8221; diye konuştu.</p>
<p><b><strong>HASTA TEDAVİ SÜRECİNDE DE BÜYÜK ACILAR YAŞAR</strong></b>    <br />Trakya Üniversitesi (TÜ) Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Celal Karlıkaya ise Türkiye&#8217;de yılda 30 bin kişinin akciğer kanseri hastalığına yakalandığını ifade etti. </p>
<p>Akciğer kanseri hastalığının insanlarda maddi ve manevi çok ciddi yıkımlara yol açtığını belirten Karlıkaya, şunları söyledi. </p>
<p>&#8221;Yusuf bey, bize geldiğinde çok kötü durumdaydı. Ciğeri tıkalıydı ve göğüs boşluğundan irin fışkırıyordu. Yemek yiyemiyor, nefes alamıyordu. Gerekli tedavilerini yaptık. Şu anda durumu daha iyi. Bunlar basit hastalıklar değil. Allah kimseyi kanser hastalığıyla uğraştırmasın. Yusuf beyin defalarca ciğerine hortumla girdik. Serum tedavileri uyguladık. Bu tür tedaviler çok ağır oluyor. Bulantı, kusma, kansızlık ve birçok yan etkiler yapabiliyor. Yani kısacası hasta tedavi sürecinde bile büyük acılar çekiyor. Ülkemizde sigara içenlerin sayısı azalırsa, bu tür hastalıklara yakalanarak acı çeken insanlarımızın sayısı da azalır.&#8221; </p>
<p>Karlıkaya, Türkiye&#8217;nin 22 milyon civarında tütün kullanıcısı ile dünya tütün tüketiminde 10. ülke konumunda olduğunu bildirdi.    <br /><b><strong>AKCİĞER KANSERİNİN EN ÖNEMLİ NEDENİ</strong></b>    <br />Sigaranın kanser, nefes darlığı, kalp, beyin ve damar hastalıkları gibi 20&#8242;den fazla öldürücü, 50&#8242;nin üzerinde öldürücü olmayan hastalığın ve sağlık sorununun nedeni olduğunu vurgulayan Karlıkaya, şunları kaydetti: </p>
<p>&#8221;Türkiye&#8217;de yılda 30 bin kişi akciğer kanseri hastalığına yakalanıyor. Ülkemizde kanserden ölümlerin en önemli sebebi olan akciğer kanseri ile sigara kullanımı arasındaki ilişki iyi bilinmektedir. Akciğer kanserinin nedenlerinin yüzde 90&#8242;ı da sigaradan kaynaklanmaktadır. Diğer taraftan birçok kanser türünde erken tanı konduğu taktirde etkin tedaviyle hastaların kurtulma şansı vardır. Sigara kullanımı olmasa dünyada mevcut akciğer kanserlerinin yüzde 90&#8242;ı ortaya çıkmaz.&#8221;<a href="http://www.ntvmsnbc.com/id/25125727/" target="_blank">kaynak</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanserliyiz.com/index.php/hanimi-birakirim-sigarayi-birakmam.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Alışkanlıklar değişiyor, mide kanseri artıyor</title>
		<link>http://www.kanserliyiz.com/index.php/aliskanliklar-degisiyor-mide-kanseri-artiyor.html</link>
		<comments>http://www.kanserliyiz.com/index.php/aliskanliklar-degisiyor-mide-kanseri-artiyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Aug 2010 15:20:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mide Kanseri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanserliyiz.com/index.php/aliskanliklar-degisiyor-mide-kanseri-artiyor.html</guid>
		<description><![CDATA[ Bilinçsiz beslenme alışkanlıklarının yanı sıra sigara ve alkol tüketiminin hızla yaygınlaştığını belirten uzmanlar, mide kanserindeki artışa dikkat çekiyor.
İSTANBUL &#8211; Mide kanseri, karnın sol üst bölgesinde bulunan midenin herhangi bir noktasına yerleşen, genellikle lenf bezleri, karaciğer ve akciğere yayılan bir kanser türü.   En sık görülen kanser türleri arasında 4. ancak kanserden ölümlerde 2. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h4><img style="border-bottom: 0px; border-left: 0px; margin: 10px 10px 0px 0px; display: inline; border-top: 0px; border-right: 0px" title="Yanlış beslenme-görsel.widec" border="0" alt="Yanlış beslenme-görsel.widec" align="left" src="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/Alkanlklardeiiyormidekanseriartyor_101CD/Yanlbeslenmegrsel.widec.jpg" width="120" height="180" /> Bilinçsiz beslenme alışkanlıklarının yanı sıra sigara ve alkol tüketiminin hızla yaygınlaştığını belirten uzmanlar, mide kanserindeki artışa dikkat çekiyor.</h4>
<p>İSTANBUL &#8211; Mide kanseri, karnın sol üst bölgesinde bulunan midenin herhangi bir noktasına yerleşen, genellikle lenf bezleri, karaciğer ve akciğere yayılan bir kanser türü.   <br />En sık görülen kanser türleri arasında 4. ancak kanserden ölümlerde 2. sırada yer alıyor. Memorial Ataşehir Hastanesi Genel Cerrahi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Kamil Yalçın Polat, &quot;Çeşitli sebeplerden dolayı midenin mukoza zarında tümörler gelişir, bu tümörlerden kötü huylu olanlar, kansere yol açar&quot; diyor.     <br />Mide kanseri, erkeklerde kadınlara oranla 3 kat daha fazla görülüyor. Ülkemizde de sık görülen mide kanserinden dünyada her yıl ortalama 800 bin kişi ölüyor. ABD’de her yıl yaklaşık 25 bin kişi mide kanserine yakalanıyor.    <br /><b><strong>ETLİ BESİNLERE İSTEKSİZLİK VARSA&#8230;       <br /></strong></b>Etli gıdalara isteksizliğin önemli bir mide kanseri belirtisi olduğunu belirten Prof. Polat, hastalığın erken dönemde genellikle belirti vermediğini söylüyor:     <br />&quot;Başlangıçta hazımsızlık ve şişkinlik, özellikle etli gıdalara karşı isteksizlik görülür. Daha geç dönemlerde ise karın ağrısı, bulantı, kusma, gıda alımından sonra şişkinlik, kilo kaybı görülmektedir. Daha önce herhangi bir şikayeti olmayan 40 yaş üzerinde bir kişide hazımsızlık ve kilo kaybı gibi durumlar, hastalık açısından değerlendirmeyi gerektiren belirtilerdendir.&quot; </p>
<p><b><strong>BESLENME ALIŞKANLIĞI VE SİGARA EN ÖNEMLİ RİSK FAKTÖRÜ</strong></b>    <br />Mide kanserini tetikleyen birçok neden bulunduğunu vurgulayan Prof. Polat, midede kansere yol açabilecek durumları şu şekilde özetliyor: </p>
<p><b><strong>Beslenme Tarzı:</strong></b> Beslenme alışkanlığının önemli rol oynadığı mide kanserinde özellikle mangalda pişmiş et ve benzeri gıdalar, aşırı tuzlanmış ve salamura yapılmış sebzeler, mide kanserinin oluşumunda etkin rol oynar. Mide kanserinden korunmak amacıyla Akdeniz menüsü tarzında beslenme koruyucu sayılabilecek önlemlerdendir. Taze ve doğal olan sebze ve meyveler yine mide kanserine karşı koruyucu özelliğe sahiptir. </p>
<p><b><strong>Enfeksiyonlar:</strong></b> Helikobakter pilori, mide kanserine neden olan önemli bir faktördür. Tüm mide kanseri olgularının yüzde 65-85’inde helikobakter pilori enfeksiyonu mevcuttur. Diğer taraftan bakıldığında da tüm helikobakter pilori, enfeksiyonlu olguların yüzde 2’sinde mide kanseri vakasına rastlanmaktadır.</p>
<p><b><strong><img style="border-bottom: 0px; border-left: 0px; margin: 10px 10px 0px 0px; display: inline; border-top: 0px; border-right: 0px" title="alkol4.standard" border="0" alt="alkol4.standard" align="left" src="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/Alkanlklardeiiyormidekanseriartyor_101CD/alkol4.standard.jpg" width="184" height="149" /> Sigara ve Alkol: </strong></b>Sigara, önemli aynı zamanda da önlenebilir bir mide kanseri nedenidir. Sigaranın mide kanserine olan tetikleyici özelliğine bir de alkol ile birlikte tüketiminin eklenmesi, mide kanseri olma oranını çok daha fazla artırmaktadır. Bunun için sigara ve alkolden uzak durulması önerilmektedir.</p>
<p><b><strong>Genetik:</strong></b> Birçok hastalık gibi mide kanserinde de genetik faktörlerin etkili olabileceği bilinmektedir. Tüm mide kanserli olguların yaklaşık yüzde 10’unda genetik faktörler ön planda bulunmaktadır. </p>
<p><b><strong>TEDAVİNİN BAŞARISI İÇİN ERKEN TEŞHİS GEREKLİ</strong></b>    <br />Mide kanseri tanısında en önemli yöntemin endoskopi olduğunu belirten ve &quot;Risk grubundaki olgulara mutlaka endoskopi yapılmalıdır&quot; diyen Prof. Dr. Kamil Yalçın Polat, mide kanserinde tanı ve tedavi yöntemleri hakkında ise şunları söylüyor:    <br />&quot;Endoskopi uygulamasında, ucunda kamera olan bir boru ile mideye girilir. Eğer ur tespit edilirse, biyopsi yapılır. Kesin tanı için biyopsi kaçınılmazdır. Endoskopinin uygun kullanımı ile hastalığı erken evrede yakalamak mümkün olabilmektedir. Özellikle Japonya&#8217;da endoskopinin etkin kullanımı; erken tanıyı ve buna bağlı olarak hastalıktan kurtularak uzun yaşam sonuçlarını da beraberinde getirmiştir.     <br />Bunun dışında kontrastlı grafiler ve bilgisayarlı tomografi mide kanseri tanısını sağlayan diğer önemli araçlardandır. Mide kanseri tanısının ardından uygulanacak olan tedavi multi disipliner yaklaşımı gerektirir, yani ekip çalışması ile başarı sağlanabilmektedir. Cerrahi olarak tümörün uygun şekilde çıkarılması hastalığın en önemli ve en belirleyici tedavi şeklidir. Hastalığın evresine göre kemoterapi ve radyoterapi uygulanması önemli etkinliğe sahiptir. Eğer lenf bezlerine sıçrama olmuşsa mutlaka kemoterapi yapılmalıdır.&quot;<a href="http://www.ntvmsnbc.com/id/25126529/?ref=f5haber.com" target="_blank">kaynak</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanserliyiz.com/index.php/aliskanliklar-degisiyor-mide-kanseri-artiyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kanseri &#246;nleyen hap</title>
		<link>http://www.kanserliyiz.com/index.php/kanseri-nleyen-hap.html</link>
		<comments>http://www.kanserliyiz.com/index.php/kanseri-nleyen-hap.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Aug 2010 11:39:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanserliyiz.com/index.php/kanseri-nleyen-hap.html</guid>
		<description><![CDATA[ Kanseri önleyen hap beş yıl içinde piyasada olacak&#8230;
Amerika’nın New York kentindeki Kanser Araştırmaları Merkezi cilt kanserinin yayılmasını durduran bir hap geliştirdi. İlk testlerde başarı sağlayan hap cilt tümörünün yüzde 80 oranında küçülmesini sağladı   Araştırmanın başında olan Dr. Paul Chapman “Hap sayesinde hastaların çoğunda tümörlerin küçüldüğünü tespit ettik. Hastaların hayat şartlarında da önemli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img style="border-bottom: 0px; border-left: 0px; margin: 10px 10px 0px 0px; display: inline; border-top: 0px; border-right: 0px" title="grip-vitamin-mkle" border="0" alt="grip-vitamin-mkle" align="left" src="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/Kanserinleyenhap_CDF1/gripvitaminmkle.jpg" width="184" height="104" /> Kanseri önleyen hap beş yıl içinde piyasada olacak&#8230;</strong></p>
<p>Amerika’nın New York kentindeki Kanser Araştırmaları Merkezi cilt kanserinin yayılmasını durduran bir hap geliştirdi. İlk testlerde başarı sağlayan hap cilt tümörünün yüzde 80 oranında küçülmesini sağladı   <br />Araştırmanın başında olan Dr. Paul Chapman <strong>“Hap sayesinde hastaların çoğunda tümörlerin küçüldüğünü tespit ettik. Hastaların hayat şartlarında da önemli ölçüde iyileşme oldu”</strong> dedi. Son testlerin ardından hapın 5 yıl içinde piyasada olması&#160; bekleniyor.<a href="http://www.gazeteport.com.tr/SAGLIK/NEWS/GP_753207?ref=f5haber.com" target="_blank">kaynak</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanserliyiz.com/index.php/kanseri-nleyen-hap.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kalp hastalığı ve kansere karşı bire bir</title>
		<link>http://www.kanserliyiz.com/index.php/kalp-hastaligi-ve-kansere-karsi-bire-bir.html</link>
		<comments>http://www.kanserliyiz.com/index.php/kalp-hastaligi-ve-kansere-karsi-bire-bir.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Aug 2010 11:33:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanserliyiz.com/index.php/kalp-hastaligi-ve-kansere-karsi-bire-bir.html</guid>
		<description><![CDATA[ Uzmanlar bu besinin kalp hastalığı ve kansere karşı etkili olduğunu belirtiyor&#8230;
Yüksek oranda lif ve mineral içermesine karşın şeker oranı düşük olan siyah pirincin kalp hastalıklarına ve kansere karşı etkili olabileceği bildirildi.    İngiliz Daily Mail gazetesinin haberine göre, ABD&#8217;nin güneyinde yetiştirilen siyah pirinçten alınan lif örneklerini analiz eden bir grup bilim adamı, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img style="border-bottom: 0px; border-left: 0px; margin: 10px 10px 0px 0px; display: inline; border-top: 0px; border-right: 0px" title="gp_753237" border="0" alt="gp_753237" align="left" src="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/Kalphastalvekanserekarbirebir_CC8E/gp_753237.jpg" width="184" height="95" /> Uzmanlar bu besinin kalp hastalığı ve kansere karşı etkili olduğunu belirtiyor&#8230;</p>
<p>Yüksek oranda lif ve mineral içermesine karşın şeker oranı düşük olan siyah pirincin kalp hastalıklarına ve kansere karşı etkili olabileceği bildirildi.    <br />İngiliz Daily Mail gazetesinin haberine göre, ABD&#8217;nin güneyinde yetiştirilen siyah pirinçten alınan lif örneklerini analiz eden bir grup bilim adamı, ürüne rengini veren ve hücre yenileme, yani antioksidan özelliği kazandıran antosiyaninler açısından çok zengin olduğunu gözlemledi.     <br />Louisiana Devlet Üniversitesi tarafından yürütülen araştırmanın ekibindeki Doktor Zhimin Xu, sadece bir kaşık siyah pirinç kepeğinde dahi bir kaşık yabanmersinindekinden daha az şeker ama daha çok antosiyanin bulunduğunu söyledi. Doktor Zhimin Xu, bir zamanlar anavatanı olan Çin&#8217;de hükümdarların sofrasını süsleyen ve daha yeni yeni dünyadaki kullanımı yaygınlaşmaya başlayan siyah pirincin içerdiği lifler ve E vitamini açısından da zengin olduğunu belirtti.     <br />Bilim adamları, bu ürünün, içerdiği zararlı molekülleri temizleyen antioksidanlar sayesinde damarların korunmasına yadımcı olabileceğinin ve kansere yol açan DNA bozulmasını önleyebileceğinin altını çizdi.<a href="http://www.bugun.com.tr/haber-detay/115388-kansere-karsi-bire-bir-haberi-ref-f5haber.com.aspx" target="_blank">kaynak</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanserliyiz.com/index.php/kalp-hastaligi-ve-kansere-karsi-bire-bir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mide kanseri ile ilgili bilinmesi gerekenler</title>
		<link>http://www.kanserliyiz.com/index.php/mide-kanseri-ile-ilgili-bilinmesi-gerekenler.html</link>
		<comments>http://www.kanserliyiz.com/index.php/mide-kanseri-ile-ilgili-bilinmesi-gerekenler.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Aug 2010 06:40:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mide Kanseri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanserliyiz.com/index.php/mide-kanseri-ile-ilgili-bilinmesi-gerekenler.html</guid>
		<description><![CDATA[ Çocukluktan başlauan yanlış beslenme alışkanlıkları, mide kanserine zemin hazırlayan nedenlerden yalnızca biri.
Memorial Ataşehir Hastanesi Genel Cerrahi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Kamil Yalçın Polat, çocukluktan başlayan bilinçsiz beslenme alışkanlığının yanısıra; son yıllarda sigara- alkol tüketiminin hızla yaygınlaşmasının mide kanseri vakalarında artışa neden olduğunu belirtti ve mide kanseri tedavisi hakkında bilgi verdi. 
Mide kanseri, karnın sol [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img style="border-bottom: 0px; border-left: 0px; margin: 10px 10px 0px 0px; display: inline; border-top: 0px; border-right: 0px" title="3 (159)" border="0" alt="3 (159)" align="left" src="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/Midekanseriileilgilibilinmesigerekenler_880E/3159.jpg" width="119" height="180" /> Çocukluktan başlauan yanlış beslenme alışkanlıkları, mide kanserine zemin hazırlayan nedenlerden yalnızca biri.</p>
<p>Memorial Ataşehir Hastanesi Genel Cerrahi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Kamil Yalçın Polat, çocukluktan başlayan bilinçsiz beslenme alışkanlığının yanısıra; son yıllarda sigara- alkol tüketiminin hızla yaygınlaşmasının mide kanseri vakalarında artışa neden olduğunu belirtti ve mide kanseri tedavisi hakkında bilgi verdi. </p>
<p>Mide kanseri, karnın sol üst bölgesinde bulunan midenin herhangi bir bölgesine yerleşebilen, genellikle lenf bezleri karaciğer ve akciğere yayılabilen; tüm kanserler içinde en sık görülenler arasında 4. ancak kanserden ölümlerde 2. sırada yer alan bir kanser türüdür. Çeşitli sebeplerden dolayı midenin mukoza zarından tümörler gelişir; bu tümörlerden kötü huylu olanları, kansere neden olmaktadır. Ülkemizde de en sık görülen kanser türleri arasında bulunan mide kanserinden dünyada her yıl yaklaşık 800 bin kişi ölmektedir. mide kanseri Erkeklerde bayanlara kıyasla 3 kat daha fazla görülmektedir. ABD’de mide kanserine ait oranlara bakıldığında yıllık yeni vaka sayısı yaklaşık 25 bin dolayındadır. </p>
<p>Etli gıdalara isteksizlik önemli bir mide kanseri belirtisidir    <br />Erken dönemde olan mide kanserleri çoğu kez başlangıçta belirsiz ve özellikli bir bulgusu yoktur; yani belirti vermeyebilirler. Başlangıçta hazımsızlık ve şişkinlik; özellikle etli gıdalara karşı isteksizlik önemli belirtiler gösterebilmektedirler. Daha geç dönemlerde ise; karın ağrısı, bulantı, kusma, gıda alımından sonra şişkinlik, kilo kaybı görülmektedir. Daha önce herhangi bir şikayeti olmayan 40 yaş üzerinde bir kişide hazımsızlık ve kilo kaybı gibi durumlar bu hastalık açısından değerlendirmeyi gerektiren belirtilerdendir.     <br />Mide Kanseri İçin Risk Faktörleri     <br />Sindirim sistemi organlarından midenin herhangi bir parçasından gelişebilen bir kanser türü olan mide kanserinin oluşumunu tetikleyen birçok neden bulunmaktadır. Mide kanserine neden olabilecek durumları şu şekilde sıralayabiliriz:     <br />• Beslenme tarzı: Beslenme alışkanlığının önemli rol oynadığı mide kanserinde özellikle mangalda pişmiş et ve benzeri gıdalar, aşırı tuzlanmış ve salamura yapılmış sebzeler, mide kanserinin oluşumunda etkin olduğu kabul edilmektedir. Mide kanserinden korunmak amacıyla Akdeniz menüsü tarzında beslenme koruyucu sayılabilecek önlemlerden biridir. Taze ve doğal olan sebze ve meyveler yine mide kanserine karşı koruyucu özelliğe sahiptir.     <br />• Enfeksiyonlar: H.plori, mide kanserine neden olan önemli bir faktör olarak kabul edilmektedir. Tüm mide kanserli olguların %65-85’inde H.plori enfeksiyonu mevcuttur. Diğer taraftan bakıldığında da tüm H.plori enfeksiyonlu olguların %2’sinde mide kanseri vakasına rastlanmaktadır.     <br />• Sigara ve alkol: Sigara, önemli aynı zamanda da önlenebilir bir mide kanseri nedenidir. Sigaranın mide kanserine olan tetikleyici özelliğine bir de alkol ile birlikte tüketiminin eklenmesi mide kanseri olma oranını çok daha fazla artırmaktadır. Bunun için sigara ve alkolden uzak durulması önerilmektedir.     <br />• Genetik: Birçok hastalık gibi mide kanserinde de genetik faktörlerin etkili olabileceği bilinmektedir. Tüm mide kanserli olguların yaklaşık %10’unda genetik faktörler ön planda bulunmaktadır.     <br />Hastalığı erken evrede yakalamak tedavi için önemli bir adım     <br />Mide kanseri tanısında en önemli araç endoskopidir. Risk grubundaki olgulara mutlaka endoskopi uygulaması yapılmalıdır. Endoskopi uygulamasında, ucunda kamera olan bir boru ile mideye girilmesi sağlanır ve gözlemlenen ur oluşumuna biyopsi uygulanmaktadır. Kesin tanı konması için biyopsi kaçınılmazdır. Endoskopinin uygun kullanımı ile hastalığı erken evrede yakalamak mümkün olabilmektedir. Özellikle Japonya da endoskopinin etkin kullanımı; erken tanıyı ve buna bağlı olarak bu hastalıktan kurtularak uzun yaşam sonuçlarını da beraberinde getirmiştir. Bunun dışında kontrastlı grafiler ve bilgisayarlı tomografi mide kanseri tanısını sağlayan diğer önemli araçlardandır. Mide kanseri tanısının ardından uygulanacak olan tedavi multi disipliner yaklaşımı gerektirmektedir; yani ekip çalışması ile başarı sağlanabilmektedir. Cerrahi olarak tümörün uygun bir şekilde çıkarılması hastalığın en önemli ve en belirleyici tedavi şekli olmaktadır. Hastalığın evresine göre kemo-radyoterarpi tedavisi uygulanması önemli bir etkinliğe sahiptir. Eğer lenf bezlerine sıçrama olmuşsa mutlaka kemoterapi yapılmalıdır.<a href="http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&amp;ArticleID=1015550&amp;Date=25.08.2010&amp;CategoryID=79" target="_blank">kaynak</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanserliyiz.com/index.php/mide-kanseri-ile-ilgili-bilinmesi-gerekenler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bu eksiklik kanser &#252;zerinde etkili</title>
		<link>http://www.kanserliyiz.com/index.php/bu-eksiklik-kanser-zerinde-etkili.html</link>
		<comments>http://www.kanserliyiz.com/index.php/bu-eksiklik-kanser-zerinde-etkili.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Aug 2010 11:50:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanserliyiz.com/index.php/bu-eksiklik-kanser-zerinde-etkili.html</guid>
		<description><![CDATA[ Yapılan araştırma bu vitamin eksikliğinin insan üzerindeki etkilerini ortaya çıkardı.
D vitamininin öneminin, bugüne kadar bilinenden çok daha fazla olduğu, bu vitaminin insandaki 200&#8242;den fazla geni etkilediği, bu genler arasında kanser ve bağışıklıkla ilgili hastalıklarla bağlantılı olanların da bulunduğu anlaşıldı.   Bu bulgular, D vitamini eksikliğinin ne kadar ciddi bir durum olduğunu ortaya koydu. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img style="border-bottom: 0px; border-left: 0px; margin: 10px 10px 0px 0px; display: inline; border-top: 0px; border-right: 0px" title="Omega-3 for you" border="0" alt="Omega-3 for you" align="left" src="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/Bueksiklikkanserzerindeetkili_D0A9/315.jpg" width="184" height="138" /> Yapılan araştırma bu vitamin eksikliğinin insan üzerindeki etkilerini ortaya çıkardı.</p>
<p>D vitamininin öneminin, bugüne kadar bilinenden çok daha fazla olduğu, bu vitaminin insandaki 200&#8242;den fazla geni etkilediği, bu genler arasında kanser ve bağışıklıkla ilgili hastalıklarla bağlantılı olanların da bulunduğu anlaşıldı.   <br />Bu bulgular, D vitamini eksikliğinin ne kadar ciddi bir durum olduğunu ortaya koydu. Çalışmayı yapan bilimciler, dünyada 1 milyardan fazla kişide D vitamini eksikliğinin bulunduğuna dikkati çekiyor.&#160; <br />Oxford Üniversitesi Fonksiyonel Genomik Birimi&#8217;nden Andreas Heger&#8217;in başında bulunduğu araştırma, tıp dergisi Genome Research&#8217;da yayımlandı.     <br />Heger, &quot;çalışmamız, D vitamininin sağlığımız üzerinde, geniş bir yelpazeyi kapsayan alanlarda, çarpıcı etkilerinin bulunduğunu ortaya koyuyor&quot; dedi.    <br />Bu vitamin, insan genomunun belirli noktalarında yer alan &quot;D vitamini alıcıları (VDR)&quot; üzerinden, DNA&#8217;ları etkiliyor. Heger&#8217;in ekibi, bu noktaların haritasını çıkardı ve bunların doğrudan etkilediği 200&#8242;den fazla geni belirledi.&#160; <br />D vitamini eksikliğinin raşitizm hastalığıyla bağlantısı biliniyordu. Yeni çalışmayla, bu vitaminin eksikliğinin ayrıca, &quot;MS (multipl skleroz), romatizmal eklem iltihabı, tip 1 diyabet, bunama, kan kanseri ve kolorektal kanser dahil belirli kanser türleri&quot; gibi, bağışıklık sistemiyle bağlantılı hastalıklara yatkınlığa yol açtığına dair bazı bulgular elde edildi.    <br />Araştırma ekibi bu düşünceyle, gen haritasının hastalıklarla ilgili bölümlerine bakarak, buralarda VDR düzeyinin fazla olup olmadığını inceledi. Sonuçta, bağışıklık sistemiyle bağlantılı olduğu bilinen, yukarıda belirtilen hastalıklarla ilgili bölgelerdeki VDR bağlarının oldukça zengin düzeyde bulunduğu belirlendi.     <br />-GÜNEŞ IŞIĞI VİTAMİNİ-    <br />Oxford Üniversitesi &quot;Wellcome Trust Centre for Human Genetics&quot;den Sreeram Ramagopalan, sonuçların, &quot;D vitamininin insanlar için ne kadar önemli olduğunu, bu vitaminin, bünyede bulunan biyolojik işleyişlerin çok geniş bir kesimi üzerinde rol oynadığını gösterdiğini&quot; belirtti.     <br />Vücut, güneş ışığının deriyle teması sonucunda, ihtiyacı olan D vitamininin büyük bölümünü üretiyor. Bu vitamin ayrıca balığın karaciğer yağı ve yumurta, somon, ringa ve uskumru gibi yağlı balıklarda bulunuyor veya hap şeklinde alınabiliyor.&#160;&#160;&#160; <br />Bazı uzmanlara göre D vitamini, dünya nüfusunun yarısında, bulunması gereken en uygun düzeyin altında. Yaklaşık 1 milyar kişide ise D vitamini eksikliği var. İnsanlar kapalı alanlarda giderek daha fazla zaman geçiriyor ve bu da D vitamini eksikliği sorununu zamanla daha da büyütüyor.&#160; <br />Mart ayında yayımlanan bir araştırma da, insan bağışıklık sisteminin, T hücreleri denen öldürücü hücreleri harekete geçirmesinde D vitamininin ne kadar önemli olduğunu ortaya koymuştu. Bu araştırmada, kanda D vitamini eksikliğinin bulunması halinde, T hücrelerinin vücuttaki enfeksiyonlardan haberinin olmadığı ve bu nedenle harekete geçmediği anlaşılmıştı.     <br />Ramagopalan, yaptıkları yeni araştırmanının ise D vitamini ve belirli hastalıklara yatkınlığın ortaya çıkması arasındaki bağlantıyı ortaya koyduğunu ifade ederek, doktorların, &quot;hastalıklara karşı önleyici olarak çocuk ve hamile kadınlara D vitamini takviyesi yapma konusunu dikkate almaları gerektiğini&quot; belirtti. Ramagopalan, araştırmanın sunulduğu makalede, &quot;hamilelik sırasında veya erken yaşlardaki D vitamini alımı, çocuğun ileri yaşlarındaki sağlığı üzerinde olumlu etki yaratacaktır&quot; diye yazdı. Ramagopalan, Fransa gibi bazı ülkelerin D vitamini takviyesini, rutin halk sağlığı önlemi olarak uygulamakta olduğuna dikkati çekti.     <br />D vitamininin en uygun dozunun ne olduğuna dair yapılan çalışmalar sonucunda uzmanlar, günlük 25-50 mikrogram alınmasını öneriyor.<a href="http://www.bugun.com.tr/haber-detay/114889-bu-eksiklik-kanser-uzerinde-etkili-haberi-ref-f5haber.com.aspx" target="_blank">kaynak</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanserliyiz.com/index.php/bu-eksiklik-kanser-zerinde-etkili.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#199;AGIMIZIN KABUSU,KANSER,KANSERDEN KORUNMANIN YOLU,KANSERE KARŞI</title>
		<link>http://www.kanserliyiz.com/index.php/agimizin-kabusukanserkanserden-korunmanin-yolukansere-karsi.html</link>
		<comments>http://www.kanserliyiz.com/index.php/agimizin-kabusukanserkanserden-korunmanin-yolukansere-karsi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Aug 2010 11:08:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kanserle Yaşam Hakkındaki Her Şey]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanserliyiz.com/index.php/agimizin-kabusukanserkanserden-korunmanin-yolukansere-karsi.html</guid>
		<description><![CDATA[KANSERDEN&#160; NASIL KORUNURUZ.
 

&#160;
&#160;
&#160;
&#160;
&#160;
 
AŞAGIDAKİ BELİRTİLERE DİKKAT EDİN.      * Dışkılama ve idrar alışkanlıklarında değişiklikler       * Uzun süren, iyileşmeyen yaralar       * Beklenmeyen kanama ve akıntılar       * Meme veya başka organlarda elle hissedilen şişlikler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3><b>KANSERDEN&#160; NASIL KORUNURUZ.</b></h3>
<p><img style="border-right-width: 0px; margin: 10px 10px 0px 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="kanser_24122008.081236" border="0" alt="kanser_24122008.081236" align="left" src="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/AGIMIZINKABUSUKANSERKANSERDENKORUNMANINY_C6D8/kanser_24122008.081236.jpg" width="184" height="110" /> </p>
</p>
<p>&#160;</p>
<p>&#160;</p>
<p>&#160;</p>
<p>&#160;</p>
<p>&#160;</p>
<p> <b><br />
<h3>AŞAGIDAKİ BELİRTİLERE DİKKAT EDİN.      <br />* Dışkılama ve idrar alışkanlıklarında değişiklikler       <br />* Uzun süren, iyileşmeyen yaralar       <br />* Beklenmeyen kanama ve akıntılar       <br />* Meme veya başka organlarda elle hissedilen şişlikler       <br />* Yutma güçlüğü veya hazımsızlık       <br />* Siğil ve benlerde belirgin değişiklik       <br />* Uzun süren ses kısıklığı ve öksürük       <br />Kanser neden olur?</h3>
<h3>Kanser nedir?      <br />Kanser, günümüzün en önemli sağlık sorunlarından birisi. Sık görülmesi ve öldürücülüğünün yüksek olması nedeniyle de bir halk sağlığı sorunu.       <br />Anormal hücrelerin kontrolsüz çoğalması ve yayılması olarak tanımlanan kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri&#8230;       <br />Ülkemizde 1970’li yıllarda sebebi bilinen ölümler arasında 4. sırada yer alan kanser, son yıllarda kardiyovasküler sistem hastalıklarından sonra 2. sıraya yükseldi.       <br />Kanserin sebebi nedir?       <br />Çevresel ve içsel nedenler olarak ikiye ayrılabilir. Çevresel nedenler (kimyasal, radyasyon, viruslar gibi) ve içsel nedenler (hormonal, bağışıklık bozuklukları, kalıtsal mutasyonlar ve diğer genetik nedenler gibi) birlikte veya ardışık olarak hücreleri etkileyerek uzun yıllar içinde kansere yol açabilirler.       <br />Hangi organlarda kanser olur?       <br />Kanser tek bir hastalık olmayıp, vücuttaki tüm doku ve organlarda kanser gelişebilir.       <br />İyi huylu ve kötü huylu tümör ne demektir?       <br />İyi huylu tümörler kanser değildir. Başka bölgelere yayılmazlar. Tamamen çıkartıldığı zaman genellikle tekrarlamazlar. Kötü huylu tümörler ya da kanser ise komşu organ ve dokulara yayıldığı gibi, lenf ve kan yoluyla uzak organlara da yayılır. Uzak organlardaki yayılımına metastaz (yayılma) denir.       <br />Sigarayı bırak, kanser riskini azalt       <br />Kanserden korunmak mümkün mü?       <br />Sigara ve alkol kullanımı ile gelişen kanserlerin önlenmesi mümkün. Bu maddelerin kullanılmaması ile tam koruma mümkün olur. Ayrıca güneş ışınlarından korunma ile deri kanserinden çok yüksek oranlarda korunmam mümkün. Kanserden korunmada beslenmenin de rolü büyük.       <br />KANSERE KARŞI EN ETKİLİ MEYVE       <br />Böğürtlenin sayısız faydası olduğunu ve kansere karşı en etkili meyve olduğunu biliyor musunuz? Böğürtlen kanser ve tümör hücrelerinin gelişimini engelliyor<b>        <br /></b></h3>
<h3><b>BROKOLİ</b>       <br /></h3>
<h3><img style="border-right-width: 0px; margin: 10px 10px 0px 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="250720091217314739954_2" border="0" alt="250720091217314739954_2" align="left" src="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/AGIMIZINKABUSUKANSERKANSERDENKORUNMANINY_C6D8/250720091217314739954_2.jpg" width="184" height="138" /> Kansere karşı koruyucu bir etkisi vardır. A vitamini ve birçok antioksidan için zengin bir kaynaktır. Brokoli ve domates ayrı ayrı kansere karşı etkinliği tanınmış iki sebze, ancak yeni bir araştırma ikisinin günlük diyette beraber tüketiminin prostat kanserine karşı daha da etkin olduğunu ortaya koydu. Brokoliyi bol domatesle pişirin. Brokoli ayrıca mide sağlığını da destekliyor.       </p>
</h3>
<h3>&#160;</h3>
<h3>ERKEKLERDE MEME KANSERİ NEDEN DAHA FAZLA RİKSKLİ </h3>
<h3>Erkeklerde meme dokusu fazla olmadığı için kanser çok daha çabuk yayılıyor. Tümör genellikle ileri evrelerde, metastaz yaptıktan sonra anlaşılıyor, hastalık kadınlardan daha ağır seyrediyor ve daha ölümcül oluyor.</h3>
<h3><img style="border-right-width: 0px; margin: 10px 10px 0px 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="3 (192)" border="0" alt="3 (192)" align="left" src="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/AGIMIZINKABUSUKANSERKANSERDENKORUNMANINY_C6D8/3192.jpg" width="152" height="180" /> Meme kanseri:       <br />40 yaş ve üzerindeki kadınlar her ay kendi kendine meme muayenesi yapmalı, yılda bir kez doktor muayenesi ve mamografi yaptırmalı. 20-39 yaşındaki bayanlar ise her ay kendi kendine meme muayenesi yapmalı, 3 yılda bir de mamografi yaptırmalı.       <br />Kalın Bağırsak Kanserleri:       <br />50 yaşından sonra dışkıda gizli kan testi, belirli aralıklarla sigmoidoskopi, kolonoskopi ve bağırsak filmi çekilebilir. (Ayrıntı için doktorunuza danışınız.)       <br />Rahim kanserleri:       <br />Cinsel olarak aktif olanlar ve 18 yaşın üzerinde olanlar yılda bir kez PAP testi ve pelvik muayene yaptırmalı. Ardışık üç muayene normalse daha seyrek yapılabilir.       <br />Prostat kanseri:       <br />50 yaş ve üzerindeki erkekler yılda bir kez doktor muayenesi ve PSA (prostat spesifik antijen testi) yaptırmalı.       </p>
<p><img style="border-right-width: 0px; margin: 10px 10px 0px 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="3640599317_9be3938792" border="0" alt="3640599317_9be3938792" align="left" src="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/AGIMIZINKABUSUKANSERKANSERDENKORUNMANINY_C6D8/3640599317_9be3938792.jpg" width="171" height="180" /> Kanserin başlıca belirti ve bulguları nelerdir?       <br />Kanserin belirti ve bulguları köken aldığı doku ve organlara göre değişir. Hatta bazen hiç belirti ve bulgu vermeden kontrol muayenelerinde kanser tanısı konulabilir.       <br /><b></b></h3>
<h3><b></b></h3>
<h3><b></b></h3>
<h3><b></b></h3>
<h3><b></b></h3>
<h3><b></b></h3>
<h3><b></b></h3>
<h3><b></b></h3>
<h3><b><img style="border-right-width: 0px; margin: 10px 10px 0px 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="20080808021258_kanser" border="0" alt="20080808021258_kanser" align="left" src="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/AGIMIZINKABUSUKANSERKANSERDENKORUNMANINY_C6D8/20080808021258_kanser.jpg" width="184" height="153" /> 1-Cips, kraker ve kurabiyeler: </b><b>Bu yiyeceklerin hazır satılanlarında trans yağların kullanımının çok fazla olduğu bildirildi.</b><b>        <br /></b><b>2-Patates kızartması:</b><b> Yağ içinde yüksek derecede kızartıldığı için kansere neden olabilecek kimyasal değişimlere uğruyor. </b><b>       <br /></b><b></b><b>       <br /></b><b>3-Donut::</b><b> Un, yağ ve hidrojen içeren yağlarla yapılmasının yanı sıra yüksek ısıda pişirilmesi nedeniyle kansere davetiye çıkarıyor</b><b>        <br /></b><b></b><b>       <br /></b><b>4-Hamburger:</b><b> Dana kıyması ya da domuz pirzolası kullanılarak yapılan köfte içerdiğinde et ürünlerini korumak için kullanılan ancak fazla tüketildiğinde kansere yol açan sodyum nitratı da içeriyor demektir. Bu da kalp krizi riskini yükseltir.</b><b>        <br /></b><b></b><b>       <br /></b><b>5-Sosisli Sandviç:</b><b> Hamburger gibi yüksek sodyum nitrat içeriyor. Bir çocuğun yılda 12&#8242;den fazla sosis tüketmemesi öneriliyor. </b></h3>
<p></b></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanserliyiz.com/index.php/agimizin-kabusukanserkanserden-korunmanin-yolukansere-karsi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Benlerdeki değişikliklere dikkat!</title>
		<link>http://www.kanserliyiz.com/index.php/benlerdeki-degisikliklere-dikkat.html</link>
		<comments>http://www.kanserliyiz.com/index.php/benlerdeki-degisikliklere-dikkat.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Aug 2010 10:42:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ben Kanseri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanserliyiz.com/index.php/benlerdeki-degisikliklere-dikkat.html</guid>
		<description><![CDATA[ Vücudunuzdaki benlerin yüzeyinde kanama, yara veya kabuklanma varsa, renkleri farklı, kenarları girintili-çıkıntılıysa vakit kaybetmeden bir dermatoloğa başvurmanızda fayda var.
İSTANBUL &#8211; Her insanda az ya da çok sayıda melanositik nevüs, yani ben bulundugunu söyleyen Dermatolog Halil Bayazıt, &#34;Bunların sayıları bazen birkaç tane, bazen de onlarca olabilir. Bizim için önemli olan bu benleri sıkı şekilde takip [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h4><img style="border-bottom: 0px; border-left: 0px; margin: 10px 10px 0px 0px; display: inline; border-top: 0px; border-right: 0px" title="cilt1-300x300" border="0" alt="cilt1-300x300" align="left" src="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/Benlerdekideiiklikleredikkat_C0BA/cilt1300x300.jpg" width="180" height="180" /> Vücudunuzdaki benlerin yüzeyinde kanama, yara veya kabuklanma varsa, renkleri farklı, kenarları girintili-çıkıntılıysa vakit kaybetmeden bir dermatoloğa başvurmanızda fayda var.</h4>
<p>İSTANBUL &#8211; Her insanda az ya da çok sayıda melanositik nevüs, yani ben bulundugunu söyleyen Dermatolog Halil Bayazıt, &quot;Bunların sayıları bazen birkaç tane, bazen de onlarca olabilir. Bizim için önemli olan bu benleri sıkı şekilde takip etmek, renk ve doku değişimlerinde bir dermatoloğa başvurmak, en önemlisi de içinde bulunduğumuz yaz aylarında güneşe çıkmamaya özen göstermektir&quot; diyor.</p>
<p>Büyüklükleri birkaç milimetre ile birkaç santim arasında değişen benlerin yuvarlak veya oval olabildiklerini belirten ve &quot;Temel yapılarını oluşturan melanosit hücrelerinin renk yapıcı özelliğinden dolayı benler kahverenginin tonlarında olur&quot; diyen Dr. Beyazıt, benler hakkında şu bilgileri veriyor:</p>
<p>&quot;Benler cildimizin herhangi bir yerinde ortaya çıkabilir. Doğru bir ben muayenesinde saç derisi, avuç, ayak tabanı ve genital bölge de dahil olmak üzere tüm deri yüzeyi kontrol edilmelidir. Benlerin kendilerine özgü bir yaşam döngüsü vardır. Birçok ben oluşumunu takip eden uzun yıllar çeşitli değişimler gösterebilir. Bazıları kendiliğinden kaybolabilir. Bu değişimler yavaş yavaş olur. Ergenlik çağında, güneşlenme sonrasında veya hamilelik sırasında benlerin renkleri koyulaşabilir ya da yeni benler ortaya çıkabilir. Dikkat edilmesi gereken nokta, bu değişimlerin belirli şartlar altında ya da uzun yıllar içinde yavaş yavaş oluştuğudur. Benlerde ortaya çıkan ani değişimler normal değildir ve mutlaka bir dermatolog tarafından değerlendirilmesi gerekir.</p>
<p><b><strong>BEN SAYISI 50&#8242;Yİ GEÇERSE KANSER RİSKİ ARTAR       <br />Basit (sıradan) benler:</strong></b> Özellikle hayatın ilk 20 yılında ve en fazla ergenlik çağında belirmeye başlayan birkaç milimetre ya da en fazla yarım santim civarında olabilen benler, genellikle kahverenginin tek bir tonunda veya koyu kahve–siyah renkli, yuvarlak veya hafif oval formda lekeler olarak başlayıp, zamanla ciltte kabarık ve daha açık renkli bir görünüm alabilir. Bu şekliyle tek başlarına herhangi bir tehlike arz etmezler ancak sayıları önemlidir. Benlerin 50 ya da daha fazla sayıda olması, deri kanseri oluşma riskinin artmış olabileceğine işaret eder. Cildimizdeki bu tip benler şekil, renk ve büyüklük açısından birbirlerine benzerlik gösterir. Bunlardan biri ya da birkaçının diğer benlerden farklı özellik göstermesi önemlidir. Bu farklı benlerin düzenli aralıklarla kontrolü veya cerrahi olarak çıkartılması gerekebilir. </p>
<p><b><strong>Konjenital (doğumsal) benler: </strong></b>Bazı benler doğum anında cildimizde mevcuttur. Bu doğumsal benlerin yüzeyinden deri kanseri (melanom) gelişme riski, sıradan benlere göre biraz daha fazladır. Özellikle 20 santimden büyük olanlarda bu riskin çok daha artmış olduğu kabul edilir ve tedavileri gerekir. </p>
<p><b><strong>Displastik nevus (atipik) benler: </strong></b>Bu benler genellikle ortalama basit benlerden daha büyüktürler (yarım santimden daha büyük). Ortaları daha koyu, etrafı daha açık kahverengi olabilir. Irsi olabilirler. Atipik benleri olan kişilerde melanom gelişme riskinin kısmen artmış olduğu kabul edilir ve düzenli aralıklarla dermatologlar tarafından muayeneleri tavsiye edilir. </p>
<p><b><strong>BENLER NASIL KONTROL EDİLMELİ?       <br /></strong></b>Kanser riski taşıyan benlerin tespit edilmesi için cilt kontrolünün önem taşıdığını belirten Dr. Beyazıt, &quot;Cildinizdeki benlerin sayısını, yerlerini, büyüklüklerini not etmeniz, sonraki muayenelerde benlerinizi karşılaştırmanız ya da dermatoloğunuza bu bilgileri verebilmeniz çok önemlidir&quot; diyor, ciltteki leke ve benlerin nasıl kontrol edilmesi gerektiğini ise şöyle anlatıyor:</p>
<p><b><strong>1-Asimetri: </strong></b>Benin bir yarısının şekil, büyüklük ya da renklenme açısından diğer yarısına benzememesi.    <br /><b><strong>2-Sınırlar:</strong></b> Benin kenarlarının düzensiz, girintili, çıkıntılı ya da belirsiz olması.    <br /><b><strong>3-Renk:</strong></b> Benin birden fazla renk içermesi veya bu renklerin düzensiz olarak dağılmış olması.    <br /><b><strong>4 Çap:</strong></b> Benin büyüklüğünün yarım santimden (kabaca kurşun kalemlerin arka ucundaki silgiden) büyük olması.    <br /><b><strong>5-Görünüm:</strong></b> Benin yüzeyinde kanama, yara ya da kabuklanma başlaması.    <br />Bu işaretlerden biri ya da birkaçının varlığını hissettiğinizde veya şüpheye düştüğünüzde benlerinizin bu konuda deneyimli bir dermatolog tarafından muayene edilmesi gerekir.&quot; </p>
<p><b><strong>BENLERİN ALINMASI SAKINCALI MI?</strong></b>    <br />Benlerin çıkartılmasının kansere yol açmadığını söyleyen Dr. Beyazıt, &quot;Tıbben benlerin çekilip çıkartılmasının hastaya hiçbir zararının olmadığı kesin olarak kanıtlanmıştır. Kanserleşmiş olsa bile benlerden parça alınması ya da tamamen çıkartılmasının hiçbir sakıncası yoktur. Aksine riskli bir benin ya da kanser değişimlerinin başlamış olduğu bir benin alınmamasının, teşhis ve tedavide geç kalınması gibi çok önemli zararları olabilir&quot; diye konuşuyor.<a href="http://www.ntvmsnbc.com/id/25124346/?ref=f5haber.com" target="_blank">kaynak</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanserliyiz.com/index.php/benlerdeki-degisikliklere-dikkat.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>G&#252;neş eskisi kadar dost değil!</title>
		<link>http://www.kanserliyiz.com/index.php/gnes-eskisi-kadar-dost-degil.html</link>
		<comments>http://www.kanserliyiz.com/index.php/gnes-eskisi-kadar-dost-degil.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Aug 2010 09:55:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Kanseri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanserliyiz.com/index.php/gnes-eskisi-kadar-dost-degil.html</guid>
		<description><![CDATA[ Güneşten yayılan UVA ışınları cildin erken yaşlanmasına ve kırışmasına sebep olurken, UVB ve UVC ışınları cilt kanseri riskini artırıyor.
İSTANBUL &#8211; Bu nedenle sadece deniz ya da havuzda güneşlenirken değil, günün her saatinde güneşten korunmak gerekiyor.
&#34;Güneş artık bize eskisi kadar dost değil. Tüm canlılar için yaşam enerjisi olan güneş, ozon tabakasının incelmesiyle birlikte artık bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h4><img style="border-bottom: 0px; border-left: 0px; margin: 10px 10px 0px 0px; display: inline; border-top: 0px; border-right: 0px" title="29215_413472674328_192146619328_4011798_4790190_n.jpgw" border="0" alt="29215_413472674328_192146619328_4011798_4790190_n.jpgw" align="left" src="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/Gneeskisikadardostdeil_B5A8/29215_413472674328_192146619328_4011798_4790190_n.jpgw.jpg" width="184" height="125" /> Güneşten yayılan UVA ışınları cildin erken yaşlanmasına ve kırışmasına sebep olurken, UVB ve UVC ışınları cilt kanseri riskini artırıyor.</h4>
<p>İSTANBUL &#8211; Bu nedenle sadece deniz ya da havuzda güneşlenirken değil, günün her saatinde güneşten korunmak gerekiyor.</p>
<p>&quot;Güneş artık bize eskisi kadar dost değil. Tüm canlılar için yaşam enerjisi olan güneş, ozon tabakasının incelmesiyle birlikte artık bir tehlike unsuru haline geldi&quot; diyen Amerikan Hastanesi Dermatoloji Bölümü&#8217;nden Dr. Ayfer Aydın, yeryüzüne ulaşan ultraviyole radyasyon miktarının arttığını ve eskiden yeryüzüne sadece UVA ve UVB ulaşırken artık UVC radyasyonun da ulaştığını söylüyor.    <br />&quot;UVA kısa dalga boyludur cildin erken yaşlanmasına ve kırışmasına neden olur. UVB ve UVC&#8217;nin ise deri kanseri riskini arttırdığını biliyoruz. Bu nedenle sadece denizde veya havuzda değil, her yerde kendimizi güneşten korumalıyız. Güneş kremimiz, günlük kullanım için en az En az SPF 30+ olmalıdır. SPF (Sun Protection Factör) bir rakamla belirtilen bu özellik, ürünün cildi güneş hasarına karşı koruyabilme yeteneğini gösterir, özellikle de UVB&#8217;ye karşı.&quot;&#160; </p>
<p>İyi bir nemlendiricinin kokusuz, parfümsüz, antialerjik ve en az 30 faktör koruyucu özelliğe sahip olması gerektiğini belirten Dr. Aydın&#8217;a göre, SPF özelliği olmayan nemlendiriciler cilt lekelerine de neden oluyor.    <br /><b><strong>BRONZLAŞMA BİR SAVUNMA MEKANİZMASIDIR</strong></b>    <br />&quot;Güneşin istenmeyen bir diğer etkisi de bu lekelerdir. Güneşten gelen UV ışınları derideki canlı hücrelere zarar verir. UV ışığına maruz kalan hücreleri korumak için hücrelerin etrafında bulunan ve derimize rengini veren pigment yapımından sorumlu hücreler, yani melanositler çoğalmaya başlar. Böylece deride koyu kahverengi renk değişimi gözlenir, yani bronzlaşma olur. Güneşe maruz kalan derinin koyulaşması bir savunma mekanizmasıdır. Güneş koruyucu içermeyen nemlendiriciler, cildimizi savunmasız bırakacağı için lekelere de yol açar.</p>
<p>Güneşten korunmayı sadece tatil ve denizle sınırlandırıyoruz. Oysa günlük yaşamımızda farkında olmadan maruz kaldığımız güneş ışınları da aynı ölçüde zararlı. Gün içinde gördüğümüz hasarın yıllar içinde oluşturacağı etkiyi toplam olarak düşündüğümüzde çok anlamlı bir sonuç çıkar. Özellikle güneşe direkt maruz kalan yüz, boyun, ense, göğüs, eller ve kollara evden çıkmadan önce güneş koruyucu uygulanmak, hem derimizin genç kalması hem de ileride oluşabilecek deri kanseri riskini azaltması açısından önem taşır.&quot;<a href="http://www.ntvmsnbc.com/id/25124759/?ref=f5haber.com" target="_blank">kaynak</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanserliyiz.com/index.php/gnes-eskisi-kadar-dost-degil.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Meme kanseri teşhisinde &#8216;thermografi&#8217; y&#246;ntemi</title>
		<link>http://www.kanserliyiz.com/index.php/meme-kanseri-teshisinde-thermografi-yntemi.html</link>
		<comments>http://www.kanserliyiz.com/index.php/meme-kanseri-teshisinde-thermografi-yntemi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Aug 2010 08:40:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanserliyiz.com/index.php/meme-kanseri-teshisinde-thermografi-yntemi.html</guid>
		<description><![CDATA[ Yüzeysel dokulardaki ısı artışlarını gösteren &#34;thermografi&#8221; cihazı meme kanserinin erken tanısında önemli rol oynuyor.
BOLU &#8211; Bolu İzzet Baysal Devlet Hastanesine bağlı Kanser Erken Tanı Tarama ve Eğitim Merkezi&#8217;nde (KETEM) meme kanserinin teşhisi için &#8221;thermografi&#8221; cihazı kullanılıyor. 
İzzet Baysal Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Hüseyin İka, meme kanserinin erten teşhisinde kullanılan cihaz ve KETEM&#8217;in çalışmaları hakkında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h4><img style="border-bottom: 0px; border-left: 0px; margin: 10px 10px 0px 0px; display: inline; border-top: 0px; border-right: 0px" title="3 (21)" border="0" alt="3 (21)" align="left" src="http://www.kanserliyiz.com/wp-content/uploads/Memekanseritehisindethermografiyntemi_A42F/321.jpg" width="143" height="180" /> Yüzeysel dokulardaki ısı artışlarını gösteren &quot;thermografi&#8221; cihazı meme kanserinin erken tanısında önemli rol oynuyor.</h4>
<p>BOLU &#8211; Bolu İzzet Baysal Devlet Hastanesine bağlı Kanser Erken Tanı Tarama ve Eğitim Merkezi&#8217;nde (KETEM) meme kanserinin teşhisi için &#8221;thermografi&#8221; cihazı kullanılıyor. </p>
<p>İzzet Baysal Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Hüseyin İka, meme kanserinin erten teşhisinde kullanılan cihaz ve KETEM&#8217;in çalışmaları hakkında bilgi verdi. </p>
<p>Başhekim Dr. İka, Bolu İzzet Baysal Devlet Hastanesi olarak 2006 yılında Erken Tanı Tarama ve Eğitim Merkezi olarak hizmete başladıklarını anımsatarak, &#8221;Bu merkezimize 2010 yılının Ocak ayında yeni bir fiziki alan sağladık. Bu fiziki alanda da yaklaşık 5 aydan beri thermografi cihazı dediğimiz bir cihazla hastalarımıza hizmet vermekteyiz&#8221; dedi.    <br /><b><strong>MOMOGRAFİ İLE BİRLİKTE KULLANILIYOR</strong></b>    <br />Thermografi cihazının özelliğinin vücuttaki yüzeysel dokulardaki ısı artışlarını gösterdiğini ifade eden İka, &#8221;Bizim tarama alanlarımızdan bir tanesi de meme kanserleridir. Meme kanserlerinde ısı artışlarını belgeleyen cihazın erken tanıda önemli bir yeri var. Bu cihazın Türkiye&#8217;deki ilk KETEM uygulamasının birimimizde olduğunu söyleyebilirim. Thermografi ve mamografi cihazıyla birlikte yaptığımız çekimlerde uyumlu görüntüler almaktayız&#8221; diye konuştu. </p>
<p><b><strong>HASTA RADYASYONA MARUZ KALMIYOR</strong></b>    <br />İka, thermografi cihazının vücuda hiç bir şekilde yan etkisinin olmadığını belirtti ve hastanın radyasyona maruz kalmadığını söyledi. İka, Bolu&#8217;da KETEM birimine başvuran hasta sayısının bin 800 civarında olduğunu ancak Bolu&#8217;daki 65 bin kadın hastanın hedefleri olduğunu ifade etti.     <br />İzzet Baysal Devlet Hastanesi Kanser Erken Tanı Merkezi&#8217;nde görev yapan Dr. Dilek Çürük de thermografi cihazında çekim yapılacak hastanın vücut ısısının düşmesinin ardından çekimlerin yapılacağı özel alana alındığını kaydederek, &#8221;Çekim yapılan alanda, ısıya etki edilmemesi için radyatörler kapatılıyor, çay, kahve gibi sıcak içecekler içilmiyor. Kullanmış olduğumuz cihaz, çok hassas ve ince ayarlı. Thermografi cihazı, meme kanserinin yanı sıra 160 civarında hastalığa tanı konulmasında yardımcı oluyor. Ancak biz KETEM&#8217;de sadece meme kanseri tanısı konusunda çalışma yapıyoruz&#8221; dedi.<a href="http://www.ntvmsnbc.com/id/25124167/?ref=f5haber.com" target="_blank">kaynak</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanserliyiz.com/index.php/meme-kanseri-teshisinde-thermografi-yntemi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
